• (bkz: sezonun en önemli maçı)

    dün bu başlıkta baya karamsar bi hava sezdim... açıkcası moralim bozulmadı dersem yalan olur.
    'birşeyler yapmalıyım ama nee?' sorusunu sordum sürekli kendime.
    veee aklıma o müthiş fikir geldi... :)
    hazır mısınız gençler?
    'evet' dediğinizi duyar gibiyim... **
    tamam söylüyorum, sakin...
    maça gidiyorum ulannn. *
    maça gitmemin şöyle bir anlamı, önemi var;
    tt arena ya gittiğim maçlarda puan kaybımız dahi yok, 9'da 9 gidiyorum...
    şimdi gevşeyin, elinize fikstür takvimini alın ve bir sonraki maça odaklanın.
    bu maç bende... *

    en çok ta riekerink bey için gideceğim. o adam bunu hakediyor çünkü. zor gününde yanında olmak lazım. takım iyi sinyaller vermiyorken, herkes hocanın üzerine oynarken, bir de böylesine zor bir maç... bugün değilse ne zaman? öyle değil mi...

    edit: imla
  • istanbul'da yaşamayıp da taraftarın neden maça gitmediğini anlamayan taraftarlarımıza açıklayayım. stadın iç atmosferi her ne kadar mükemmel olsa da dışı da bir o kadar bok gibidir. insana sinir krizleri geçirttirir. maç bitmeden on dakika önce çıkmak istersiniz. içerde oynadığımız son trabzonspor maçında 22:00 gibi maç bittikten sonra metroya varmamız saat 23:00'ı bulmuştur. dört yıldır istanbul'da yaşıyorum ve en az 40 maça gitmişimdir. her gidişimde kendime sövüyorum. 3 mt genişliğindeki merdivenlerden ve kaldırımdan 500 mt yürümek zorunda kalıyorsunuz. yıllardır stad tamamen dolmamasına rağmen böyle bir eziyet çekiyorsunuz. stad 50.000 kişi dolsa neler olacak kim bilir.

    bilet politikası desen evlere şenlik. geçen sene şampiyonlar ligine giderkenki kombine fiyatlarıyla bu sene sadece ligte oynayan galatasaray'ın kombine fiyatları aynı. başakşehir maçı için en ucuz bilet desen 50 lira. hal böyle olunca da soğuk istanbul akşamında en güzel çözüm oturup evde izlemek oluyor.

    taraftarlık bu değil sen takımını destekleyeceksin diyen arkadaşlara da saygı duyuyorum ama bana göre biz taraftarlık görevimizi yapacaksak o yönetimin de taraftarların ulaşımına yardımcı olması gerekir. 30-40 bin kişi birbirini eze eze evine dönmek zorunda kalıyorsa oturup buna seyirci kalmamaları gerekir.
  • turnusol maç...

    hem galatasarayımız için hem de başakşehir için "ak göt kara göt" nedir belli olacaktır bu maçla birlikte.

    - galatasarayımız 9 maç 6 galibiyet, 2 beraberlik 1 mağlubiyetle 20 puan ve 3. sırada... ligin başa güreşen takımı gibi görünüyoruz, ligin topa en hakim olan, maçı bütünlemesine en çok kontrol eden takımı hüviyetindeyiz. ancak ciddi bir "atak geliştirme" - "hücum kombinasyonu" sorunumuz ve buna ek olarak çok kırılgan bir tandemimiz var.

    yani şu ana kadar oynadığımız futbol şampiyon olmak isteyen bir takım için hiç de iç açıcı değil. çok zor gol bulup çok kolay gol yiyoruz ve bunu yaparken maç boyu maçı ve topu biz kontrol ediyoruz.

    - başakşehir ise ligin en mükemmele yakın takımı şu ana kadar... ligin en çok atan, en az yiyen ve en az zorlanan takımı. 9 maçta 7 galibiyet ve 2 beraberlikle namağlup lider durumdalar. şu gidiş normal şartlarda takım başakşehir değil de 5 büyüklerden birisi olsa "şampiyonluk yürüyüşü" olarak adlandırılır. abdullah avcı'nın mütevazi ancak yerleşmiş kadrosu, visca, mossoro, mehmet batdal gibi adamların ekstra performansıyla korkutucu bir hal almaya başladı.

    bu adamların defansta ya da ofansta bizde olduğu gibi bariz bir zayıflıkları mevcut değil. haliyle bu seneki en zor maçımıza çıktığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

    * özetleyelim:

    şu anki durumda bizler, galatasaray taraftarları olarak takımımızdan emin değiliz. "çok iyiyiz" de diyemiyoruz, "çok kötüyüz" de diyemiyoruz. kendimizi test ettiğimizi düşündüğümüz beşiktaş maçında 2-0 öne geçtiğimiz maçı galip tamamlasaydık özgüvenimiz tavan yapacaktı, ancak o maç 2-0'dan 2-2'ye gelince zaten "lan acaba?" diyen bünyelerimiz şimdi - bir de trabzon maçını evimizde kaybedince "şampiyon olacak kadar iyi miyiz?" sorusunu sormamıza neden oldu.

    maçın 3 ihtimalini değerlendirelim - maç evimizde:

    1- maçı galatasaray kazanırsa ligin en dişli takımını yenmiş olacak ve rüştünü ispatlayacak. ligin en zor gol yiyen takımına gol atmak ve galip gelmek bu senenin gidişatı için hayati önem arz ediyor. yenebilir miyiz? mevcut futbol görüşü, şu halde galatasaray'ın başakşehir'i yenmesinin çok zor olduğunu gösteriyor. biz zor atıyoruz, onlar zor yiyor, biz kolay gol yiyoruz, onlar kolay gol atıyor. kazanırsak açıkçası "çok iyi iş başardık be!" dedirtecek bir durum olur. - şampiyonluk yarışına asılır hale geliriz. göz dağı veririz.

    2- maç berabere biterse, gollü beraberlik bir nebze bizi teselli edebilir, ligin en zor gol yiyen ve en çok atan takımıyla gollü beraberlik - evimizde olduğu için bizi üzebilir ancak "öngörülebilir puan kaybı" statüsünde değerlendirilir en fazla. kendimize güvenimiz yine soru işareti olarak kalır, ancak "çok kötüyüz" dememize sebep olmaz büyük ihtimalle. öyle olması için berabere kalırken "beraberliği zor kurtaran takım" hüviyetine bürünmemiz gerekiyor, yani maç boyu başakşehir yüklenir, muslera 1 puanı kurtarırsa özgüvenimiz zedelenir, aksi halde "doğru yoldayız" mesajı alınır.

    3- maçı başakşehir kazanır, biz kaybedersek... işte bu bir felaket senaryosu olur. zira ak göt kara göt kısmı burada devreye girmiş olur ve biz "kara göt" kıvamına geliriz. yani bu zamana kadarki formumuzun "fikstür avantajı" gibi faktörlere bağlandığı "aslında çok da bişey yokmuş galatasaray'da" denilmesi söz konusu olur ki, bir sonraki hafta fenerbahçe ile oynanacak maç öncesi hiç iyi olmaz.

    galatasaray 4 maçlık çok zor bir fikstüre giriyor... ha açıkçası bu fikstürden iyi de çıksak, kötü de çıksak ben hocamız riekerink'in arkasında duran tayfadayım, sabır ve kredim çok yüksek kendisine karşı.

    ancak takımımızın hücum varyasyonlarının düşük olması, kombine atak yapamamamız, bruma'ya endeksli skor yükü, eren derdiyok'u besleyemememiz, derin ve çizgi ortaların azlığı, topu dolaştırıp rakip 18'e bir türlü sağlıklı giremememiz beni endişelendiriyor. tandemimiz zaten en büyük korkumuz.

    şu başakşehir maçını az zararla, olabildiğince karlı atlatırsak rahat uyku uyuyacağım. en zor haftasonlarından birisi bizi bekliyor.
  • 4 kasım 2016 galatasaray başakşehir maçına çıkacağız ya; fenerli ve bjkli medya şöyle bir hava estiriyor.

    başakşehir, fenerbahçe ve bursaspor maçları çok ciddi maçlar. tıpkı deve dikeni gibi.

    hatta, galatasaray bu üç maçtan en fazla bir puan alabilir diyen denyolar bile var.

    sanki galatasaray bu üç takıma karşı aynı anda maç yapacakmış gibi bir algı yaratılıyor. böylece futbolcular üzerinde psikolojik baskı yaratarak daha baştan pes etmelerini sağlamaya çalışıyorlar.

    biz bu oyunlara gelmeyiz. önümüzdeki bu üç maçta biz değil rakiplerimiz düşünsün. çünkü rakiplerin üçünü birden değil, teker teker analiz ettiğimizde hepsine karşı psikolojik üstünlüğümüz var. yeter ki biz bu ahlaksız medyanın yaratmaya çalıştığı baskıya ve algıya karşı uyanık olalım.

    başakşehir'in bize karşı uygulayacağı tek taktik kontraataktır. bunun dışında yapabilecekleri hiçbir şey yok. dolayısıyla onların kontraatağa dayalı taktiklerine karşı önlem aldığımızda sorun yaşayacağımızı zannetmiyorum. başakşehir'i yenmeliyiz. çünkü şu anda bizden üç puan yukardalar ve yenilgileri yok. onları ilk yenen takım olma motivasyonu ile oynamalıyız.

    başakşehir'i yenersek gerisinin bir tık daha kolay olacağını düşünüyorum ama diğer maçları şu anda aklımıza bile getirmiyoruz nokta.
  • chedjou'nun ilk 11 de olmaması son derece isabetli bir seçim olmuş. 2 hafadır absürd absürd toplar kaçırdı çalımlar yedi rakipler kalitesizdi gol olmadı hiç biri. ama ben olsam semih kaya değil de serdar aziz'i oynatırdım. yada ikisini birden. ama sanraforu mehmet batdal olan takıma karşı serdar aziz'i mutlaka oynatırdım. çünkü semih ve hakan kendilerinden uzun olan mehmet batdal'a karşı zaaf yaşayabilir hava toplarında.
  • beni korkutan maç, içim rahatsız bu maçtan. fener maçı mesela daha rahat kafamda. hakemlerin itelemesiyle ilerleyen fener hakemden istediği desteği alamayacak bizim maçta. ancak bu maç gerçekten çok can sıkıcı. müthiş bir savunma takımına karşı maç yapacağız ve aynı zamanda mükemmel kontraya çıkan bir takım da olacak karşımızda. riekerink hocam topu ayağında isteyen bir düzenle oynatıyor bizi ve şu ana kadar kimle yapsak inanılmaz tedbirli oynattı bizi. geriye düşersek çevirme ihtimalimizi 0 olarak görüyorum. kontra da veriyoruz, muslera adı spikerler tarafından bolca söyleniyor. korkutucu derecede formda bir hücum hattı var abdullah hocanın takımının.

    ve ekstra not. maç cuma günü. kazanamazsak 16 gün boyunca rahatsız bir şekilde gezicez gs taraftarları olarak. 20 sindeki maçta fener deplasmanı. tüm bunlar göz önüne alındığında vur kır parçala, bu maçı kazan.