• harika bir maçtı..

    bu tip maçları çok ama çok seviyorum. bütün defolarınızı, ligdeki salak kısır çekişmenin bir halta yaramadığını, sistemin edirne ötesinde hiç bir derde derman olmadığını görüyorsunuz. çok eğitici bir 90 dakika izleyip bir güzel üzüldük. biliyorum...

    galatasaray'ın şımarık, geleneklere karşı hiç bir bilgisi olmayan, tüketim çılgını bir grup taraftarı transferlere sevinir, muhteşem diyebilir, isim isim sırtından taşıyıp ağıtlar yakabilir.... ama bir şeyi unutur. sahada oynayan isimler değil sistemdir. uzun uzun yazıp, bolca küfür yediğim entrylerimde, yazılarımda, özel masaj yoluyla, dm üzerinden küfürler eden arkadaşları sahneye davet ediyorum. bu takım 3 kante de alsa 4-3-3 oynayamaz...

    konu orta saha değil.
    sadece orta saha değil daha doğrusu. isimler üzerine yorum yapmaktan vazgeçeceğimiz gün doğruyu bulup, muasır medeniyetler seviyesine geleceğimiz gündür. adamlar lime lime etmişler pres ile baskı ile ama hala şu gitsin bu kalsın safsataları...

    arkadaşlar, abiler, gençler, romalılar... bu takımın sorunu isimler değil... sistemsizlik!!!!

    4-4-2 çıkan, daha doğrusu felix'in serbest adam olduğu 4-4-1-1 oynayan, ilk onbir oyuncularının bazılarını portekiz hava sahasından bile çıkarmayan, yeni yetme bir teknik direktör, iki maç kaseti izleyerek kilitleyebiliyor seni. ve buna karşı tek b planımız belhanda'yı diagne'nin arkasına attığımız 4-4-1-1.. topu rakibe verirsen onyekuru ile iş yaparsın ama yüzde 66 ile oynadığın bir maçta 4-4-1-1 de sana bir şey kazandırmaz. zaten bir alanya, bir trabzonspor maçlarını izlesen galatasaray'ı kitlersin. o kadar zor bir şey değil. alanya gibi kısıtlı yeteneklere sahip bir takım bile bunu başardıktan sonra gerisi hava cıva.. sizde sabaha kadar, o iyi, bu kötü diye tartışır durursunuz ama bir arpa boyu yol ilerleyemezsin. çünkü 3 kante bile alsan orta sahaya o bek ve kanat rotasyonu ile xoxo gossip girl...

    galatasaray orta sahasında bir çapa, bir ball-winning midfielder, birde advanced playmaker'dan bozma deep-lying midfielder var. ball-winning olan en iyi dönemini iki defansif orta sahanın önünde kaleye yakın bir 10 numara gibi oynadığı zaman yaşamış, deep-lying olan bir zamanlar çok iyi bir advanced olduğu için önde olursa daha etkin olabilen bir adam ama topu kazandıktan hemen sonra doğru kullanmak çok önemli olduğu için törpülenmiş. şimdi ne advanced ne deep-lying... ne olduğunu kendi de bilmiyor.. bir de 8 numara olamadığı için city'den kovulan bir arkadaş var... bunların rotasyonu selçuk, donk.. yani 3 mevki 5 oyuncu alkışşş... bundan daha evvelde bahsetmiş olmam lazım.. 4-3-3 oynayacaksanız (isimlere takılmayın anlatmak istediğim başka bir şey var) fabinho, keita, georginio wijnaldum, jordan henderson, james milner, alex oxlade-chamberlain gibi bir rotasyona ihtiyacın var. isimleri boş verin dediğim gibi birbirini tamamlayacak ve aratmayacak isimler lazım.

    var mı? tamam bu takımı fatih terim kurmadı eeee niye biz hala tudor'un rakip önde baskı yaptığı zaman başı kesilmiş tavuk gibi sahada dolandığımız o kötü 4-3-3'ünü oynuyoruz o zaman??? what the f*ck?? yani....

    sol frame akarken hep isimler üzerinden yorum yapılmasına çok üzülüyorum. konu isim değil çünkü. senin bir sistemin olur onu bozan oyuncu olur konuşursun. var mı öyle bir şey? yok!!! eee neyin tatavası bu, sisteme basın geçin... geçende bir arkadaş mesaj atmıştı şu sözü bana. bir armutu elma olmaya zorlarsan başarısız olduğu için eleştirirsin. ama elma elmadır armut olamaz. bizim takımdan 4-3-3 çıkmaz. tudor bu takımı kurarken geçiş oyunu oynama üzerine kurdu. bundan vazgeçtik ve ekstra bir düzende getirmedik. çünkü varsa yoksa o bozuk 4-3-3.... ne demiş amerikalılar if it aint broke dont fix it... bozuk değilse tamir etme.. bu takımın çalışan neresi var??? muslera bile zaman zaman dökülüyor. ilk yarıda kondisyon olarak öldük. 4-5 tane kas sakatlığı verdik.. sonra italyan geldi de rahat ettik.. hani planlama??? bir allah'ın kulu da benfica'yı izlememiş mi? adamlar bu oyunu oynuyor bruno geldiğinden beri. 4-4-2'nin karşısına 4-3-3 ile çıkılır mı?

    (bkz: 6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçı/#2539416)
    burada yazdığım bir entry var. o gün yazdıklarım ile bugün yazdıklarım arasında bir farkın olmadığını görmek çok acı.. orada da 3-5-2'nin karşısına 4-3-3 mü çıkılır demişim.

    https://gss.gs/fiG.png

    birde bunu yayınlamışım. neden? neden ısrarla bu grafiği ekleyip duruyorum yazdıklarıma.. çünkü paranın yetebileceği ayağını yerden kesecek bir megane.. sen istiyorsun megane'm mercedes gibi gitsin, onun gibi ses çıkarsın.. egzoz takıyorsun, çip takıyorsun, her şeyi değiştirmeye çalışıyorsun ama olmuyor. biz fakiriz. maksimum bir sezon oynayabileceğimiz bir oyunu oynamak için bu kadar çaba bana boş geliyor.

    tekrar tekrar yazıcam bunu. bıkmadan usanmadan...

    türkiye sınırları içinde 4-3-3 oynayabilecek (sahada dizilmekten bahsetmiyorum) bir takım yok. olmadı, olamaz... çünkü 4-3-3 çok özel bir oyun. iki bek, iki stoper, üç orta saha, iki kanat ve bir tane target man'e bunları yedekleyecek en az onlar kadar yetenekli adama ihtiyacın var. lüks diyorum yahu lüks... ama neymiş, dünya 4-3-3 oynuyormuş, 4-4-2 demodeymiş, neymiş çift forvet mi kalmışmış.. topu onlara getiremezsek bir anlamı yokmuymuş.. 4-4-1-1 verelim o zaman size. emre akbaba'nın forvetin arkasında kaka gibi durduğu bir düzende? nasılsa aynı bokun laciverti.. ama karşındaki benfica, seferovic, felix forvet hattı ile asist kralını evde bırakarak, sana bir tane bile alan bırakmadan hallaç pamuğu gibi attı mı bu sistemle? ne ile attı tekrar edelim?? sistem ile bebeğim sistem ile... sen hala ali koç, belhanda, feghouli, ndiaye, fernando demeye devam et. uyu... hakan ünsal, ergün, vedat, suat, okan takımda kalırken gazeteler (ben çok iyi hatırlarım o günleri) "bu çöpler neden kaldı" diye manşet atıyordu. o çöp diye tabi edilen (hatta tugay bile boktan oynadığı söyleniyordu. o kadar futboldan anlayan bir memleketiz) adamları takımda tutan ve sonunda uefa'yı alan sistemdir. bu sistemi kuran fatih terim'dir. aylar önce hakkında "sacchi'nin yolundan sapmak" diye bir yazı yazmıştım. şimdi onu biraz değiştireyim, fatih terim'in yolundan sapan fatih terim... başlık, manşet bu... gerisi boş, gerisi hikaye.

    ama yok efendiler siz bunları düşünmeyin.. gerek yok.. onun yerine luyindama ne yapmış, fernando ne demiş, ndiaye nannik yapmış mı? marcao hani bana hani bana demiş mi? onları konuşun. ne gereği var canım sistemi eleştirmenin, her şey oyuncular yüzünden.. şu "iyi futbol iyi oyuncularla oynanır" geyiği bitsin artık. dünya 1990'lardaki gibi değil. iyi oyuncular sadece sistemin daha hızlı özümlenilmesini sağlar. 1000 antrenmanda değilde 100 antrenmanda aktarırsınız istediklerinizi. oyun sıkışırsa 3-4 adam geçer filan. sistem her şeydir. sistemi belirleyende sahadaki matematiktir. tabi siz her sorunu oyunculara yıkmaya devam edin. şu günleri hocamın ikinci gelişine o kadar çok benzetiyorum ki anlatamam. orada da merkezde belhanda gibi bir felipe, sarr'lar filan sonu hüsranla biten sezon... o zamanda hataydı şimdi de hata. 4-3-3 oynayarak hatta sabri'yi lahm gibi orta sahada kullandığı zamanları hatırlayın 2011-12 sezonunda. hocamın, kenardaki elmander'i keşfedene kadar çok acıda çektik, bilen bilir.

    yahu uzun uzun anlatamaya da gerek yok. alın kıssadan hisse size.. bizde 4-3-3 oynayacak göt yok.
    çapadan nefret eden adam inatla o adamdan 8 numara gibi davranmasını bekliyor. alanya maçında olduğu gibi merkeze yapılan her baskı galatasaray'ı dağıtıyor. sebebi ne? zidane, xavi, iniesta yok ondan tabi ki.. henry'e attığınız her top rakip savunmaya yerleşmişse geri geliyor. duvara karşı oynuyorsunuz sanki. adamın önü boş olacak, orta saha atacak topu, bu da haldır, yardır koşacak adam geçecek, sağını çekip vuracak goooollll diye seviyeceğiz bizde.. kafasını kaldırmak yok? 3 kişi sıkıştırana kadar bindirme yapan beke oynamıyor.. çünkü ıq yok.

    gerçekten beklentimiz buysa, bir siktirip gidelim biz. valla hiç gerek yok analize filan.. diğer kanatta feghouli var. ağır, sağından soluna dönerken üç mevsim geçiyor. sorun yaşayan bir adam. sen bu adamlarla neden 4-3-3 oynuyorsun peki? soran var mı?!! soran yok... sonra belhanda kötü, ndiaye boktan, fernando çöp... diagne kalıbının adamı değil... hakem rererere ya bırak abi ya..

    alan parselasyonu modern futbolun bir numaralı olgusu.
    doğru alan parselleyemezsen seni parsel parsel ederler. 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı sonrası buyurun cenaze namazına.. ki fatih terim dediğimiz adam parselasyonu kimse bilmezken kitabına yazmış adam. ama sen parsel işlerinden ben değil, tapu kadastro sorumlu olsun diyorsan işte böyle gelir kadastrocu bir portekiz, 2 tane atar gider... sen hala "10 numara yok şut atmıyor" diye ağlarsın. yani kapalı savunmaları şut çekerek açmayı düşünen, bu ekolü hala repertuvarında bir çözüm olarak tutan bir tek bizim millet kalmıştır herhalde. sen illa uçurtma oynatacaksan bruma gibi bir adamı oynatırsın. ama onu bile takıma almaman lazım. çünkü bizim 4-3-3 oynama şansımız yok. paramız yok lan bir kere.. o orta saha sirkülasyonuna ne yürek ne cüzdan dayanmaz..

    elinde iyi bir kadro yoksa, o kadroya göre bir oyun oynatman gerekmez mi? elmaya armutsun sen denir mi??? hadi dedin, armut olamadı diye bağırmak, çağırmak nedir?

    bu takım 4-3-3 oynaması imkansız.. şurada bir yıldır her seferinde söylemekten ben yoruldum. 4-4-1-1 oyna (favre'nin nice'de belhanda'yı kullandığı gibi kullan. bu akşam bruno'nun felix'i kullandığı gibi mesela) 4-3-1-2 oyna madem üçlü oynayacağız illa... asimetrik 4-4-2/4-1-4-1 oyna ama 4-3-3 oynama işte olmuyor... 4-1-4-1 de olmaz. o kanatlar varken olmaz... beklere savunma yardımı yapmıyor henry mesela. benfica'nın sol kanadımızdan yardırması boşuna mı? analiz, istatistik bilimi işte.. bizde "eee o ne ya? her şey istatistik değil. mini etek gibi" demeye devam beyler. yıl 2000 değil.. 19 sene geçti artık.. 1 milyar euro'luk takımlar zor oynuyor o oyunu...

    benfica, galatasaray gibi takımlar top 16'nın hemen altındaki takımlar. top 30'u oluşturan halkalar.. bu halkalardan biriysen standardın olması gerek. her sezon mutlaka buralarda olmalısın. peki nasıl? ekol ile... 4-3-3 bizim yiyeceğimiz bok değil. fakir silahı 4-4-2.. 4-4-1-1..... rakibin ise, kendini bilerek geliyor buraya. tam bir deplasman oyunu. tam bir buradan sağ çıkmam lazım düşüncesi. geliyor, 4-4-1-1'den bozma pres ağırlıklı, parselasyona dayalı 4-4-2'sini çakıyor ve gidiyor. rakip neden 4-3-3 oynamıyor? elinde bunu oynayacak adamı mı yok? portekiz 4-3-3 ülkesi değil mi? en iyi kanat forvetleri onlardan çıkmıyor mu??

    rezillik.. başka bir şey değil tam anlamıyla rezillik.
    4-3-3 bize bu sezon bir avrupa kupalarında rezalete, birde şampiyonluğa mal olacak. seneyede 4-3-3 takımı kurup "aaa olmuyormuş" der 4-4-2'ye veya türevlerine kesin dönüş yaparız.. şu takımla 4-3-3 oynamak intihardır. hele ki karşına 10 maçtır ne oynadığı bariz belli bir takıma karşı 4-3-3 çıkmak başka bir intihardır daha öncede yaptık 3-5-2 oynayan takıma 4-3-3 çıkmışlığımız var. ve son olarak orta sahan baskı yediği için orayı boşaltıp, stoperlere oyun kurdurmak nedir? lütfen rica ediyorum biri açıklasın. daha kötüsü, koskoca galatasaray'ın savunma yükü iki stoperin omuzlarında mı?? çünkü bunları yapıyorsan merkezde 3 orta saha ile oynamana gerek yok.. o zaman 4-3-3'de gerek yok. bana da gerek yok... kapatalım dükkanı abi en güzeli.

    edit : dizilişler sistemi belirler. 4-4-1-1 oynarken 4-3-3 oynar gibi davranamazsınız. pozisyonunuz buna izin vermez. savunmadaki duruşunuz hücum planınızı belirler ve her diziliş aslında hücumu değil savunmadaki pozisyonuna göre dizayn edilir. bazıları kabul etmese de savunma her şeydir... o yüzden hücum setleri (ki daha önce bundan da uzun uzun bahsettim) savunma setleri olmazsa olmazdır.. yazının amacı da budur aslında. bu setleriniz muhteşem de olsa yine sizi merkezde kilitleyecek her takım o setleri oynamanıza müsaade etmeyecek ve rakip müsaade ettiği kadar oynayabileceksiniz. topun sizde kalması bu durumda hiç bir işinize yaramayacak.

    (bkz: 4-4-2 asimetrik/#2611678)
    (bkz: 4-1-4-1 asimetrik/#2360690)
    (bkz: 6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçı/#2539416)
    (bkz: saha parselasyonu/#2530256)
  • 3 gün kalan maç.

    https://gss.gs/vbm.jpg

    (bkz: türk olmayan takımları yenmek)

    her ne kadar kısıtlı rotasyonumuz ve 22. şampiyonluğun önemi sebebiyle ligi bu sezon daha fazla önemsesem de avrupa maçının havası başka oluyor.

    aklımızın bir tarafı hep "neden olmasın" diyor...

    bir süredir şubat'ı göremiyorduk avrupa'da. o açıdan güzel oldu.

    dilerim gol yemeden kazanırız.

    ben keyif almaya bakacağım. açık konuşayım çeyrek finale gelene kadar da kupa için heyecan yapmam :(

    bir de istiklal marşı hassasiyeti olanlar iyi izlesin, türk'ü kim temsil ediyor avrupa'da görsün.
  • benfica'nın ligde ki rakibine 10 gol attığını görünce aklıma eintracht frankfurt geldi;

    1992-93 sezonu uefa kupası ikinci turda ki rakibimiz eintracht frankfurt olmuştu. alman ekibi bir önce ki sezonu bundesliga'da 3. bitirmiş, bundesliga'nın şampiyonluğa oynayan takımlarından biriydi. (92-93 sezonunu da 3. bitirdiler) bu eşleşmeden önce türk futbol tarihinde hiçbir türk takımı bir alman takımını eleyememişti. favori açık ara eintracht frankfurt idi anlayacağınız.

    aynı eintracht frankfurt, aynı yıl, galatasaray ile eşleşmeden evvel, bir avrupa kupası maçında 9 gol atmıştı. evet yanlış duymadınız 9 gol. alman temsilcisi, polonya ekibi widzew lodz'a hiç acımamış ve uefa kupası 1. tur rövanş maçında rakibini 9-0 yenmişti.

    sonra ne mi oldu? alman ekibini elemeyi başardık. hemde iki maçta gol yemeden...
  • sabah evden cıkarken hanım uyuyordu. öptüm, sevgililer günümüz kutlu olsun dedim ve kapıdan çıktım. kapıdan çıktıgımdan beri aklımda bu maç var. akşam orda olacağım. umarım avantajlı bi skor yakalarız. içimde tatlı bir umut var tıpkı 14 şubat galatasaray deportivo maç'ında eski açıkta suat'ın golunu canlı izleyen çocuk halim gibi. geçelim şu turu be geçelim ki önümüz açılsın..
  • ultraslan maç öncesi görsel bir şölen nedeniyle 1 saat önce koltuklarda yerlerin alınması için bir twit paylaştı dün.
    14 şubat 2001'deki deportivo maçındaki "only you" koreografisine atıfta bulunulacağını düşünüyorum.
    o zamanlar 14 yaşında olduğum ve izmirde yaşadığım için, maça gidememiştim.
    allah çok şükür 18 yıl sonra bu duyguyu nasip ediyor.

    içim içime sığmıyor.
    bir an önce mesai bitse,
    kombine tayfa ile sponge pub'da içsek,
    sonra stada geçsek...

    çok ümitliyim bugün, allah utandırmasın.

    #kon2antrasyon
    #avrupafatihi
  • eğer takımda ruh yok yazan olursa yemin ederim çıldırırırım.

    bu takımın eksiği ruh değil arkadaşlar. takım defanstan çıkmayı bilmiyor. çünkü takımın defanstan nasıl çıkacağına dair bir fikri yok. gösterilmemiş. bilmiyorlar. hani rakip takım kaliteli bizimkiler kalitesiz durumu da değil. alanyaspor da bizi sahamıza hapsediyor, benfica da... çemişgezek'le oynasak onlar da baskı kuracaklar bize.