abuk subuk seyler için, drogbayı yediler, simdi sneijderi yiyolar, yarın öbür gün muslerayı da yerler. seviyoruz manasız küçük şeyler için olay cıkarmayı.
17077
önce ajax’ın müzesine, dünya futboluna sunduğu futbolculara bakıp sonra da sneijder’in hollandalı ve ajax çıkışlı bir futbolcu olduğu bilgisini bunlarla birleştirirsek söylediği şeyde bir anormallik olmadığını anlarız.
bizim gözümüzde galatasaray, real madrid’den de büyüktür ancak sneijder’in böyle yorumlamasını linçlemek veya buna darılmak için biraz ahmak olmak lazım.
ayrıca konudan bağımsız, drogba ile aynı cümle içerisinde kullanılmamalı sneijder. çok daha fazla şey ifade ediyor bu kulüp için.
17078
galatasarayın potansiyeli ajaxtan büyüktür, hatta dünyada ilk 5e girer ama başarabildikleri konusunda üzülerek ajax daha büyüktür. aksini iddia edersen kadıköylü çupra gibi ne kupa büyüklüğü vs. zırvalamış oluruz.
t: elit seviye ikon futbolcularımızdan biri.
17079
az bile söylemiş olan efsane. arap gibi para yağdırmaya başlayınca bizim şiraze yine kaymış anlaşılan, genel olarak bu ülkede yaşayan insanların ayakları yere basmaz zaten. tarihinde ele avuca sığmayan başarılını sadece 1 yılda yaşamış olan kulübün potansiyeli nasıl ajax’tan yüksek olacaksa artık. bugün oynanan futbolun temeli zaten ajax attı, dünya futboluna kazandırdıkları yıldızları zaten saymaya gerek senin ise çıkardığın en büyük topçu arda. ajax tarihinin ilk 50 oyuncusu arasına girmez arda. neyse 100 milyon euro futbolcu bütçesi ile arap gibi paraları saça saça bu dandik türkiye ligini alıp avrupa’da alkmaarlardan dört yiyerek kendimizi dev aynasında görmeye devam.
17080
iyi futbolcuydu ama görüyoruz ki sosyal zekası o kadar da yüksek değilmiş. zaten yüksek olsa teknik direktörlük falan takılırdı ama futbolcu olmasa baya baya hollandalı dayı olurmuş. galatasaray taraftarı arasında anket yapsak elbette çok ciddi bir bölümü ajax’ın daha başarılı veya daha büyük olduğunu belirtir zaten bunda bir şey yok sen dünya yıldızısın amk bize bilmediğimiz bir şey söyle :( asıl ustalık kimseyi incitmeden, kırmadan bu tür popüler konuları idare etmektir, yoksa la liga, serie a, bundesliga ve premier lig dışında hiçbir takımın futbol oynama motivasyonu kalmazdı. inanılmaz bir şey ya sen koskoca bir oyuncusun ve yok efendim inter şundan büyük, ajax bundan büyük, insanda azıcık olgunluk, hitabet, kalp kazanma olur. hollandalı kahve dayısı. drogba da kaypaktı mesela, çok iyi pazarlamacı olurmuş. futbolculuk tek başına yetmiyor.
17081
yakın tarihte en sevdiğim ve yeri benim için ayrı olan eski oyuncumuz.
son sezonunda ve ayrılmadan önceki hazırlık döneminde profesyonellikten uzaktı. kilo fazlası vardı. her ne kadar sahada iş yapsa da potansiyelinin altında kalmıştı. bunları söylemek wesley’den de bir şey götürmez benim galatasaraylılığımdan da.
benzer bir durum mauro icardi için de geçerli. sakatlık sürecinin profesyonelce yönetilmediğini ve yeni sezona profesyonelce hazırlanmadığını düşünüyorum. pek çok başka yazar da aynısını dile getiriyor. mauro'ya özel ilgi duyanların ise tek argümanı ''mauro size şöyle sokacak böyle saplayacak'' kıvamında.
sözün özü; futbolun dünü yoktur. herkes futbolun dününe tapmak zorunda da değildir. wesley de özel bir yeri olmasına rağmen ayrıldıktan sonra gördük ki, futbol ondan uzaklaşmış.
galatasaray kariyerinin ilk 2 senesi iyi kadrolara denk gelse de sonraki yıllarda o kadar düşük profilli bir kadroya dönüştü ki şuan olduğundan kötü hatırlanmasının tek sebebi bu.
adamı paul jem karacan ve bilal kısa ortasahasıyla oynattık. öyle olunca da bugün bir çok taraftar mertens'i kendisinden öne koyuyor. ama objektif bakarsak sneijder mertens'ten çok daha özel bir oyuncuydu. tek başına maç alma oranına da bakarsak sneijder'in mertens'in önünde olduğunu düşünüyorum. mertens de çok asist yaptı, fena olmayan sayıda gol de attı ama sneijder başkaydı.
29 yaşındaki hali şuan galatasaray'a gelse bambaşka şeyler izleriz.
17084
mevcut başkan tarafından göz yaşlarıyla takımdan koparılmıştır. üstüne gönderilirken bilmem kaç yıl türkiye'den başka takıma dönerse 20 milyon avro tazminat öder diye de şerh konulmuştur. o zaman ne kadar başarısızsa dursun beyler şimdi de aynı başarısızlık devam ediyor. wesley göz yaşlarıyla ben burada galatasaray'dan başka yerde oynamam zaten demişti. bazı kesime örnek olabilecek bir davranış. wesley kadar olamadılar. ne kariyer ne karakter olarak.
17085
28 yaşında, en prime zamanlarında sayılabilecek bir yaşta gelip, 33’üne kadar kalıp, en sonunda bir de dünya kadar alacağını bırakıp gözyaşlarıyla ayrılan bir adam.
uzun bir süre kendisi kadar bu camiayı seven bir futbolcu görebileceğimizi sanmıyorum. wesley, burayı sizin sandığınızdan daha fazla sevdi, sahiplendi. son dönemlerinde oynadı, oynamadı, hak etti, etmedi başka. kaldı ki çok çok özel şeyler yaşattı bizlere.
bugün çağır, yarın kulüp binasında röportaja gelir. abartı gibi geliyor belki ama, bu adam kulüpten kavga kıyamet kovulduktan sonra bile tavır almayıp hep geldi geri.
galatasaray denince oturduğu yerden ayağa kalkıp hazır ola geçen adamları, elin arap’ının 3-5 milyon euro’suna kananlarla kıyaslamayın.
edit: düzeltme.
17086
galatasaray'da son yıllarda verilen en doğru kararlardan biri kendisinin gönderilmesiydi. neredeyse 8-10 kilo fazlasıyla sahaya çıkıyordu ayrıca istediği teknik direktörü ve oyuncuyu getirecek kadar da hakimiyet kurmuştu. sıfırdan bi' başlangıç için kendisinin gönderilmesi ve florya'daki hakimiyetinin son bulması şarttı. sonra yanılmıyorsam nice'e gitti ve orada tutunamayıp akabinde futbolu bıraktı.
17087
kendisinin, melo’nun aidiyetine bakıyorum, ıcardi ve osimhen’ninkine bakıyorum içim kıpır kıpır oluyor. mutlu oluyorum. bir de kimisini yoktan var ettiğimiz kimisini ise en tepeye çıkardığımız türklere bakıyorum bedenimi mutsuzluk sarıyor. günümüzdeki türkler’den zaten bi beklentim kalmadı da hep mi böyle olur amk ya. selçuk’u burak’ı hatta kim ne derse desin arda’sı. hepsi mi bir şekilde mide bulandırmayı başarır.
ben sneijder’i o kadar çok seviyorum ki hala wallpaper’ım sneijderdir. ama beni asıl mutlu eden bizle birlikteyken tavırları kadar bizden sonraki davranışları(tıpkı melo gibi, podolski gibi). ben bu isimler gibi bi türk de istiyorum kardeşim. tugay’ı tv’lerde arkandan sallar, bülent’i el kol haraketi yapar girdimi diye yüzüne böğürür, arda’sı gider beşiktaş formasıyla takılır. cidden mutusuz, huzursuzum amk. iyi ki icardi var, osimhen var, melo var, sneijder var.
17088
ceza sahasına yaklaştığı anda gol diye ayağa kalkıyordum şutu inanılmaz oyuncumuz idi. altın portakalım.