• 2051
    arkada$im sana kimse demiyor 11 yabanci ile oyna. elinde iyi yerli varsa onlari oynat.

    açikçasi sahada 11 yabanci olmasi benim de biraz kanima dokunuyor. yani $öyle deyim, ben milli takima futbolcu veren galatasaray'i seviyorum ama bu bugünden yarina olmuyor ve bir tek galatasaray'in çabasi ile de olmuyor!

    ben, sinir yokken yerli fiyatinin farkli, varken farkli olmasina kar$iyim. iyi yerli her zaman iyi yabanci ile e$deger olmalidir. ancak senin iyi yabancilar ile rekabet edecek iyi yerlilerin yoksa, ve keçinin olmadigi yerde koyuna abdurrahman çelebi demek zorunda birakilip, milyon dolarlar vermek sureti ile i$ bilmeyen anadolu kulüp ba$kanlarini zengin edeceksen, bu olmaz!

    tarik çamdal, o paralari edermiydi?
    ozan tufan, o paralari edermiydi?

    sorun ba$ka bir yerde. ülkemizde çok yetenekli futbolcular var ancak mentak eksiklikleriden ötürü geli$emiyorlar. öteyandan altyapilarimiz, tesislerimiz yetersiz.

    önce buraya yatirim yapalim, sonra oyuncular yeti$sin, bakalim yabanci siniri tarti$malari oluyor mu? herkes yerli oyuncu oynatmak ister. neden? yahu, adam dilimi anliyor. istediklerimi duygularimi en iyi ona analatirim ama i$te gel gelelim oyuncu yeti$miyor. altyapilara yatirim yapilmiyor, tesisler yetersiz, yenteneklerimiz viziyonsuz!

    hal böyle olunca tarik çamdallara 5 milyon €'lar veriyoruz.

    öne yabancilarla rekabet edecek yerlileri yeti$tir, sonra tekrar konu$uruz yabanci sinirini.
  • 2052
    neymiş efendim, şampiyon takımdan milli takıma oyuncu alamıyorlarmış. bundan 3 sene önce de milan'dan, roma'dan, sassuolo'dan, leicester city'den, lille'den, celta vigo'dan oyuncu alamıyordun gerizekalı. sınır kalktı da yıllar sonra ilk defa yurtdışına oyuncu ihraç etmeye başladın. zaten senin milli takımın yetmiş senede 2 defa dünya kupasına, 4 kere avrupa şampiyonasına katılmış bugüne kadar. şimdiye kadarki turnuvaların yüzde doksanını kaçırmışsın. öyle bir yaygara kopartılıyor ki gören de her turnuvada ispanya'yla yarı final, almanya'yla final oynuyorduk da yabancı sınırı geldikten sonra düşüşe geçtik sanır. ama senin derdin futbolumuz gelişsin değil. oyuncun, menajerin, yöneticin mamalanamıyor onu dert ediyorsun kendine. neyse getirin sınırı da rahatlayın artık. 2 yabancıyı kulübeye 2'sini de tribüne oturtun, iş ahlakından yoksun futbolcularımız istiklal marşı okusun. biz de avrupa devlerine kafa tutalım. elbet bu devran bir gün tersine döner ve umarım o gün siz de türk futbolundan defolup gidersiniz.
  • 2053
    madem getirilecek tamamen yabanci yasaklansin. türkler oynasın sürekli de görelim bakalım neler oluyor.
    ne de olsa oynarız diyen türk futbolcuları bolca göbek yapar.
    diğer ülkelere de göbekli futbolcularımızla reklam oluruz.
    insanlar gülmek icin izler ligimizi tanınırlılığımız artar.
    san marino tayfası gibi takılırız.
    bugün kendimizi gelistirdik 5 ile doyduk şükür falan deriz.
  • 2054
    yabancı sınırını isteyen insanlar zaten yabancı sınırının oyunculara nasıl pozitif etki ettiğini biliyorlar. sizin, bizim düşündüğümüz her şeye katılıyorlar fakat bu işlerine gelmediği için anlamamazlıktan gelip tam tersini savunuyorlar. çünkü kendi tuttukları takım(lar) mali açıdan gayet felakete sürüklendiği için, aradaki makası açmamak adına yabancı sınırını istiyorlar. onlar kadar biz de biliyoruz ki şu sınırı isteyen herifler, kendi takımları düzlüğe çıkınca tekrar yabancı sınırının kaldırılmasını ya da esnetilmesini isteyeceklerdir.

    türkiye'de futbolu saha içinde oynamaya çalışan birkaç kulüp kaldı onlardan biri de iki sene üst üste o kadar zorluğa ve topyekün saldırıya uğramasına rağmen şampiyon olan galatasaray işte. aşırı fanatik bir cümle olmuş olabilir ama gerçek bu.
  • 2055
    sınır olması saçma, yerli oyuncu teşviki ile yürümesi gereken bir durum. hepsini geçtim madem getirecegiz diye habire konuşuyorsunuz, yüreğiniz yetiyorsa türkiye için futbolda serbest piyasayı da yasaklayin. türk futbolcular en fazla 300 bin euro maaş alır, yurt içinde 1 milyon euro bonservisi aşamaz deyin. yabancı sınırı o zaman bir işe yarar işte.
  • 2056
    galatasaray adına korkmadığım deli saçması kurallar bütünü.

    süper lig'in trabzonspor ile beraber en iyi yetiştirici kulübüyüz. doğru ve iyi bir scout yapılanmamız var. hem dahice pragmatist çözümlere hem de çok geniş bir yerel - gurbetçi bilgi ağına sahip, kaliteli bir teknik direktöre sahibiz. 2019-2020 sezonu'nda bir yaş daha olgunlaşmış ve tecrübelenmiş atalay, kapı, ali yavuz, yunus, çekdar, mutlu aksu, metehan, ışık, ogün, gökay, emirhan vs. gibi ateş almaya hazır kıvılcımlarımız da olacak. şimdilik bu oyunculara burun kıvrılıyor olabilir ama önümüzdeki senelerin yıldızları çıkacak belki de bu isimlerin içinden. hepsi yıllardır birbiriyle oynayan, uyumlu, kolej havası içindeki çocuklar.
    elalemin 35 yaşındaki caner, gökhan gönül; yetenek fukarası hasan ali, potuk, topal, vs. gibi yerli topçularından çekinecek değilim şu şartlarda.

    ne yaparlarsa yapsınlar, galatasaray'ı engelleyemeyecekler bence. önümüze çıkardıkları her aşılmaz sandıkları duvarı, yıkıp geçtik şimdiye kadar; yine yaparız.
  • 2057
    bu konuyu siyasetten bağımsız her kim yorumlamaya kalkıyorsa eksik yapıyordur.

    bunu daha önce defalarca kez söyledik ama bir kez daha söyleyelim; yabancı sınırının ilk eleştiri noktasının ne olduğunu, buna kimlerin tepki gösterdiğini, bu isimlerin hangi siyasi fikrin ekrandaki sözcüsü olduğunu ve türkiye'de yürütülen siyasi propagandayı göz önüne getirirseniz meselenin fotoğrafını çekmiş olursunuz.

    nihat özdemir'in ''yabancı sınırı ile lige kalite geldi ama sayıyı yine de azaltmamız lazım'' cümlesindeki ama ile başlayan kısım, kendisini oraya atayan kişilerin düşüncesini temsil ediyor. dolayısıyla lige kalite gelmesinin, oyuncu ihraç sayısının artmasının falan zerre kadar önemi yok. dolayısıyla bu verileri öne sürüp ''yabancı sınırına hayır'' demenin de bir faydası yok. üzerinde durulması gereken konu belli, tepki gösterilmesi gereken kurum belli. türkiye'de hasıl olan şahane ifade özgürlüğünde bunun yapılamayacağı da...

    yabancı sınırı üzerinden milliyetçi söylem üretip, oy devşirmeye çalışanlar olduğu sürece mantıklı bir zeminde tartışmanın mümkün olmadığı sorun diye tanımlayıp, konuya noktayı koyayım.
  • 2059
    dünya futbolu öyle bir hale geldi ki neredeyse teknik ve taktik olarak eksiksiz takımlar, robotik futbolcular var artık sahalarda. yabancı sınırını getirin, 4-5 yabancı ile gidelim avrupaya kevgire çevirir gönderirler adamı anamızın ligine. türk futbolu bırak bir üst turu galibiyet aldığı günleri mumla arar saçma saçma konuşmasınlar.
  • 2060
    taraftarlara soruyorsun, istemiyor.
    spor yorumcularına soruyorsun, istemiyor.
    teknik adamlara soruyorsun , istemiyor.
    klüp başkanlarına soruyorsun , istemiyor( görünüyor, bazıları istiyor olabilir. * ).
    yayıncı kuruluşa soruyorsun , istemiyor.

    bir uygulama( yenilik, regülasyon artık ne demek isterseniz ) getireceksen ilk önce karşılığını bulacağın bir taban olmalı. hatta istediğin kadar kişiyi getireceğin uygulamaya destek vermesi konusunda ikna et, infial yarat; eğer taraftar istemiyorsa bir destur dersin.

    bu kuralın tartışılması , türk futboluna yararlı olup olmayacağı tartışması, demokratik bir tartışma değildir. demokrasi'de görüşler kalifiye bir fikir gerektirir. yabancı kuralıyla türk futbolunun gelişeceğini düşününler kıt fikirli kimselerdir ki ben böyle bir insanın olduğuna inanmıyorum. bu kural , bazı kişilerin kendi takımlarının menfaati , diğer bazı kişilerin de politik menfaatleri için getirilmeye çalışılıyor, sonuna kadar karşı durulmalı.
  • 2061
    olay türk futbolunun, milli takımın gelişimi felan değil arkadaşlar. bunu zaten herkes biliyordur. yerli menajerlere arpa sağlamakta değil. yabancı sınırı dolaylı olarak galatasaray'ın durdurulmasına neden olacaksa da, amaç doğrudan bizi durdurmakta değil.

    futbol toplumları uyuşturmanın en güzel yollarından biridir. bu yüzden bir takımın alıp başını gitmesi bizim gibi gelişmekte! olan bir toplumu yönetenlerin hiç işine gelmez. çünkü başarı anlamında geri de kalan takımların taraftarları - bunlar günümüzde fb ve bjk taraftarları oluyor - kafayı kaldırıp bazı şeyleri* daha çok sorgulamaya başlar ve uyuşturucunun etkisinden çıkarlar. buna izin verirler mi, tabi ki hayır.

    bu zihniyetin en sevdiği şey, her sene bir büyük takım öne çıksın, malı* götürsün, her sene sil baştan tekrar heyecan yaşansın. büyük kitleler tarafından takip edilen hiç bir takımın taraftarı başarısızlıklar yüzünden boşluğa düşüp, sistemi sorgulamasın.

    bizim şanssızlığımız bu düzeni kırma ihtimali en yüksek olan takımın galatasaray olması. o yüzden genelde biz kafayı kaldırdığımızda sınırı çakıyorlar.

    bunları zaten biliyoruz, çözüm nedir diyenlere şunu söyleyeyim. bu sınır gelecekse, sınırın boyutunu tepkimizle biraz azaltabiliriz. mesela 6+4 gelecekse, tepki koyarak yabancı sınırının 8+4 olmasını sağlayabiliriz. yani hafifletebiliriz ama sınırın gelmesini maalesef engelleyemeyiz. kısacası yaklaşıyor yaklaşmakta olan.

    diyelim ki yeni kural 8+4 olsun, bu noktada tüm iş teknik heyete ve yönetime düşüyor. bu yaz transfer döneminde, takımda direk oynayacak ve kadro derinliği sağlayacak, sağlam yerli oyuncular alacaklar. böylece sınıra rağmen serimize devam ederek, bu çabayı boşa çıkaracağız. gerçi bu sefer'de 2013'te fatih hoca'yı ayartmaya çalıştıkları gibi, yan yollara sapacaklar. yani bu süreç, bu şekilde mücadele ile geçecek.

    allah yardımcımız olsun.
  • 2063
    https://youtu.be/eKNqm8HcqkM

    süleyman rodop’un tff yetkililerinden bizzat aldığı bilgiymiş.

    https://twitter.com/...802545980346374?s=21

    2019-2020 sezonu: 14 yabancı / 12si kadroda
    2020-2021 sezonu: 12 yabancı
    2021-2022 sezonu: 10 yabancı
    2022-2023 sezonu: 8 yabancı

    allah bu kuralı getirmek isteyen,
    bu aklı veren,
    bu kararı almaya mecbur kılan,
    bu kural getirilmeli diyen kim varsa;
    binbir türlü belasını versin.

    inşallah planlarınız elinize yüzünüze bulaşır.
  • 2065
    (bkz: 29 mayıs 2019 chelsea arsenal maçı/#2681775)
    uefa avrupa ligi final maçında* arsenal ve chelsea'de ilk 11'de yer alan 22 oyuncudan ainsley maitland-niles dışında ingilitere'li oyuncu yok. bütün dünya şu anda ingiltere futbolunu konuşuyor, inanılmaz bir reklam yapılıyor, prestij falan arşa çıkmış ama yırtık dondan fırlayan yabancı sınırlansın sevdalıları yok ingiltere'de. marş okuma üzerinden duyar kasan süzmeleri yok, ne yazık.
  • 2066
    evet sevgili sözlük, malesef atanacak olan yeni federasyon başkanının kulağına fısıldanan kısıtlama gelecek gibi görünüyor.
    2-3 gün önceki açıklaması, pardon ağız ishali olduğunu kanıtlayana beyanatı şu şekilde idi;

    --- alıntı ---

    yabancı sayısını artırmamızdan dolayı kalite artışı oldu. ama 11 yabancıyla sahaya çıkan takımlar oldu. bu durum bir süreç içinde sonlanmalıdır. bu tff'nin masa başı kararı olmamalı. bu bir katılım kararı olmalı. 1.lig de katılacak, süper lig'de katılacak. bu sayı gittikçe azalacak. kulüpler birliği burada ön ayak olmalı. yabancı sayısı kademeli olarak azaltılmalı. yabancı sayısını kademeli olarak azaltmamız gerektiğine inanıyorum. mesela sahada 8 yabancı olacak, 2 tribünde olacak, 4 kulübede olacak. ya da 6 diyeceğiz, 6+2+2 yapacağız mesela.

    --- alıntı ---

    bu yazıyı nereden tutsan elinde kalıyor. zaten bu lafı kustuğundan beri enine boyuna ne kadar saçma olduğunu konuştuk burada.
    velhasıl kelam benim belirtmek istediğim başka bir konu var.
    ama ona geçmeden önce, kulislerde konuşulan ve getirilmesi istenen düzenlemeyi şuraya yazayım;

    --- alıntı ---

    2019-2020 sezonu: 14 yabancı / 12+0+2
    2020-2021 sezonu: 12 yabancı / 10+0+2 ya da 8+2+2
    2021-2022 sezonu: 10 yabancı / 8+0+2 ya da 6+2+2
    2022-2023 sezonu: 8 yabancı / 6+0+2 veya 6+2

    --- alıntı ---

    kaynak : (bkz: #2681746)

    bu kuralın getirilmek istenmesinin 2 nedeni var;

    %90 galatasaray makası açmasın
    %10 milliyetçilik, milli marş -bizim çocuklarımız oynasıncılık

    yeniden bir kısıtlama gelmemesi, ve futbol zevkimizin azalmaması için yapmamız gereken bir arada hareket edip kamuoyu oluşturmak; tff'ye tepki göstermek, be-in sports'a üyeliklerin bitirilmesi ile ilgili restleri çekmek.
    ayrıca ali ece, mehmet demirkol, uğur meleke gibi spor yazarlarının da desteğini ön plana çıkarmak.
    bunlar kendi camialarındaki bazı kokuşmuş zihniyeti değil, yabancı konusunda hep doğruyu savunuyorlar zira.

    bir de kulübümüzün bu karara karşı dimdik durabilmesi için yanlarında olmak.

    çünkü galatasaray taraftarı ve aklı başında olan diğer takım taraftarları dışında kalanlar;,
    galatasaray makası açmasın da ne olursa olsun;
    biz onların seviyesine çıkamayız onlar bizim seviyemize insin;
    anamızın liginde kendimiz takılalım kafasında.

    çok önemli bir savaş vermemiz lazım ve bu savaşı kazanmamız lazım.
    ancak beni korkutan bir kesim var.
    bazı taraftarlarımızda şu yaklaşımı görüyorum;

    -istedikleri kadar indirsinler yabancı sınırını, biz yine şampiyon oluruz.
    -fatih hoca varken bize bir şey olmaz.
    -biz kaliteli yabancı alamazken, onlar da alamayacak.
    -u14'ten itibaren çok iyi jenarasyonlarımız var.

    böyle düşünen taraftlarımıza da saygı duyuyorum, ve bu düşünecelere ben de katılıyorum.
    ama inanın durumun iç yüzü hiç de düşündüğümüz gibi değil;

    -istedikleri kadar indirsinler yabancı sınırını, biz yine şampiyon oluruz.
    tamam buna katılıyorum. yine şampiyon oluruz. bizim kalitemiz düşecek ama rakiplerin de kalitesi düşecek, eyvallah.
    e peki kanayan gözlerimiz ne olacak?
    sanırım tekrardan, salı akşamı karagümrük sakarya maçındaki adamları rakibimiz, belki de oyuncularımız olarak görmek istiyorsunuz. ***

    -fatih hoca varken bize bir şey olmaz.
    buna da katılıyorum. çünkü imparator yerli oyuncudan en yüksek verimi alan adam.
    sadece 2011-2012 sezonundan 3 isim vereceğim, başka yorum yapmayacağım.
    11-12 sezonunda fatih terim terim yönetiminde fırtınalar estiren emre çolak, engin baytar, semih kaya.
    fatih terim başımızda olduğu sürece bu tarz yerli oyunculardan müthiş verim alır; bence de sürekli şampiyon oluruz, inanın buna şüphem yok.
    ama fatih hoca gittikten sonra bu adamlar hiç o zamanki performanslarına yaklaştı mı?
    samimi söyleyin, bu 3 futbolcunun ismi söylenince, aklınıza 11-12 / 12-13 sezonları mı geliyor, yoksa sonrasındaki karanlık dönem mi?
    karar sizin.
    allah korusun, inşallah planlanandan erken olmaz ama, ya fatih hoca gittiğinde ne yapacağız?
    bir düşünün, 2017-2018 & 2018-2019 sezonlarında fatih terim olmasa, 2 defa şampiyonluk mu kutlardık?
    dilimizde alçaklara kar yağıyor üşümedin mi sen bu işin sonunu düşünmedin mi türküsü mü olurdu?
    yoksa yönetim istifa nidaları ve bilimum protestolar mı yankılanırdı?
    2015-2016 / 2016-2017 sezonlarımız çok uzak değil, hatırlarsınız olanları :)

    -biz kaliteli yabancı alamazken, onlar da alamayacak.
    doğru, hiç bir takım istisnalar harici çok kaliteli yerli ve yabancıları bir araya getiremeyecek. yine söylüyorum, şampiyonluk yolu daha kolay olacak.
    ama bir sürü defomuz olacak.
    ya peki avrupa'da ne yapacağız?
    2023-2024 sezonunda şampiyonlar ligi ve avrupa ligine eurolig modeli geliyor.
    artık 32 takımın, 24'ü lisans usulü ile lige kabul olacak.
    kalan 8 takımlık kontejyan için ön elemler olacak.
    zannediyor musunuz ki, elimizi kolumuzu sallaya sallaya ön elemeleri geçebileceğiz.
    şuraya yazıyorum, şampiyonlar ligi hayal olur.
    olur da kaza bela gidersek bile kevgire çevirirler bizi.
    6 yabancımızla olabilecekleri düşünemiyorum bile....
    haa derseniz, lige ambargo koyalım, avrupa çok da önemli değil; o zaman bu senaryo da güzel.

    -u14'ten itibaren çok iyi jenarasyonlarımız var.
    doğru, gümbür gümbür geliyorlar.
    ama, kocaman bir ama...
    bu ülkede yabancı sınırı varken;

    kaç oyuncu ihraç ettik?
    kaç oyuncumuz yurtdışında 1 milyon euro maaşa gitmeyi, 3 büyüklere 3 milyon maaşa tercih etti?
    milli takım 2000 jenarasyonu harici ve 2008'deki efesane fatih terim yönetimi dışında ne başarı elde etti? yemin ederim en son hangi baba milli takımı yendiniz deseler, aklıma 96 ve 98 elemelerindeki hollanda ve almanya maçları geliyor bursadaki 1-0 biten. *
    kaç oyuncumuz, nasılsa kulüp takımında yerim garanti deyip yatışa geçmedi?
    kaç tanesi gelişimini devam ettirdi?
    ya vasat yerlilere verilen bonservisler?**

    ayrıca ozan kabak & menajer olayı nedeniyle, halen bir çoğunuz ozana çok kızgınsınız.
    şimdi de, atalay celil ve yunus için de sözleşme imzalamaya yanaşmadıkları ve yabancı sınırı nedeniyle yağlı sözleşme bekledikleri yazılıp çiziliyor.
    o gümbür gümbür gelen jenerasyonlarla da bu sorunların yaşanmayacağının garantisi var mı?

    bizi bekleyen bir büyük tehlike de şu.
    mustafa cengiz-albayrak-fatih terim 3lüsü galatasarayda devam ettiği ve taraftar birlikteliği olduğu sürece, başarılara en yakın camia biz olacağız.
    şu an tozpembe diyebileceğimiz bir dönemde olmamızın yegane sebebi bu.
    ancak unutmayın, her fırsatta tökezlememizi bekleyen iç ve dış mihraklar mevcut.

    bize bir şey olmaz biz galatasarayız demeyin. biz çok zor bir taraftar topluluğuyuz malesef.
    aşağıdakileri çok yakın zamanda yaşadık;

    -"galatasaray lisenin, halkın değil" diyip yönetimi ibra etmeyen çıkarcı lisecileri unuttunuz mu? her an pusudalar.
    -ilk tökezlemede hemen üşüşen ben demiştimciler de pusuda bekliyor. başakşehir maçının olduğu 19 mayıs günü, devre arasında stadda moral bozukluğu ile bir sözlüğü açayım dedim. inanın başlığı hatırlamıyorum ama biri fatih terim inatları tarzı mı ne bir başlıkta şampiyonluğu kaybetmişiz gibi eleştiriler vardı. bakın devre arası diyorum :)
    -mustafa cengiz ve albayrak şu an övülüyor ama, transfer olmadığı dönemde ne kadar kellerinin istendiğini hatırlarsınız :)
    -ali koç, fikret orman, göksel gümüşüdağ ve dış mihrakları saymıyorum hiç.

    velhasıl kelam, sadece yabancı sınırı konusunda değil, birliğimizin bozulmaması adına da uyanık olmalıyız.

    allah sonumuzu hayır etsin.
    hakkımızda hayırlısı.
  • 2067
    azaltılması bizi çok etkileyecek olan sayıdır. yabancı sınırı bizi etkilemez düşüncesi çok yanlıştır. avrupa'da öyle bir etkiler ki, hem de nasıl etkiler.

    bir kere galatasaray için ise orta ve uzun vadede avrupa'da başarı hedeflememek düşünülemez, düşünülmesi teklif dahi edilemez.

    2024 yılından sonra şampiyonlar ligi'ne katılmak için 2020 yılından itibaren her bir puanın değeri olacak. ama zaten ekonomik olarak senin çok önünde olan rakiplerin, dünyada sınırsız veya sınırsıza yakın kaynaklardan futbolcu seçebilirken sen sadece sınırlı bir kaynaktan futbolcu seçersen onlar ile yarışamazsın.

    hedefin olan scout transferlerini yapamazsın. 6-8 futbolcu kontenjanın olduğu için sadece garanti futbolculara gitmen gerekir. dolayısıyla al-sat yapıp borçlarını kapatamazsın. marcao'lar da, luyindama'lar da, onlardan gelecek bonservis gelirleri de yalan olur.

    şampiyonlar ligi'ni bir daha yıllarca göremezsin. şampiyonlar ligi müziğini ancak telefon melodisi olarak duyarsın.

    avrupa'da olmayan galatasaray hiç bir yerde yoktur. prestij olarak biter. ekonomik olarak zaten yürütemez. en başta en büyük zevkimiz yok olur. türkiye'deki küçük zaferler bizi kesmez, kesmemeli. türkiye'de kral olsan ne olacak?

    bu sınırı kabul etmenin imkanı yok. aması, bize bir şey olmazı, fatih hoca hallederi yok.
  • 2070
    bu ülke insanından nefret etmeme sebep olan mantalitenin yansıması olan sayı, sınır.

    yine gündemde bu illet.

    peki gelir mi? galatasaray'ın aleyhine sonuçlar doğuracak olursa gelebilir.

    haberler okuyorum. vedat muriqi 3,5 milyon eu, taylan antalyalı 2,5 milyon eu.... liste uzar gider. peki bu paralar niye? sırf yabancı sınırı gelmesin diye elimizdeki türk oyuncu rotasyonu iyi olsun diye.

    ulan takım seneler sonra toparlanmanın eşiğinde. inşallah diagne iyi bir paraya satılacak. oradan gelen parayla bir forvet, bir orta saha alınacak. belki üzerine sol açık falan alacağız. ama yok. illa kısıtlı kaynakları bu illet için saçıp savurmamız gerekiyor. bu arada da alt yapı futbolcuları ellerini ovuşturup yabancı sınırı gelsin de daha ilk profesyonel kontratımıza imza atarken milyonları kapalım diye ellerini ovuşturuyor. yani genç futbolcu gelişimine de zararlı.

    biz bunları planlarken hollanda ülke sıralamasında bizi geçmek üzere. yani 10.'luğu hollanda'ya kaptırırsak artık şampiyon takımımız da ön eleme oynayarak şampiyonlar ligi'ne gidecek.

    müstakbel federasyon başkanı ise açıklama yapıyor. yabancı sınırının esnemesiyle süperlig'in ve 1. lig'in kalitesi arttı, böyle gitmesi düşünülemez diye...

    bence biran önce ülke olarak batalım da herkes rahata ersin.
    3-5 orospu çocuğunun dayatmasıyla türk futbolunun en büyük belasıdır bu yabancı sınırı. allah belalarını versin.
  • 2073
    yabancı oyuncu sayısı galatasaray futbol takımının başarısı ile ters orantılıdır. galatasaray'ın başarışı artarsa, yabancı sayısı azalır; galatasaray'ın başarısı azalırsa yabancı sayısı artar. tff artık bunu kağıda dökmelidir. kuralı bu şekilde çıkarsınlar da her takım ona göre hazırlığını yapsın. göztepe, kayserispor, kasımpaşaspor şunu bilsinler mesela. 'galatasaray şampiyon oldu, o zaman yabancılarımı satayım, onun yerine türk oyuncular alayım.' desin. böylece herkes rahatlar.
  • 2074
    yerel liglerimizden üst düzeyde yerli futbolcu çıkarılan, avrupaya futbolcu ihracatı yapılan aynı zamanda lige seyir zevki veren rekabet artıran mevcut sistemin kilit değişkeni. ama biz yine 6+2-1/3*0,5 gibi birşey getirelim bu kadar olumluluk bizim ülkeye göre değil. liyakattan bağımsız olmak gerek kendi tarikatlarımızdakileri, akrabalarımızı eşi dostu ihya etmemiz gerek.