• 2 gün kalan maç.

    https://gss.gs/E89.jpg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    (bkz: mekanın sahibi geri döndü)

    bir şampiyonun yüreğini asla hafife almayın diye çok güzel bir söz vardır, bayılırım bu söze.

    sezon başında ilk 2 hafta rakibimiz kazanıp, biz galip gelemeyince bir panik ve negatif bir hava oluşmuş hem sözlükte hem de sosyal medyanın tamamında.

    fenerlilerin tamamı gaza geldiği gibi bizde de sampiyonluk kaybedildi moduna girilmiş.

    32 hafta var daha koskoca 32 hafta.

    bu ligin sefiri biziz. 7 yenilgiyle de şampiyon olduk *, 69 puanla da *...

    şampiyon olacaksak 8 de kapanır 18 de...

    en iyi kadro bizde, en iyi hoca bizde, en iyi taraftar bizde...

    sakin olacağız ve ciddiyetle yolumuza bakacağız.

    karşımızda 5 koca yıldır bırakın şampiyonluğu, kupa kazanamayan ve geçtiğimiz sezonun bitimine 2 hafta kalana kadar küme düşme korkusu yaşayan bir camia var.

    tabii ki hırslı olacaklar, tabii ki havaya girecekler ve tabii ki sizin moralinizi, sinerjinizi düşürmeye çalışacaklar.

    2013-2014 sezonu'na ne kadar benziyor değil mi bir şeyler?

    2013 eylül'de başımıza gelen ve uzun süre etkisinden kurtulamadigimiz o travmayi unutmayın.

    bu kez bölünmeyeceğiz. parçalanmayacağız.

    21 olunca 22'yi, 22 olunca 23'ü isteriz biz.

    şampiyon olduğumuz maçın ardından hedef 23 başlığı açılır burada.

    şampiyonluk sevincinden çok, sonraki sezonun planlaması yapılır galatasaray'da ve zaten son 30 yıla damga vurmamızı sağlayan da budur.

    maça dönecek olursak bu maçı kazanacağımizdan o kadar eminim ki yani hissiyatimi tarif edemem ama velev ki puan kaybı geldi burayı yakmaya gerek yok.

    milli maç arası gelir ve biz normale döner forma gireriz.

    bakın ilk 2 maci düşündüğünüzde bile,

    1. hafta denizli'de penaltı ve 3 tane yüzde yüzlük gol kaçtı ilk yari sonunda 10 kişi kaldık ve halen puan almaya yakınken kaybettik.

    2. hafta tam bir drama. evimizde çok rahat bir oyunla kazanacakken 1-0'dan sonra el frenini çektik bir de 10 kişi kalıp saçma sapan baskı yedik. buna rağmen pozisyon vermezken tat kaçıran travmatik bir golle 2 puanı bıraktık.

    hatta denizli'de kaybetmekten çok içeride 2 puan bırakmak yıkıcı oldu hepimiz için.

    bu kez son derece konsantre ve arzulu, cok daha iyi bir takım bekliyorum.

    inşallah da güzel bir galibiyetle çifte bayramı yaşamayı umuyorum.

    lütfen ama lütfen biraz daha pozitif olun. sahadaki oyun icin gerekirse birkaç ay sonra birlikte gömeriz herkesi ama simdi yeri degil cünkü takım hazir degil.

    şimdi destek, sinerji ve birlik zamanı.

    yakışmıyor bize böyle olmak, kendimize gelelim!

    (bkz: hedef 23)

    (bkz: kon2antra3yon)

    sen şampiyon olacaksın!
  • https://gss.gs/GRg.jpeg

    bu görüntü maçın 84. dakikasından.

    galatasaray, rakibi kayserisopor karşısında 11’e 9 sayısal üstünlük kurmuş durumda. ancak saha içi dizilimdende anlayacağınız gibi 11’e 11 den bir farkı yok. bundan 3 dakika sonra ryan babel’in şansının yardımı ile attığı golde de benzer bir pozisyon alma mevcut..

    dahası belhanda ile başlayan bu atakta sol taraftaki emre mor’un önünde bir boşluk var ancak nzonzi burayı denemiyor. oysa rakibe karşı 11’e 9 sayısal olarak üstün bir noktada bu pasın denenmemesi şaşırtıcı. çünkü bu pas denenmediği zaman merkezdeki iki oyuncu 3 stoperin arasında boşluk bulamıyor, belhanda oyun kurulumu için geri geldiğinden henüz 3. bölgeye geçebilmiş değil. diğer yetenek ayağı olan feghouli ise topu istiyor ancak yapabileceği bir şey de yok. çünkü doğru yerde değil..

    https://gss.gs/GSW.jpeg

    galatasaray maça 4-1-4-1 klasik dizilişi ile çıktı. kayserispor ise yayıncı kuruluşun aksine 4-4-1-1 çıktı. bunu yaparken özellikle henrique ve umut ile birlikte stoperler baskı yaptılar ki ingiltere de bu geriden oyun kurma oyunu nasıl durdurulur temalı beyin fırtınaları sonucu 4-4-1-1’in bu oyunun bir kolunu kanadını kırdığı ama asıl 3’lü savunma oynayıp derinde bekleyen takımların daha doğrusu 3-1-4-2 gibi dizilen takımların forvetleri hem stopere hemde iki savunmacının önünde oynayan holdinglere yaptığı baskı ile bu oyunu bozabildiği sonucuna varıldı.

    o gün bugündür bu oyunun panzehiri 4-4-1-1 ve ya 3-1-4-2...

    pep guardiola ile sarri geçen sezon özellikle 3’lü oynayan takımlara karşı çok büyük sorun yaşadıklarını bir kaç basın toplantısında dile getirmişti. yani, bir nevi çözümü ortaya koyan takımların hakkını teslim etmişti.

    hikmet karaman dünya futbolunu yakından takip eden takdir ettiğim bir teknik direktör ve bu oyunun panzehiri konusunda okur ve araştırır.. sadece o değil, yücel idiz ilk hafta oynanan sezonun açılış maçında da 4-4-1-1 çıktı sahaya.

    https://gss.gs/w5A.jpeg

    galatasaray’ın 3 haftadır oynadığı rakiplerin tamamının 4-4-1-1 temelli bir futbol oynamaları tesadüf müdür sizce?

    https://gss.gs/x2V.jpeg

    galatasaray maçı ile aynı saatlerde oynanan borussia m.gladbach vs. rb leipzig maçının takım listesi. görüldüğü üzere leipzig ve nagelsmann kendi rutinlerinin dışına çıkarak 4-4-2’ye dönmüş durumda. bunun nedeni rakibe göre oyun formatını düzenlemek. yani diziliş nedir? önemsizdir!! geyiğinin gerçeği yansıtmadığının açık bir göstergesi tabi ama benim bu noktada bu maça geçmemin nedeni 4-1-4-1 temelli bir oyunun sakıncaları ve bu oyunun uğrattığı aleyhe tahribat sonrası çözüm önerisi... daha kısa bir değişle “4-4-2 ne yha!! kimse onu kullanmıyor yha” hönkürmesine kendimce cevap vermek istemem...

    julian nagelsmann yeni nesil alman teknik direktörlerde sıkça gördüğümü 3-1-4-2 kullanımını son derece radikalleştirmiş bir teknik direktör. bazı zamanlarda merkezdeki 4’lü orta sahayı beksiz kullanmışlığı var ancak bu noktada yani dünkü maçta yaptığı bir şeyi ısrarla dile getirmek istiyorum...

    4-4-2 denince akla gelen, genel kanı çift forvetli bir sistem olmasından dolayı çok hücumu bir yapıda olduğu ve merkezdeki iki orta saha oyuncusuna çok yük bineceği..

    bu ilginç bir teori ancak gerçekte uzaktan yakından ilgisi olmadığını da söylemekte yarar görüyorum. çünkü 4-2-3-1’i savunan insanların merkezdeki tandemi 4-4-2’de dert etmesini aklım almıyor. bu yüzden yakın zamandaki iki farklı ligdeki iki farklı örnekle yolu açıp sonunda 2011-12 sezonundan bir ufak kuple ile konuyu kendimce sonlandıracağım.

    julian nagelsmann, borussia m.gladbach maçında 4-4-2’yı kullanırken merkezdeki isimlere dikkatinizi çekmek istiyorum.

    konrad laimer ve kevin kampl..

    iki oyuncuda sanılanın aksine daha doğrusu merkezdeki oyuncuların olması gerektiğinin düşünüldüğü fiziksel özelliklerin aksine son derece naif adamlar. çünkü futbol oyunu, boks gibi değildir. bugün manchester city orta sahanın boy ortalaması 1,70... bunların unutulduğu bir futbol coğrafyasında bu ligin basitliği beni şaşırtmıyor açıkçası. dahası nzonzi ve seri ikilisinin yumuşak kalmasından bahsediliyor ki evlere şenlik...

    bizim ülkemizde bu iki oyuncudan kurulacan merkez orta saha ikilisi topa tutulacak iken son derece tempolu oynayan borussia m.gladbach karşısında maçı 3-1’e getirmesi bir yana üzerine topa sahipte olan rb leipzig olması şaşırtabilir insanları. sonuçta orada yani orta saha merkezinde fizikli, kalıp oyuncular gerekli.

    kameralarımızı ispanya’ya la liga’ya çevirdiğimizde orada bizi 4-4-2’nin en iyi uygulayacılarından biri olan atletico madrid ne yapıyor?

    https://gss.gs/agf.jpeg
    https://gss.gs/uKj.jpeg

    bu sezona koke - saul ikilisi ile başladılar. hatta onlarda ilk maçta 3’lüye dönmüş durumdalar. ancak daha çok 4’lü savunma kullanacaklardır. koke - saul ikilisi ilede kurulsa orta saha laf edecek bir ton adam tanımaktayım son tahlilde..

    yani bunca laf kalabalığının sebebi 4-4-2 oynamak için merkezdeki oyuncuların ciğersiz, çiğ etle beslene, maçtan önce karanlık bir odada tutulan siyahi bir oyuncu olması gerektiğine dair inanışın gerçeği yansıtmadığını anlatmak...

    https://gss.gs/fE8.jpeg

    savunma takım halinde yapılır. bloklar birlikte hareket ederse doğru şekilde rakibi savunabilirsin. bizim ülkemizde hücum gibi savunmada tamamen oyuncu performanslarına bağlı olduğu için bu gerçeğin unutulması da çok normal...

    https://gss.gs/tzg.mp4

    bu görüntü 2018 dünya kupasından.
    4-4-2 takımı olan isveç’in yaptığı ön olan baskısı ve alan parselasyonunu gösteriyor. bir çok değişik örnek veriyorum ki bunun belli bir yerle, ülkeyle, ligle, takımla sınırlı olmadığı daha net anlaşılsın. tüm bunları yazmanın sonucu da 4-4-2’ye dönüşün gerekliliği esasında...

    geçenlerde goal bir pep guardiola röportajı yayınladı.
    burada pep guardiola, galatasaray’ın oynamaya çalıştığı ama kötü bir taklitten öteye gidemediği pozisyon oyunu ve 4-4-2 için şöyle dedi ;

    --- alıntı ---

    “4-4-2 oynamak, savunma yapmak ve kontratak kovalamak daha kolaydır; çünkü bu konularda mükemmelleşmek daha kısa zaman alır. pozisyon oyunu oynamak ise çok daha karmaşıktır. çünkü her oyuncunun çok fazla bireysel rolü vardır”...

    --- alıntı ---

    daha önce bu konuda yazdığım bir yazıda pep guardiola’nın bugün mükemmel bir hale getirdiği city için harcadığı parayı ve zamanı anlatmıştım. galatasaray gibi sürekli yarışan ve manchester city gibi istediği her oyuncuyu alamayan takımlarda bu oyunu oynamak daha zordur. pozisyon oyunu konusunda aşmış bir adam olan pep guardiola bile savunma yapmak zorunda olduğunda topun arkasına 11 kişi olarak geçtiğinde 4-4-2’yi tercih ediyor. bunun en büyük sebebi 4-4-2’nin alan parselasyonu konusunda muazzam bir diziliş olması.

    galatasaray’ın merkezdeki nzonzi ve seri ikilisi ile 4-4-2 oynaması çok kolay. sorunun kanatlarda olduğu düşünebilir ancak orada da 2011-12 sezonunda yaptığı gibi iki advanced playmaker ile oynayabilir. çünkü, savunmanın 4-4-2’de ki anlamı adama değil alana karşı yapılan savunmadır.

    https://gss.gs/0pY.jpeg
    https://gss.gs/blE.jpeg

    bu görüntü takımın oyun kurmak için alanı boşalttığı anda ortaya çıkan bir görüntü.
    aradaki boşluk o kadar fazla ki bu durumda nzonzi ya kanat beklerine dönüyor ya da uzun oynuyor.

    nzonzi takımın holding orta sahası olarak hücuma çıkarken oyunu geride kurmalı, savunma yaparken bir stoper edasıyla olmasa bile savunmanın 3. stoperi gibi davranması bekleniyor rolü gereği. ancak topla çıkmak için bu kadar zahmete girmiş takımın şu görüntüsü ibretliktir.

    https://gss.gs/blE.jpeg

    burada eğer belhanda’yı merkeze çekerek ikinci bir pas istasyonu oluşturmak istiyorsanız geçmiş olsun. çünkü, nzonzi merkezdeki iki oyuncunun geri gelip oyun kurulumuna yardımcı olmaması için alındı. holding’lerden bahsederken buna değinmiştim. fatih terim ve kurmayları özellikle deplasmanda rakibi açmanın yolunun onları üzerine çekmek kısacası pozisyon oyunu oynamak olduğuna kanaat getirmişler getirmesine ancak bu oyunu oynamak için doğru donanıma sahip olmadıkları gibi rakibin ön alanındaki oyuncular rakibe basarken arkada kalan 4’lü iki blok hiç kıpırdamıyor. üsteki görüntüde görüldüğü gibi galatasaray’ın stoperleri ile öndeki oyuncuları arasındaki alan kayserispor’lu oyuncuların kontrolü altında.

    https://gss.gs/xd2.mp4

    pozisyon oyununa bir örnek. iki stoperin arasındaki mesafeye dikkat çekmek istiyorum. luyindama ve marcao’nun arasında mesafe ile yakından uzaktan ilgisi olmadığını göreceksiniz. dahası holding yani fernandinho topla çıkarken merkezdeki iki orta sahanın konumlanmasına bakınız.

    bu bir bilgisayar oyunu oynamak isteyip, o oyunu kaldırmayacak bir bilgisayarda defalarca oyunu kurmayı denemeye benziyor. sonucun hüsran olacağını söylememe gerek yok. hocanın bir orta saha talebi, seri’den sonra üçüncü bir pas istasyonu ise bu da ilginç bir tercih olur.

    çünkü normalde bu oyunu kendine ilk edinen takımlar, üçüncü bölgede yedikleri baskı sonrası sahaya yayılma biçimleri değişir.

    https://gss.gs/odl.jpeg
    https://gss.gs/tEJ.jpeg

    bu iki örnek farklı iki takıma ait.
    pep guardiola’nın manchester city’si. julian nagelsmann’ın hoffeinheim’ı.

    iki farklı futbol kültürü üzerinden iki farklı oyun yorumu. daha doğrusu oyun kurulumu ve set hücumu için yerleşim. stoperlerin arasına bir çapanın girdiği günümüz dünyasında, oluşan bu 5’li bloğun önündeki 4’lü blok ile kendi ikinci bölgesi içinde baskı yaptığı anda yeteri kadar oyuncu ile hücum edemiyorsan böyle bir defans hattına karşı bu durum gole gitmeni zorlaştırıyor. üzerine birde rakibin baskısı ile kazandığı toplarla direkt hücuma kalktığı anda az adamla yaklanıyor ve gol yeme olasılığın artırıyor.

    bu iki takımda topu kaptırdığı andan itibaren sistematik olarak pres yapıyor.
    ancak bu sistematik presi galatasaray futbol takımının yapması mümkün değil. hem ön taraftaki oyuncuların oyun yapıları hemde yaşları dolayısıyla bu presi yapmaları zor. bu yüzden 4-4-2’nin gerekliliğini savunmaktayım. çünkü 4-4-2’de topun arkasına geçip oyunu ikinci bölgede kilitleyip kendi birinci bölgesine taşmasına izin vermemek üzerine bir savunma sistemi kurulur. ayrıca, öğrenmesi kolaydır zira pep guardiola’nın dediği gibi oyuncuların üzerinde ekstra roller yoktur. savunma blok halinde yapılır.

    fatih terim’in ve kurmaylarının daha önce atladığı bir şey olduğunu söylemiştim. onun tekrar ederek başlayayım.

    https://gss.gs/7iw.mp4

    babel son kanada deplase olması gerekirken merkeze geliyor. nzonzi’nin yapacağı tek şey sol bek pas atmak. başka bir seçeneği yok dahası tek çizgi halindeki 4’lü kaysersispor savunmasının en solunda diagne var. yani galatasaray, geride oyun kurmaya o kadar çok kafa yoruyor ki hücum edecek oyuncu bulamıyor.

    https://gss.gs/JUI.jpeg

    bu yukarıdaki video öncesi oyun kurulumu başlamadan takımın aldığı pozisyon.
    feghouli, ömer ve belhanda 3’lü bir çizgi oluşturmuş durumdalar. ekran görünmeyen bölümünde nagatomo var. karşı tarafta ise mariano... iki stoperin arası neredeyse 20 metre ve kayserispor iki stopere değil nzonzi’ye baskı yapıyor. en başta söylediğim gibi oyunu bozmanın yolu pas trafiğinin ortasındaki holding’e baskı yapmak. böylece merkezdeki diğer iki oyuncuda oyun kurulumu için geriye gelecek ve topla çıksalar bile iki 4’lü bloğun arasında kalacaklar.

    https://gss.gs/y4b.mp4

    pozisyon oyunun temelinde yatan pas organizasyonu için gerekli şey iki stoper + bir deep lying playmaker değildir. bunun için takımın tamamının belirli bölgelerde kalması şarttır. dahası rakibi kendi sahasına çekmek için sahte koşular yapılır topla birlikte. bir kanada atılan topta rakibi savunma olarak yerleşene kadar oraya bastırılır ve sonra tekrar geri dönülür. bu şekilde stoperlerin yarı sahaya geçmesi daha kolaylaşır ve takım boyu daha rahat bir şekilde kısaltılabiliyor.

    tüm bu saydıklarımın ardından hala 4-3-3 oynamak isteyen varsa keyfi bilir.

    çünkü, galatasaray ileride pres yapabilecek oyuncu profiline sahip değil. geriden oyun kurmak için bu oyuna yatkın bir orta saha oyuncusu seçmenin yeterli olacağını düşünmek komedi. çünkü, beklerinde bu oyuna katkısı gerekiyor. mariano’nun bu oyun yatkınlığını yok saymıyorum ancak savunma bazında bu oyunun savunma dönüşünü yapabilecek fiziksel yeterliliğe sahiptir. oradaki diğer aday linnes ise oyun kurulumuna etkisi mariano kadar değil.

    diğer kanatta ise yuto nagatomo’nun durumu belli.
    onun bonservisi için 2 milyon euro vermek yerine daha genç bir oyuncuya bu 2 milyon euroyu vermek daha mantıklıydı.

    n’zonzi’nin pas oyununa katkısı, sevilla gibi bek konusunda bir dünya markası olması gibi etmenlerin yanında önünde banega gibi bir advanced playmaker ile oynaması pozisyon oyunu için eliniz güçlendirecek biri olabilir ama 3’lü orta saha oynamak için verilen imtiyazlar oyunu ileriye taşımıyor.

    merkezdeki seri, favre’nin 4-3-3’ünde etkili olmuş olabilir ancak favre onu kendi kalesinden uzak tutmaya özen göstermişti. aynı belhanda gibi.

    iki farklı takımın oyun kurulumu sırasındaki duruşu.. city’nin chelsea karşısındaki oyun kurulumu. pozisyon oyununa çok iyi bir örnek ancak asıl dikkat edilmesi gereken yer stoperlin arasındaki mesafe. bu mesafe ile diğer resimdeki galatasaray stoperlerinin arasındaki mesafeye bakınca aslında oynanmak istenen oyuna ne kadar uzak olunduğu görülebilir.

    galatasaray oyun kurulumu esnasındaki dağınıklığı hücuma alanına geçtiğinde de devam ediyor. set hücumu için yeterince oyuncusu olmadığından dolayı (oyunu kurmak için belhanda’nın da dahil olduğu 3 orta saha) kenar ortalarına kalıyor iş. kenar ortalarının da bir işe yaramadığı zamanlarda bireysel yeteneklerin ayaklarına bakıyor galatasaray.

    bunun nedenlerini yukarıda sıraladım.
    bu tip bir oyunda, yani pozisyon oyunu oynamaya çalışan takımlarda orta saha oyuncuları oyun kurulumuna yardımcı olmaz. aksine topu 3. bölgede efektif kullanmak üzerine yoğunlaşırlar. galatasaray da ise bu uygulanmak istenen sistem o kadar yüzeysel incelenmiş ki bir çok detay atlanmış. bu detayların başında da oyun kurulumu için 3 orta saha oyuncusununda etkili alana gelmesi, topu alması ve oyun kurulumuna destek olması var.

    dahası bu 3 orta saha oyuncusu baskı yerse stoperlerin uzun oynaması ve ya 3 orta saha oyuncusunun dribling yapması gerekiyor. planın işlememe nedenlerinden biride galatasaray’a karşı hem içeride hem dışarıda bir çok rakibin geride alan bırakmadan oyunu dikte etmesi. galatasaray’ın ise oyun kuracağım diye ileride çoğalamaması.

    https://gss.gs/blE.jpeg

    burada, bu alandaki devasa boşluğun sebebi yukarıda ince düşünülmemiş bu sistem tezimin kanıtı niteliğinde. şu görüntüden onlarca farklı dakikalarda gösterebilirim.

    en nihayetinde, kompakt bir yapıya bürünemeyen, merkezde belhanda’nın ekstra koşuları yapmadığı, babel’in kanattan daha çok merkeze kaydığı, hücum ederken istediği gibi çoğalamayan, bunun yanında rakip sahaya yerleşirken sorunlar yaşayan, pozisyon oyunu oynamak için rakibini üzerine çekmesi gerekirken rakibin sadece iki kişiyle stoperlerine ve daha çok nzonzi’nin bölgesine pres yaparak oyun kurulumu için illa iki 8 numaranın varlığına ihtiyaç duyan bu sistemin çöktüğü bir gerçek.

    son olarak şu görüntü ile bitireyim.
    set hücumunun ne kadar kötü yapıldığının bir göstergesi olarak şurada dursun.

    https://gss.gs/3A3.mp4

    pozisyon sırasında kayserispor 9 kişi ve 10 dakikadır 9 kişi oynuyor.
    top belhanda ile buluştuğunda saha yayılımına bir bakalım.

    https://gss.gs/zhu.jpeg

    galatasaray’lı oyuncular koşu halinde gibi ama aslında adem büyük dışında kimse koşmuyor. görüntünün sağ alt köşesinde babel var. normalde merkeze doğru hızlanması gerekiyor. çünkü belhanda’nın o anda tek opsiyonu. dahası pas açısı, önü her şey pozisyonun devamı için müsait. ama babel koşuyu yapmıyor. aynı şekilde merkezdeki emre mor’da topu ayağına istiyor ancak koşmaya başlaması gerekiyor... o da bunu yapmıyor.

    https://gss.gs/ofZ.jpeg

    belhanda’nın arkasında mariano var. sanırım fatih terim bu pozisyondan sonra onu aldı. o da 9 kişi kalmış ve tam yerleşememiş rakibe karşı sayısal çoğunluk için babel’in olduğu alana koşmalıydı. babel merkeze, mariano onun yerine en soldaki feghouli half-space doğru devam etmeliydi. bunların hiçbir olmadığı gibi belhanda da o kadar kötü bir seçim yapıyor ki bu kadar kötü bir hücum ancak bu kadar kötü biter.

    ancak gerçek şu ki galatasaray hücumları bunlar gibi onlarca basit hata ile dolu. merkezdeki oyunculara gerekli pas açılarında durmayan hücum oyuncuları, alanı açmak için koşu yapmayan bekler, kötü pas tercihleri yapan oyun kurucular....

    galatasaray’ın bir seti hücum planı olmadığı için oyun 3. bölgede tamamen doğaçlama devam ettiği için bu tip pozisyonlarda oyuncular alanı doğru kullanamıyor. nihayetinde durum 1-1 iken rakip 9 kişi kalmışken 4 stoperin arasında sadece adem büyük kalmış oluyor..
  • kötü gidişe son vermek için tribünden takip edip ilk galibiyetimizi aldıracağım maç.

    benim için ayrı bir yeri de olacak. maç gününden tam 3 ay önce mayıs 30 da yüksek biryerden düşüp beyin kanaması geçirmiştim. uzun süre tedavi vs uğraştım tüm yaz elimde telefon falcao bekleyerek geçirdim en ufak aktivite yapamadım. normal hayatıma geri dönüş için de ilk adımım olacak. niğde den yola çıkıp deplasman tribününden takip edeceğim.

    hem galasarayımız hem benim için kazasız belasız bir maç olur umarım. onlarca maça gittim ilk kez içim kıpır kıpır ve çekiniyorum hadi bakalım :)
  • resmi olarak sezonu acmamiz gereken mac. futbol zaten ilginc, ama ulkedeki bakis acimiz daha da ilginc. 2 yildir sampiyon olan takim ve hoca, yeni sezona beklendigi gibi hizli giremedi, kume dusme mucadelesi veren ezeli rakip ise hizli girdi diye o kadar hafta, o kadar ay konusulanlar ve hissedilenler yer degistirdi sanki. bu kadar hassas olunmamali, umarim sadece biz taraftarlar arasindadir bu hassasiyet, takim sakin kalip topunu oynar, zira kotu bir kadromuz da yok, ne yaptigini bilmeyen bir teknik kadromuz da yok. hocanin farkli bir tarzi oldugu dogru, hayalimizdeki sistemi kuracak bir hoca tipi de degil belki, ama bunca yil artik tanimadik mi cigerine kadar, hala daha kendisini ispat etmesini bekleyen galatasaray taraftarlari goruyorum, sasiriyorum. insallah transfer doneminin de getirdigi su gerginlikten, negatif havadan cikacagimiz bir oyun ve skor alacagiz.
  • 1 gün kalan maç.

    https://gss.gs/Nmy.jpg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    eger 2020 ağustos'unun sonunda yine şampiyon ligi kura çekimi heyecanı yaşamak istiyorsak 2019-2020 sezonunda da şampiyon olmamız gerektiğinin bilincinde olduğumuzu düşünüyorum.

    bunun için de ligde ilk 2 haftada 5'e çıkan puan farkının daha da artmasına mani olmamız lazım.

    kayseri deplasmanında alınacak olan 3 puan bizi milli maç arasına moralli sokar. yapılacak olan son takviyeler ile birlikte de aradan sonra hızlı bir giris yaparız.

    bu maç ciddi anlamda çok önemli. ligin erken dönemeçlerinden birisi bu hafta.

    3 haftada 2 deplasman yaşarken içeride de 1 puan almisken 3 puan almamız çok önemli ve alacağımızı da düşünüyorum.

    kayseri savunmasını henüz oturtamadı. çok pozisyon veriyorlar. eğer ciddi oynar, gol yollarında biraz daha dikkatli olursak maçı kazanir. cumadan baslayarak hafta sonunu rahat geçiririz.

    yine babel ve feghouli'ye güveniyorum. belhanda'nin varlığı çok önemli. nzonzi - donk ile orta sahaya set çekip pozisyon vermeden oynayıp bu ikiliye diagne, luyindama ve marcao'yu da ekleyip duran toptan gol atma şansını da kullanmalıyız.

    açıkçası iyi hissiyata sahibim. maçi kazanacağımizdan neredeyse eminim.

    (bkz: hedef 23)

    (bkz: kon2antra3yon)

    sen şampiyon olacaksın!
  • https://i.hizliresim.com/lQNY4p.jpg
    kurallardan anlasilacagi gibi artik ofsayta bakilirken top ayaktan cikinca degil, topla ilk temas aninda ofsayta bakiliyor.
    https://i.hizliresim.com/4pVmVY.jpg
    babel’in ofsayt nedeniyle iptal edilen golunde ise top feghouli’nin ayagindan tamamen cikmis durumda, sunlari yonetimin cikip tane tane anlatmasi lazim. yoksa hakli olan kirmizi kartlar uzerinden daha cok algi doner.
  • nişana davetli olduğum için maçın tamamını izleyememiştim. bugün ofiste ikinci yarısının 45-65 dakikalarını izleyebildim. izlediğim dakikalar arasında gayet iyi oynamışız. sonrasına işim olduğu için bakamadım ama takım bize ne vereceğini gayet iyi göstermiş.
    ve takıma falcao, andone, lemina, taylan ve cezalı olan seri katılacak.
    (bkz: #2745005) ilgili entryde takımı yine beğendiğimi söylemiştim.
    bu takım yavaş yavaş oturacak ama oturduğunda böyle avrupai bir takım olacak.
    he bu arada yine puan kayıpları yaşayabiliriz ama bu doğru yolda olduğumuz gerçeğini değiştirmez.
    ayrıca izlediğim bölümde ömer bayram'ı çok beğendim. eksikleri var belki ama düzeltilmeyecek şeyler değil. eğer gelişime açık olursa o bölge için ekstra bir futbolcu kazanmış oluruz.
    velhasıl gelecek güzel günler, bizleri bekler:)
  • atalay'ın yerinde olsam on bir bekleyeceğime önce sözleşme imzalarım. paşalar bu kadar profesyonelse profesyonelce kulübede otursunlar.

    ya sözleşme imzalar, ya da oynayamaz atalay. burada böyle davranacaksa isterse sonradan neymar olsun. oy na ya maz.

    ömer hazırlık maçlarında orta sahada fena gözükmemişti, şansını iyi kullanır umarım.
  • rezalet bir maçtı tek kelime ile.

    rezalet bir hakem; sürekli oyunu durduran, her ota boka faul çalan, oyuncularla gereksiz diyaloğa giren biri. verdiği kartların hepsi doğruydu bana göre o ayrı konu ama olay o anda gösterdiği kartlardan ziyade maçta çaldığı gerekli gereksiz faullerdi. hatta bazen sanki keyfi oyunu durduruyor gibi hissettim, zart zurt düdük. arkadaş ne zaman bitecek yahu şu türk hakeminin ota boka faul çalma olayı. oynat yahu oynat oyunu kendini de zor duruma düşürme çalma faul akıt gitsin oyunu. hayır oyuncular da yüz buluyor sonra, en ufak bir temasta kendilerini yere bırakıyorlar.

    rezalet bir kayserispor; faul yap oyunu soğut, faul al yerden kalkma, aptalca kırmızı kartlar gör ama hatayı hakemde ara falan filan. tipik mağduru oynamaya calısan şark kurnazı tiplemesi.

    rezalet bir galatasaray; yine her zamanki gibi kapanan takımı açma çabaları, mariano ve nagatomo tarafından çizgiye inmeden rakibin sırtına veya göt bölgesine yapılan ortalar. belhanda'nın laubali top kayıpları ve topu kontrol edemeyişleri * , top kaybı sonrası el kol hareketleri, rakip 9 kişi kalmış artık hala 30-40 metrelik orta yapışlarımız* yediğimiz 2. golde marcao dirsek yedi diyorlar ama açıkçası ben bir şey görmedim kaldı ki yese bile yahu o kadar da ayakta kalinmayacak kadar bir dirsek değildir herhalde kendini neden yere bırakıyorsun. düşünsenize 1-0 öndeyiz real madrid'e karşı ve 90+ da madrid serbest vuruş kullanıyor marcao yalandan aldığı darbeyle kendisini yere bırakıyor ve gol yiyoruz. sizce orda kendisini yere bırakır mıydı? bırakmazdı, bırakıp da o golü yersek linç edilirdi. maalesef türkiye'ye gelen futbolcularda bir laubalilik boşvermişlik oluyor. böyle lakayıt hareketlere gerek yok, bunu feghouli de yapıyor ceza sahası içinde kendini yere bırakıyor. yahu temas aldın veya almadın ufak bir değme olabilir de sen devam etmeye çalış neden hakeme oynuyorsun ne zaman bu kadar aciz olduk ya. ben utanıyorum şahsen izlerken. galatasaray dediğin çatır çatır yenmeli yahu.

    görüyorum ki şu galibiyete sevinenler var. her zaman derim, en büyük hata insanın kendisini kandırmasıdır ve gerçekleri görmemesidir. acil kere acil toparlanmamız lazım bu lig bu oyunla bitmez zira.
  • sezona 2’de 0 ile başladık, 5 saat sonra çok önemli bir maça çıkacağız ama taraftarın zerre umurunda değil. herkes hala falcao bekliyor. bütün bu puan kayıplarının ve taraftar üzerindeki negatif etkinin nedeni mustafa cengiz ve cengaver yönetimidir. transferin bitmesine 3 gün kalmış. çıkta bari almıyorum de. bunu yapmakta mı çok zor. bu kadar basiretsiz, iş bilmez olunamaz. aklım almıyor. fatih terim konya maçından sonra bugün veya yarın oluyor olmuyor diye net bir açıklama yaparlar heralde dedi. üzerinden 5 gün geçti. bir sonraki lig kaçını oynayacağız. mustafa cengiz hala 9 oyuncu aldık, real madrid’le hesabımız var diyor. lanet olsun sizin yapacağınız transfere alacağınız forvete. bugünde puan kaybedersek 3 haftaya 1 max 2 puanla başlamış olacağız. ondan sonra trt’de çıkar çok istedik olmadı der mustafa cengiz..