• 1352
    rezillik yapıp reklam panosu üzerinden dava açıp kıyamet kadar tazminat alabiliriz.

    öncelikle biz o oyunla maçı kazanamazdık ama hakem konusunda yaptıkları rezillik için bir bahaneye falan da gerek duymadan reklam panoları üzerinden çok rahat gidebiliriz.

    oyuncunun parmağı kopma derecesinde yaralandı, bunu gören diğer oyuncuların motivasyonu düştü. basit bir olayda bile böylesine yaralanmanın olduğu bir olaydan sonra konsantre olamadılar maça. dersin, açarsın davanı, uğraşsın dursunlar. biraz fenerbahçeli gibi düşündüm ama ben en son bülentkorkmaz'ı hatırlıyorum reklam panosundan sakatlık yaşayan futbolcu olarak, bu yüzden saçmalamış olabilirim.
  • 1356
    bizim statlarımızda oynanan maçlarda otuna bokuna, en ince ayrıntısına kadar denetleme yapan bu dalyaraklar, mevzu bahis bilhassa ingiltere olduğunda süt dökmüş kediye dönüyor.

    kale yanlarının zemini eğimli. futbolcuyu olduğu gibi led ekrana götüren böyle eğimli bir zemin varken panoların üstündeki koruma süngerlerini sökmek ne demek? bunu denetlerken sporcu sağlığını hiçe sayıp olur vermek ne demek?

    bu ihmalin peşini bırakma galatasaray yönetimi. sikertene kadar uğraş. şampiyonlar ligi son 16 turunda reklam panosuna parmağın sıkışıp kopması nasıl bir sakatlık lan?
  • 1357
    18 mart 2026 liverpool galatasaray maçına liverpool lehine ayar çeken organizasyon. bizim kötü oynumuz bunu gölgelemesin. hakem değişikliğinin plansız gerçekleştiğine beni kimse inandıramaz. maçın başında hakem daha hiçbir karar vermeden hakemin rezillik yaratacağı kuşkusu oluşmuştu zaten (bkz: #4400666).

    kim ne derse desin hakem liverpool'un sertliğine izin verdi. faul kararlarinin hepsi forma rengine göreydi. ilk golde oluşan kornerden önce sara'ya arkadan hem diz hem de omzundan çekme ile müdahale vardı. barış alper her pozisyon yaka paça indirildi, pozisyonlar devam ettirildi. ayaklara basıldı faul bile çalınmadi. konate osimhen'in kolunu tasarlayarak kırdı hiçbir yaptırımı, olmadı. liverpool savunmacilar her temasta kendini yere attı hakem faul ile ödüllendirdi. aynı pozisyonlar forma rengi değiştiğinde devam etti. bu şekilde nasıl ayakta kalabilir ki takim? hücuma çıkmak topu orada tutmak istiyorsun, ayağına basılıyor, formandan çekiliyor topu kaybediyorsun hakem devam diyor. baskı yapıp topu almak istiyorsun hakem zart düdük zurt düdük rakibin imdadına yetişiyor. rakip sana fual yapıyor oyun devam ediyor, hiçbir şekilde yavaşlamiyor oyun.
  • 1361
    mafya oluşumudur. avrupalı'nın sömürü çarkının futbol dişlisidir.

    18 mart 2026 liverpool galatasaray maçında noa lang'ın parmağı kopmaya yaklaşmasına rağmen tek satır açıklama yapmamıştır.

    avrupa ve avrupalı'yı üstün görme eblehliğini bir kenara bırakmamız lazım. şampiyonlar ligi müziği bizim çapımızdaki takımların statlarında protesto ediliyor. umarım biz de en azından o müziği duyduk mu kendimizden geçme işini bırakırız.
  • 1362
    noa lang'ın kopan parmağıyla ilgili yarım ağız açıklama yapan yozlaşmış kurum.
    resmi bir açıklama değil tabii. bu sözcüye göre liverpoola bir ceza yok. böyle bir şey yaşandığı için tüm statlar incelenecekmiş. bize de teşekkür yazısı yollarlar. oyuncunuzun parmağı kopmasa böyle bir denetleme yapmayacaktık, ön ayak oldunuz diye.
    tüm statlarda açık bulup "bakın heryerde var" deyip ingilizlere ceza falan kesmeyecekler.

    https://x.com/i/status/2034931472063254949
  • 1366
    yapı var yapı da diyelim mi fener gibi?

    uefa mademki güvenilmez bir kurum neden katılıyoruz yarışmalarına? madem güvenilmez bir kurum neden fener'e verdiği şikeden men cezasını sahipleniyoruz? ''uefa çatırdayabilir'' söylemi ile niye dalga geçtik geçiyoruz?

    uefa dahil her platformda güçlü takımların lobi gücü elbette ki fazladır ve liverpool çok güçlü bir takım, dünyanın her yerinde taraftarı olan müthiş bir kulüp. dahası lobi gücü de çok yüksek. fakat sen de galatasaray'sın. sen uefa kupasını, real madrid'in elinden -üstelik de onun müzesinde yokken- süper kupa'yı almış bir takımsın. fransa ile çok güçlü bağları olan bir ekolsün. türkiye'nin belki de batılı anlamdaki tek kurumusun hatta. nedir bu ağlaklık ya? organize olursun, hakkını hukuki olarak lobi gücünü de kullanarak ararsın ki bu olsa olsa lang'ın maaş yükü falan olur en fazla. ne yapsınlar? bir oyuncunun parmağı reklam panolarında kesildi diye uefa liverpool'u men edip seni mi üst tura taşısın? ya da mücadele dediğin şey birkaç yüz ya da birkaç bin çapulcunun adamların oyuncusuna sosyal medyadan ırkçılık yapmasına karşılık kulübün çıkıp ergen gibi açıklama yapması ya da mail kampanyası organize etmesi falan mı, cidden galatasaray gibi bir ekolden, bir kültürden beklenen bu mu?

    geçenlerde serda ali isimli ekşi'den entyr çalan yüzsüz kolpacı çıkmış, yok uefa kuraları ayarlıyormuş da yok barcelona ve arsenal'i kolay tarafa atmış da.... ne demiş peki buna real madrid ve bayern münih ya da son şampiyon psg mesela? iyi odlu ya bu sene de böyle olsun seneye de bizi mi kolay tarafa atın demiş. madrid'e elenen arap sermayesi city, biz iddiadan parayı buluruz sorun değil falan mı demiş? allah'ın tavuk dönercisi kulübünün senelerdir grup maçına bile çıkamadığı organizasyonun iç işleyişini bilmiş bilmiş anlatıyor, millet de masal dinler gibi dinliyor. altına yorum yazıyorum, galatasaraylı taraftar gelip bana karşı çıkıyor. neden? çünkü serdar ali ''galatasaray'ı harcayacaklar'' dediği için. serdar ali'nin yedi sülalesinin çapının yetmeyeceği adamlarla galatasaray kulübü temsilcileri oturur yemek yer. siz galatasaray'ı ne zannediyorsunuz ya sahi?

    senin uluslararası arenalarda ezilmenin birinci nedeni ülkenin güçsüz olması. onu değiştirmeye senin gücün yetmez ama kendini değiştirebilirsin. sürekli şampiyonlar ligi'inde olursan lobi gücün de artar. galatasaray taraftarı düne kadar stat atmosferi ile konuşulurken bugün ırkçılık ile anılıyorsa bunun birinci nedeni sosyal medyadaki o bir avuç gerizekalıdır ve sen bir tavır alacaksan buna karşı alırsın.

    uefa'yı karşına almak sana hiçbir şey kazandırmaz. peki boyun eğip her şeye eyvallah mı diyelim diyorum? hayır, diplomasi kullanalım her zaman ki bunu türkiye'de senden daha iyi yapabilecek bir kulüp yok. senin kültürün, eğitimli kadron buna imkan sağlıyor. bırakın bu işi yönetim çözsün, ki bu yönetimi hiç sevmiyorum ben mesela, ama bu onların işi. taraftardan bir konuda destek isterlerse söylerler biz de o zaman istenileni yaparız.

    mağdur edebiyatını hele hele bizim gibi bir kulübe asla yakıştıramıyorum.
  • 1369
    fenerbahçe'nin hülleleri konusunda ne yaptığını anlamadığım oluşum.

    kerem aktürkoğlu transferi.
    transfer süreci başlı başına rezalet ve bir o kadar da hayasızlıkla geçmiştir.
    süreç başlar : fenerbahçe kulüp başkanı ali koç, kerem transferini istemektedir.
    bu transferin bütün maliyetinin hakan safi tarafından karşılanacağını birinci ağızdan açıklamıştır.
    zannedersem o zamanki limit ve sıcak para akışında yaşanan problem nedeniyle böyle bir işe giriştiler.

    itiraf 1:
    https://gss.gs/KY4.mp4

    transfer süreci biter ve hakan safi kendi reklamını yapmak için yine birinci ağızdan yaptığı usulsüzlüğü açıklar.
    bu şahıs der ki '' kerem'in bütün maliyetlerini benim şirketim karşılıyor, bu sayede fenerbahçe'ye limit girmiyor, ederson ve asensio transferleri de bu sayede yapılmış oldu.''
    hatta 33 milyon euro gibi bir paradan bahsedilir.
    kerem büyük ihtimal yıllık 6-7 milyon euroya yakın maaş alır fakat fenerbahçe'ye bir yıllık maliyeti türkiye asgari ücreti olarak yansır.

    itiraf 2:
    https://gss.gs/vWz.mp4

    sürecin sonu : resmi bir açıklama gelmese de söylenen fenerbahçe'nin bu yaptığı iş yüzünden sadece para cezası alacağıdır.
    bu soruşturma sanıyorum 2-3 ay önce başladı, yani 6-7 ay boyunca bu sözleşme ile oynamaya devam etti bu adam.
    uefa yakaladı ve söylenene göre şöyle bir uyarı yaptı ''bu sözleşmeyi düzeltin, normal rakamları kulübün limitine ekleyin.''
    fenerbahçe de bunu gerçekleştirdi ve böylelikle aşılmış olan limitin üzerine daha da binildi.
    yani fenerbahçe sadece kerem transferinde yaptığı usulsüzlük ile hem rekabet ruhuna darbe vurmuştur hem de bu sayede aldığı asensio ile ligin son haftasına kadar yarışta kalmıştır.

    şimdi burada benim anlamadığım noktaya geliyoruz.
    dünyada bir akıllı bu fenerbahçe yöneticileri mi? eeey uefa, dünyada bir tek şirket sahibi yöneticisi olan kulüp fenerbahçe mi?
    madem böyle bir uygulama var, herkes böyle sözleşmeler yapsın.
    city'nin sahibi kendi şirketine faturayı yazsın, yamal'a yıllık 150m. euro maaş versin, mbappe'ye 250 versin, kulüp sanki 5.000 euro ödüyor gibi göstersin.
    sene sonu da uefa'ya 15 milyon euro ceza ödenir, ohhh ne ala memleket.
    sen denetleyici kurum olarak böyle saçma kararlar verirsen kimseye ffp-sattığın kadar al-adil rekabet falan anlatamazsın.

    son olarak detayları bilmesek de jose mourinho, diego carlos, milan skriniar'ın sözleşmelerinde de problem olduğu ve incelendiği söyleniyor.
    fakat birinci ağızdan defalarca itiraf edilen kerem transferinde bile sadece para cezası veriliyorsa, bu diğer üç ismin sözleşmelerinde ne olursa olsun bir ceza verileceğini zannetmiyorum.
    uefa'da adalet sadece bir kadın ismidir.
  • 1371
    düzenlediği turnuvaların formatını lig usulüne çeviren ve turnuvalar arası geçişi kaldıran organizasyon.

    lig etabından genel olarak memnunum. ancak turnuvalar arası geçişin kaldırılması hem avrupa liginin hem de konferans liginin kalitesini düşürdü ve buraları ingiliz takımlarının arka bahçesi haline getirdi. ellerini kollarını sallaya sallaya kazanıyorlar turnuvaları.

    bu yüzden lig etabını 16 ila 24. sıralar arasında tamamlayan takımların bir alt turnuvaya katılması ve play-off etabının kaldırılması en ideal düzenleme olur. hem şampiyonlar liginin yıpratıcılığı azalır hem de avrupa ligi ile konferans ligindeki rekabet düzeyi ve kalite artar.
  • 1372
    3 senede bir avrupa kupaları formatını düzenleyen kurum. mesela 2018 sonrası lig dördüncüleri alınmaya başlanmıştı, 2024 sonrası lig aşamasına geçildi vs. gibi.

    şu anki formatlar 2027'de son bulacak. alt liglere takım transferi ciddi ciddi düşünülmeli çünkü şu anki formatta avrupa ligi ve konferans liginin kalite yerlerde geziyor.

    mesela 2026-27 avrupa liginde en dikkat çekici takımlar milan, juventus, leverkusen ve elemelerden gelirse benfica.

    bahsettiğimiz kupa 2 olarak geçiyor ve kalite ortada.

    mutlaka değişime gidilmeli.
  • 1373
    36 şampiyonlar ligi, 36 avrupa ligi, 36 konferans ligi takımını lig aşamasında oynatıp 3 turnuvayı da kaliteli kılamazsınız. uefa'nın yapabileceği pek bir şey de yok. bu seviyelerde 108 tane kaliteli takım barındıramazsınız, öyle bir çıta öyle bir limit yok. avrupa'da gerçekten o seviyede 50-55 kaliteli takım var, gerisi doldurma. kalite çöküşü kaçınılmazdı.

    bence turnuvalar arası geçiş tekrar getirilmeli. bu kısmen kurtarır 2. ve 3. turnuvaları. ama pek umurlarında olduğunu da sanmıyorum. mesele avrupa süper ligi isyanını durdurabilmekti. mesele sadece şampiyonlar ligi pasta payı ve oraya katılan takımların niteliği. orada da zaten 5 büyük lig yüzde 60 oranında baştan pastayı kapıyor. son turlara kalındıkça bu oran yüzde 80-90 oluyor. dolayısıyla problem de yok. kurtlar doyuyorsa kuzuların fikrine pek gerek yok.

    bize gelirsek; süper lig takımlarının konferans aşamasında dahi döküldüğünü söylemek gerekir. bir tek samsunspor'u kısmen başarılı sayarım, o da bu sezon. beşiktaş, fenerbahçe, başakşehir bile şu turnuvada iyi bütçelerle fiyasko sonuçlarla elendiler. tarihin en kötü liverpool'undan, en kötü juventus'undan sıra gelmiyor ki bunları konuşalım. türk kulüplerinin katıldıkları turnuvaları küçümsemesi kadar komik-ironik başka bir şey yok. uefa formatları kaliteyi düşürdü eyvallah ama türk takımları da o kalitesiz formatın bile altında kalıyor.
  • 1374
    turnuvalardaki takım sayısını 32'ye düşürüp, alt turnuvaya geçişleri yenilen açması gereken kurum.

    şampiyonlar liginde play offu kaldırırsın, ilk 16 üst tura çıkar, 17-24 arası avrupa liginden devam eder.

    avrupa ligi ilk 8 üst tura çıkar, 9-16 arası şampiyonlar liginden gelenlerle play off oynar, 17-24 arası konferans liginden devam eder.

    konferans ligi ilk 8 üst tura çıkar, 9-16 arası avrupa liginden gelenlerle play off oynar. 17-32 arası da bir zahmet elenir.

    orta seviye takımlar için de şu anki format çok talep edilebilir değil. misal, galatasaray. bizim bu statü ile avrupa'da kupa kazanmamız için ligi kötü bir yerde bitirip 2. veya 3. kupaya falan katılmamız lazım. ligde şampiyon oldukça avrupa'da kupa kazanma ihtimalimiz yok.
  • 1375
    uefa turnuvaları arasında geçişin kaldırılmasıyla ingilizleri adeta kupa yağmuruna tutan oluşum. boyle giderse 5-10 seneye avrupa kupası kazanmamış premier lig takımı kalmayacak.

    geçişler kaldırıldıktan sonra, avrupa liginde oynanan son iki finalde ve konferans liginde oynanan son iki finalde mücadele eden toplam sekiz takımın beşi premier lig takimiydi. bu dört final arasında en çekişmeli geçen karşılaşma ise iki ingiliz’in mücadele ettiği 24-25 sezonu avrupa ligi finaliydi. diğer finallerin hepsini elini kolunu sallaya sallaya, neredeyse pozisyon vermeden kazandı ingilizler.

    premier ligin altıncısı veya sekizincisi diger liglerin üçüncüsüyle veya dördüncüsüyle afedersin top diye oynuyor. maksat freiburg, vallecano gibi takımların avrupa kupalarında önü açmaksa, denklemin içinde premier lig takımları varken bunu yapmak pek mantıklı değil. yapınca da bu takımlar final maçlarında figüran gibi kalıyorlar. uefa nin bu soruna bir çözüm bulması lazım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın