• 11
    blind guardian konseri yerine bu maca -sadece o zaman ki zorluklar icinde bize bir sezon boyunca heycan yasattigi icin takimama tesekkur etmek amaciyla- gidecegimi acikladigim zaman arkadaslarimdan agir tepki gordugum mac. maca giderken hic sampiyonluk umudumun olmadigi mactir ayni zamanda. mactan sonra ki 15 dakika ise heycandan kafami formama gomup gozyaslari icinde kendimi etraftan izole etmeye calistigim futbol musabakasi.
    ve son olarak
    fenere tarihin en agir kapaklarindan birini taktigimiz maca sahit olmaktan gurur duydugum super lig karsilastirmasi.
  • 13
    galatasaray'ın 3-0 kazanarak şampiyon olduğu ayrıca o dönem eski açık kombinesi sahibi bendenizin de stadda olduğu müsabaka. gollerimizi hasan şaş'ın sağdan ortasında kafa vuruşu ile sasa ilic ve inanmayacaksınız ama sabri sarıoğlu (2 gol) kaydetmiştir. hatta sabri'nin iki golü de birbirinden güzeldir.

    ben de garip de olsa şampiyonluk ümidi vardı maçtan önce. hatta belgarath'a maça birlikte gidelim demiştim o ise "şampiyonluk gitti koçum son maçta şampiyonluğu kimse kimseye kaptırmaz" demiş ve maça gelmemişti. hatta maça arabayla gittiğimi de hatırlıyorum ki şampiyonluktan sonra hemen çıkıp florya'ya gidebileyim diye. sonuç olarak öle de oldu arkadaşlarla florya'ya bastık gittik. camları açıp terli terli arabadan sarkarak bağıran bendeniz ertesi gününde öyle bir hasta olmuştum ki 1 hafta yataktan kalkamamıştım. yine olsa yapar mıydım? hiç düşünmeden hem de...
  • 15
    bir mayıs akşamı şampiyonluk gitmiş diye düşünerek arkadaş tayfasıyla ankara migrosta geziyorduk... maç başlamadan önce çoğu fenerli olan bu kitlenin tacizlerine uğruyor, dalga konusu oluyor ve yerden yere vuruluyordum. ama bilmiyorlardı ki yıllarca yerden yere vurulacak bir günün ilk saatlerini yaşıyorlardı :) denizlispor - fenerbahçe maçının uzatılan 16 dakikasını kellelerden sıyrılıp izlemeye çalışırken heyecandan düşebileceğim nadir zamanlardan biri olduğunu hatırlıyorum. maçın bitiş düdüğüyle zıplama hoplama gibi sevinçler yerine dönüp fenerli bir arkadaşın yüzündeki buruk ve ifadesinde zorlandığım o teslim olmuş ifadeyi görmek ise dünyanın en büyük hazlardan biriydi benim için. :) o gün bu gündür ilahi adaleti bir kez daha görmüş bu arkadaşlar büyük konuşmamaya özen gösterirler :) bu nedenle her galatasaray taraftarının unutamayacağı bir şampiyonluktur, en önemli şampiyonluklardan biridir kanaatimce...
  • 16
    yeni açık üstteydim. bu maç ile ilgili en çok unutamadığım denizlisporun attığı gol ile birlikte gözümden gelen yaşlardır.
    bir de tabi ki uzatma dakikalarının nasıl geçtiğini anlatılamaz. telefonumun kendi radyosundan dinlemeyi bırakıp yanımda bulunan tanımadığım kişilerle maçı takip etmeye başladık. sonrası ise malumunuz;
    (bkz: 20 45)
  • 17
    hatırladıkça hala tüylerimin diken diken olduğu maç.geçmeyen 16 dakika,ardından gelen şampiyonluk,hasan şaş'ın ceza sahası içinde kendini paralaması ve hakan şükür'ün bahri havadır'a çok dua ettim,şampiyon olalım diye çok dua ettim sözleri.nerde ne zaman en ufak bi görüntüsünü görsem gözlerimin hala yaşarmasına sebep oluyor.allahım ne müthiş bir gündü.
  • 21
    tarih 14 mayıs 2006 sabah kalktığımda mükemmel bir hava vardı güzel istanbul da. evden çıkarken üstümde galatasaray formam vardı. etrafımda bir sürü fenerbahçeli vardı hepsi yüzlerini boyamış, arabalarına bayraklarını koymuş biz caddeye gidiyoruz şampiyonluğu kutlamaya istersen sende gel sözleri kusuluyordu. etilerden ali sami yen e kadar başladım göğsüm dik yürümeye. etiler de heryerde fenerbahçe taraftarları ve bayrakları vardı. resmen şampiyonluğu kazanmışcasına kutluyorlardı. kız arkadaşım telefon açtı "boşver üzülme seneye de siz şampiyon olursunuz" diyordu. yoldaki insanların hareketleri, ettiği laftar sinirlerimi bozuyor ve onlara olan nefretimi artırıyordu. allahım dedim, "sen bunların hevesini kursağında bırak, hakkımız olan şampiyonluğu bize ver".

    mecidiyeköy e kadar yürüdüm çadırın önüne geldim daha saat 15:00 di ama çadırın önünde öyle bir atmosfer vardı ki bana galatasaraylı olduğumu bir kez daha hatırlattı bana ve içimden şu sözü söyledim "galatasarayın olduğu yerde halen bir umut vardır".

    sabahtan beri hiçbirşey yememiştim ama halen karnım aç değildi. öyle bir sevgiyle, öyle bir aşk la, öyle bir heyecanla bağırıyordum ki bu mutluluğun hiç bitmemesini ve akşama kadar devam etmesini istiyordum.

    saat artık 19:00 dı ben halen hiçbişey yememiş bir şekilde maçı izlemeye başladım. o gün numaralı daydım. maçı kazanıcağımız belliydi golüde bulduk zaten. ikinci yarı başladı gol bulmaya devam ettik ve maçın sonlarına doğru yaklaştık, içimden acaba diyordum. derken yanımda oturan adam birden ağlamaya basladı ve o sırada bütün staydum da korkunç bir gürültü koptu. denizli atmıştı golü hemde 90.dakikada. derken aradan 3-4 dk geçti ve bizim maç bitti herkes tam şampiyonuz derken bi haber geliyordu "fener gol attı maç 16 dakika uzadı" o an numaralı tribünün en ön tarafındaki demir plakanın üstünde duruyordum. boşluğa o kadar yakındımki bir adım atsam aşağı düşücem. 16 dakika boyunca sadece ağlıyordum ve hasan şaş ın bitir hocam artık diye haykırdığını hatırlıyorum. kapalı, eski açık, yeni açık, numaralı ve tv başındaki milyonlar o düdüğün sesini bekliyordu artık. gözyaşlarım aşağı doğru hortumdan çıkan su gibi boşalıyordu. ve birden bire bir ses duydum "bitirdi abi bitirdi bitti şampiyonuz" sesi. o an önüme kim geldiyse sarıldım, ağladım.
    mecidiyeköyden etilere koşmaya başladım ne yıpranmış ciğerlerimi dinliyordum nede kesilen nefesimi. sadece koşuyordum ve leventten etilere girdiğimde asılan bütün fenerbahçe bayraklarının tek tek indirilip yerine galatasaray bayraklarının asıldığını görüyordum. o bayrak öyle bir dalgalanıyordu ki sanki kendimi savaştan zaferle ayrılan bir gazi gibi hissediyordum. korkunç bir kalabalık vardı herkes ellerinde meşalelerle resmen çıldırmıştı. heryer sarı kırmızıydı. sabah gördüğüm hiçkimse o an yoktu. ilahi adalet diyordum.

    bu destanın ardından 1 hafta boyunca hiçbir fenerbahçeli arkadaşım telefonumu açmadı. ee galatasaray bu, adamın dünya ile olan bağlarını keser.
  • 23
    macin ertesi gunu elektromanyetik sinavi vardi.tabi simdi nasil saat farkindan + sekilde muzdarip isek , yani maclar bulundugum yerin saati ile 3:00 am ya da 4:00 sularinda basliyor ise iste o zamanlarda bulundugum yerin saatine gore ise sabah 8-9 civari basliyordu yani o zamanlar da - saat farkindan muzdariptim ..neyse konu yine dallandi budaklandi mac tr. saati 19:00 civari, eh benim oldugum yerde de sabah dokuz sularinda baslayacakti. ligden umidini kesmis bir sekilde ertesi gunku sinava calismaya baslamistim o zamanlar futbol asla sadece futbol degildi, uz. maradonasi ise asla sadece inek degildi ayni zamanda bir de futbol dilencisiydi yani tipik bir turk genci .. zaten ilk vizeden guzel bir sonuc almis, ikinci vize icin artik onlar dusunsun demistik. akabinde babamdan gelen telefon ile damarlardaki kan kaynamaya baslamisti netekim telefon gorusmesi sirasinda arka fon tadinda gelen kuzenlerin ve bilimum akrabanin hoy loy loy loy seklindeki tezahuratlari olsun,gerek babamin kesin sampiyonuz izle bu maci seklindeki israrlari olsun maci kesin izlemem gerektigine kanaat ettirdi . ya allah deyip basladigimiz internetten mac izlemek icin kanal arama cabasi 10 dakika sonunda sonuc verdi. evdeki elemanlarda cumartesi gecesi yorgunlugu oldugu icin camis gibi uyuyorlardi ta ki benim sasa ilic tezahuratima kadar ..evin icinde sacma sapan sasa ilic oleeeyy diye bagiran bir insan ve uyanan genclerin yuzlerindeki kaygili ifade kimbilir kafalarindan neler geciyordu seklinde bir o an tablosu. zaten yuksek tempolu oynadigimiz bu macta, sabri'nin akillara ziyan bir performansi vardi,hos sabri kayseriyi sever. uzaktan zimbaladigi bir golu daha vardi kayseri'ye yanlis hatirlamiyorsam .2-0 dan sonra oyunda iyice rahatliyorduk ve sonlara dogru sabri'nin bir golu daha geldi oyle ahim sahim bir gol de degildi gerci bu karambolden ceza sahasi disina tasmis bir top sonucu, sabri az da olsa iceri girip sert bir sutla kalenin sag tarafina gonderdi..buraya kadar hersey guzel ama ben fener'in berabere kalacagina ihtimal dahi vermiyorum hos internetten takip edip mac kadrolarina baktigimda daum'um kokainman olduguna kanaat getirmemi saglayacak cilginligi olan anelka'yi oynatmamasi belki dedirtmisti bana ama hala da umidim yoktu.iste bu ahval ve serait icinde livescore'dan refresh yapa yapa takip ettigim bir fener maci ve arkadasimin attigi : lan durruk sampiyon oldunuz mesaji vardi ..ulan ibne nazar degdirme tovbe tovbe tovbe diye buzdolabi ve bilgisayar arasinda volta atarak gecirdigim 16 dakika sonunda yaklasik 4 kere ust uste nokia message tune melodisi ile oten telefonuma bakmadan destur diyerek bir kez daha livescore sayfasini yeniledim denizlispor:1 - fenerbahce: 1 . sonra mesajlari kontrol etmeye koyuldum ne olur ne olmaz, ben inanmam arkadas. ilk mesaj babamdan: sampiyon olduk ulan, annenin anneler gununu kutla unutma. ikinci mesaj o zamanlar birlikte oldugum kizdan gelmisti, karpat bu aksam geleceksen benim hirkami getir unutma diyordu tabi icten bir kufur edildikten sonra mesaj silindi . 3 ve 4. mesajlar ayni kisiden yani kankadan geliyordu : pehlivan fazla sevinme , anneler gununu kutlarim .. iste bu karisik duygular icerisinde bir kez daha saat kac diye soruyor 11:10 am cevabini alinca elin gavurlarina kafa kol dalmak geliyordu halbuki gonul isterdi ki birisi ictenlikte 20:45 diye bagirsin orada ah ulan ah..
  • 24
    sezonun özeti gibi geçen, sezon boyu verilen mücadeleye yakışan olayların yaşandığı maç. galatasaray'ın işini erkenden bitirip "mikrofonlarımız denizli'de" moduna girmesi, maç boyunca denizli'de istediğimiz şekilde giden skor sonucu dibine vurulan totemler, allah korusun ya gol olursa diye yerinden hareket edemeyen bünyeler, o büyük heyecana dayanmakta zorlanan yürekler, denizlispor'un golü, yaşanan o büyük sevinç, ardından fenerbahçe'nin golü ve malatyaspor'un düştüğü haberi. stadyumda kulaklığa yapışan kulaklar, ekran başında kilitlenen milyonlar, appiah'ın kaçırıdğı top, selçuk dereli'nin son düdüğü ve o tarifsiz mutluluk. ve o müthiş heyecana dayanamayan, maçlar başlamadan o tempoya yenik düşen sarı-kırmızıya adanmış bir kalp...
    (bkz: cengiz atılgan) *