• 1051
    yani dünya'nın en iyi 5 liginde ne sınırlar var ? avrupa birliğinde değil türkiye ancak avrupa birliği vatandaşı olarak geçmiyor mu bir çok ülke de örnek vermek gerekirse ispanya, italya, ingiltere, almanya ve fransa'da ee tümden kaldırın sınırlamayı.

    bir şey yasaklanacak veya sınırlanacak ise aynı uefa'nın ffp zorunluluğu gibi birşey yapsın tff ülke içersinde 5 yıl sonra türk futbolu refaha kavuşur ekonomik açıdan ancak biz de gelecek adına hiç bir şey yapılmaz, önemli olan günlük başarı ve yöneticilerin medya da maymunluk yapmaları.

    sınırlama getirirlirse bundan sonra türk futbolu diye bir şey kalmaz hatta kendi adıma " daha da davosa gelmem " değil , bir digitürk aboneliğimi iptal ederim mis gibi ingiltere,ispanya ligine bakarım futbolsa futbol.
  • 1052
    her sorunu yabancidan bilme gelenegimize ustunde 2-3 senede bir degisiklik yaparak katki verdigimiz sayidir. ne geliyorsa zaten yabancidan geliyor. bizi istemiyolar, basarili olmamizi kiskaniyorlar, hep bize celme takiliyorlar. he amk he. adam refahin anasini sikmis, am ustunde findik kiriyor isi gucu yok senin sidikli sisteminle ugrasacak. ben olsam turk oyuncu sayisini kisitlardim ki yan gelip yatmasin ibneler, calissin yer edinmeye kadroya girmeye calissin.
  • 1059
    2. futbol zirvesi denen tiyatronun ardından turkiye' de futbolla ilgimi kestiğimi, mevcut düzen değişene kadar ülke sınırları içerisindeki futbol ve futbolcularla ilgilenmeyecegimi, bu konida entry girmeyeceğimi söyledim ki hala da kararlıyım bu konuda.

    su an trt spor' da ömer onan' ı dinliyorum. basketboldaki yabancı oyuncu sayısından bahsederken verdiği örneği aktarmak istedim;

    galatasaray' da kaç yabancı oyuncu var? dokuz. peki sinan güler hala oynuyor mu? oynuyor. neden oynuyor? böyle bakmak lazım. bizim oyuncularımız tembel. yabancı oyuncu sayısı azalsın biz oynayalım istiyorlar. tamam oynayın da bir de işin bu tarafı var. efes' te cedi osman neden oynuyor? çünkü çalışıyor. sinan güler çalışıyor.
  • 1060
    futbolcu yetiştirme düzeni olması gerektiğini artık cümle âlem anladı. yoksa futbolcu mentalitesinin nasıl olması gerektiği o futbolcunun kendisini yetiştirebilme düzeyine kalıyor ki, o da eğitimim sisteminin ve aile içerisinde alınabilen toplum içi eğitimi göz önüne alındığında, zaytung minvalinde bir topluma evrilmemiz şaşırtmadığı gibi kendi kendini yetiştirebilen futbolcu anca bir elin parmaklarını geçmez.

    bu arada yabancı futbolcu yetiştirmek, türk futbolcu yetiştirmekten daha kolaydır.türk değil, yabancıya dayalı altyapı düzeni oluşturulmalıdır.

    yok efendim ülkeyi biliyor. ülke futbol yapısını biliyor. bakış açısı bu olduğu sürece 4/5m euro bonservisleri ve 2-2,5m euro alt limit maaş yapılarını daha da yukarı çekeriz.
  • 1063
    bizim türk kulüplerinin yaptığı planlamalar falan hikaye. değiştirilecek denmişse değiştirilir. onlar da yeni değişime ayak uydurur. tabi değişme meselesini kimin kaşıdığı da ortada. özgül bir ağırlığı olmayan fatih terim ve göksel gümüşdağ gibilerin söylediklerinin bir değeri yok. bunlar ikna edilmeyecek adamlar değil.

    mesele yavaştan yavaştan gündeme geldi. bunu bizzat rıdvan dilmen gibi şeytanların ağzından ilk olarak duyduk. bakalım göreceğiz neler olacağını. çoğunluğun haksız gücünü bile tartışmıyoruz artık. yeni sistem artık bu: diktatöryel aristokrasi... birileri elbette yeni yabancı kuralının ne olacağını hepimizden daha iyi bilir! artık bunu anlamışsınızdır.
  • 1064
    fenerbahçe'nin parası bittiği için sınırlanmaya gidilmesi noktasında gerekli mecralara baskı yaptığı mehmet demirkol tarafından bugün canlı yayında söylendi. fenerbahçe aykut kocaman'la anlaşmış ve bonservise verecek parası olmadığından yabancı sayısında sınırlandırmaya gidilmesi gerektiğini söylüyormuş. 3-4 aydır rıdvan'ın ne yapmaya çalıştığı belli oldu. zamanında bizi durdurmak için böyle bir sınırlandırma getirmiş ve bir hayli başarılı olmuşlardı. o yüzden battık zaten. bu adamlardan hesap soracak bir babayiğit yok mu ya?
  • 1065
    şüphesiz dursun özbek yönetimi için bir anlamı yoktur. zaten adamlar serdar aziz, ahmet çalık, emrah başsan ayarınca yerli futbolculara fetiş oldukları için, yabancılara sınırlama getiriilmesini şenliklerle karşılarlar. hatta bu konuda sınırlama gelmesi için aziz ile birlikte lobi yaptıklarını düşünüyorum. cebe girecek komisyon önemli bunlar için, takımı vasat yerlillerle doldurmak birinci motivasyonlarıdır.
  • 1066
    bildiğiniz gibi ülkemizde "doğduğun ve büyüdüğün yerin takımını destekleme" kültürü çok gelişmiş değil. hatta avrupa ile kıyaslarsak epey kötü diyebiliriz. sonuçta birine "hangi takımı tutuyorsun" diye sorarken üç büyükleri düşünerek soruyoruz, kültür bu çünkü.

    şimdi işte son zamanlarda birçok yeni stadyum yapıldı bildiğiniz üzere, yani artık anadolu'da da futbol maçı izlemeye gitmek bir zulüm veya fedakarlık değil, hafta sonu aktivitesi haline gelecektir bu yeni stadyumlar ve onların etrafında oluşacak yapılanmalar ile. üstüne, anadolu kulüplerinin getirdiği yabancılar ile birlikte, ortaya daha önce şahit olunmamış bir seyir çıkıyor.

    ama aziz gibi hıyarlar "bunlar çok güçlü oldu yav, şu yabancı sınırını geri getirelim" dedikçe, yukarıda yazdıklarımın hepsi boşa gidecek. anadolu kulüplerinin yönetimleri adam olsa zaten bu yazdıklarımın farkında olup, devamının gelmesi için bir duruş sergilerlerdi. tabi bir de işin için siyaset de girince, pısırık ve vasıfsız bu yönetimler, çok rahat yok sayılabiliyor.

    bu da böyle bir fikir, bakış açısı ve bilinç katar inşallah okuyana.
  • 1067
    eğer ilk on birde serdar aziz dışında yerli oyuncu olmazsa kulübeye 6 yerli oyuncu oturtmak zorundayız.* bu oyuncular içinde bir tane kaleci iki tane de alt yapı oyuncusu olmak durumunda.

    ahmet çalık, eray işcan, tolga ciğerci, selçuk inan, yasin öztekin, yunus/atalay/ozan, eren dersek 7 yerli yaptı. bir yabancı hakkı daha var bunlardan biri yerine. ama 2 yetiştirme oyuncu olma zorunluluğu kritik.

    şimdi eğer biz 2 tane as bek alırsak kulübeye en iyi ihtimalle ya carole ya da linnes girebilecek. biri 18 dışında kalacak.

    not: bu senaryo selçuk inan'ın on birde olmama hayaline dayanarak yazılmıştır.
  • 1070
    türkiye'de 14 sınırlaması olduğundan beri, türk futbolcuların avrupa liglerinde boy göstermeye başladığına şahit oluyoruz. uzun vadede türk futbolu adına fayda sağlayacaktır. olaya, "istiklal marşı söyleyecek oyuncu kalmadı" çiğliğinde yaklaşmak, her yönüyle değerlendirme yapamamaktır. ayrıca ligimizin kalitesi de ufak ufak artmaya başladı. e o zaman, endişelerin ne olduğuna bakalım.

    olay milli takımsa, türk futbolcuların avrupa liglerinde forma giymeleri daha iyi değil mi? sıkıntı kulüplerse, durum her geçen yıl daha iyiye gitmiyor mu? ligimize gelen yabancı oyuncular sayesinde, dışarıdan takip edilirliğimiz artmıyor mu?
    haa bu duruma karşı çıkılmasının temelinde ırkçılık yatıyorsa, onu ben bilemem.
  • 1072
    kadrodaki futbolcu sayısı 18 den 21'e cikartilmadan once, mac kadrosunda en fazla 11 yabanci futbolcu bulundurabiliyorduk. bu sezon da muhtemelen her maça 10 veya 11 yabancı ile çıkacağız.

    şimdi bu durumda hamle oyuncularımızın 2'si veya 3'ü de yerli mi olacak ( yasin xelçuk tolga ) gibi, yoksa 11+3 yabancı şeklinde maçlara cikabilecek miyiz bilemediğim sayıdır.
  • 1074
    ederinin üzerinde transferler yapıldı. ancak iyi futbolcular alındı, alınıyor. kendisine haklı olarak çok kırgın ve kızgınız. fakat futbol takımının başına fatih terim gelirse kurallar yeniden değişir, benden söylemesi. 4 + bilmem kaçlara geri dönülür. bahane mi yok? milli takıma futbolcu yetişmiyorlar, bu vatanın evlatları ne güne duruyorlar, milli servet dışarıya akıtılıyorlar sıralanır. tanımlayıp kaçayım; oynak bir sayı.
  • 1075
    yüksek tutmanın her türlü faydalı olduğu kural.

    1-) yerli oyuncular bulunmaz hint kumaşı olmaktan çıkıyorlar. maaşları düşük oluyor. ancak takım içi çetecilikle falan bu maaşlara sahip olabilirler. o da bu kuralda ısrar edildikçe kırılacaktır.

    2-) yerli oyuncular "yerim garanti, götümü yayar parama bakarım" diyemiyorlar. oynamayan yallah katar'a.

    3-) yerli oyuncular "burada geleceğim garanti, yurtdışına çıkma riskini almama gerek yok" demiyorlar ve son zamanlarda çok kolay bir şekilde yurtdışına çıkıyorlar.

    4-) eski kurallarda ne olursa olsun birkaç mevkide türk oyuncu oynatman gerektiğinden istesen de, paran da olsa elindeki türk oyunculardan kat kat daha iyi olan yabancı futbolcuları getirip iyi bir kadro kuramıyordun. iyi bir kadro kurulabilmesi için ancak özel bir türk futbolcu neslinin denk gelmesi gerekiyordu. dolayısıyla kurulan en iyi kadro şampiyonlar ligi'nde ancak çeyrek final görebiliyordu.

    5-) eskiden sınırlı sayıda yabancı oynatılabildiğinden, yöneticiler kısıtlı olan hakları yıldız futbolculardan kullanıp taraftarın ağzına bir parmak bal çalma niyetindeydiler. artık gerçekten faydalı olacak isimler peşinden gidilebiliyor.

    6-) isteyen kulüp istediği kadar yabancı ve potansiyelli futbolcuyu deneme amaçlı kulüplerine kazandırabiliyor. eski kuralda yapılabilecek en zor şey buydu.

    7-) eski kural sayesinde değerlenen türk futbolcuları anında kapağı büyük kulüplere atıyorlar, anadolu takımları bunları elinde tutamadığından yerlerinde türk futbolcuların kötülerini oynatmak zorunda kalıyorlardı. yeni kuralla türk futbolculara mahkum olmaktan çıktıkları için gittikçe daha kaliteli takımlar kuracaklardır. özellikle 2017-2018 sezonunda bunun zirvesini göreceğiz.

    daha ufak tefek bir sürü avantajı vardır. son olarak yakın zamanda yaşanmış bir şey söyleyeyim; yeni kural olmasaydı, başakşehir'in club brugge gibi bir takımı elemesinin imkanı yoktu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın