2026-27 Türkiye Süper Lig 1.Hafta Maçı
21:30 Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park
2 - 2
Özeti İzle
  • 601
    (bkz: #4475047) beklediğim gibi bir maç olmadı. her anlamda. kötü oynadığımızı düşünmüyorum, bazı pozisyonlarda karar mekanizmalarımız ortalamasına yaklaşmış olsa keyifle maç sonunu getirebilirdik. sadece kırmızı kart sonrası da değil, ilk yarının belli bölümlerinde de takımı kötü bulmadım. aksine çorum'un o kadar hyple'lanacak nesi varmış diye içimden geçirdim maç esnasında. tabi ki yeni takım vs ama "çok yatırım yapıyor", "çok iyi bir teknik direktörü var" vs vs gibi maç önü söylemleri şuan için bende taca çıktı. ilerleyen haftalarda iyleşebilir tabi.

    bu saatten sonra gelecek transfer fayda eder mi emin değilim. açıkçası hocasıyla & yönetimiyle, açıklamalarıyla & boş boğazlıklarıyla rezalet bir transfer dönemi geçti. anlaşılır sebepleri var ancak plansızlık dediğimiz şey tam anlamıyla bu.

    "maruz görülebilir sebeplerin yaratacağı daha büyük zorluklara yol açmayacaksın."

    transfer yapılamamasının operasyonel! (yönetim çekişmesi) nedenleri olduğu gibi mali nedenleri de var. 3.seneye giriyoruz ve o gün bugündür osimhen dışında bir oyunumuz yok. bazen sormuyor değilim kendime, biz osimhen'i alarak iyi mi ettik kötü mü ettik diye. osimhen'in katılmasından evvel sahip olduğumuz oyun gücüne asla geri dönemiyoruz. ödenen 75 milyon eur da transfer yapamıyor olmana yol açtı. bu sırada okan hoca da bir oyun geliştiremedi.

    şimdi bekle ki başka bir one-man show gelsin, sezonun en azından bir parçasını kurtarsın.
  • 602
    pozisyon pozisyon aynı senaryo ile 2-0 ya da 3-0 kazanabilecekken 2-2'ye neredeyse sevinecek hale geldiğimiz maç. kadromuz zaten değişmemişti ama oyun olarak da herhangi bir değişim olmadığını bir kez daha gördük. günümüz futbolunda teknik direktörlerin rakibi analiz ederek oyuna etki etme imkanı tarihinin en yüksek seviyesinde. bizim oyunu bırak kadromuz bile alternatifsiz oluşu sebebi ile ezbere bilinir kıvamda. oyuncu kalitemize rağmen, form düzeyimiz yükselse bile rakiplerin bizi çok kolay çözeceği bir gerçek.

    allah bu taraftarın yardımcısı olsun. böyle çaresizlik içerisinde çok maç seyredeceğiz bu sene.
  • 603
    kaldığımız yerden devam ediyoruz. topu oyuna sokmada başarısızız, liberolar pasla alan geçerken 3 kere düşünüyor, kanat forvetler kullandıkları ayağa topu alasıya kadar rakip basıyor, velev ki bindirme oldu ona rağmen ortaya oyun sıkışıyor. bu kadar mı ders almaz bir heyet kendi oyunundan? galip gelemeyeceğimiz zaten belliydi. kırmızı görmeseler mağlup bile olurduk. hücum ettiğimizi düşündüğümüz an sadece rakip ceza sahasına bakmak yeterli. 5 rakip savunmacı arasında tek başına osimhen. böyle hücum seti mi olur? kafayı kaldıran orta açmaya kalkıyor. ikiye bir desen yok, derine koşu 2 kere falan gösterdi koca orta saha, kademeli duran beklere karşı bizim bekler hala içeride konumlanıyor. çizgiye basmayan, bindirme yapmayan bek mi olur? böyle oyun sistemiyle çoğalamazsın, kuru kalabalık olur. istediğin kadar xg çıkar. sonuca bakalım ve oyuna bakalım. bir oyun vardır akar, gol atamazsın ama bilirsin daha iyi olacak. böyle bir durum yok şu an. kim ki bunu savunur bilsin ki faso fiso bu iş. tamamen doğaçlama gelişen ataklar, adam eksiltemeyen ve durağan kanat forvetler. ahraza anlatsak anlar ama bizim heyet anlamıyor, göremiyor. sol ayaklı adamı sola, sağ ayaklı adamı sağa atmak zorundayız. çünkü ikisi de benzer oyunu oynuyor ve bir başka çalım bilmiyorlar. önlerine atacaksın, koşacaklar ya da güçlü oldukları ayakla dışa çekecekler. içeri çekecekleri bir pozisyonda kademe de afallar. ya koca maç sane-barış kanat değiştirmiyor. neden değiştirmiyor? böyle bir kural kaide yok bildiğim kadarıyla. eğer sane orada oynamak istemiyorsa neden tutuyorsun takımda? hiç mi otoritemiz yok? ne zaman hoca oyuncuların ağzına bakar, adaletten şaşar işte o zaman başarısızlık gelir kapıyı çalar. blokları dar ve kademeli tutan her takım bizden puan alır. hele ki vurduğu gol olursa galip bile gelir. hala transfer diye inletiyoruz ama bu güncel takım çorum'u yenemeyecek kadar da güçsüz değil normalde. ancak oyun anlayışı tekdüze ve çözülebilir durumda. ver topu galatasaray'a, abdülkerim'e de pas opsiyonu bırakma. bitti bu kadar. maç kazanmak için en az 8 futbolcumuz gününden daha formda olmalı. o derece oyuncuya bağımlı sistem takımıyız.
  • 604
    malumun ilanıdır.

    2025-26 sezonu bizim için çok çetin mücadeler ile geçti. sadece finale odaklanırsak çok başırılıyız. ama tatsız bir şeyler vardı.

    avrupa’da sonuç olarak beklediğimizi aldık. ama kabul edilemeyecek şeyler de vardı. frankfurt’tan 5 yememiz kabul edilemezdi. 2-3 farkla yenilsek tamam derdik de o yenilgi olmadı. usg yenilgisi kabul edilemezdi. liverpool deplasmanındaki tarihi farka gidecek maç kabul edilemezdi. bizi 4-0’a şükrettiren bir maç olamaz.

    şimdi lige dönecek olursak finalde şampiyon olduk. ama bu şampiyonluğun detaylarına inersek iki ince nokta var. birincisi rakibin performansı. gorbaçov ali’nin ayrılışı ile birlikte sovyet fenerist kulüpler birliği (sfkb) dağıldı. senelerdir her maç terlemeden 3 puan ve 5 averaj aldıkları malum kulüpler bu sezon ne hikmetse inanılmaz çelmeler taktı. en az 10 puan falan kaybettirdiler ki bunların hemen hepsi de en kritik virajda tam da lider olacakken yaşandı. üstüne bir de garip bir şekilde forvetlerin sattılar ve yarım sezon forvetsiz oynadılar. yani klasik söylem olacak ama rakibin bir yere kadar sana verdi bu şampiyonluğu evet.

    ikincisi biz geçen sene başından beri derin bir kadro kuramadık. ilk devre yedek kulübesindeki oyuncular sadece var olmak için var olan oyuncular idi. bir gol de günay’dan yedik ki kendisi 2024-25’in yıldız ismiydi. o sezonun tam tersi olarak oynadığı tüm maçlarda skandal goller yedi. sırf bu yüzden usg maçı, fb maçı, bjk maçı ellerimizden kaydı gitti. devre arası transferlerden sadece noa lang oyuna girdiğinde heyecan ve aksiyon yaratan oyuncu oldu. ikinci devre onun ekmeğini baya yedik ki olmayacak bir iş başına geldi ve bir süre yararlanamadık.

    hepimiz eminiz değil mi? lig 3 hafta daha oynansaydı biz liderliği verirdik. uzun lafın kısası zaten problemimiz belki iken hiçbir şey yapılmadı. bu maç da sanki geçen senenin uzatması gibi oynandı. ne taktik olarak ne kondisyon olarak ne de yedek kulübesi olarak ilerleme yok. malumun ilanıdır.
  • 605
    "500 milyon euro transfer bütçemiz var" iddiası...
    "bruno fernandez ve camavinga'yı transfer edeceğiz" demeçleri...

    mauro ıcardi ile kuru bir instagram yazısı ile vedalaşılması...

    hazırlık maçlarında alınan mağlubiyetler...

    sebahattin şirin'in taraftarı bölen sözleri...

    sosyal medyada "yönetim istifa" tagleri...

    bir çok oyuncu ile yolların ayrılıp sadece lesley ugochukwu'nun transfer edilmesi...

    dört sene üst üste şampiyon olmuş bir takım beşinci şampiyonluk yolunda sezonun ilk maçına çıkarken böyle bir ortamda lige başlar mı? evet, burası türkiye ve takım galatasaray ise, başlar ve başladı da...

    geçen sene şampiyonluğun garantilendiği antalyaspor maçına başlayan kadronun aynısı vardı sahada, tek fark ilkay'ın yerine sara oynuyordu cuma gecesi... kalede uğurcan, bekler sallai ve jakobs, stoperler sanchez ve abdülkerim, orta saha torreira ve sara, gol yollarında barış, yunus, sane ve osimhen... ilk on bir aynıydı ama geçen yıl maçı kazandırmak için sonradan girenler ıcardi, lang, kaan, lemina ve eren iken dün gece eren, lemina ve kaan'dan farklı olarak kazımcan ve ilkay vardı... "transfersevici" hiç olmadım da en azından gidenlerin yeri dolmalıydı, dolmadı maalesef... lige yeni çıkmış çorum fk belki küçümsendi, oyuncu transfer ederken karşı tarafın elini zayıflatmak için bir hafta, belki de ligin bir başka yeni takımı erzurum da ikinci hafta rakip olacağı göz önüne alınıp iki hafta transfer sarkıtıldı ama evdeki hesap çarşıya uymayınca, çorum karşısında iki puan kaybedilince bu hafta transfer yapılacak da umarım lig sonunda bu iki puanı aramayız...
    girizgahta da bahsettiğim "kaotik" ortamdan çıkmak için okan hocanın da dediği gibi alınacak bir galibiyet "kara bulutları" yok edecekti. hazırlık maçlarındaki ruhsuz oyundan da farklı olarak maça iyi başladı galatasaray. topçular da hırslıydı, daha ikinci dakikada barış, dördüncü dakikada yunus tribünlere "haydi kalkın, tezahürat yapın" diye gaza getiriyordu. ilk atak yunus'un düşürülmesi sonrası kazanılan serbest atışta sara'nın barajı dövmesi ile oldu. sonra kornerden osimhen vurdu, torreira'nın boyu kısa kaldı gol dokunuşu için. iki dakika sonra barış'ın ortasında osi'nin kafası az farkla auta gidiyordu. 24te osimhen ceza sahası dışından denedi maçın adamı felipe iki hamlede uzaklaştırdı ve devamında galatasaray'ın golü geldi sara'nın ortasında yunus'un kafası ile ama "yan hakem" ofsayt bayrağı kaldırıyordu. üç dakika sonra galatasaray ani atakla geldi, sane getirdi topu da pas yerine şutu denedi, güçsüz vurdu, kaleci zorlanmadı. ev sahibi gol arıyordu, rakibi kendi sahasına hapsetmişti ve ilk devrenin en etkili pozisyonunda barış osimhen'e altı pasta verdi, onun vuruşunda savunma son anda ayağını koydu. kalan dakikalarda sara ve sane'nin de denemeleri vardı da skor tabelası değişmedi.

    galatasaray'ın eski oyuncusu uğur uçar'ın çalıştırdığı çorum fk'nin ise birinci kırk beş dakikada ikisi auta giden biri de ofsayt olan üç pozisyonu vardı...
    15 dakikalık (ki normalde bu süre hep uzar, yeni kurallar ile birlikte hakem süreye dikkat etti) aranın ardından galatasaray maça neredeyse golle başlayacaktı, yunus'un ortasında "bomboş" havaya sıçrayan osimhen'in kafa vuruşunu felipe engelliyordu. galatasaray yine baskılıydı, gol istiyordu ve 52'de torreira'nın hagivari savunma arkası pasında osimhen uzun bacaklarıyla kaleciden evvel topa dokundu ve boş kaleye çaprazdan plase ile topu yolladı. bu gol sadece maçın değil aynı zamanda 2026-2027 sezonunun da ilk golüydü. sami yen'de galatasaray adına böyle bir tarih yazılırken, 5 dakika sonra çorum fk adına da alexandros kyziridis ile başka bir tarih yazılıyordu: yunan oyuncu kırmızı-siyahlı takımın tarihindeki ilk süper lig golünü atıyordu ceza sahası dışından... yenilen golün şaşkınlığını üzerinden atamamış olacak ki sanchez, iki dakika sonra yaptığı hata ile uğurcan ikinci kez topu ağlarından çıkarıyordu...

    ve beklenen oluyor, tribünlerde "yönetim istifa" sesleri... protesto haktır, protesto edilebilir, tepki konulabilir de maçın bitimine 30 dakika kala bu olmaz... ama kime anlatırsın ki? hagi yuhlanmış, fatih terim yuhlanmış, muslera yuhlanmış vakti zamanında, şimdi mi duracaklar... oraya protesto için gelenlerin eline fırsat geçmiş, geri dururlar mı: "yönetim istifa" diye gırtlak patlatırcasına bağırırlar...

    neyse ki topçular aldırmadılar, beraberlik aradılar, 63te sane'nin ve ardından abdülkerim'in şutlarında felipe yine gole geçit vermedi. elde hucüm oyuncusu olmayınca eren ve lemina girdi, saha içinde değişiklik yaptı okan buruk, 70te de alexandros kyziridis kırmızı görünce rakip biraz daha kapandı. 77de sane'nin ceza sahası dışından şutunda sahnede yine bildik kişi vardı, kaleci felipe ama 81de yunus'un ortasında osimhen'in kafası kale ağları yerine tribünleri sınırlayan ağlara gitti. torreira ile abdülkerim'in yerine ilkay ve kazımcan girdi, oyun iyice çorum ceza sahasına yığıldı, yunus vurdu, eren vurdu hep felipe çıkardı da sara'nın kornerinde osimhen kafayla eşitliği sağlıyordu.
    yeni kuralları uygulamakta çok katı davranan, daha topçu taç çizgisine yeni gitmişken saymaya başlayan, gerçekten sakat olduğu için yerde yatan berat'ı kenara alıp 1 dakika bekleten batuhan kolak, maç sonu uzatmalarında o kadar "kararlı" olamadı zira smolcic'in tedavisi için sadece 5 dakika zaman geçmesine rağmen maç sonu 7 dakika uzatma gösteriyordu. o dakikalarda da galatasaray yunus'la sara ile kazımcan ile kaleyi "bombaladı" da üç puanı getirecek, "kara bulutları" dağıtacak golü bulamadı...

    "ilk elin günahı yoktur" derler, bazen gereksiz hayallere dalarsın bir tokat seni kendine getirir, galatasaray da bunu her sezon yaşıyor, süper kupada farklı beşiktaş mağlubiyeti, geçen sene arası süper kupada fener yenilgisi... ligin ilk haftasında iç sahada kaybedilen iki puan da başta yönetim olmak üzere teknik heyet ve topçular için ikaz olacaktır. dursun özbek bu hafta yeni bir transferle foto verecek, kemerburgaz'da da erzurum maçı ciddi bir şekilde ele alınıp hazırlık yapılacaktır.

    "haydi bastır galatasaray

    en büyüksün galatasaray

    yönetim, futbolcu, taraftar

    şampiyonsun galatasaray"

    bestesindeki üçüncü etken taraftarın da eğer beşinci şampiyonluk arzu ediliyorsa üzerine düşeni yapması gerekiyor... geçen yıl hiç şüphesiz taraftarın şampiyonlukta etkisi yadsınamazdı, her türlü provokasyona "kulak tıkayıp" en zor zamanda takıma sahip çıktılar ve mayısta şampiyonluk kutladılar. bu sene de sosyal medyadaki "transfersevicilerin" negatif havasını, "fenerbahçeyi şampiyon yapacaklar" safsatalarını, sebahattin şirin'in söylemlerini bir kenara bırakıp, galatasaray için kenetlenmesi gerekiyor.

    çünkü başka galatasaray yok...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...aray2-2corum-fk.html
  • 607
    fecaat transfer dönemi üzerine böylesine bir maç sonrası kendimce düşünceleri yazmak için sakinleşmeyi bekledim.

    genel olarak takımın enerjisi, isteği memnun etti beni. geçen sezonun sonunda ve hazırlık maçlarında motivasyonumuz oldukça düşüktü. doygunluğa erişmiş görünüyorduk.

    her ne kadar rakip yeni kurulmuş olsa da tek tek oyuncuları arasında türkiye ligi anadolu takımlarının üzerinde isimlerin sayısı çoğunlukta. eski öğrencimiz uğur uçar’da bu oyuna kafa patlatan, modern futbola erişmeye çalışan bir hoca. bu tablo özelinde maçın ilk 60 dakikasında karşılarken ve hücum ederken vasat vasat üstü arasında gidip geldik beklentim ölçüsünde. çok kontrolsüz yakalandığımız pozisyon yok denecek kadar azdı. sara, torreira, yunus oyunu fena kontrol etmedi. barış ve sane’nin düşük bireysel performansına rağmen osimhen’i bolca bulduk. topun kıymetini bildik. skor 2 3 olabilirdi burda. biraz gecikse de golü bulduk ama iki dakikalık sekans kaosu başlattı son yarım saat için.

    bu dakikadan sonra yorgunluğun da etkisiyle dağılabilirdik ama kırmızı kart sonrası ilk tepki hem de kırmızı sonrası kurduğumuz baskının olgunluğu da fena değildi. kalite yetmedi ama 4-2’ye gidecek pozisyonlara girdik.

    dikkatimi çeken husus, yeni kuralların ciddi anlamda anadolu takımlarını zorlayacağı ama oyunu da güzelleştireceği gibi görünüyor. dünkü maç geçen sene olsaydı kırmızı sonrası bu atak devamlılığını sağlamak mümkün olmazdı muhtemelen. 4-5 kramp girdi hocam vakası yaşardık.

    eğer u-23 kontenjanınından hücum oyuncularını dahi kadroya katmış olsaydık dün rahat galibiyet alacağımız maç olacaktı muhtemelen. yönetimin transfer dönemi aklı ilk kaybı somut olarak verdirdi.

    okan hocaya gelirsek yine ekstra düşünmedi. nhaga hareket getirip yerleşimi bozabilirdi. lesley’i osimhen’in yanına atabilirdi. lesley öyle bir kütle ki rakip ceza sahasında sadece durması osimhen’e bir gol daha attırabilirdi. hoca zaten çoşkusu düşük tribünleri ilkay ve kaan hamleleriyle iyice düşürdü.
  • 608
    maçın hemen ardından sıcağı sıcağına entry girmek istemedim ancak bir galatasaraylı olarak 2-2 bittiğine içten içe sevindiğim, daha doğrusu "iyi ki böyle oldu" dediğim maçtır. zira haftalardır halının altına süpürülen o koca enkaz, ligin yeni ekibi karşısında rams park'ın ortasına saçılmıştır.

    hazırlık kampı boyunca "ağır idman yedik ondan böyle", "as takım tam toplansın uçacağız" masallarıyla laylaylom döndü. taraftarın zekasıyla alay edercesine vizyonsuz, kaplumbağa hızında ilerleyen bir transfer süreci izledik. menajerlerin eline düşüp medyada "kevin de bruyne geliyor" gibi inandırıcılıktan tamamen uzak, sırf göz boyamaya yönelik iddialarla gündem meşgul edildi. gerçekte ne oldu? takımın omurgasındaki taktiksel ve fiziksel zaaflar aynen duruyor.

    eğer bir şekilde maçı 3-2 falan ittirip kazansak, yönetim maç sonu kameraların karşısına geçip yine "kazanmayı bildik, eksiklerimizi kapatacağız" diyerek bu fiyaskoyu sümen altı edecekti. şimdi diyemezler. ​bu skor bir "şanssızlık" veya "motivasyonsuzluk" şeklinde açıklanamaz. bas bağıran yönetsel eylemsizliğin, yapılamayan kadro mühendisliğinin ve skandal transfer politikasının kesilmiş faturasıdır bu tablo. taraftar ikinci golden sonra tepkisini koyarken sonuna kadar haklıydı. şimdi o hayal sattıkları taraftarla hiçbir bahaneye sığınmadan yüzleşmek zorundalar.
  • 610
    villarreal maçında fiziksel olarak ancak 30 dakika oyunda kalabilen takım, bu kez 50 dakika ayakta kalabildi. kırmızı kart sayesinde berabere kaldık şükür; tabii bir de osimhen var... o bambaşka bir adam, gerçekten allah'ın bir lütfu. sezon başındaki kondisyon yüklemeleri sırasında biz bu fiziksel düşüşleri hep yaşıyoruz. son dört yılda yalnızca geçen sezon lige diri girdik, onda da fiziksel olarak en çok zorlandığımız dönem sezon sonu oldu. bu işin uzmanları daha iyi anlatır elbette ama sezon başında kondisyon yüklemek demektir lige biraz yavaş girmek; yeter ki sezon sonunu sağlam bitirebilelim.

    bunu geçen sene de defalarca söyledim: sallai bek oynadığında orta sahada lemina ve torreira gibi defansif anlamda sert oyuncular bulunmak zorunda kalıyor. bu senaryoda da oyunu 3. bölgeye taşımakta zorlanıyorsun. sallai’yi merkeze kat etmeye zorlayıp sané’yi 2’ye 1’lere muhtaç ediyorsun ve adamın en sansasyonel özelliği olan bire bir oynama yeteneğini tamamen köreltiyorsun. dolayısıyla sağ bekte mutlaka boey veya singo gibi fiziksel ve defansif açıdan güçlü, bindirme kabiliyeti yüksek bir oyuncuyla oynamalıyız.

    sol tarafta ise jakobs hücumda sıfır, yazıyla ve rakamla 0... bu yüzden önünde topu tutabilen, kötü pas atsan dahi faul alabilen ve 10 numara meziyetlerine sahip bir adam olmalı ki jakobs fizikselliğiyle rahatça bindirebilsin. kötü pas gelse bile önündeki oyuncu topu ayağında tutup takımın ritminin bozulmasını engellemeli. önünde barış oynadığında galatasaray pas oyunu oynamaya çalışmamalı. derbi, atletico madrid ya da liverpool maçlarında barış'la çıkarsın ama orada top oynamaya değil, savaşmaya çıkarsın; o da istisnai durumlarda kabul edilir.

    ayrıca kanatlardan biri mutlaka oyun kurucu, diğeri ise savunma arkasına sarkabilen, fiziksel ve bitirici bir profil olmadığında oyun kilitleniyor. akıcılığı artırmak adına net bir 10 numara transfer edip yunus’u kanat rotasyonuna dahil etmek şart. bu hamle hem barış’ın hem sané’nin performansını yukarı çeker hem de "nasıl olsa formam garanti" rahatlığını ellerinden alır.

    taraftarın üzerindeki bu karamsar havayı anlayabiliyorum; transfer gelmedikçe stres artıyor. ancak +23 yaş için yalnızca 1 kontenjanımız var ve gelecek oyuncunun seviyesi çok yüksek olmazsa şampiyonlar ligi'nde elek oluruz. ütopik bir beklenti gibi durabilir ama sıradan bir adam geleceğine hiç gelmesin, en azından gençler oynar ve maddi kayıp yaşamayız. taraftardaki bu "adam gelmiyor" paniğini x’teki tık ve hit avcısı sözüm ona muhabirlerle fenomenler sürekli kanırtıyor. galatasaray taraftarı da "eleştiri kültürü" adı altında kantarın topuzunu kaçırıp dal düz gidiyor. arkadaşlar, son 4 senedir sezona başlarken ilk 11 kalitesi olarak rakiplerden hep daha iyi kadrolar kurduk ama ne hikmetse her ağustos ayı aynı yaygarayla geçiyor.

    ben sahada oynanan oyuna bakarım ve ortada abartıldığı kadar ütopik bir sorun görmüyorum; yaşananlar tamamen fiziksel ve sayısal eksikliklerden ibaret. +23 yaş transferi netleştiği an diğer taşlar da yerine oturur. ekim ayında fiziksel olarak, kasım ayında ise oyun olarak tamamen oturmuş bir takım izleyeceğimizi düşünüyorum.

    son olarak, burası türkiye. "30 milyona davinson’u sat, yerine daha iyisini alırsın" gibi bir dünya yok; üst düzey oyuncuları buraya gelmeye ikna etmek kolay değil. takımlarımızda osimhen dışında burada kazandığı parayı avrupa’da alabilecek tek bir oyuncu yok—ki osimhen’in bile o maaşlara göre yıllık ortalama maç sayısı tartışılır. yok sportif direktör, yok kurumsal yapı... kimse masal anlatmasın. bugün ngaha ile sahaya çıkıp şiir gibi top oynsak ama basit hatalarla üst üste 3 maç kaybetsek ne hoca kalır ne yönetim. boş yere yangın yapmaya gerek yok. bu bir oyun ve her ülkenin, her kulübün kendine özgü gerçekleri var. bunları yok sayıp bayern munich, dortmund veya sporting gibi medeniyetin beşiğindeki kulüpleri örnek gösterenlere gerçekten gıcık oluyorum.
  • 611
    çok kısa sürede 2-1 olana kadar bence herkes mutluydu çünkü beklediğimizden iyi bir takım bulmuştuk.
    tabii çok ekstra 2 gol yedik. biri o ana kadar hatasız oynayan ve aslında bu kadar iyi gözükmemizin sebebi olan davinson'un hatasından geldi.
    ben davinson'un sağladığı konfora karşılık arada böyle hatalarına çok kızmıyorum.
    ki zaten bunları yapmıyor olsaydı premier ligde devam ederdi.
    benim futbola bakış açıma göre 25-30 teklif geldiğinde satılması gerekirdi ama 2,5 ayda ancak bir kiralık transfer yapabilen bir yönetim olduğu için satılmaması daha doğru oldu.
    davinson major bir hata yapsa da bence asıl problem abdülkerim.
    geçen sene yaz aylarında sürekli ahmetcan kaplan istemiştim.
    çünkü apo'daki düşüş bağıra bağıra geliyordu.
    defansif olarak zaten çevikliğini kaybettiği gibi, topla çıkarken yaptığı anlamsız işler artık sıkıntı vermeye başladı.
    yediğimiz ilk golden evvel atmaya çalıştığı kilit pas yüzünden top döndü kalemizde gol oldu.
    1-0 öndeyiz zaten, yapacağın şey garanti oynamak.
    eğer sol stoper alınmazsa, kazımcan'ın da formunu düşününce sezonun bir yerinde davinson'un yanında jakobs'u görebiliriz.
    okan hocanın ısrarla anlamak istemediği bir durum var.
    torreira&sara ile 60'dan sonra rakibi karşılama şansımız yok.
    orada risk alıp bu oyuncuları lesley&nhaga ile değiştirseydi maçı önde tutabilirdik.
    üzgünüm ama biz derinde rakibi savunamıyoruz.
    o yüzden yapmamız gereken oyuncuları yenileyip önde baskıya devam etmek.
    bunun için kanat, 10 numara ve yedek forvet transferi de çok önemli.
    herhangi bir maçta skoru bulduktan sonra özellikle 2. ve 3. bölgeden 3-4 oyuncu değiştirmek takımın enerjisini arttıracaktır.
    eksikleri olmasına rağmen yine de ligin en iyi kadrosuna sahibiz.
    eğer orta saha transferi yapılmayacaksa kesinlikle iki genç oyuncumuzu denkleme sokmalıyız.
    ilkay ve kaan ile olacak iş değil.
    zemin ile alakalı herkes yeterince şey söyledi.
    aslında komple değişmesi gereken zemin yine yama yaptılar.
    emeği geçenlere kocaman bir alkış!!!
App Store'dan indirin Google Play'den alın