• 2
    sözlüğe hangi rengi katacağı belli ama engellemeden önce birkaç satır yazacağım. kendisiyle kesinlikle tartışmaya girmeyeceğim çünkü efendi ahlaklı çocuk zırhını kuşanan, başka bir yazar benfica'ya tokmakçı dediği için ''ataerkil dil'' kullanmasına alınıp nick altı giren bir yazar, biliyorum ki fikirleri boş olduğu için konuyu sürekli başka yerlere çekip zamanımı harcayacak. ben buraya yazarım, okuyanlar da kararını verir.

    (bkz: fatih terim/@yurekli armada)

    manipülasyon 1: ''cumhurbaşkanının istediği gibi olduğu ve el pençe divan durduğu bellidir''
    fatih terim'in cumhurbaşkanının istediği gibi biat eden bir yobaz olmadığı ve referandumda cumhurbaşkanına destek vermediğini, bazı kişilere el pençe divan durmadığı için milli takımdan gönderildiğini aklı başındaki insanlar biliyor. herkesin iktidar yalakası olduğu türkiye'de, siyasete en az bulaşmış, yalnızca işine bakan insanlardan birisi. ayrıca çok egolu diye güçlü karakterini küçümsemeye çalıştığınız fatih terim'i, işinize geldiği zaman birilerinin karşısında el pençe divan durabilecek bir adammış gibi göstermenizi de çok basit bir demagoji olarak görüyorum.

    manipülasyon 2: ''1 milyon 193 bin tl işsizlik maaşı ve bilmem kaç milyon euro tazminat ödenmiş.''
    devlet ssk'dan fatih terim'e işsizlik maaşı bağlamadı, sözleşmesinde kalan sürede alacaklarını hukuki olarak ödemek olduğu için maaşını ödemeye devam etti. bilmem kaç milyon euro da tazminat yok, galatasaray ile anlaştıktan sonra hakkı olan kalan alacakları için dava açtı, bu sayede de galatasaray ile ilk senesinde sembolik 1905tl alarak galatasaray'a katkıda bulundu.

    manipülasyon 3: ''hiç kimse birilerine el pençe divan durmadan bu denli haksız kazanç elde edemez''
    fatih terim, 2005-2009 arasında milli takımı çalıştırdığı dönemde federasyondan 3.5m € kazanıyordu, senin gibi kompleksliler yine aynı şekilde eleştirmişti, yerine yıllık 8m € ücretle guus hiddink getirildi, futbol sahasında başarısız olsa da sanırım çok iyi el pençe divan durdu.
    fatih terim, daha sonra galatasaray'a dönüp iki kez üst üste şampiyon olup şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynadığında galatasaray'dan yıllık 3.0m € + 0.5m € bonus kazanıyordu. tekrar milli takıma gitti ve ''bu denli haksız kazanç'' dediğin ücret olarak yıllık 3.5m € aldı. galatasaray'a geri döndü ve bir kez daha yıllık 3.0m € + 0.5m € bonus ücret ile anlaştı. ''bu denli haksız kazanç'' nerede?

    manipülasyon 4: ''fatih terim işsizlik maaşı veya tazminat alacağı anlaşmalarda bulunabilir ve bulunursa bu paraları da alabilir ama birilerine siyasi olarak yakın durmasaydı bu anlaşmaları bulabilir miydi? bunu düşünmek gerek.''
    sanki türkiye'nin açık ara en başarılı teknik direktörü değil de ikinci ligdeki bir belediye takımının bakan yeğeni teknik direktöründen bahsediyor da milli takımla nasıl anlaştığını düşünmek gerekiyormuş. ücretin normal olduğunu söyledim, bu da kimsenin cebinden vergilerinden çıkmıyor, özerk olan federasyonun bütçeden ödeniyor.

    manipülasyon 5: ''milyonlarca insanın asgari ücrete çalıştığı bir toplumda insani değerler göz önünde bulundurulduğunda kesinlikle haksız kazançtır''
    bakın işte bu en sevdiğim boş laf, cevabını daha önceden vermiştik: (bkz: #2466693)

    manipülasyon 6: ''yaptırdığı transferlerle geleceği karartan teknik direktör'' `*
    bunun da cevabını vermiştik, at yalanı seveyim inananı: (bkz: #2285629)

    fatih terim'i eleştirenler arasında gerçekten galatasaraylı olan ''ahımız var hocam''cılar, yalnızca yıldırım demirören ile yan yana geldiği için kırılmışlardı, çoğu da son şampiyonlukla birlikte çoktan barıştı. farklı görüşleri olsa da bu grubun galatasaray sevgisi tartışılmaz.

    senin kullandığın bu manipülatif argümanları ortaya atanlar ise senin henüz doğmamış olduğun 90lı yıllardan beri fatih terim'in çıldırttığı galatasaray düşmanları. hatta bu serinin devamı da haluk ulusoy, vahap beyaz, ahmet çakar diye ağlayarak devam eder. bizim de kimin ne olduğunu ayırt edebilecek tecrübemiz var. sen fatih terim'i fenerbahçe'ye yakıştıyorsun, aziz yıldırım ve acun ılıcalı'ya benzetiyorsun, ülkeden kovulmasını istiyorsun... sen fatih terim'den bu kadar nefret ederken ve galatasaray'ın kazandığı maçlarda sevinemeyeceğin bile belliyken, fatih terim'in sevildiği ve desteklendiği sözlüğe neden geldin, insanların huzurunu kaçırmaya mı, manipülasyon yapmaya mı?

    son sözüm de, ''fatih hoca, yatacak yeri olmayandır'' diyecek kadar kompleksli bir kişi, galatasaraylıların arasında yeri olmayandır.
  • 4
    sözlüğün ismini galatasaray sözlük değil de fatih terim sözlük sananlar tarafından, fatih terimi eleştirdiği için galatasaray sözlüğe geliş nedeni sorgulanan yazar.

    sadece birkaç eleştiri karşısında kendimi herkese açık bir şekilde savunacağım için bu entry’i okuyacak herkesten özür diliyorum ancak sorunlarımızı özel yoldan çözmeye çalıştığımızda tacizci yazar oluyoruz.

    öncelikle tacizci yazar olarak damgalandığım mesajımı paylaşmak istiyorum:

    “sanırım benim entryime istinaden bunları yazmışsınız; öncelikle kimseyi linç etmeye çalışmadım. yazarın şahsıma verdiği rahatsızlığı uygun bir dille, hakaret etmeden kendimce anlattım.

    üslup konusunu da sanırım belagat ile karıştırıyorsunuz. üslubun uygunluğunu sadece kültür, sanat forumlarında mı arayacağız? tdk'daki tanımıyla, "anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz." anlatmaya dayalı bir platformda uygun üslubu aramamı, kendine yazar sıfatı verilen birisini kötü üslubu yüzünden dolayı herkese açık bir şekilde eleştirmemi niye tuhaf karşıladınız?”

    arkadaş bu mesaja cevap vermedi. normal bir şekilde sizinle herhangi bir konuyu tartışacak kadar bile sizi değerli bulmuyorum deseydi, eyvallah derdim. hak verebilirdim.

    bunu yapmak yerine nick altıma yazılan şu olmuş; “yazarları sadece nickaltı girerek değil, mesaj yoluyla da taciz eden yazar.” çarpıtma, yalan. bu sözlükte bir tek yazara* gerçek anlamıyla nickaltı girdim. yazdığım entry de şuydu. (bkz: acitmadan/#2470513) kendisinin üslubunun aksine oldukça uygun bir dille üslubunu beğenmediğimi ifade ettim. özel mesajdan bu entry’ime aldığım desteğin haddi hesabı yoktu. nitekim o arkadaş da pilot oldu. bunun dışında sözlükte girdiğim 130 entry boyunca -hiçbir zaman, hiç kimseye karşı- kırıcı, üstten bakan, aşağılayıcı, kavgacı bir tavıra sahip olmadım. olmamaya özen gösterdim. özel mesajdan yazarları taciz ettiğim iddia edilmesine rağmen özel mesajdan sohbet ettiğim onlarca yazar arkadaştan hiçbiriyle en ufak bir sürtüşme bile yaşamadım, yaşamamaya özen gösterdim.*

    insan karalamak ne kolay. çamur at izi kalsın.

    bunu geçelim. manipülasyon’a gelelim.

    sözlükte bulunmamam gerektiği söylenen ilgili fatih terim entryimde (bkz: #2217944) hocanın siyasi kişiliğiyle ilgili birkaç şey yazdım. geçtiğimiz yazdı, hoca siyasetin tam göbeğinde tartışılıyordu. entryimi en ofsayt entrylerim arasında bulabilir, ofsaytlayabilirsiniz. ben sadece sözlük kuralları çerçevesinde, dilim döndüğünce kendi görüşlerimi ifade ettim. hiç kimseyi manipüle etmeye çalışmadım. ilgili entryimdeki bazı şeylerin hala arkasında olmakla birlikte bazı görüşlerimin o günden bugüne değiştiğini söyleyebilirim. örneğin, fatih hoca’yı aziz yıldırım, acun ilıcalı gibi adamlarla kıyaslayıp yatacak yeri olmayandır ifadesini kullanmam, gerek gençliğimin verdiği heyecanla gerek hocanın 2013 yılında bende yarattığı hayal kırıklığıyla söylenmiş abartılı-yanlış ifadeler olduğunu kabul edebilirim. bunun için de sözlük ahalisinden özrümü dilerim ki tekrar bahsettiğim gibi beğenmeyen istediği gibi eleştirip istediği gibi ofsaytlayabilir. sözlük kuralları dışındaysam, birilerine hakaret ettiysem moderasyona şikayet de edebilir. çok sevdiğim bu sözlüğe kendimce katkı koyma çabasında olmaktan başka hiçbir amacım yokken manipülasyoncu gibi bir çamur atılması çok üzücü oluyor.

    herkesin kurallar dahilinde kendi fikrini özgürce belirtme hakkına sahip olduğu bir sözlükte, kendimce fikrimi belirttim. yanlış veya hatalı olabilir. sözgelimi size göre fatih terim müthiş bir dik duruş sergilediği için milli takımdan kovulmuştur(ki bu belki gerçekten böyledir-bilemiyorum-), bana göre kullanılıp bir köşeye atılma vakti geldiği için kovulmuştur. bu ayrı bir tartışma konusudur. birbirinden farklı iki görüşe tahammül edemeyeceksek sözlükte ne işimiz var? açalım şahsi bloğumuzu kendimiz çalıp oynayalım, kendi dünyamızın kralı olalım.

    fatih terim’in sevilip desteklendiği yere niye geldin, fatih terim varken bu takımın galibiyetine sevinemez, efendi ahlaklı çocuk zırhı kuşanan… vs bunlar nedir allah aşkına? çok kaba, kırıcı ifadeler.

    sözlük kuralları arasında fatih terim her koşulda sevilip desteklenmelidir diye bir madde vardı da onu mu kaçırdım acaba üye olurken düşünüyorum. ama kaçırmış olamam çünkü eğer öyle olsaydı sözlükteki bugünün aktif yazar sayısı yarı yarıya düşerdi 2013-2017 yılları arasında fatih terim'i eleştirdikleri için birçoğunun sözlükten banlanmasından dolayı.

    fatih terim varken bu takımın galibiyetine bal gibi sevinirim. galatasaray’ın salt olarak kendisine aşığım. ne fatih terim ismine, ne drogbaya, ne ünal aysala… ne de bu isimler gibi herhangi bir isme karşı olan sevgisizliğimden dolayı galatasaray’dan soğuyacak kadar kompleksliyim.

    galatasaray’ı, galatasaray sözlüğü seviyorum. sözlüğün daha iyi bir yer olması için kendi doğrularımca uygun, saygılı bir üslupla burada bulunmaya dikkat ederken sanki sadece tokmakçı ifadesi kullandığı için pilot yazara ataerkil dil kullanıyor demişim gibi* yalandan yere hakkımda algı oluşturuluyor, amk-aq gibi seviyesiz ifadeleri noktalama işareti olarak kullanan yazarlara karşı ne kadar samimi bir arkadaş diye nick altı girenlerce efendi ahlaklı çocuk zırhına kuşanan iki yüzlü muammelesi görüyorum. ilginç gerçekten.

    bu saatte gerçekten başlığımın altına girilen iki entry’i görünce hadi uğraşmayayım dedim ama ne yalan söyleyeyim içime işledi birazcık yazılanlar, üzüldüm. kimseye bir şeyler ispat etme gibi bir amacım yok yanlış anlaşılmasın sadece hakkımda göz göre göre karalama yapılmasını istemediğim ve galatasaray sözlük gerçekten umrumda olduğu için bu entry’i girdim.

    sanıyorum ki nick altıma girilen bir açık iftira bir de bir sene önce benim bile yazmış olduğumu unuttuğum entry’nin elbette -eleştiren yazarın ifadesiyle- boş görüşlerimden dolayı analiz edilip sözlüğe yem olarak sunulmama çabalandığı iki adet entryinin sebebi üslup konusunda nick altına eleştiride bulunduğum pilot yazardır. seviyesizliğe karşı birisinin ses çıkartmasına alışkın olmadıkları için kendilerine samimi gelen leş kültürlerini eleştirmek yaralamış olabilir birkaç kişiyi.

    sözlükte bulunduğum müddetçe üslubumu kaybetmemeye özen göstereceğim ben şahsen. efendi ahlaklı olarak anılmak için değil sözlüğe değer verdiğim için yapacağım bunu. bunu yaparken de aq/amk kalıplarının noktalama işareti değil ataerkil bir ifade olduğunu yazmaya devam edeceğim. leş kültürün samimiyet olarak pazarlandığı sosyal medya virüsünün sözlüğü geçirmesine elimden geldiğince izin vermemeye çalışacağım.

    yanlış olduğum yerde moderasyon zaten kalkıp biletimi kesecek beni de pilot yazarlar kervanına katacaktır.

    bu kadar uzun entryi sizlere okuttuğum için sizlerden özür diler, yazmaya devam edeceğimi beyan ederim.*

    iyi sabahlar.
  • 5
    sözlüğü üslupları sergileme yeri olarak görür. fikirler ise ancak onun istediği zerafet ve üslupta yapıldığında paylaşılabilir. farklı üsluplara bile tahammül edemez ama yine de ‘’birbirinden farklı iki görüşe tahammül edemeyeceksek sözlükte ne işimiz var’’ diye sorar. kendisinin görüşleri tartışıldığı zaman ise bunun aynı ‘’leş kültürü’’ paylaşan ve asla onun gibi olamayacağını düşündüğü insanların, onun ahlaki savaşından rahatsız olduğu için yapılan bir komplo olduğunu düşünür.

    başka bir yazarın toplam 11 entry’si ve hatta silinmiş bir entry’sinin capsini çıkartıp, onun nick altında kelime kelime üslup analizi yapar ama kendi fikirlerine nick altında cevap verildiğinde ise sözlüğe yem edilmiş olur. başkalarının düşünceleri yerine üsluplarını takip ettiği sırada unuttuğu ve bizzat kendi yazdığı yazılar ortaya çıktığında ise bunu ona atılmış açık bir iftira olduğunu söyler.

    galatasaray düşmanlarının bilinen manipülatif argümanlarını galatasaray sözlük’te yazabilir ancak kimseyi manipüle etmeye çalışmadığını ve fikrini özgürce belirtme hakkına sahip olduğunu söyler. ancak, fatih terim hakkında açıkça bir karalama yazısı yazdıktan sonra argümanları tek tek çürütülünce bu göz göre göre ona karşı yapılan bir karalama olur.

    ben acıtmadan’ı engellemiş olduğum için kendisini hiç tanımama rağmen, sanki onun nick altına ‘’ne kadar samimi bir arkadaş’’ demişim ya da onu savunmuşum gibi gösterir, ama aynı zamanda da kendisine karşı algı oluşturulduğunu söyler, üstelik bunu da efendi/ahlaklı çocuk zırhına kuşanan iki yüzlü birisi olmadığını iddia ederken yapar.

    söylediği kabul edilemez fikirleri savunmak için ortaya bir düşünce koymak yerine gençliğin verdiği heyecan, geçmişteki hayal kırıklıkları gibi duygusal bahaneler gösterir. zaten hassas olan duygu durumu bozulduğunda sözlüğe fenerbahçe marşı yazma ihtimali bile vardır ama ne olursa olsun kurallar içerisinde ve kesinlikle ataerkil dil kullanmadan yapacaktır.