• 1
    önce başkanımız burak elmas, ardından efsanemiz ve teknik direktörümüz fatih terim tarafından dile getirilen söz dizisi. söz dizisi diyorum, çünkü bu sözlerin neyi ifade ettiğini halihazırda ne başkan ne teknik direktörümüz bilmiyor. belki de baktılar psv maçına yetişmiyor hicbir şey, 3 yılı yeni planlamaya başladılar. yani eğer ortada 3 yıllık bir plan ve ise psv maçına yetişsin yetişmesin bir kaç transfe4in bitmesi lazımdı. neticede burak elmas yönetimi yeni ama hocamız eski. üstelik de alınacak genç oyuncuların sırf psv maçı sebebiyle fiyatlarının yükselecek hali yok. eğer gerçekten 3 yıl sonra zirve yapacak bir takım kurulacaksa, bu yıl falcso, babel, feghouli gitmeden stoper hariç hicbir pozisyona 30 yaş üstü adam alınmaması, arda, emre akbaba gibi fiziken zayıf kalan oyuncuların ise sadece son 20 dakika süre alması gerekiyor. stoper hariç hangi pozisyona 30 yaşın üzerinde oyuncu alırsak planlama 3 yıl sonrası için değil, sadece yönetim ve teknik direktörün görev süresi olan bu 3 yıl içinde başarı elde edilmesi amacıyla yapılmış olacaktır.
  • 3
    ben kendi adima fatih terim ile bu ise girilmesine raziyim, tek bir beklentim olur, teknik direktor olarak degil. gecsin sportif direktor mu olur adi, futbol direktoru mu, genel menajer mi, neyse ne ve fatih terim yapsin bu organizasyonu, vallahi tamamim. futbolu bildigine, takip ettigine inaniyorum, futbolcudan anlar, onlarla iletisimi ve bagi kuvvetlidir, maddi yonlerini ayarlasin, psikolojik yonlerini ayarlasin, camiaya onderlik etsin ve herkesin bekledigi yapiyi kursun. ama saha ici baskasina verilsin artik. kisiligini karakterini biliyoruz, hic gercekci degil bu yazdiklarim ama, 3 yillik planlamadan bahsediyorsa herkes icin en guzel yol bence bu olur. saha ici icin de elbette tecrubeli biri gelmez, ama mesela okan buruk da olmaz, zira kuklalik yapar anca aralarindaki gecmis dolayisiyla. karagumrugu calistiran italyan genc adam gibi biri lazim, hem terim'i sayacak sevecek, hem de onu dahil ettirmeden saha icini teknigi taktigi antrenmanlari yonetecek. hayal tabi iste...
  • 5
    hiç bir taraftarın inanmadığı, türk futbolunun tümden yabancı olduğu planlama türüdür. neredeyse 30 senedir galatasaray’ın hazırlık maçları dahil hiç bir maçını kaçırmadım, hayatımın en büyük bölümünü hep galatasaray’a ayırdım. 1995-96-97 yıllarında adam akıllı bir plan yapıldı ve tüm meyvelerini topladık.
    ha bir de ben yetişemedim ama jupp derwall hamlesi de planlı bir adımdı ve karşılığını aldık. ancak son 20 yıldır türk futbolu çok dalgalı bir grafik çizdi plansızlıktan.
  • 7
    ben üç yıllık planlama yapılırken içinde bulunduğumuz dönemde yaşı nispetten futbol için ileri futbolcularla da görüşülmesinde sorun görmüyorum. futbolda beni en çok heyecanlandıran genç, dinamik, adı fazlaca bilinmeyen, potansiyelli futbolcu transferleridir. ama her mevkiye böyle bir oyuncu bulup yerleştirmek hem maddi açıdan zorlayıcı olur hem de tecrübe eksikliği saha içinde başımızı fazlaca ağrıtır.

    ha bu üç yıllık plan işi de bana göre safsatadan öte değil. çünkü oynadığımız kaos futbolunun içine kimi atarsan at futbolu ilerlemez, geriler*. belirli bir sistem ve planlama üzerinden böyle demeçler verilse inandırıcı olabilirdi ama şu an içi boş bir laftan öte değil benim için. hele ki sezon içinde alana kadar göbeğimizin çatladığı, gelir gelmez drogba etkisi yaratan mohamed’in zaman içinde yedek kalmaya başlayıp yerine falcao’un oynadığını düşününce ne inanç ne güvenilirlik kalıyor.
  • 8
    romantik uyutma taktigidir.

    3.5 yil sure gecirip uzerine bir 3 yil daha istemek tamamen bahanelerin ardina siginmaktir.

    goruyoruz, avrupa'da ses getiren 5 buyuk ligde bulunmayan ama bu ligden gelenleri zorlayan takimlari. makas acildiysa buyur pasam! git 5 buyuk lige istedigin gibi futbolcu aldir. sac paralari! millet 200-300bin euro'ya tas gibi topcu buluyor, senin paran yok hala 5milyon eurolar konusuluyor bonservis icin.

    sen bu duruma aglak aglak makas acildi diye bahane ararsan, cozum uretmezsen kusura bakma zaten senin hocaligini sorguluyorum, teknik bilgini de sorgularim.

    bu durumda altyapıdan yetistireceksin, ki 2011-2012 sezonunda altyapiyi sen yeni bastan kurdun, bir suru adam buldun geldin. kim kaldi o takimdan? yunus akgün, atalay babacan, berk balaban. gozun kapali oynatamiyorsun bunlari bir de 21 yasina gelmis olmalarina ragmen. elin oglu 17-18 yasindaki adamla tur getiriyor. demek ki sen bu altyapidan adam yetistirme isini bilmiyorsun. baksana bu adamlar hala hazir degil. ne isi var o zaman? sirf uefa'ya altyapidan yetismis oyuncu bildirmek icin bu adamlari tutmak zorunda oldugunu cumle alem anladi.

    21 temmuz 2021 psv eindhoven galatasaray maçı'nda 3'lü mu oynadın, 4lü mü oynadin, ne oynadin, amacin neydi, taktigin neydi acikcasi maci izleyen cogu zamaninda aktif futbolculuk yapmis ayni odada bulundugum adamlar anlayamadi.

    ben sana diyeyim hoca. su psv macina bizim ligdeki bas alti tabir ettigimiz takimlardan birini cikarsak iddia ediyorum en fazla 1-2 tane gol yerdi. neyse ben bu 3 yillik planlamadan da birsey cikacagini zannetmiyorum. o sebeple 3 yillik planlamayla oyalama taktigi uygulayan adamlarin basinda bulundugu takimimi daha fazla aciz durumda gormeye tahammul edemedigim icin takip etmeyi birakiyorum.
  • 9
    ffp cezasi aldigimiz sürede yapmamiz gereken idi.

    yabanci siriniri yok, elinde bonservis getirisi olabilecek pek cok futbolcu var, u19 milli takiminin en büyük yildizlari kadronda...

    yapmadik, sürekli kiralik oyuncularla devam ettik. kadrodaki para kazandirabilecek oyuncalari da gönderdik, elimizde para da kadro da kalmadi, ülke de ekonomik olarak daha sikintili bir döneme girdi. bir de yabanci siniri geldi.

    simdi tekrar 3 yillik bir planlamadan bahsediliyor.
  • 11
    "sorunların sebebi olanlar, o sorunları çözemezler."

    mesele sadece fatih terim'in efsanevi evlatçılığı değil. (evlatçılık sadece ilk onbirde de değil, teknik kadroda da var) bu planlama açık ve net olarak bir bahane. son yıllarda devamlı gelecek zamanları işaret eden, muğlak terim bahanelerini ve vücut dilini düşünün. bu planlama söylemi tamamen savunma psikolojisi. iktidarını, gücünü, yerini ve ismini savunma.

    araç olansa elbette galatasaray.
  • 12
    elimizdeki falcao, feghouli, babel, diagne gibi isimlerden kurtulup tabiri caizse kıçı toparlamak için(ekonomik bakımdan -kadro kalitesi bakımından) gereken sürenin ben de ancak 2-3 sene olacağını düşünüyorum. ne zaman bir oyuncu transferini konuşsak falcao'nun sözleşmesi varken bu parayı veremeyiz, feghouli satılırsa alınmalı gibi ön şartlarımız oluyor. şuan zaten maaş yükümüz fazlayken bu oyuncuların üzerine 3-4 adet daha oyuncu alıp 8-10m daha yükü arttırmak istemiyoruz. bu oyuncuların maaş yükleri ve belki de hala devam eden bonservis ödemeleri büyük ölçüde elimizi kısıtlıyor. 2-3 sene içerisinde bu ağır yükü oluşturan oyuncuların tamamından kurtulmuş olacağız. açılan 15-20m euroluk maaş bütçesini de akıllı kullanıp en fazla bir oyuncuya 1.5m maaş vererek harcamalıyız. bu 3 senelik planlama ile burak elmas veya fatih terim bunu kastediyor bence, 3 sene sonra şampiyon olacağız, 3 sene bizden bir şey beklemeyin demiyorlar, 3 sene sonunda bonservis getirebilecek olan, düşük maaşlı, genç, diri ve kaliteli bir takım kurulabileceğini söylemek istiyorlar. belli ki feghouli diagne ve falcao için talip olan bir takım yok veya gitmek istemiyorlar, mecburen 1-2 sene paralarını ödeyip sözleşmelerinin bitmesini bekleyeceğiz.

    ayrıca planlamayı düzgün yaparsak 3 sene sonunda elimizde iyi bir takım olacağına inanıyorum. taylan, mostafa, marcao, kerem, barış alper, berkan, gedson gibi oyunculara yatırım yaparak bu kadronun temelini oluşturabiliriz. bu isimlerin tamamı düşük maaşlı, performansları iyi ve bonservis getirebilecek oyuncular. ekonomik olarak düzlüğe çıkabilmemizin anahtarı da bence böyle transferler yaparak parlatıp satmak.
  • 13
    geçtiğimiz yıl ara transfer döneminin başında kısacık bir süre olmasına rağmen mohamed’i, irfan’ı, onyekuru’yu medyanın önünde isteyen hocanın, irfan hariç bütün istekleri yerine gelmiş, onun yerine gedson’un yanı sıra halil kiralanmıştır. daha 6 ay önce gündelik transfer isteyen ve bunu bilerek medyaya yapan fatih terim şimdi transfer konusunda acele etmediğini, 3 yıllık planlama yaptığını söylemeye başlamıştır. sebebi açık ve nettir. o zaman yönetimi göndermek, kuyusunu kazmak, taraftarın önüne atmak istemiştir şimdi ise parmağında oynatacağı yönetime zaman kazandırmaya çalışmaktadır. görevde olduğu 3,5 yılda çok ciddi transferler yapılmıştır. fakat oynanan futbol bir arpa boyu yol almamıştır. şimdi 3 yıllık planlama söylemi altı boş, geçmişi geleceğe kefil olmayan bir palavradan ibarettir. burak elmas bir fiyaskoya dönüşme potansiyeli taşırken maalesef fatih terim türkiye’nin en çok kazanan ama son dönemi başarısızlıkla anılacak hocası olmaya adaydır. 3,5 yılda gerçekleşmeyen iyi futbol umudumuzu gelecek 3 yıla taşıyacak sabrımızın kalmadı. buna dair bir umut ışığı görebilsek belki farklı olurdu ama ne yönetimde ne de hocada ne de takımda o ışığı görebiliyoruz.
  • 16
    böyle bir şey tabii ki yok. mesela yönetim de 2 yıldır hazırlanıyoruz diyordu ama o da yalanmış anlamış olduk. geçen isimler pva, alioski, kurzawa.. hep bu yaz boşa çıkan isimler, menajer önermeleri nedense. böyle planlama, hazırlık mı olur?

    fatih hoca sesler ne zaman yükselse ortaya atar böyle şeyler. yanlış hatırlamıyorsam bundan sonra 18'lik gençleri sahada görebilirsiniz gibi bir şey demişti bir ara, gördük mü? ocak ayını bekleyin, 3 yıllık planlama.. yükselen sesleri bastırmak için ortaya atılan şeyler bunlar. taraftar zaten dünden razı bunlara inanmaya. fatih terim 5 yıl daha kalır görevde bunları uyutarak.

    3 yıllık planlamayı larsen, ghezzal, arda ve e.akbaba'yla yapıyorsun. ben bu planlamayı görmek istemiyorum hocam ya.
  • 18
    tff gibi federasyonu olup, anlik kafaya göre kararlarin alindigi ülkede neyin 3 senesi? kadrosunda arda, babel, feghouli olan bir takimda neyin 3 senesi? euro tl karşısında 10 tl olmuşken neyin 3 senesi?
    o 3 yıllık sürecin sonunda olmaliydik. hala milyonlarca galatasaray severe masallar anlatiliyor. ben niye 3 yıl bekleyecekmişim? nedir 3 yıllık vaatler? yahu muslera sakatlansa, kalecimiz yok. okan dedigimiz genç alakasiz bir takima gitmis. haberlerde farkettik. neyin 3 yılı allasen? artik baya sıkıldım bu ülkede insanların rahat rahat boş vaatler verip bundan bir yaptirima uğramamasindan. bu sözü söyleyen terim degil annem babam olsa geçiniz derim. yakışmadı.
  • 20
    oynadığımız oyun sistemi değişip daha modern, daha fazla koşulan ve daha dinamik bir sisteme geçilmeyecek ise değil 3 yıl 33 yıllık planlama yapılsa bir şey değişmeyecek planlama modelidir.

    öncelikle sistemi doğru belirlememiz, doğru antreman modelleri ile desteklememiz, en son olarak doğru transfer hamleleri ile uygulamamız lazım.

    bizim elimizdeki sistem yanlış. pas oyunu bizim için doğru oyun değil, olamaz. çünkü doğru pas oyunu için gerekenler 2 tane ayağı düzgün stoper, 2 tane orta saha özellikli bek, taktiksel düzende düşünürsek en az 1 regista, 2 tane çok iyi 8 ya da 1 çok iyi 8 bir 10 numara, 2 kanat oyun kurucu ve duvar olabilen yakaladığında net bitirecek bir forvet.

    bizde 1 ayağı düzgün stoper, 1 regista, 1 kanat oyun kurucu (ki verim alamıyoruz) ve 1 forvet var. eksiği çok fazla, bu düzenle kurulması mümkün olmayan bir sistem.

    bu sisteme uygun antreman modeli ile çalışıyor muyuz? emin değilim. pas oyununun alamet-i farikası üçgenler kurup rakibin pres bağlantılarını kırıp topu bu üçgenler sayesinde 3. bölgeye götürüp sonuçlandırmak üzerinedir. biz bırakın üçgen kurmayı ciddi pres yapabilen bir rakibe karşı 3 pas yaptığımızda mutlu oluyoruz.

    gelelim doğru transfer hamlelerine:

    3 yıllık plan diyorsan, 3 yıllık proje diyorsan alacağın oyuncular maksimum 25 yaşında olmalı. çünkü 3 sene sonunda 28'i görebilir ve eğer sistemin yapın planın projen neyse artık doğruysa oyuncudan gelir elde edebilir, sistemi sürdürülebilir hale getirebilirsin. 31 yaşındaki oyuncu ile 3 yıllık plan kurulmaz, 28 yaşındaki ile bile kurulmaz, satamazsın çünkü elinde kalır günümüz futbolu düşündüldüğünde.

    benim önerime gelecek olursak:

    2000 yılı uefa belgeselini ezberlemeyen yoktur galiba içimizde. orada fatih terim oyun sistemini "boş alan ve boş adam bırakmamak" üzerine tanımlıyor. ne demek yani bu, gegenpressing dediğimiz dalga işte. rakibe sürekli pres, alan bırakmama ve alınan toplar ile "bam bam bam" ileri çıkmak. 2000'de bugün 2021'de dünyanın jurgen klopp'a hayran olmasını sağlayacak sistemin temelini atmışsın, ancak guardiola'nın milyar euro maliyetli takımının bile zaman zaman oynamakta zorlandığı pas oyununu oynamaya çalışıyorsun, elinde orta saha olarak tek isim taylan antalyalı.

    bu maliyetli oyunu oynama şansımız eldeki kadro ile yok, kadroyu o seviyeye getirelim desek harcayacak para yok. çözüm sistem değişimi.

    %100 kondisyon ile her rakibe ölümüne pres yapan, kaleci hariç 10 oyuncusu ile rakibe hiç bir boş alan bırakmayan bir sisteme dönmek zor değil. sadece doğru antreman gerek. bunun dışında eldeki oyuncu grubu ile bu oyun çıkabilir. sadece 2 tane ciğersiz bek, 2 tane ciğersiz box 2 box orta saha. emin olun mevcuttaki durumdan çok daha iyi oluruz.

    bir plan yapacaksak olabildiğince az maliyetli, maksimum verim alınabilecek bir sisteme dönüş yapmak zorundayız kimse kusura bakmasın. ve satılabilir, geri dönüşü olacak oyunculardan seçmemiz lazım hedeflenen isimleri. yani "hedefimiz barış alper yılmaz gibi transferler" dedikten sonra bana gidip de 31'ine girecek van aanholt'u getirmeyeceksiniz. hatta 29'undaki alioski'yi bile getirmeyeceksiniz. bu takım gerekirse 20 yaşındaki süleyman ile oynayacak ancak bize "3 yıllık planlama" adı altında içi geçmiş isimleri çakmayacaksınız. planlamaysa planlama, olması gereken bu çünkü.

    ha yok çıkar dersin ki "biz bu sezon için şampiyonluğu alacağız gelecek falan umrumuzda değil" o zaman da kimse size laf yapmaz bu transferler konuşulunca. ama sen "3 yıllık planlama yapıyoruz, geleceğe yatırım yapacağız" dedikten sonra bu isimler ile görüşünce kusura bakma kantarın topuzunu kaçırıyorsun. demezler mi "31 yaşındaki oyuncu ile neyin geleceği" diye? kimse demezse ben derim.

    doğru plan, doğru sistem, doğru transfer bizim beklentimiz bu açıklamadan sonra. olmayacaksa çıkın doğruları söyleyin ve "yok planlama falan günü kurtaracağız" diyin, biz de ona göre beklenti içerisine girelim.

    en azından kimse birbirini aldatmamış olur.
  • 23
    3 yıllık planlama 35 yaşındaki futbolculara bel bağlamakla yapılmaz, yapılamaz. daha söylenen ile gösterilen arasında dağlar kadar fark var iken 4 yıldır süre isteniyor ama faal olarak takım sürekli geri gitmiş. şimdi bir de 3 sene daha isteniyor.

    3 yıllık planlama deniyor 36 yaşında arda turan ile evladiyelik sözleşmesi imzalanıyor. orta saha da potansiyelinin maksimumuna gelmiş aytaç kara'ya yatırım yapılıyor. madem 3 yıllık bir planlanan var aytaç gibi sana günü geçirtecek futbolcuya yatırım yapmak yerine bartuğ gibi kendi kulübünün değeri olan ve büyük potansiyel gösteren çocuğu alır takımına monte edersin. yetiştirici hocayım diyorsan o çocuğu üstüne gide gide yetiştirirsin.
    alparslan gibi bundan daha 1 adım ileriye gidemeyecek anadolu topçusuna belmbağlamak yerine ışık kaan gibi kendi oyuncuna onun potansiyeline 1-2 yıl sonra sana getiri sağlayabilecek oyunculara bel bağladım.

    sen zaten gözünde eleme maçını silmişsin ne diye babel'i arda'yı kullanıyorsun. ısrarla barış alper transfer ettirildi 2. ligden bir oyuncuya göre de gayet iyi bir meblağ yatırıldı. oynat abi adam görsün nereye geldiğini, avrupa'da futbolun ne olduğunu anında görsün eksiğini gediğini anlasın.
  • 24
    “biz dört senedir bir sistem oturtamadık, bi üç sene daha verin belki bu sefer olur” demenin başka bir biçimi.

    kaldı ki 2 senedir şampiyon olamıyor bu takım. bu sene de şampiyon olunmadığı takdirde taraftar isyanın sesini yükseltir. 3 senelik plandan kasıt nedir bilemiyorum da sergen’e bir şampiyonluk daha verilirse ortalık karışır. kimse galatasaray gibi bir camiada 3-4 senelik başarısızlığı sineye çekmez. normal şartlarda tek sezonluk şampiyonluk kaçırma hakkı bile vermezler herhangi bir hocaya burada ama eski başarılarından dolayı haklı olarak terim’in o kadar kredisi var. ama bana kalırsa taraftarın büyük çoğunluğunda cepten yemeye başladı o da. avrupa’da kaç yıldır rezilleri oynuyoruz sadece o bile değişiklik yapmak için geçerli aslında ama neyse.. bakalım sonumuz nasıl olacak.

    (bkz: taraftarımız ocak ayına kadar müsade etsin)
  • 25
    boş bir avuntu sözü. fatih hocanın geçtiğimiz yıllarda söylediği bir söz vardı; herkes söyleniyor ama kimse söylemiyor. o zaman söylenmeden söylemek gerekiyor. ben böyle bir plan olduğuna inanmıyorum. inansam bile bu planın başarılı olacağına inanmıyorum. üç buçuk dört yıl geçmiş. galatasaray'ın doğru düzgün oynadığı maç sayısı el parmaklarını geçmez. bu süreç içinde defalarca kez transfer dönemi işaret edilmiş. transfer dönemlerinde pek çok futbolcu gelmiş gitmiş. değişen bir şey olmamış. bazen günü kurtarmışız bazen onu da başaramamışız. galatasaray'da üç yıllık beş yıllık bir plan olacaksa, bu plan değişen futbola uyum sağlayan yeni bir teknik ekiple olmalıdır. her geçen sene geriye giden bir teknik performansın yukarı ivmeleneceğini düşünmüyorum. bu süreç devam ettikçe hem galatasaray hem de galatasaray'ın yaşayan en büyük değeri zarar görmeye devam edecek.