• 1
    galatasarayımızın 2007-08 turkcell süper lig şampiyonluğu yolunda çıktığı 6 kritik maçın ilkidir. 1 gün öncesinde teknik direktör karl-heinz feldkamp'ın istifası üzerine, takımın başında teknik direktör olarak sahaya çıkan isim cevat gülerdir.

    lincoln'ün 88. dakikada atmış olduğu gol ile 0-1 galatasarayımızın lehine sonuçlanan bir maçtır. herhalde çamur deryasından da söz etmeme gerek yok.
  • 2
    orta sahadan şişirilen top lincoln'ün önüne düşerken belki de milyonlarca galatasaraylı'nın "vuurr laan" diye bağırmasıyla gelişine güzel bir vuruş yapan lincoln, kalecinin solundan topu ağlara gönderiyordu. beyaz formayla mücadele etmiştik ve çamurlaşmış zemin yüzünden tüm futbolcularımızın forması kahverengiye dönmüştü. lincoln ise gol sevincini yine köşe gönderine doğru gidip armayı öperek göstermişti.
  • 3
    kale arkasından takip ettiğim karşılaşma. tribünlerin yarısına yakını galatasaray taraftarına ayrılmıştı ve tamamen doldurulmuştu. oldukça coşkulu bir seyirci topluluğu vardı. ankara'da bir çok kez galatasaray maçı izlemiştim ama bu kadarını ilk defa görmüştüm. ertesi hafta fenerbahçeyle oynanan maçtaki tribünlerden daha fazla maçın içindelerdi. hatta maçtan sonra kaldığım yere gittiğimde arkadaşlar: "ne bağırdınız lan öyle buradan dinledik resmen sizi" demişti. maçtan sonra galatasaray'ımızı güzel günler bekliyordu.
  • 5
    en yakın arkadaşımla kale arkasında izlediğim maçtır. tribünler tıklım tıklımdı. gelmeyen gol yüzünden baya bir strese girmiştik. tam o sırada lincoln sahneye çıktı ve çok klas bir vuruşla topu ağlara gönderdi. o sırada önden arkadan sağdan soldan ittirmeler falan derken bir anda kendimizi yerde bulduk. ayağa kalktık ve staddaki binlerce insan gibi çıldırdık.*
  • 9
    lincolnün galatasarayda kaldığı 2 sene boyunca yaptığı en önemli iş ve kurtardığı en kritik maçtı.şampiyonluğun yolunu ardına kadar açmış olan maçtır.1 gün önce kallinin istifasından sonra bu maçın kazanılması ayrıca sahanın çamur deryası olması futbolcuların motivasyonunu zirveye çıkarmış ve 17.şampiyonluğumuzun temeli atılmıştır.
  • 10
    http://img188.imageshack.us/...n2008gbirlii0gs1.jpg

    http://img571.imageshack.us/...5783312075884312.jpg

    http://img51.imageshack.us/img51/6602/lionhs.jpg

    http://img829.imageshack.us/...3064301762663880.jpg

    http://img227.imageshack.us/...g227/8296/hsgssz.jpg

    http://img651.imageshack.us/...51/5909/dsc1458y.jpg

    http://img815.imageshack.us/...8204514657548667.jpg

    http://img705.imageshack.us/.../9205/ardaaaaaaa.jpg

    http://img830.imageshack.us/...1026/84330534yx7.jpg
  • 12
    umutsuz bir maçtı. dananın kuyruğunun kopacağı maçtı. değişik bir maçtı. teknik direktörsüz geldi takım ankara'ya. vira bismillah diyerek tribünde yerimizi aldık. ortasahada top tutmak diye birşey söz konusu değildi. deli gibi bağırıyorduk. kazanmalıydık kazanacaktık. futbol diye birşey oynanmadı sahada. sadece ruhunu o topu kaleye göndermek için teslim etmiş 11 tane beyaz formalı aslan gördüm ben.

    geçmiş günahlarından arınmıştı hepsi. tüm hesaplarını o maçta vestiyere asmış ve maça çıkmıştı, lincoln'ü, ümit'i, barış'ı, arda'sı, hakan'ı... ruhla mücadele ediyor ve deterjan reklamındaki gibi kirlendikçe güzelleşiyordu 11 aslan. dakika 88'i gösterdiğinde ruhunu teslim etmiş saatli kale arkası ve maraton tribünün yarısından gol gümbürtüsü koptu. sanki şampiyon olmuştuk. sanki... evet, şampiyon olmuştuk biz. daha 5 maç vardı ama önemli değildi hiçbiri. biz şampiyon olmuştuk çünkü. o sahada oynayan insanlar ve izleyen insanlar artık adı gibi biliyordu ki, şampiyon galatasaray'dı.

    sonraki 5 hafta oynanan maçların tümü aslında 19 mayıs stadyumunda oynanan bu maçın uzatma dakikalarıydı. sonunda milyonlarca aslanı temsil eden 11 aslan ali sami yen stadyumunda şampiyonluk kupasını havaya kaldırdı. işte bu öyle bir maçtı;

    altı hafta süren...
  • 14
    ankaraspor deplasmanında küfür edildi diye ali sami yen kapatıldığı için federasyonu protesto ettiğimiz maçtı ayrıca. maçtan önce dağıtılan mendilleri sallayarak 'sallasana sallasana mendilini federasyon kapasana sami yen'i' diye bağırmıştık.

    maçı saatli kale arkasından izlemiştim. ortada futbolun f'si yoktu, 90 dakika debelenmelerle geçmişti. golü atan lincoln'ün 88. dakikaya kadar olumlu bir hareketi dahi yoktu. hiç unutmam yanımdaki iri kıyım bir abi 88 dakika adama sövmüştü. gol olunca hep beraber uçtuk havalara tabi orası ayrı.

    tribün olarak da ankara gördüğümün en iyisi diyebilirim rahatlıkla. susmadık, ortada futbol namına bir şey olmamasına rağmen susmadık. maç sonunda o bağırışlarımızın, kısılan seslerimizin karşılığını almak, galatasaray'ın bir galibiyetinde pay sahibi olduğun hissi paha biçilemez bir duyguydu.
  • 16
    şimdi o maçın fotoğrafının olduğu tişört üstümde vayy be dedim tribündeydim bir türlü gol gelmiyor saha zemini berbat 1 gün önce takım hocasız kalmış umutlar yavaş yavaş tükenmekte ve 88.dakikada cassio lincoln'un herhalde bizdeki en verimli hareketlerinden biri gerçekleşti ve golünü yazdı ,o an sevinçten ne yaptığımı hatırlamıyorum , en iyi hatırladığım ise maç sonu arkadaşlarla arabayla dönmek yerine , maçın keyfi içinde yürüyerek yaklaşık 1 saatte eve gitmemdi. gidince de özetleri seyrettim ve mutlu mesut şekilde uyumuştum
  • 17
    ankara maçlarını hiç kaçırmamış ve o maçta da yerimi almıştım. o sezondaki 6 kritik maçın ilki olduğu için heyecan doruktaydı. dakika 88 ve maç 0-0 devam ederken top lincoln'ün ayağına geldiğinde, maçın heyecanı ve bendeki extra lincoln sevgisi ile "vur aşkım hadiii" çığlığım lincoln'e kadar gitmiş olmalı ki beni duyup o altın değerindeki 3 puanı getiren golü attı. (yazar burada kendine pay çıkarıyor.) bizim önümüze kadar gelip armayı öperek gol sevincini bizimle paylaşması benim bulunduğum yerden 4-5 sıra ileriye doğru uçmama sebep olmuştu. ah ulan lincoln. neyse maç sonu kısık ses, yağmur ve bir dakika bile susmayan taraftar... "çamurlu maç" unutulmazlarım arasındadır.
  • 18
    2007-2008 sezonu şampiyonluğunu getiren maç bu maçtı hiç şüphesiz.bir gün önce kalli'nin şok istifasıyla sarsılan galatasaray'ın taze yönetimi cevat güler ve tecrübeli futbolcuların motive edici uğraşları sonucu bu maça çıkmış ve bir gün önce kayseri'de son saniye golüyle kazanan fenerbahçe'nin ardından çamur deryası içinde oynanan ve okan'ın bir topunun da direkten döndüğü maçı 88.dakikada hasan şaş'ın kesmesi,ümit karan'ın indirdiği top ve lincoln'ün cetvelle çizilmiş gibi köşeye gönderdiği topla maçı almış ve maç sonu çamurlu formalarla sezon sonu gelecek zaferin kaynaklık ettiği inancı gözler önüne sermişti.
  • 19
    yağmurlu bir bahar akşamında ankara 19 mayıs stadyumunu adeta ali sami yen stadına çevirmiş taraftarlarla tam herşey bitti derken 88. dakikada hasan şaş'ın orta sahadan şişirdiği topu cassio lincoln'ün ağlara göndermesiyle 1-0 kazandığımız unutulmaz maçtır. golden sonra bir çok taraftar ezilme tehlikesi geçirmiştir.

    http://www.youtube.com/watch?v=9QMCT23-xuw

    tanım: 17. şampiyonluğun en kritik maçı
  • 20
    karanlıklar içinden gün doğar ya aniden muhabbetinin yıllar önce vücut bulduğu unutulmaz maç. saatli kale arkasında, ders çalışırım diye gidip kulaklığa sıkı sıkı sarılınan kütüphane köşelerinde, ya da memleketin herhangi bir köşesindeki herhangi bir ekranın başında; milyonlarca galatasaray taraftarını 5 hafta devam edecek bir rüyanın içine atmıştır...
  • 21
    tahmin ediyorum ki, istisnasiz her galatasarayli'nin son dakikalarda golu atip kazanacagimiza inandigi mactir.

    sahsen ben maci izlerken sonlara dogru gol atacagimiza adim gibi emindim. cunku asiri kenetlenmistik ve sampiyonlugu cok istiyorduk. o sezon bizim olmaliydi ve bu mactan sonra gelen tum rakipleri dize getirip 17. sampiyonlugumuza ulastik.

    lincoln'un maci kurtarmasi da ayri sevindirmisti beni.
  • 22
    --- alıntı ---

    ankara'da dakikalar 70'e dayanmış, skor 0-0'dı. sinir, stres, umut, heyecan, kuşku gibi duyguları iç içine geçirmiş; önümdeki yemeği tadından bihaber biçimde alabildiğine hızlı yiyordum. işte o anda aklıma geldi bundan tam olarak 24 saat önce yazdığım yazı. inanmalıydım, inanmalıydık. bu sezon kaç maçı son dakikada çevirmiştik, en anlamlılarından biri de pekala olabilirdi. dakikalar ilerledikçe 'bu maç gitti' diyenlere keskince 'kazanacağız' cevabını yapıştıranların sayısı azalıyordu. taa ki o ana kadar..
    dakika 90 olmuş ve uzatmalar başlamıştı. herkes ilk sandalyesinden farklı bir yerde, kimisi yerlerde, kimisi arkasını dönmüştü. saatli kale arkasını düşünmek bile istemiyorum. evet inanç karşılık bulmuştu, geldiği günden beri duvardan tavana fırlatılmaktan bithap düşen cassio lincoln muhteşem bir golle uyandırılmaması gereken bir rüyaya itivermişti bizi.
    geriye kaldı 5 final. ne radyoya, ne türkiye'nin bilmem neresinden gelecek bir gol haberine ihtiyacımız var. yalnızca çıkıp 5 maçı kazanmalıyız.
    saldırın, durmadan..

    --- alıntı ---

    http://pankartfanzine.blogspot.com/...yonluk-nameleri.html
  • 23
    2007-08 sezonu şampiyonluğunu getiren maçtı. zira bu maçtan alınacak beraberlik ya da mağlubiyet fenerbahçe ile aramızdaki puan farkının 4 ya da 5'e çıkması anlamına geliyordu ki son düzlüğe girilmişken -fenerbahçe'yi ali sami yen'de ağırlayacak olsak dahi- şampiyonluk mucizelere kalabilirdi. mutlaka kazanmamız gerekiyordu ve öyle ya da böyle kazanmayı başardık.

    88. dakikaya kadar gençlerbirliği de biz de bir çok gol pozisyonundan yararlanamamıştık. 88'de ise o sezon oldukça istikrarsız bir performans sergileyen lincoln hakikatten usta işi bırakmıştı topu köşeye. sevinçten öyle bir zıplamışlığım vardı ki pota olsa smaç basardım heralde. lincoln'ün golü atmasına ayrı, altın değerinde 3 puana ayrı sevinmiştim.

    ömrü billah unutamayacağım maçlardan biridir kesinlikle.
  • 25
    6'da 6 parolasıyla yola çıkılan serinin ilk maçıdır. sezon boyu gel gitler yaşayan takımımızın feldkamp'ın ayrılmasından sonra neler yapacağı merak konusuydu. fener zico ile iyi bir hava yakalamış, şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynamıştı. sezon başında bizden yana olan ibre fenere dönmüştü derken ankara'da umutlar tekrar yeşerdi bu maçla. lincoln o sezonki ender doğrularından birini yaptı ama bir anlamda şampiyonluğa giden yolu açtı. asıl tebrik edilecek noktaysa teknik direktör değiştirip şampiyon olan ilk takım unvanını bize getiren ruhtu. şimdilerde yerliler için söylenen yeniçeri ve hain damgası o dönem için geçerli değildi. bize şampiyonluğu getiren kral hakan şükür başta olmak üzere yerlilerin üstün performansı ve özverisiyle oldu. yeri geldiğinde 11 yerli ile oynadığımız maçlar oldu ama takımı kimse satmadı. cevat güler de o dönemin sembolü oldu hakkını yemeyelim.
    bu arada o maçtan sonraki takımın kenetlenmesi tişört olarak piyasaya sürüldü. o tişörtü aldım ve hala saklıyorum. geçen memlekette bir giyeyim dedim, içine zor sığdım ama atmayacağım. 2005-2006 sezonu formamız gibi onu da saklayacağım. yıllar geçtikçe böyle şeylerin değeri artıyor, anı niteliği kazanıyor çünkü.