• 1
    öyle sıkıcı bi maçtı ki artık puan kaybettik diye düşünmeye başlamıştık. kaybedeceğimiz 1 puan bile bizi şampiyonluktan edebilirdi. 80 li dakikaların başında radu kornerden gelen topu ağlara yollamıştı yanlış hatırlamıyosam. ve maçı 1-0 almıştık.
    maçla ilgili hatırladığım bir başka olaysa maç bittiğinde tribünde kilitli kalışımızdı. kapıda ki görevli garibim dış kapıyı kitlemiş gitmişti o kadar milleti içerde bırakarak. neyse ki yarım saat sonra falan staddan çıkmaya başlamıştık. bende sabah okuluma gitmiştim. böyle bir maçtı işte.

    edit: golü izledim. kornerden gelmemiş. sağ taraftan bir bindirme ve içeri yapılan orta radu nun kafası ve gol olmuş.
  • 4
    yaşım sebebiyle kahvehaneye gidemeyip o zamanlar açık kanalda yayınlanan maraton programından takip ettiğim, reklamlara girildiği sırada kardeşime "bak şimdi gol atıcaz" dediğim; kısa süren reklamların ardından şansal büyüka'nın "galatasaray radu ile altın buldu" tarzı anonsu ile çocukcağızın kısa süreli bir şok geçirdiği *, o sezonki şampiyonluk yolunu açan maç.
  • 9
    maç başlamadan samsun tribunlerinin dışarıdan (tribun duvarı alçak olduğundan) alınan taşları üzerimize atmasıyla başlayıp, benim de acemilikten en önde kalıp havada gördüğüm iki üç taştan başımı koruyup ama vücüdumu kaçıramadığımdan hafif canım acımışta olsa maçta tek gol olup onu kaçırmış olsam da ertesi gün okulda arkadaşların maçtan sonra yapılan "taraftarız biz çekeriz cefa tuvaleti temizle sefa" tezahuratını bana uyarlamış olsalar da ilk galatasaray maçı olmasından vede sezon sonunda alınan şampiyonluktan dolayı her zaman akılda kalacak maçlardan.
  • 12
    radu niculescu'nun külçelerce altın değerindeki golüyle kazandığımız türkiye süper ligi 2001-2002 sezonu 30. hafta maçı. bu maçtan 4 gün önce de erteleme maçında trabzonspor'u 2-0 ile geçmiş; deplasman fobisi manşetlerini paramparça edip yolun sonuna iyice yaklaşmıştırk. bu maçtan önce yaşanan olaylarda samsunspor taraftarı güzel anadolumuzun atasporu olan taşlamayı icra etmiş, karşılığında bir sonraki sezonun açılışına denk gelen 11 ağustos 2002 galatasaray samsunspor maçında dünyanın yolunu gelip stada alınmamışlardır. bahsi geçen trabzonspor maçı ise 3 nisan 2002 trabzonspor galatasaray maçı'dır.
  • 13
    bu maçtan iki gun once oynanan macta fenerbahce goztepe'yi 3-0 ile geçmis ve puanlari esitlemisti. o sezon icerideki tum maclari kazanan takimimiz deplasmanlarda deli gibi puan kaybediyordu ve neredeyse her deplasman oncesi kahir azabi cekiyorduk. 26 numarali formasiyla radu o golu atmasa ne olurdu? bir onceki hafta diyarbakirspor ile 30 mart 2002 diyarbakirspor galatasaray maçi 0-0 berabere kaldigimiz da dusunuldugunde, liderligimiz devam ederdi etmesine ama psikolojik olarak cok zor bir duruma duserdik. neyse ki korkulan olmadi, takimimiz gol yemeden tum maclarini kazanmayi surdurdu ve ucuncu yildizi takmaya hak kazanan ilk ekip oldu.
  • 17
    2001-2002 şampiyonluğunun geldiği maç. her ne kadar şampiyonluğun matematiksel olarak garantilendiği deplasman kocaeli olsa da bu maçtan sonra matematik dışındaki tüm bilim dallarına göre şampiyonluk gelmiştir artık.

    tıpkı bu sezonki gibi deplasman fobisi denen olayı iliklerine kadar yaşıyorduk. iç sahada sezonu 17/17 ile tamamlayacak olan takım deplasmanda ecel terleri döküyordu. sezon başında antep deplasmanında güç bela koparılan beraberliğin ardından rizespor'un tarihi maçta 6-3, malatyaspor'u da 2-0 ile geçtik. o maçın ardından emre aşık'ın kendi kalemize gol attığı 2-2'lik beşiktaş deplasmanı ile başlayan deplasman serisinde 4 mağlubiyet 5 beraberlik almıştık.

    tabi o sezon avrupa fatihi dönemimizin de kapanış sezonuydu. 5 beraberlik 1 ofsayt golle çeyrek finalin kapısından dönmüştük. ofsayt golle kaybettiğimiz barcelona maçı öncesine denk geldiği için ertelenen trabzonspor maçı'na çıkmıştık bu maçtan 4 gün önce. hasan şaş'ın 60 metre top sürerek attığı golle de hatırlanan bu maçı 2-0 kazanıp deplasman serisini bitirip maç eksiğiyle puan puana gittiğimiz, haftasonu gençlerbirliği deplasmanında son dakikada 2 puan bırakan fenerbahçe'nin 3 puan önüne geçmiştik.

    işbu ahval ve şerait içinde çıkılan bir deplasmandı. beyaz formayla çıkmıştık yanlış hatırlamıyorsam, ultraslan'ın yeni kurulduğu zamanlar olmasının da etkisiyle uzun yıllardan sonra en kalabalık deplasman tribünlerinden biri vardı. küçük çaplı olayların ardından başlayan maç çok sıkıntılı geçti. son haftada 1 puan farkla kümede kalacak olan samsunspor direndi, ya da biz bir türlü fişi çekemedik. hem çok zaman geçtiği hem de izleyemediğim için. deplasman tribününde, kahvehanelerde, evlerde milyonlarca taraftarın aklında acabalar, "yine mi" soruları dönüp duruyordu. #37980 numaralı entryde bahsi geçen o sihirli an geldiğinde milyonlarca taraftar bir şekilde seviniyordu. sevinçlerin en güzeli ise radu'nun 110 metre depar atıp koştuğu samsun'daki deplasman tribünündeydi...

    bir deplasman fobisi bitiyor, bir şampiyonluk geliyor, birilerinin hevesi kursağında kalıyor, en önemlisi galatasaray yine kamyon gibi çarpıyordu....