1
her anlamda devasa yer kaplayan bir ikonun yokluğunda oluşan galatasaray tablosudur.
osimhen sadece attığı gollerle değil; saha içindeki dominant karakteriyle, fiziksel varlığıyla, rakip stoperlere kurduğu psikolojik üstünlükle ve oynattığı ezber bozan oyunla takımın merkezine yerleşmiş durumda. doğal olarak böyle bir profilin eksilmesiyle takımın kimliğinde, oyun akışında ve reflekslerinde büyük değişimler olması gayet normal.
üstelik bu durum sadece galatasaray'a da özgü değil. dünyanın hangi kulübü olursa olsun, sistemini doğrudan sahadaki bu kalibrede elit ve baskın bir "game-changer" üzerine kurduğunuzda, o parça çıktığında ortaya çıkan boşluk rasyonel bir sonuçtur.
burada önemli olan şey osimhen yerine ne konulduğu ve takımın b planının ne olduğudur. bence bu anlamda hem sporting hem de kocaelispor maçlarında iyi işaretler verdik. elbette gelişmesi gereken bir durum var ortada ama pratiğin az olduğu yerde bundan daha iyisi bence olmazdı.
osimhen olmadığında rakibin kim olduğuna bağlı olarak en uçta deniz gül veya barış alper yılmaz'ı görmeye devam edeceğiz. ikisi de şu anda en iyi hallerinde değiller ama ellerinden geleni yapıyorlar. ancak zaten her şey en uçta oynayan bu oyunculara bağlı değil. hem kanatlardan hem de merkezden mutlaka destek verilmeli. ayrıca osimhen olmadığında daha takım oyunu odaklı ve demokratik hücum setleri çizmek de mümkün olabilir. bu da bir takım için çeşitlilik anlamı taşır.
osimhen sadece attığı gollerle değil; saha içindeki dominant karakteriyle, fiziksel varlığıyla, rakip stoperlere kurduğu psikolojik üstünlükle ve oynattığı ezber bozan oyunla takımın merkezine yerleşmiş durumda. doğal olarak böyle bir profilin eksilmesiyle takımın kimliğinde, oyun akışında ve reflekslerinde büyük değişimler olması gayet normal.
üstelik bu durum sadece galatasaray'a da özgü değil. dünyanın hangi kulübü olursa olsun, sistemini doğrudan sahadaki bu kalibrede elit ve baskın bir "game-changer" üzerine kurduğunuzda, o parça çıktığında ortaya çıkan boşluk rasyonel bir sonuçtur.
burada önemli olan şey osimhen yerine ne konulduğu ve takımın b planının ne olduğudur. bence bu anlamda hem sporting hem de kocaelispor maçlarında iyi işaretler verdik. elbette gelişmesi gereken bir durum var ortada ama pratiğin az olduğu yerde bundan daha iyisi bence olmazdı.
osimhen olmadığında rakibin kim olduğuna bağlı olarak en uçta deniz gül veya barış alper yılmaz'ı görmeye devam edeceğiz. ikisi de şu anda en iyi hallerinde değiller ama ellerinden geleni yapıyorlar. ancak zaten her şey en uçta oynayan bu oyunculara bağlı değil. hem kanatlardan hem de merkezden mutlaka destek verilmeli. ayrıca osimhen olmadığında daha takım oyunu odaklı ve demokratik hücum setleri çizmek de mümkün olabilir. bu da bir takım için çeşitlilik anlamı taşır.

