• 1
    arap ülkeleri, uzak doğu ya da türkiye gibi vergilerin düşük olup yıllık ücretlerin oluk oluk aktığı yerlerde, emekliliğine yaklaşmış eski yıldız oyuncuların transfer edilmesi durumudur.

    açıkcası büyük risk olduğunu düşünüyorum, elbette galatasaray için geçmişte güzel örneklerini gördük.
    (bkz: gheorghe hagi)
    (bkz: didier drogba)
    (bkz: johan elmander)
    (bkz: tomas ujfalusi)

    ama papaz her zaman aynı pilavı yemez. iyi örneklerden kat be kat fazla kötü örnekler var.

    2017-2018 sezonu için gündemde yer alan negredo, mathieu gibi oyuncuları düşünüyorum da hepsi 33-34 yaşına gelmiş.
    hadi tutsa bile en fazla 2 yıl verimli performans gösterir, sonrası malum.

    sürekli yeniden yapılanmadan bıktım, alın şöyle 25 yaş üstü oyuncular da 5 sene kemik kadroyla oynayalım artık yahu.
  • 2
    türkiye gibi ülkeler için oldukça normaldir. dünyada da oldukça sık rastlanmaktadır aslında. tabii kendinizi barcelona, real, city, chelsea, united vb. zannetmiyorsanız.

    30 yaş futbolcular için oldukça makul bir yaştır. 34 filan oyuncusuna göre değişir. ama 30-32 yaş arası futbolcular işin tecrübe kısmıdır. futbol her ne kadar artık fizik gücün ön planda olduğu bir oyun olmaya evrilse de hala daha doğru yerde doğru işleri yapabilecek futbolcular sonuçları belirler.

    dünyada neredeyse hiçbir büyük takımın 24-25 yaşında gençlerden kurulmuş kadrosu yoktur. olmaz çünkü. işte bunu yapan arsenal en güzel örneklerden birisi. çünkü futbolda halen daha tecrübe önemlidir. özellikle bazı mevkilerde.

    bu dönemin yetişkinleri olarak bizlerin kanına işledi cm-fm serileri. orada gencecik, adı sanı duyulmamış oyuncularla takımlar kurup şampiyonlar ligi'ni aldık. oyuncuları 70-80 milyon €'lara sattık. yenilerini alıp başarıyı sürdürdük.

    ama gerçek hayat öyle değil. açın bakın transfermarkt'a. liglerin ilk 4 büyük takımlarına bakın. göreceksiniz ki ilk 11'lerinde 30 yaş ve üstü 3-4 oyuncu oluyor genellikle. herhalde o takımlar da salak değiller.

    doğru planlanmış, iyi maliyetlendirilmiş ve doğru analiz edilmiş 30 yaş üstü futbolcudan zarar germez. sen gider cris filan alırsan patlar tabii elinde. ama drogba'yı getirirsen mutlaka katkı alırsın. hem madden hem manen. bu yüzden "yaşlı" diye her futbolcuya burun kıvırmamak lazım. zira hep söylüyorum, katar ve çin'den tek farkımız avrupa kupalarında oynayabiliyor olmamız.

    ekleme:

    hep söylüyorum. ajax deniyor, porto deniyor, dortmund deniyor... yahu biz hollanda, portekiz, almanya mıyız bir kere? yani bunu neden yok sayıyoruz sürekli? bu ülkeler olmadan bu takımlar olunabilir mi? allah aşkına yapmayın etmeyin. bu ülkeden transfer olan en pahalı futbolcu arda turan. o da 12 milyon €'ya gitti. türkiye'ye genç oyuncu getirip yurt dışına satamazsınız. kimse iplemiyor bu ligi çünkü. bakın görün bruma kaça gidecek? kendi hayal dünyamızda yaşıyoruz.

    bu ligin kalitesi artmadıkça, bu ligde kaliteli futbolcular oynamadıkça ve bunların olması için türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısı köklü şekilde değişmedikçe bu ülkede 24-25 yaşında futbolcu yetiştirip satma olayı ancak ve ancak yabancı sınırı konursa anadolu kulüplerinin üç büyükleri yolma operasyonu olabilir.
  • 3
    dunyadaki basarisiz ulkeler icin oldukca normaldir.

    portekiz, hollanda, belcika gibi finansal yetnkiligi bizden zayif ancak dogru bir futbol akli tarafindan yonetilen ulkelerde degil 30, 25 yas ustu transfer yapildigini zor gorursunuz.

    porto, ajax, borussia dortmund gibi gayet buyuk ve basarili takimlarin 24-25 yaslarinda oyunculardan olusan kadrolari vardir ve bu sekilde kadrolari oldugu icin basarilari devamlidir.

    bizim gibi durmadan 30 yas ustu futbolcu transferi yapan kulupler ise durmadan harcar ve ustelik harcadiginin kendisine bir getirisi olmazsa (ornek: nigel de jong), bu sadece kulube masraf olarak yazilir. ondan sonra da bizim 2 milyar borcumuz nasil oldu diye oturup hayiflanirsiniz.
  • 4
    bizim gibi futbol dahil hemen hemen her konuda gelişmekte olan ülkelerde sıkça rastlanan bir durum.

    genç ve potansiyelli oyuncuları maliyetleri nedeniyle alamıyoruz; şampiyonlar ligi gibi turnuvalarda oynayıp başarılı olmak da istiyoruz, bu durumda mecburen tecrübeli isimlere ihtiyacımız oluyor.

    galatasaray futbol takımı'nı düşünürsek, 30 yaş üstü bir çok oyuncumuz var.
    fernando, mariano, nagatomo, muslera, selçuk, donk ve fiziken 30 yaşındaymış gibi performans gösteren birkaç yaş daha genç olan belhanda, feghouli vs.

    bunun dezavantajını görüyoruz işte; sık sakatlanma, kondisyon zaafiyeti, futbola doymuşluk hissinden kaynaklanan tükenmişlik sendromu gibi.

    herkes bir değil tabi, nagatomo, hagi örnekleri hepimizin hafızasında.

    ben yine de bunu riskli buluyorum artık, takımda 30 yaş üstü maksimum 3 tane oyuncu olmalı, geri kalanlar 25 yaş altı olunca en azından kadro istikrarıyla zannediyorum ki daha iyi futbol oynarız.

    25 yaş altı olan ve az çok futbolcu kumaşı iyi olan adamlar mutlaka yüksek bonservis ücreti ister kabul ediyorum ama bruma ve rodrigues örneğinde olduğu gibi ekonomik olarak biraz riski de alınca takıma kazandırırsın.

    madem yüzümüzü batıya dönüyoruz, hedefimiz avrupa'da kupa kaldırmak, o halde gençlik aşısını vurmalıyız takıma.
    30 yaş üstü oyuncularla bir gün varsak diğer gün yokuz, başarılarımız yöresel kupalardan öteye gitmez.