• 6
    açık açık izlanda milli takımını desteklediğim maç.
    ülkemden mi vazgeçiyorum? hayır.
    peki vazgeçtiğim ne? ülkem için kısa süreli başarı arzularım.
    sporda tüm türkiye biliyor ki başarılı olabiliriz. ama rekabeti ve dolayısıyla başarıyı engelleyen kokuşmuş bir düzen hüküm sürüyor. bu düzen her unsuruyla başarısızlıkta sınıra dayanmadıkça da sürmeye devam edecek. ne zaman insanlar başarısızlıktan bunu kaldıramayacakları kadar bunalacak, işte o zaman düzenin değişmesi için ciddi anlamda bir takım sesler duyucaz.

    peki ne istiyorum?
    8-0'lık bir izlanda mağlubiyeti açıkcası. mümkünse.
    ne istiyorum? tüm platformda türk takımlarının uluslararası müsabakalardan menni. buna sadece futbol değil basketbol da dahil.
    ne istiyorum? tüm türk klüplerinin ekonomik anlamda uefa'dan her türlü cezayı yemesini.
    niye? çünkü türkiye'de artık umut kalmayıncaya kadar sever başarısızlar başarılı olmak için uğraşmak yerine, başarılıyı aşağıya çekmeye çalışmayı.
    evet istiyorum bunu. gerekirse galatasaray olarak da basketbolda balkan ligi'ne, ne bileyim futbolda bundesliga'ya geçiş yapalım. benim için artık bu ülkede kazanılan şampiyonluğun değeri yok. federasyon uygulamaları yüzünden en fazla çeyrek final görebileceğimiz şampiyonlar ligi'nde mücadele etmenin eğlencesi var fakat bir anlamı yok. her şeyden önce eşit rekabet şartları istiyorum ben. o yüzden de bu düzenin iliğine kadar her unsuruyla maksimum ölçüde başarısız olup çökmesini. şu saatten sonra kim altında kalır gram umrumda değil.
  • 11
    izlanda'yı desteklediğim maç. federasyon başkanı yıldırım demirören, milli takımlar patronu* fatih terim, kaptanı emre belözoğlu olan bir milli takımı desteklemem zaten mümkün değil. maddi çıkarları uğruna şikeyi, ırkçılığı görmezden gelen bu ülkenin herhangi bir uluslararası şampiyonaya katılmasını istemiyorum. bu insanların yönettiği futbolun herhangi bir başarıya ulaşmasını istemiyorum. tayyip ve şürekası olimpiyatları alamayıp arkalarına baka baka, japonları bir tebrik bile etmeden dönünce nasıl sevindiysem izlanda'nın gollerine de öyle sevineceğim.

    bunu sözlükte "türkiye'den siktir olup gitmek" başlığı olsa oraya yazardım. bu ülke insanının geneliyle dil ve galatasaray'dan başka hiçbir bağım yok. damarlarımda bir milletin değil, b rh + kanı akıyor. kariyer hedeflerimden biri ise tam olarak "ülkemden vazgeçmek". dolayısıyla sanırım benim şanlı bayrağımızı, ülkemizi, milletimizi kirletmemi siz de istemezsiniz. imkânım olsa sırf siz üzülmeyin diye kanımı bile izlanda kanı yapardım.
  • 15
    turkiye'nin kaptani en ufak mudahalede agzini yuzunu sikicak yine, bende onun agzina yuzune sovucem veya sol bek oyuncusu hakeme, oyunculara kufur edicek bende ona mac boyu sovucem.

    ayriyetten hocasi kenarda abuk sabuk hareketler edicek, napiyo bu simdi yine diyip icimden bikac kelime edicem.

    yani kisaca ben bu maci izlemeye mide bulamiyorum arkadaslar, igrenc bi oyuncu, teknik ekip ve yonetim kuruluna sahibiz.

    yani bunlari sevebilcek eski turkiye gibi heraninda yaninda olabilcek bir kitle olmamasi da normal.

    gonlumden bu kadar igrenclik varken galibiyet de gecmiyor tabi, e ben napmam lazim simdi ?

    tuncay'in golune, ilhan mansizin golune, hasan sasin golune sevinmek istiyorum ben. rustu'nun kurtardigi toplarda heyecan yasamak istiyorum veya hakani acimasizca elistirilince attigi golde havalara ziplamak istiyorum.

    cunku bunlari birtek sen ben degil, butun turkiye yapiyordu, bu hisleri butun turkiye yasiyordu, o yuzden milli takim'di.

    basketbol takimi 2 gun once gs-fb basket macinda yasnanlar, ve milli takimda desteklenen bir ulke, hop oturup hop kalkanlar, neden ?

    emir preldzic de orda, oguz savas da orda. kim ses cikardi bu oyunculara ? - kimse.

    cunku bu oyuncular her zaman saha icerisinde kaldi.

    edit: maclar karismis ama olay ayni degisen bisey yok. elmanderilic saolsun uyardi.
  • 16
    sonunda kadar izlanda'yı destekleyeceğim maç . bunda hem mevcut milli takım düzeninin, ırkçı kaptanların, ayı kalecilerin, ego manyağı teknik direktörlerin, padişah yancısı tüpçülerin yanında, izlanda sempatizanı olmamında payı var. vurduğunuz gol olsun yiğitler. isteyen de istediğini desin, milli maç üzerinden vatan sevgisi ölçen sığ zihniyetin ne dediği umrumda değil.
  • 17
    irkçı kaptan yüzünden izlanda'yı destekleyenlerin olduğu maç.
    bu arkadaşlar aynı zamanda kendileri için tek önemlinin galatasaray olduğunu da söylüyorlar. be arkadaş senin topçuna yavşakların yuvasında muz sallanırken yönetimin ne yaptı? eğer kişiler bazı şeylerin önüne geçecekse galatasaray'ı da destekleme. işte o zaman sana saygı duyayım. onun dışında bir bok ifade etmez senin tepkin.
  • 22
    irlanda değil izlanda.
    ırkçılığın gerçekten karşısında olsanız, hiç değilse rakibin adına saygı gösterirsiniz.
    irkçı değil, ırkçı.
    galatasaray yönetimi muz sallandığında ne yaptı?
    şimdi, bu bariz hatalardan anlaşıldığı üzere heyecanla yazdığınız ve asla ve kat'a geçmişi araştırmak gibi bir alışkanlığınız olmadığından, buna ihtiyaç da duymadığınızdan, işkembeden sallamak çok kolay olduğundan olacak şu açıklamalarını hatırlamıyorsunuz. hatırlıyor ama bilerek gizliyor da olabilirsiniz ama ben böyle bakmak istemiyorum.
    http://www.galatasaray.org/kulup/haber/16972.php
    http://www.galatasaray.org/kulup/haber/17001.php
    yeter mi? bence yetmez. ama muz atan adamları aklamaya çalışmadı galatasaray yönetimi.
    ayrıca, farzedelim galatasaray bu "ırkçılığa" sessiz kalmış olsaydı, bu bir ırkçının türkiye milli takımı kaptanı yapılmasını mazur mu gösterirdi?
    gerçekten kurduğunuz bağlantıları, argümanlarınızı, argümanlarınızı sunuş biçiminizi düşünerek mi yazıyorsunuz?
    üzülüyorum sizin için.
    galatasaraylı olmak, genel olarak zaten iyi insan, düzgün insan olmaktır.
    galatasaraylı olmak, tevfik fikret'i anlamaktır.
    fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir galatasaraylı olabilmektir.
    ırkçılığın olduğu yerde galatasaraylılık olmaz.
    velhasıl, bende bir tutarsızlık yok.
    velhasıl, ırkçının karşısında kim varsa onu desteklerim, bunda da bir tutarsızlık yok.
    bir ırkçının takımını desteklersem, bulunduğu takımı alkışlarsam, buna tepki göstermezsem, hain olarak anılmak pahasına hatta sessiz kalırsam, dilsiz şeytanımdır.
    çok açık ve net.

    şu girileri yazarken "önizle" diye bir buton var.
    şunu kullanın. samimiyetimle söylüyorum üzülüyorum.

    düzenleme: bir tarafta ırkçıların kaptanlık yaptığı bir takım, bir tarafta ise ırkçıların bulunmadığı takımın mücadelesi.
  • 24
    izlanda yerine irlanda yazdığım maç. uyaran arkadaşlara teşekkürler. daha dikkat edeceğim.

    bana resmi site yazılarını paylaşan geçmişi araştıran kardeşim keşke o 2. açıklamanın yapılma sebebini de araştırsaydın.

    "irkçılık olayı, türkiye 'nin olayı değildir. türkiye'nin alıştığı bir olay değildir. türkiye'de olmaması gereken ve hakikaten yabancı bir üründür. kazaen ve tesadüfen maalesef o gün o stada düşmüştür" ünal aysal.

    bu sözün ardından gelen tepkilerle o 2. açıklama gelmiştir.
  • 25
    bir ada ülkesi ile bir ırkçılık-yolsuzluk ülkesinin maçı.

    "oyuncularına muz sallanırken yönetimin ne yaptı" diye sorulduğu için paylaştım o bağlantıları.

    "futbol sahalarımızda son zamanlara kadar eşine rastlamadığımız, tanık olmadığımız bu tür hastalıkların uzun bir süredir içimize sızmaya çalıştığı ne yazık ki açıktı. hatta bazı milli sporcularımız bu konuda çok ciddi ithamlar altındaydılar. ancak gerek ilgili kulüplerin, gerekse tff’nin konuya gerekli ciddiyetle yaklaşmadıklarına, tehlikenin boyutlarını göremediklerine de birlikte tanık olduk.

    biz galatasaraylılar olarak tekil ve ferdi olaylar olarak gördüğümüz, görmek istediğimiz bu olayları her gün yeniden deşerek ve bir rekabet mücadelesi gibi ele almamız, ülkemizin yurt dışındaki imajından bağımsız olarak görmemiz, taşıdığı riskleri hafife almamız mümkün değildir"

    üzerine de zaten yetersiz bulduğumu söylemişim.
    yönetimci de değilim.
    sadece "yönetimin ne yaptı" diye sorulduğu için paylaşıldı bunlar.
    ırkçılığın kültürümüzde yeri yok, dışardan ithal görüşüne, özelde katılmadığımı, ırkçılığın bu topraklarda yüzyıllardır var olduğunu düşündüğümü de belirtmeliyim. ama bu ayrı bir şey, yapılanı yeterli bulmamak ayrı, yönetim hiçbir şey yapmadı demek apayrı şeylerdir.