• maç saati an itibariyle belli olmamakla birlikte pazar günü oynayacağımız müsabaka.
    neden önemli peki? 1 eylül 2018 trabzonspor galatasaray maçı'nın intikamı için önemli. maç boyunca edilen küfürlerin karşılığı olacağı için önemli. maçtan sonra yaşanan bu olaylardan dolayı önemli: https://twitter.com/...003104997691393?s=19
    bu maça kadar neler olur neler biter, hangi sırada oluruz, ocak ayında hangi transferi yaparız bilmiyorum ama dört gözle beklediğim müsabaka!
  • 6 gün kalan maç.

    https://gss.gs/RAt.jpg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    (bkz: 5'te 5/#2611665)

    kazanıp seriye başlıyoruz. trabzon'da onazi, sol bek novak, sağ bek pereira sakat. kalecileri uğurcan çakır'da da uyluk yırtılması 4-5 hafta olmayacak *. sadece sosa bu hafta belli olacak.

    2000 doğumlu muzaffer cem kablan ya da 2001 doğumlu arda akbulut bu maçta trabzon kalesinde olacak.

    50 bin kişi önünde kolay maç olmayacak.

    bizde ise fernando ve sinan sarı kart cezalısı, emre akbaba sakat. mariano'nun son durumunu bilmiyorum. inşallah oynayabilir durumdadır. çünkü kazanmamız gereken bu tarz maçlarda sağ tarafta feghouli ile olan uyumları ve hücuma verdiği destek çok kritik.

    mbaye diagne'nin ise ilk maçı olacak. dilerim ilk maçında bulacağı gol veya gollerle açılış yapar ve bu maçtaki tribün enerjisiyle birlikte üstte de işaret ettiğim serimizin başlangıcını yaparız.

    (bkz: hedef 22)

    (bkz: kon2antra2yon)

    sen şampiyon olacaksın!
  • 2 gün kalan maç.

    https://gss.gs/uGz.jpg

    (bkz: sezonun en önemli maçı)

    öncelikle kininizi diri tutun!

    ellerinden çalınan şampiyonluk için `2010-2011 sezonu şampiyonu trabzonspor arena'ya hoşgeldiniz` pankartı açan taraftara ve kulübe trabzon'da yaptığınız her şeyi, buradaki maçta size ödeteceğiz, daha önce yaptığımız gibi...

    galatasaray maçlarını ölüm kalım maçı gibi oynayıp sözde haklarını yiyen takımlara süt kuzusu kesilmelerini biliyoruz.

    https://gss.gs/CvS.jpg

    muslera'yı bile şu duruma sokan adamlarsınız!

    neyse hiç iddiamız olmasa bile size karşı tavrımız çok net.

    bunun dışında zaten bizim kazanmamız lazım.

    (bkz: 5'te 5/#2611665)

    başlıyoruz.

    ts'de onazi, pereira kesin yok, uğurcan çakır yüksek ihtimalle yok. novak belli değil, sosa belli değil.

    sakatlar oynasa bile hazır olmayacaklardır. takımın iskeletinin önemli bölümü bu maçta olmayacak.

    orta sahada üstünlüğü ele alırsak maç bize dönecektir.

    fernando reges ve sinan gümüş cezalı.

    13 yabancımız var.

    fernando'nun olmadığı bir maçta donk'un kadro dışı kalmasına pek ihtimal vermiyorum. yüksek ihtimalle de bu maça ilk onbir başlayacaktır. bu sebeple üzülerek linnes'in tribünde olacağı görüşündeyim. 2. forvet olarak mitroğlu kenarda bekler, hele de sinan da yokken.

    mariano iyiyse kendisi oynar. en ufak risk varsa o risk alınmaz tabii ama sağlıkl ıbir mariano fark yaratabiliyor.

    özellikle diagne'nin ilk maçı olacak bu maç. mariano'nun veya nagatomo'nun asist yapmasını bekliyorum.

    olur da mariano sakatlanır çıkarsa nagatomo sağa geçip, ömer ya da emre sol beke geçecektir.

    trabzon takımı ara paslara karşı sıkıntı yaşıyor. as beklerinin de olmadığı bir günde, mariano, feghouli, belhanda üçlüsü sağ kanatta verkaçlarla etkili olup diagne'ye gol attırabilir. ben maçı kafamda oynarken bu şekilde gol buluyoruz :(

    bir de duran top savunmasında pek iyi değiller. biz ise şimdi sahada luyindama, marcao, diagne, donk gibi çok iyi 4 kafa topu ustası ile duran toplardan gol bulabiliriz.

    savunmada da uzaktan şut çektirmeyelim yeter. hemen her maçta bunlardan jeneriklik gol yiyoruz.

    gol yemeden net bir galibiyet alalım istiyorum. hep oyun olarak, hem skor olarak ezelim istiyorum.

    artık seriye başlama zamanı geldi. bu maç da ilk adımı olacak... bu yolun sonu şampiyonluk!

    (bkz: hedef 22)

    (bkz: kon2antra2yon)

    sen şampiyon olacaksın!
  • maçın başlangıcı çok iyidik ve ara ara iyi oynadığımız bir maçtı.hatalarımız özellikle savunma konusunda iyi değiliz.çok övdüğümüz oyuncumuza nazar ettik.yediğimiz goldeki hatayı bu nazara bağlıyorum.ara ara rakip gelirken yine açıklar verdik.rakibin üzürimize gelmesine izin verdik.maçı belki hafta içi oynayacağımız avrupa maçı için çok erkenden bitirdik.

    hakem konusuna gelince bu gecenin en nefret ettiğim kısmı bu.ne bize ne başkasına hata,eyyam vs. böyle kararlar olsun istemiyorum.oturup takımın oyununu eksiğini gediğini konuşmak galibiyeti kutlamak isterim.lakin hakem buna izin vermedi ve bu yüzden oynadığımız oyun geri planda kaldı.

    maça dair en güzel sahne ise maç sonunda iki takımın oyuncularının birbirlerine sarılması oldu.burada muslera için ayrıca bir şeyi belirtmek istiyorum:rakibin kalecisine gidip sarılması ondan forma alması bunlar çok büyük hareket.lakin istiklal marşı okumuyor diye ağlayıp zırlayanlar bunu es geçecek.

    https://twitter.com/.../1094658333301194752
  • bu maç beni çok kötü düşüncelere sevk etmiştir. sebebi de şudur; galatasaray’ı alenen doğramaları ve son haftalarda belediye takımı lehine verilen bariz hatalı kararları ört bas etmek istemeleri. bence bu akşam son haftalarda belediye lehine tamamen yapılacak olan hataların koruması niteliğindeydi. galatasaray harika bir oyun gösterdi ve galibiyeti hak etti. gerekli merciler lig senaryosu üzerinde gerekli revizyonları yapıp hedef şaşırtma yolunu seçti. malun kulüp ise maç bitimiyle düşüncelerimi destekler nitelikte twit attı.https://twitter.com/...683997714726912?s=21 ve hedefi galatasaray üzerine çekmeye ve kendileri üzerindeki algıyı kırmaya çalıştı. yedik mi? hayır. senaryoları sürpriz son ile bitecek mi? evet. #wearegalatasaray #hedef22
  • ilk 20 dakikası bundesliga ayarında, sonraki 25 dakikası ise epl'den hallice oynanan güzel maç..

    bu maçın kahramanı tabi ki muslera.
    belhanda diyeceğimi sandınız değil mi? cıks demeyeceğim..

    şimdi bazı şeyleri eğri oturup, doğru konuşmak gerek.

    alanya maçında burada çılgınca eleştirlen adam ile trabzonspor maçından sonra "ya biz seni böyle görmek istiyoruz" diyen adam futbolu bilmiyordur. futbol onun için skordan ibarettir. tabiki gol atmadan maç kazanılmıyor ama iki belhanda arasında fark yok. hep bunu iddia ettim yine diyorum.

    02 şubat 2019 alanyaspor galatasaray maçı belhanda istatistikler.

    88 topla buluşma
    54 pas denemesi
    45 başarılı pas
    yüzde 83,3 pas isabeti
    4 başarısız dokunuş
    çalınan 4 faul, verilmeyen 4 faul..
    1 asist 1 kilit pas, 1 şut ..

    10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı

    99 topla buluşma (yuh)
    71 pas denemesi
    57 başarılı pas
    yüzde 80 pas isabeti
    2 başarısız dokunuş
    2 faul
    5 şut, 2 gol, 3 kilit pas

    02 şubat 2019 alanyaspor galatasaray maçı vs 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı ndiaye pas istatistikleri ;

    alanyaspor :63 topla buluşma 48 pas 36 isabet %77 pas isabeti
    trabzonspor : 71 topla buluşma 48 pas 45 isabet %94 pas isabeti

    belhanda'nın şut denemesi dışında alanya maçından daha kötü pas yapmış, daha çok topla buluşmuş ve daha fazla kilit pas yapmış. bunun asıl sebebi hem yanındaki ndiaye ile birlikte ilk görevleri hücum etmek olarak yeninden programlanmaları. ikinci nedeni ise iki stoperin arasına girmeden oynayan ryan donk. üçüncü sebep ise donk'un iki stoperin arasına oyun kurmak için bile olsa girmemesi. iki stoperinde ayağının iyi olması...

    galatasaray'ın sorunları neydi?
    fernando'nun iki stoperin arasına girerek oyun kurma işini belhanda'nın üzerine tek başına yıkması, ndiaye'nin pas hatası konusunda belhanda kadar cömert olması, iki stoperinin de ayağının iyi olmamasından dolayı, beklerin oyun kurmak için pozisyonlarını stopere göre belirlemesiydi.

    mariano oyun kurma konusunda "acil durumlarda kırınız" konumunda olduğu için galatasaray merkezden hücum etmek zorunda kaldığı gibi bekin hücum katkısı da azalıyordu. her şeye rağmen, belhanda-feghouli-mariano üçgeni, topu rakip sahaya taşıdığında çok sükseli işler yapabildiği için bu düzen sorunsuz işliyormuş gibi bir hal alıyordu. ancak hiç bir zaman tam anlamıyla orta saha yükü çekmedi.

    8 numarada oynayan biri 48 pas yapamaz. hele ki partneri 99 defa topla buluşup, 71 pas denemesi yapıyorsa. bu gemide sızıntı var demektir. senin anchor'ın (çapa) alanyaspor maçında yüzde 92 ile pas yapabilir.

    https://pbs.twimg.com/...GCXgAE8-Dv.jpg:large

    burada görüldüğü gibi pas yönleri çok bariz bir biçimde gözler önünde. fernando'nun yüzde 92'lik muazzam pas yüzdesi pasların yüzde 90'ının yataya yapılmasından ibaret. sağ ayağının içiyle terse oynadığı (saat 11 yönü) toplar var ancak bunlar o kadar az ki. dikine bu kadar az pas yapan bir çapa varken elinde diğer sekiz numara ne yapmış?

    sadece 36 pas yapabilmiş... hemde %77 ile. bu alanyaspor maçındaki görüntü. ndiaye'ninde onyekuru tarafına sıkça pas denediğini görebiliriz. peki belhanda? orta sahada dikine en çok pas deneyen oyuncu. partneri 36 pas yaparken kendisi 47 pas yapmış.. yani sorun anchor'ın son derece statik oyunması ve yatay pas yapması. ball-winning midfielder olarak takımda yer alan ndiaye'nin top kazanamadığı gibi kötü top kullanması ve bunların yanında ikinci yarı 4-2-3-1 düzenine dönen takımda öne doğru atılan belhanda'nın asist yapması, kilit pas sayısını arttırması.

    peki sadece 1 hafta sonra ne değişti?
    diagne, kostas gibi statik oynamadı. kanatlara kaydı, yeri geldi orta sahaya yaklaştı, top tuttu, çalım attı, pas istasyonu oldu. her şeyden önemlisi baskı yaptı.

    stoperleri rahatsız etmeye başlayınca (bunu yapan kimse yoktu) ndiaye'nin yüksek enerjisi, kazandığı topları olumlu kullanmasını ekleyince, belhanda'yı rahatlattı. iki stoperin takım boyunu kısaltarak orta sahayı ileri ittirince belhanda rakip kaleye ortalama 46 metrede oynarken oyunu bu mesafe 34 metrelere kadar indi. yüksek pas yüzdesi, 35 metre civarlarındaki takım boyu. iki stoperin arasında girmekten kaçan bir çapa ve 8 numara gibi oynayan iki orta saha oyuncu ile ilk 20 dakikadaki tempo %76'ya - %24'lük topa sahip olma oranı olarak döndü. rakibin ceza sahasında ilk 20 dakikanın her bir dakikasında topla buluştuk. normal bir maçta ligimizde bu oran bir maçta ortaya çıkar. ilk yarı sonunda galatasaray 26 kez topla buluşarak bu alanda ligin en iyi takımı oldu.

    öyle ki, trabzonspor'un ilk yarıdaki isabetli pas sayısı 110.
    galatasaray'da ise üç oyuncunun donk (40), luyindama (38) ve marcao (52) ilk yarıda toplam 122 isabetli pas sayısı var... bu öyle bir baskıydı ki trabzonspor ilk ceza sahası içinde 16. dakikada topla buluşabildi. bu takımın boyunun ne kadar kısaldığını ve trabzonspor'un sadece kontra ataklara çıkabildiğinin bir göstergesi.

    https://pbs.twimg.com/...YCXcAIGOAM.jpg:large

    bu galatasaray'ın 19 ocak 2019'da oynadığı ankaragücü maçından bir pas görüntüsü.
    bu pas görüntüsüne baktığımızda skoru istediğimiz noktaya getirdiğimiz maçlarda hep ndiaye'nin yüzdesinin iyi olduğunu görüyoruz. yani, belhanda'nın yaratıcı işleri yapabilmesi için ndiaye'nin kusursuz oynaması gerek. selçuk'un şahane işler yaptığı 2011-12 sezonunda melo'nun oynadığı gibi. ne zaman ki ndiaye'nin pas yüzdesi 80'nin altına düşüyor, galatasaray zorlanıyor. alanyaspor maçında baskı yediğinde helva gibi dağılan ndiaye ve 4'ü verilen 4'ü verilmeyen 8 faul ile (sadece ilk yarı) baskı altına alınan belhanda'nın ilk yarıdaki kötü oyununa bir de muslera'nın konsantrasyon kaybı sonucu yenen gol eklenince deplasmanda sıkıntı büyümüştü.

    marcao ve luyindama'nın gelişinin en büyük etkisi hücum anlamında daha fazla enerjisi kalacak olan ndiaye ve belhanda'ya yarayacak. ilerde top tutabilen ve rakip stoperleri her zaman tedirgin edebilecek bir diagne'nin varlığı da şut alanı bulma konusunda iki oyuncunun elini güçlendirecek. çünkü, merkezdeki stoperler bu tedirginliği yaşayacak bir forvete karşı oynamadıkları için galatasaray'ı ceza sahası çizgisinde karşılayabiliyorlardı. şimdi ise penaltı noktasına kadar gerilediler. bu da orta saha (emre akbaba'da gelince) şut tehditi artacak bir alanın doğmasına neden oldu.

    trabzonspor'un orta sahası ile stoperleri arasındaki boşluk, bizim sezonun ilk yarısındaki boşluğa oldukça benziyor. burada temel sorun stoperlere olan hem savunma anlamında, hemde oyun kurma anlamında yaşanan güvensizlik.

    mariano'nun yokluğunda lines iyi bindirmeler yaptı fakat mariano'nun oyun zekası fark yaratan asıl unsur olabilirdi. özellikle, ikinci yarının 60. dakikasından sonra skor üstünlüğünün ele alınmasının ardından yaşanan durağan geçecen 10 dakikalık periyotta, merkezdeki abdulkadir parmak'ın tatlı sert oyunu ile özellikle ndiaye'ye kurduğu geçici üstünlük ile sorun çıkardı bize. burada mariano'nun yokluğu etkili oldu zira onun oyun kurma beceresi, merkezin yediği baskıdan bizi kurtarabilirdi. bunu yapamadık ve kısa bir süre trabzonspor etkili oldu. sonrasında belhanda'nın geriye gelmesi ile eski düzene dönüldü. birinci bölge ile ikinci bölge arasındaki bağlantıyı kurup, üçüncü bölgeye top aktarmaya başladı tekrar. bu onu kaleden yine 46 metre uzakta olması demekti. şut deneme şansları azaldı..

    burada henry'deki büyük sorun bir kere daha tekrarladı.

    https://pbs.twimg.com/...GfWwAIkJST.jpg:large

    hocamın uçurtma sevdiğini biliyoruz. ancak bu uçurtma onun bahsettiği atak sonlandırma işinde kötü.
    41 kez topa buluşup 26 pas denemesinde 17 başarılı pas yapmış ve %65'lik bir yüzde ile 6 top kaybı (gerçek) yapmış... kanatlarınızda bu kadar bencil bir adam varsa önüne top atmadığınız sürece (geniş alan) bir faydasını göremezsiniz atakları bitirmek için merkezdeki oyuncuların bam bam bam şut çekmesini beklememeniz gerek.. henry onyekuru, hocamın maç sonunda tanımladığı oyuna zerre uymayan bir oyuncu.

    hocamın en sevdiği ikinci kanat oyuncuları merkez girerek half-space'leri kullanan ters ayaklı, şutör oyunculardır. feghoul'nin merkeze çok yaklaşarak aslında bir nevi 2-5-3'e geçiş yaptığımız anlarda (mariano varken) diğer kanat oyuncusunun oyun kurmasına olan özlemim bitmek bilmiyor. orada henry yerine 4-1-4-1 asimetrik düzende oynayan takımın bir emre akbaba tercihi ile istenilen, anlatılan oyuna geçiş yapılabilir. hocamın da defaatle dile getirdiği, belhanda ve emre'nin ayrı dünyaların insanı olması öznesi bu formasyonu değerli kılabilir.

    4-4-2 denemeyeceği, en azından skor üstünlüğü elimizde olduğu sürece bir b planından ibaret olacağı göz önüne alınınca emre - feghouli'nin merkeze kayarak oynadığı asimetrik 4-4-1-1 bizi eski günlere götürebilir.