• 1
    galatasaray şampiyon olmasın diye düşünerek fenerbahçe'nin sahadan çekildiği basketbol karşılaşmasıdır.

    --- alinti ---

    galatasaray kulübü eski başkanlarından prof.dr. ali uras, galatasaray ile fenerbahçe arasında 1955 yılında yapılan basketbol karşılaşması sonrasında kupanın bölündüğünü açıkladı. o tarihte galatasaray'ın lig şampiyonluğu için modaspor ile çekiştiğini ve kendisinin de sarı-kırmızılı ekipte antrenör olarak görev yaptığını anlatan uras, ''bizim şampiyon olmak için fenerbahçe'yi 7 farklı yenmemiz lazımdı. maçın son 40 saniyesinde rakibimiz sahadan çekildi. biz de o zamanın kurallarına göre hükmen 3-0 galip geldik ve şampiyonluğu kimin kazandığı belirsizleşti'' dedi. uras, istanbul valisi fahrettin kerim gökay'ın kararıyla kupanın ortadan 2'ye bölündüğünü ve yarısının kendilerine, diğer yarısının ise modaspor'a verildiğini bildirdi. daha önce böyle birşey görmedikleri için şaşırdıklarını anlatan uras, şöyle konuştu: ''lütfi kırdar spor salonu'ndaki maçta, fenerbahçe sahadan çekildiğinde biz 10 sayı öndeydik ve topu çevirip maçı bu farkla kapatıp şampiyon olacaktık. o zaman bir hücumu 24 saniyede yapma şartı da yoktu. ancak fenerbahçe bizim şampiyonluğumuzu engellemek için sahadan çekildi ve karşılaşma hükmen sonuçlandı. bunun üzerine yarım kupa getirdiler. kupa bölününce hem kızdık, hem de güldük. aslında fenerbahçe'nin böyle birşeye ihtiyacı yoktu.'' uras, galatasaray'ın o zamanki kadrosunda yalçın granit ve sadi gülçelik gibi önemli isimlerin bulunduğunu söyledi.

    --- alinti ---
  • 2
    fenerbahçe nin sahadan çekilmesi neticesinde galatasaray ve modaspor 9'ar puanla eşit hale geldiklerinden aralarında oynanan iki maçta modaspor'un galip gelmesi nedeni ile teorik olarak modaspor'un şampiyon olması gerçekleşmişken, spor oyunları federasyonu fenerbahçenin şampiyonluğu kendi arzusu ile tayin etmesine müdahale etmek ve galatasaray'ın mağduriyetini önlemek için 1955 yılı basketbol şampiyonluğunu galatasaray ve modaspor olarak açıklamış ve yılın kupasını ikiye bölerek taraflara vermiştir.

    yaptığı bu pislik nedeni ile de fenerbahçeye göstermelik bir kaç maç cezadan başka bir ceza verilmemiştir.

    (bkz: başıma bir şey gelmiyecekse fenerbahçeyi sevmiyorum)
  • 4
    ilk resmi türkiye şampiyonası 1945-1946 sezonunda başladı basketbolda. ilk türkiye şampiyonu ise beykoz’du. sonraki dört yılda üst üste galatasaray kazandı türkiye şampiyonluğunu.

    1950-51 sezonuna gelindiğinde galatasaray’dan türkiye şampiyonluğu bayrağını harp okulu aldı. ertesi yılın şampiyonu da yine harp okulu’ydu. sonraki iki sezonda türkiye şampiyonu yeniden galatasaray’dı. ertesi sezon ise modaspor.

    bir sonraki sezon… bir sonraki sezon türkiye spor tarihindeki en çirkin olaylardan birisi gerçekleşti. hep birlikte hatırlayalım.

    1954-1955 sezonunda türkiye şampiyonası, 19-25 nisan tarihlerinde altı takımın katılımıyla gerçekleştirildi istanbul spor ve sergi sarayı’nda: modaspor, galatasaray, fenerbahçe, harp okulu, ankaragücü ve altınordu.

    ilk günkü maçlarda galatasaray, fenerbahçe ve modaspor rakiplerini kolayca yendiler. ertesi günkü en önemli maçta modaspor galatasaray’ı yenmeyi başardı; 67-62’lik skorla. dördüncü günkü önemli maçta modaspor’u 55-47 yenerek şampiyon olmak için büyük bir avantaj sağlayan takım fenerbahçe’ydi.

    galatasaray’la fenerbahçe arasındaki şampiyonluk maçı 25 nisan 1955, pazartesi gecesi oynandı spor ve sergi’de. fenerbahçe’nin şampiyon olması için galatasaray’ı yenmesi yetiyordu. hatta altı sayıyla kaybetse bile yine de şampiyon olacaktı fenerbahçe. galatasaray’ın şampiyon olması için ezeli rakibini en az 7 sayıyla yenmesi gerekiyordu.

    bu önemli maçın ilk yarısını 25-20 önde kapattı galatasaray. ikinci yarıda ise farkı 13 sayıya kadar yükseltti. fenerbahçe’nin en iyi oyuncuları altan dinçer ve sacit seldüz beşer faulle oyun dışı kalınca galatasaray’ın şampiyonluğu neredeyse kesinleşmişti.

    tribünden inen bir çirkin adam

    ya da öyle sanıyordu herkes. tâ ki maçın bitimine 44 saniye kala galatasaray 40-27, yani 13 sayı öndeyken tribünden bir fenerbahçe yöneticisinin inmesine dek. türkiye spor tarihinin en çirkin kararlarından birine imza atarak fenerbahçe basketbol takımını sahadan çekti tribünden inen o fenerbahçe yöneticisi.

    tam anlamıyla şeytanî bir plandı bu. şöyle. fenerbahçe sahadan çekilip hükmen yenildiği için puan alamayacaktı o maçtan. böylece fenerbahçe sekiz puanda kalacak, modaspor’la galatasaray’ın puanları ise (9 puan) eşit olacaktı. böylece ikili averaj devreye gireceği için şampiyon, galatasaray’la oynadığı maçı kazanan modaspor olacaktı. galatasaray ise ikincilikle yetinmek zorunda kalacaktı şampiyon olması gerekirken.

    buydu işte o şeytanî plan. ancak bu plan federasyondan döndü o gece. çünkü kararlarını sahada yapılan şeytanlıkları görmezden gelerek değil, spor ahlâkını gözeterek veren yürekli insanlar vardı o dönem federasyonlarda. maçtan hemen sonra acilen toplanan basketbol federasyonu kupayı ikiye bölerek hem galatasaray’ı, hem de modaspor’u basketbolda türkiye şampiyonu ilan etti. (galatasaray’ın tarihinin en şerefli kupalarından birisi olan o yarım kupanın fotoğrafı yukarıda. o kupayı daha da yakından görmek isteyenler galatasaray kültür ve sanat merkezi’ni ziyaret etmeliler.)

    böylece 1954-1955 sezonu basketbolda ilk ve tek olarak iki takımın da şampiyon olduğu sezon olarak geçti tarihe.

    hani var ya hafta sonu oynanacak maç sonunda fenerbahçe’nin şampiyon olmaması için gönüllerinden galatasaray’ın yenilmesini geçirenler. unutmasınlar o sezonu. o yarım ama şerefli kupayı. çünkü tarih sadece şampiyonları değil, küçük oyunlar yüzünden şereflerini korumayan takımları, kulüpleri de yazar. hem de üzerinden tam 55 tane kocaman sene geçmiş olsa bile. hem de unutmamak ve affetmemek üzere.

    http://gayin-sin.net/...i-yazar-hic-unutmaz/
  • 8
    şikeyi türkiye'ye hangi kompleksli zihniyetin soktuğunu göstermesi bakımından çok önemli bir maçtır. aradan geçen 60 yıla yakın zamanda fenerbahçe'nin zihniyeti hiç değişmemiştir. tarihi boyunca tek amacı galatasaray'ı durdurmak olan bu kompleks yuvası, nihayet aziz zatın önderliğinde resmen şikeci ilan edilecek ama o durumda dahi utanmak nedir bilmeyecektir.