• 301
    savaşa savaşa kazandığımız, arda’nın geldiğinden beri en iyi performansını gösterdiği ve liderliğini gösterdiği, son zamanların en keyifli galatasaray maçı oldu.

    arda’yı sevmiyor olabilirsiniz, olabiliriz, ama galatasaray için savaşıyor, galatasaray’ın hakkını savunuyor ve hatta sinirine hakim olabiliyor.

    bu akşam sahadaki arda’yı alkışlamak zorundasınız.

    edit: bu maçı hakem düzgün yönetiyor olsa 60a kadar koparırdık diye düşünüyorum.
  • 303
    fatih hoca topu tutabilen 3 oyuncuyu birden 80.dk'da çıkarınca son 17dk geçmek bilmedi sağolsun hocamız. bir de son zamanlarda oyunu geriden degajla başlatma huyunu nereden edindik anlamıyorum. topu hemen rakibe verip riske atıyoruz maçları.

    bir de rahat skorla ve oyunla önde olduğumuz maçlarda hastasını hipnoz edip uyutmaya çalışırken kendi kendisini uyutan hipnozculara dönüşüyoruz. at 3'ü at 4'ü. neden maç bitsin de gidelim moduna giriyoruz anlam veremiyorum.
  • 305
    takımımızın oyununu ve isteğini beğendiğim maç oldu. kazanmak için çıktığımız belliydi. arda'nın sahadayken liderliği ve motivasyonu tüm takımın performansını ve disiplinini yükseltiyor. sivas'ın avrupa nedeniyle yorgun olduğunu belliydi. emre kılınç ise hem yeteneği hem dinamizmi iştahıyla durağan takımımızda en kıymetli oyuncu konumunda bence. fatih hoca plan ve istek olarak çok iyi çıkardı sahaya takımı ama değişiklikler için çok gec kaldı. 2-2 olmaması biraz şanstı. ortasaha resmen düşmüştü 60'dan sonra. 80'e kadar beklemek büyük riskti. bu maç dönse hocanın suçu olurdu. ama şükür kazandık ve çok önemli zor bir deplasmandan galip geldik. umutluyum takımımızdan ve hocadan. saha içine performansımızı yükseltmeye daha çok odaklanmalıyız. biz istediğimizde odaklandığımızda onların önümüzde durması gerçekten çok zor bugün bunu gördük. yönetim de hocaya gereken desteği vermeli federasyona ve hakemlere karşı.
  • 306
    2-0'dan sonra 3ü atmadığımız atamadığımız için zorlanarak kazandığımız maç. 3 puan tabii ki önemli fakat 3 gün önce 90 dakika maç yapan takımın, 65. dakikadan sonra bize karşı fiziki üstünlükle maçı ele alması üzerinde durmamız gereken noktalardan biri.

    takımı ilk 65 dakika çok beğendim. istediğimiz her şeyi yaptık. o zamana kadar kalemize 1 tane isabetli şut attırdık. farkı da açabilirdik. o süreçte marcao hariç takımımız iyiydi. emre bile iyiydi.

    takım adına en kötüsü marcao. sahada ne yaptığını kendi bile anlamamıştır bence. gol olmayan penaltı hariç 2 tane daha penaltı olabilecek hareket yaptı.

    marcao'dan daha kötüsü fatih hoca. 65. dakikadan sonra sivas dalga dalga gelirken, izlemeyi tercih etti. gol yiyene kadar da değişiklik yapmadı. 65'ten değişikliklere kadar sivas 3-4 tane gol bulabilirdi. okan maçı kurtardı. maça başladığı 11 ne kadar doğruysa, hocanın değişiklikleri ve zamanlaması da o kadar kötüydü.
  • 310
    harika bi 3 puan aldığımız maç. iyi oyun, milli ara öncesi 3 puan, sakat oyuncuların iyileşecek olmaları, tüm rakiplerin bu hafta puan kaybetmesi falan her şey tam denk geldi. oyun olarak sıkıntılarımız yok mu? hala var, özellikle öne geçtikten sonra nasıl oynamamız gerektiğini bilmiyoruz. değişikliklerde yine geç kaldık bence. umarım bunlar da düzelir.

    bi parantez de okan kocuk'a. bugün harika kurtaşlar yaptı ve 3 puanı adeta getirdi. yalnız yine de boyu bi kaleciye göre bana kısa geliyor. özellikle penaltıda daha çok fark ettim bunu. neyse ki penaltıyı kaçırdılar.

    bu arada bize karşı en son penaltı kaçıran oyuncu patrick vieira falandı herhalde. güzel duyguymuş hatırlamış olduk.
  • 315
    tatmin etmeyen ama istediğimizi almamızı sağlayan bir oyun oynadık. kadroyu ilk gördüğümde üretkenlik adına bir beklentim yoktu; fakat, babel, taylan ve özellikle belhanda ve emre kılınç ikilisinin istekli futbolu maçı bize getiren önemli etkenlerdi.
    ilk yarının son bölümü hariç istediğimizi aldık, az da olsa net pozisyonlara girdik. marcao’nun pozisyon alma hatası penaltı olarak bize döndü ama neyse ki gol olmadı.
    ikinci yarıya da güzel başladık ve 2-0’ı yakaladık. rölanti gidecek bir oyun olabilirdi ama ön üçlümüz; arda, feghouli ve babel oyundan düştüler. hoca da yine müdahele etmeyince sivasspor akın akın gelmeye başladı ve şanssız bir gol yedik.
    okan’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. özgüvenli kurtarışlar yaptı ve kalesinden oyuna güzel dahil oldu. penaltı da köşeyi bilmişti. en önemlisi, yediği hatalı golden sonra oyundan düşmedi ve çok kritik iki kurtarış yaptı.
    emre kılınç ve luyindama maçın tamamını hatasız oynadı. belhanda ve taylan da motivasyonları yüksek olunca verimli olduklarını gösterdiler. soso eski formunun sinyallerini verdi; ama, ikinci yarı maçı bitirecek bir pozisyonu harcadı.
    ne olursa olsun sivas gibi kritik bir deplasmandan kayıpsız dönmek çok önemliydi.
    milli ara öncesi moral olmuştur diye düşünüyorum.
  • 316
    erzurum maçı öncesinde hatay maçı dahil önümüzde 6 maçlık fırsat var vasat bile oynasak en az 13-14 puan almalıyız büyük takım refleksi ve şampiyonluk yolu buradan geçer diye bir şeyler karalamaştım.
    hatta sivas maçı öncesi aynı yazıyı tekrarladım, açıkçası puan kaybı olarak sivas ve rize deplasmanlarını yazmıştım ama bugün o zorlu eşiği atlayarak 3/3 totalde 6 maçın 3 tanesini kazanmış olduk. şu orta saha kurgusuyla ilk 2 içinde olmamız gerçekten çok iyi.

    oyun olarak ne yaptığımıza bakarsak hoca taylan ve emre kılınç ikilisinden sezon başından beri orta sahada şapkadan tavşan çıkarttı diyebiliriz. yanlarına belhanda performansını 1-2 tık yükseltince cidden oyuna hükmediyoruz. arda belhanda feghouli 3 lüsü gayet iyi anlaşıyorlar bu sevindirici bir gelişme. hepsi toplam bir bütün olunca takım göze hoş gelen kaliteli futbol oynuyor.

    maç içerisinde özellikle ilk yarı sonlarında ve 2-0 dan sonra sivas baskısıyla oyuna hükmetti. bunun sebeplerinden biri topu dikine değil de yana çevirmeye başlayınca takım aşağı çekiliyor ve değişikliklerin geç gelmesine bağlıyorum.
    ayrıca kaleci okanı tebrik ederim zor geçen günlerin ardından kendini zihinsel olarak toparlayıp sahaya dönmesi ben buradayım demesi oldukça önemliydi.

    sonuç olarak erzurum ve ankaragücü maçları kötü futbol sivas maçı ise genelinde iyi futbol oynayarak kazanıldı. her zaman iyi futbol oynayamazsınız ama zor zamanlarda toplayabilidiğiniz kadar 3 puan toplamak önemli. başakşehir, erzurum, sivas gibi 3 zorlu deplasmanı kayıpsız geçen takım ve teknik heyeti tebrik ediyorum darısı artık belalımız rize deplasmanı başına diyorum.
  • 317
    maça çok iyi başladık. gole kadar net pozisyonumuz yoktu ama golü bulacağımız çok belliydi. zira kısa paslar, ikiye birler ve üçgenlerle pas trafiğini çok aktif şekilde kullanıyorduk. hücumda da belhanda, feghouli, arda ve emre kılınç gibi isimler olunca rahatlıkla pozisyon bulacağımız açıktı. güzel bir organizasyonla da golü bulduk. golden sonra yine güzel bir organizasyonla babel sıfıra inip emre kılınç'a çıkardığı pozisyonda ikiyi bulabilirdik. fakat emre adımını ayarlayamadı ve rahatlıkla atabileceği golü kaçırdı. fayçal fajr'in 40. dakikadaki şutuna kadar sivasspor neydeyse kalemize gelemedi. bu süreye kadar pas sayımız rakibimizin iki katıydı. fakat her zaman olduğu gibi yine savunmada uyduğumuz bir anda hızlı kullanılan taç sonucu marcao dengesiz şekilde penaltıyı yaptırdı. bir önceki deplasmanımız 24 ekim 2020 bb erzurumspor galatasaray maçı'nda yine rakibimize pozisyon dahi vermemişken rakip kalecinin degajıyla 45. dakikada pozisyon vermiştik ve marcao aynı şekilde penaltı yapmıştı. marcao'nun artık bu dengesiz hareketlerine dikkat etmesi gerekiyor. kaçan penaltıdan hemen sonra yine dengesiz bir hareket yaptı. art niyetli bir hakem o penaltıyı çalabilirdi.

    ikinci yarıya yine ilk yarıdaki gibi iyi başladık ve belhanda'nın güzel asisti ve arda'nın güzel golüyle farkı ikiye çıkardık. 65. dakikaya kadar da oyuna tamamen hakimdik. sonrasında sivasspor'un yaptığı 4 değişiklikle beraber yaklaşık 15 dakikada oyunu tamamen sivasspor'a verdik ve bu 15 dakikada maç rahatlıkla 2-2'ye gelebilirdi. hocanın müdahalesi geç mi oldu bilmiyorum ama yediğimiz golden sonra oyuna giren yedek oyuncularımız da iyi değildi. 80 dakikadan sonra ise tekrardan oyuna dengeye getirdik ve uzatmalarla beraber yaklaşık 16 dakikada pozisyon vermeden maçı tamamladık.

    böyle zor bir deplasmandan kış gelmeden hem de 3 puanla çıkmak çok önemliydi. istediğimizi alıp milli araya moralli girmek çok iyi oldu.

    eksiklerimize de değinmeden geçmeyelim;
    - yine duran topları felaket kullandık. serbest vuruşlarda topu arka direğe doğru şişirmekten başka bir şey denemiyoruz.
    - yediğimiz gol korner dönüşü oldu. yine golden sonra bir korner vuruşundan sonra ikinci golü yemek üzereydik. rakiplerimiz duran toptan bu kadar tehlike yaratırken bizim aksine pozisyon vermemiz rahatsız edici.
    - 15 dakika da olsa maçtan bu kadar kopmamız gerekiyordu.

    yine de dediğim gibi böylesine zor bir deplasmandan 3 puanı almak çok önemliydi. bu sezon deplasmanda oynadığımız 4 maçın 3'ünü kazandık.
  • 318
    https://twitter.com/.../1325500095501099010

    terimball'dan enstantaneler gösterdiğimiz maç. hocanın da aklındaki olay bunun gelişmişi, çok üst düzey bir pas kalitesiyle avrupa devlerinin baskılarından bile rahatça çıkabilen, hatta bu baskıları cezalandırabilen bir takım. geçen sene böyle bir takım olmuştuk (avrupa değil, lig seviyesinde tabii) ama pandemi sonrası işler eskisi gibi olmadı. hoca umarım bu oyunu avrupa seviyesinde başarıyla oynatmaya muvaffak olur; şu pas akışkanlığını ve hareketliliği ligde izlemek bile çok zevk veriyor. avrupa'da bunu başarırsak yaşayacağımız hazzı düşünemiyorum bile.

    edit: bu arada bunu avrupa'da, hele de devlere karşı uygulamamız çok zor. çünkü sivasspor'un aksine avrupa devleri sistematik bir şekilde istediği bölgeye yönlendiren bir presle karşılıyorlar rakiplerini. ama bu seneyi şampiyon tamamlayıp doğru oyuncuları alabilirsek gelecek seneden itibaren bu oyunu güçlendirme yoluna girebiliriz. 3-4 senelik sağlıklı bir öğrenme, alışma, ustalaşma sürecinin ardından avrupa devlerine karşı da başarılı bir şekilde uygulayabiliriz bu oyunu. önemli olan doğru yolda sabırla yürümek, başarı bir şekilde gelecektir zaten.
  • 319
    maçta kalemize gelen 10 şutun 8'i 67 ile 78. dakikalar arasında gelmiş. tabii çok geciken değişikliklerin de etkisi var bu tabloda ama oyundan düştük mü tam düşüyoruz maalesef. en iyi oynadığımız maçlarda bile oyundan düşüp emekleri heba etme riski doğuyor bu yüzden. topu tutup, tempoyu ayarlayıp baskıdan kurtulmayı öğrenmemiz lazım. bu kadroyla kolay olmayacak ama;

    (bkz: 25 ağustos 2019 galatasaray konyaspor maçı)
    (bkz: 22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçı)
    (bkz: 26 kasım 2019 galatasaray club brugge maçı)
    (bkz: 14 aralık 2019 galatasaray ankaragücü maçı)
    (bkz: 21 haziran 2020 galatasaray gaziantep fk maçı)
    (bkz: 24 temmuz 2020 antalyaspor galatasaray maçı)
    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)

    maçlarına benzer tablolar yaşamak istemiyorsak oyunu tutmayı ve tempoyu kontrol etmeyi başarmamız şart.
  • 320
    rakibimiz bize yüksek baskı uygulamadığında neler yapabildiğimizi bir kez daha gösteren maç oldu. özellikle arda, babel, belhanda ve feghouli aynı anda sahada olduklarında ayağa pas ile rakibi çok rahat geçebiliyoruz. ancak ikinci yarıda olduğu gibi rakip önde basmaya başlayınca işler değişiyor. fiziksel olarak da hala kötü durumda olduğumuz için maçın sonları sıkıntılı oluyor. yine de sivas deplasmanından öyle ya da böyle 3 puan ve görece tatmin eden bir oyun ile dönmek çok güzel. umarım hem fiziksel hem de oyun olarak gelişir ve daha bir hale geliriz.
  • 321
    arda turan maç sonu röportajında maçın şifresini anlatmış aslında. hafta boyu ayak tenisi oynanmış antrenmanlarda, açma germe çalışmaları ardından 5'e 2 ve ayak tenisi ile sonlanmış tüm antrenmanlar bunun sonucunda hareketsiz! bir hücum hattı ile sivas deplasmanından 3 puan çıkarmışız.

    --- alıntı ---

    takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. hepsi oyunun içine girdiler. zaten hocamızın da istediği bu. takım halinde şampiyon olunur. girenler, çıkanlar, oynayanlar, oynamayanlar... maçı florya'da kazandık. hocamız muhteşem bir taktik dehası gösterdi diye düşünüyorum. uzun zaman sonra 4-3-3'ü kenarlarda oynadık. bloğun arasına girdik. genelde çizgiye basarak oynuyorduk. bugün bunu değiştirdik ve daha etkili olduk.

    arda turan

    --- alıntı ---
  • 323
    özellikle 60 dakikasını çok iyi oynadığımız, çok uzun yıllar sonra türk kaleci katkısıyla maça tutunduğumuz, yine uzun zaman sonra "kaptan" kavramını hissettiğimiz özel bir deplasman galibiyeti aldık. ayrıca fatih terim'e takımınız
    için nasıl bir gol atma hayaliniz var dense; belhanda ile kazandığımız ilk golü anlatır net olarak. marcao ve oyuna sonradan giren oyuncular dışında kötü oyuncu performanslarına da şahit olmadığımızı da düşünürsek; ileriki zamanlar için de referans olacak bir deplasman galibiyeti oldu diyebiliriz. maçı ve bundan sonraki süreci değerlendirdik. iyi dinlemeler herkese...
    https://youtu.be/ZRNTd2R8DU4
  • 324
    tvlerde verilen özet görüntülerde, ilk penaltı pozisyonu öncesi, top orta saha çizgisinden taça çıkarken sivas sporlular tarafından taçın, ceza çizgisi hizasından kullanıldığı görülüyor. maçı canlı izlerken dikkatimden kaçmış o nedenle hatırlamıyorum. bu özet görüntüler doğru mu diye merak ediyorum. gerçekten özet görüntülerdeki gibiyse topun taça çıktığı yer ile kullanıldığı yer arasında tamı tamına 35 metre var. böyle bir taç kullandırmak mantığa aykırı ama yine de merak ediyorum. eğer özet görüntüler doğru ise sivas spor’un ilk penaltısı ve dolayısıyla ikinci penaltı iddiası da haksız.

    özet görüntüler gördüğüm kadarıyla kesintisiz. eğer taç atışı bu kadar ilerden atılmış ise pes diyorum.
  • 325
    saatlerin gece yarısına yaklaştığı ve insanın soğuğu iyice hissetmeye başladığı o anlarda, gözleri buğulu arda turan yayıncı kuruluş mikrofonlarına bir bakıma televizyon başındaki bizlerin duygularını dillendiriyordu. "galatasaray her zaman benim için bir sürü duyguyu barındırıyor. çok önemliydi, çok sevindim bugün. konu galatasaray olunca garip hissediyorum. kazandığımız için çok mutluyum." derken kaptan, maç analizcilerini fazla yormadan "maçı florya'da kazandık. hocamız muhteşem bir taktik dehası gösterdi diye düşünüyorum." diyerek 3puanı hocasına adıyordu...

    geçen hafta iç sahada "top oynamadan" kazanılan ankaragücü maçından sonra herkes galatasaray'ın yıllardır zorlandığı sivas deplasmanında neler yapacağını merak ediyordu. merak değil aslında, bir çok sporsever fatih terim'in takımının yenilgisini bekliyordu ama "hoca"nın her zaman olduğu gibi söyleyeceği bir sözü, oynayacağı bir hamlesi, aklında bir planı vardı. ve dün gece yaptığı aslında oldukça basitti: 2020-2021 galatasaray'ını fabrika ayarlarına döndürmek... hani lige "şahane" başlayan, "dosta güven, düşmana korku" salan ama rangers mağlubiyeti sonrası bozulan takımı tekrar bir araya getirdi fatih terim, sakat falcao ve sarrachi'nin yerlerini babel ve emre taşdemir ile doldurarak... tabii, orta saha oyuncularına biraz daha özgürlük tanıyıp, kanatlara da taç çizgisini bırakıp, ortaya da devrilmelerini tembihleyerek... hal böyle olunca, arda, belhanda, feghouli ve emre gibi topu "ayaklarına yakıştıran" oyuncuların taşıdığı ataklarda rakip savunmalar için sorun olmaması düşünülmezdi... gol de erken dakikalarda bu dörtlünün organizasyonu ile geliverdi. belhanda topu emre kılınç'a yolladı, arda boş koşu yaparak savunmayı üstüne çekti, emre çalımlarla ceza sahasına daldı, rakipleri eksiltip feghouli'ye verdi, onun da asistinde belhanda uzak köşeye yuvarladı topu... kaliteli oyuncuların varsa, bir de onları motive edersen, pep'in barcelona'sı gibi de oynarsın bu oyunu...

    sonrasında yine babel feghouli paslaşmasında, babel'in pasında emre kılınç'ın şutu auta giderken, babel'in bir başka pasında feghouli'nin şutunu da kaleci samassa zorlukla çıkarıyordu. turuncu forma yakışmış, babel'in milli takımının bir zamanlar yaptığı gibi "total" futbol oynuyordu galatasaray, her hattıyla dikkatli, istekli ve birbirine yardım edercesine... savunma hattı da çok dikkatliydi, pozisyon vermiyordu ev sahibi ekip forvetlere de marcao'nun uzaklaştırmaya çalıştığı bir vuruş taca çıkınca, top toplayıcı çocuğun zekice yatabare'ye elindeki topu vermesi ve onun elle pasında topla bulup ceza sahasında ilerleyen kayode'yi düşürünce marcao hiç gereksiz bir penaltıya sebep veriyordu brezilyalı savunmacı... okan'ın penaltı vuruşlarında topun gideceği köşeyi tahminleri meşhurdur, "bu vuruşu kurtarır" diye içimde geçirirken, okan köşeyi yine tuttu ama topu da çelen kale direği oldu... golü kaçıran sivaslılar şaşkın olması gerekirken, belhanda şaşkındı, ayağındaki topu rakibe verdi ve az kalsın ev sahibi bir penaltı daha kazanacaktı... bir gol ve bir asistle maçın önemli adamı olarak karşılaşma sonrası yıldız tablosunda üstlerde kendisine yer bulan belhanda, maç içinde bazen hiç olmayacak hatalar da yapabiliyor. ayağından topu kaptırabilir, hatalı pas da atabilir de, ilk devre iki serbest atışta topun başına geçti ve yaptığı ortalar amaçsızca auta gitti. seyrederken çok tuhaf geliyor insana...

    devre biterken yenilecek bir gol galatasaray'ın hem havasını hem de planını bozacaktı ama penaltının kaçması kırmızı-beyazlıları etkilemiş olacak ki, ikinci yarının başında da ceza sahası önünde kaptırdıkları bir toptan belhanda'nın zekice pası ve arda'nın bir zamanlar sivas'ta şampiyonluğu getiren golüne benzer vuruşla iki farklı geriye düşüverdiler. goller galatasaray'ı iyice havaya soktu, oyunda "tiki-taka"lar başladı ve maçtan kopan rakip savunma arkasına atılan toplarla emre ve feghouli ile pozisyonlar da bulundu ama üçüncü gol gelmedi. maçı bırakmayan rıza çalımbay, yaptığı oyuncu değişiklikleri ile takımının ümidini korumasını sağlarken, max gradel de tecrübesi ile maça asılıyordu ama karşısında gününde bir okan vardı. galatasaraylı eldiven bir çok topu başarıyla çelerken, bir korner atışında boşa çıktı, uzaklaştırılan top sivas'lı oyuncuya geldi, onun da pasında caner farkı bire indiriyordu. galatasaray pek çok defa yaptığı gibi yine "krize" girmiş, beraberlik golü geliyor derken, önce yasin'in örümcek ağlarını temizleyecek şutunu harika çıkarıyor okan, ardından da muslera'yı hatırlatırcasına altı pastan kone'nin şutunu kurtarıyordu... bu pozisyonları seyrederken, harika bir kaleci, yani muslera'nın, galatasaray'ın başarılarında ne kadar etkili olduğunu bir kez daha hatırlıyorduk...

    fatih terim yorulan "teknik" oyuncuları çıkarıp, dinç ve savaşçı orta sahaları sahaya sürünce, okan kalesinde devleşince, savunma oyuncuları da daha soğukkanlı davranınca, kalan dakikalarda da ev sahibinin etkinliği azalırken, galatasaray da zorlu geçeceği düşünülen bir deplasmandan üç puanla istanbul'a dönüyordu...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: http://ultrasmovement.blogspot.com/...r1-2galatasaray.html
App Store'dan indirin Google Play'den alın