• 7
    20 ağustos 2012 galatasaray kasımpaşaspor maçının basın toplantısında, gaziantep'te yaşanan olaylarla ilgili konuşurken fatih terim'in sıkça tekrarladığı söz. hepimizin içinden geçenleri netlikle ifade etti imparator. söylenecek çok söz yok. fatih terim'in sesi titrerken olaylar için üzülmeyenin insanlığından şüphe ederim.
    *

    kaka sorunuza da cevap vereceğim,
    engin sorunuza da cevap vereceğim,
    ama yayıncı kuruluşa söylediğim bir şeyi size söylemek istiyorum.
    hafta içi hepsine cevap vereyim size. yarın da vereyim, öbürgün de.
    ama şu an durumum buna müsait değil. maçtan sonra, devre arası hafif duymuştuk ama,
    maçtan sonra duyduğum şeyler.
    ya arkadaş, yayıncı kuruluşa bunu söylediğim için size de aynısını söylüyorum;
    hakikaten, yani bi insanın türk olup da üzülmemesi mümkün değil bu antep'teki olaylar için.
    yani ben burda size, işte sağ taraftan o geldi, sol taraftan bu gitti,
    kasımpaşa şöyleydi, biz de böyleydik...
    kusura bakmayın şu an için buna hiç müsait değilim.
    beni anlayışla karşılarsanız memnun olurum.
    yarın gelin, öbür gün gelin florya'da hepsini beraber ne isterseniz sorun, yapalım.
    ama yazıklar olsun.
    yazıklar olsun ya bu ülkeye ne oluyor!
    biz de bu ülkenin bi..
    yani ben burda ne yapayım, üç puan aldık diye göbek mi atayım orda milletin evine ateş düşmüşken?
    ve durmuyor yani.
    hiç.. şeyim yani...
    tamam bu her gün oluyor.
    işte bir oluyor, iki oluyor, haber alıyor falan ama böyle nereye gidiyoruz, ne oluyor arkadaş.
    yani böyle bir gecede kazandığımız için, üç puan aldığımız için çok mutluyum, çok sevinçliyim demeye bile utanıyorum.
    böyle olacaksa hiç spor da yapmayalım, futbol da oynamayalım.
    onlar da ana baba evladı.
    hiçbir ölüm olmasın.
    bu nedir arkadaş!
    ha geleyim ben şimdi, evet engin ne oldu? valla işte, engin-
    hiç öyle bir durumda değilim, kusuruma bakmayın. beni anlayışla karşılayın.
    her sorunuza cevap veririm.
    yazıklar olsun. söyleyecek başka hiçbir kelimem yok.
    o kadar sinirli ve moralim bozuk. yani hiç tadım yok.
    kusura bakmayın.

    gazeteci: hocam bi çağrıda bulunacak mısınız?

    çağrım ne olacak ya! bu ülkenin ananelerine ne oldu, örflerine ne oldu?
    bu ülkenin kardeşliğine ne oldu?
    ya bu ülkenin,
    ya bulunduğumuz bir defa dinimiz bunu emretmiyor ya.
    yanındaki komşun açsa sen de tok duramazsın diyen bir dinden gelen bizler,
    bütün devamlı öldürmeye başladık ya.
    böyle bir şey olur mu ya!
    onu, ötekini, berikini...
    ben de yani, tabii ki her şeye hassas olarak bakıyorum.
    biz de bu ülkenin vatandaşıyız
    belki sesimizi çıkarmıyoruz, ama takip ediyoruz.
    biz sadece gazetelerin arka sayfasını okumuyoruz
    ülkemizde neler olup olmadığını da biz de bakıyoruz.
    ama...
    nereye gidiyoruz arkadaşlar, ne oluyor?
    yazık günah.
    ayıptır, yazıktır, günahtır.
    bunlar da candır.
    huzur batıyor mu bize arkadaş?
    ben de geleyim burda nasıl yani şimdi ben bir analiz yapayım ya maçtan.
    hani, hepimizi ilgilendiren bir şey olmasa amenna
    kusura bakmayın özür diliyorum.
    beni affedin. hepinize iyi akşamlar diliyorum.
    yarın, öbür gün, öbür gün ne isterseniz sorun.
    hepsini cevaplayacağım hiç sorun yok.
    bir iki gün bana müsaade edin.
    yani hiç galip mi geldik
    maçtan sonra hiç... kaynar sular dökülmüş gibi bu gece.
    yazıklar olsun ya!
    sekiz ölü seksen yaralı.
    daha bir sürü ölüm olacak allah korusun.
    bilmem ne, bilmem ne.
    hadi her gün bir iki, bir iki, bir iki alıştık,
    bu ne ya.
    iyi akşamlar.

    http://www.youtube.com/watch?v=NwvVXxh_OmE