• 1906
    atamayla gelmiştir, seçilerek değil. bağımsız değil özerktir. eğer terime verilen ceza konusunda kendisiyle değil ipini tutanla muhatap olunursa daha efektif olacaktır. o kadar korkarlar ki ipini tutandan, ağzından çıkacak tek kelimeyle, asla affetmeyeceğim dediği galatasarayın formasını giyip üçlü bile çekerler.
  • 1908
    beyler, bence bu federasyon uzun yıllar düzelmeyecek. aksiyon almanın zamanı geldi geçiyor. ortaya somut şeyler koymalıyız.

    eğer bu federasyonu değiştirmeye gücümüz yetmiyorsa ki bence bunu yapacak gücümüz var ama yapmıyoruz bir türlü. pek çok siyasi sebebi var.

    neyse, bu federasyon ile ilgili ütopik birkaç hayal, fikrim var. olması imkansız gibi duruyor ama hayal kurmak güzeldir.

    1. hayal: uefa ile uzun müzakereler yapıp tüm yaptıkları usülsüzlük, ayrımcılık ve taraflılığı ortaya koyup bunu şike sürecinde ceza vermeyişine kadar bağlayıp, bu federasyonun elinden yetkilerini aldırmak ve uefa kontrolünde yeni bir seçime gitmelerini sağlamak.

    2. hayal: diyelim ki yetkileri aldıramadık devam ettiler. o zaman yeni gelecek kapalı usül şampiyonlar ligi geldiği zaman uefa ile anlaşıp sadece kapalı usül şampiyonlar liginde mücadele etmek.

    3. hayal: yeni bir federasyon kuruluşuna öncülük edebiliriz. bu federasyonu oluştururken, hem balkan ülkelerinden hem türkiye'den ortak, uluslararası bir balkan futbol federasyonu kurulabilir. zaten 50 yıldır inceden konuşulan bir konu. ortak balkan ligi.

    4. hayal: almanya'dan alt ligden bir takım satın alıp, bundesliga'a yükselmek. hatta onlarla özel anlaşma yapıp istanbul'da maçları oynaycağımız bir şekilde bundesliga'ya dahil olmak.

    bunlar gibi çıkış yolları çoğaltılabilir. en azından düşünmek ve hayal etmek bile rahatlatıyor beni. bu federasyondan ne yapıp edip kurtulmalıyız. kalıcı bir çözüme ihtiyaç var. bugün hepsi galatasaraylı olsa bile 5,10 yıl sonra hepsi fenerli olabilir. başımız hep dertte hep. sistemi tartışmasız şekilde optimum adaletli yapacak bir sistem olmalı ki bence bu türkiye'de imkan dahilinde değil. işte bu yüzden federasyona olan bağlılıktan kurtaracak, çıkış yolu olabilecek bir projeye ihtiyacımız var.
  • 1909
    https://twitter.com/.../1170262253091917824

    ezik camianın ağlak başkanı sürekli olarak cümlelerinin içinde 29.şampiyonluk vurgusu yapıyor. ezik camianın ağlak taraftarları 29.şampiyonluk üzerine koreografi yapıyor.

    şimdi ben soruyorum; bunlar bir suç unsuru teşkil etmiyor mu? bu kural tanımamazlık değil midir? neden bu yalan herhangi bir cezai yaptırım uygulanmıyor?

    siz türk futbolunu mu yönetiyorsunuz, yoksa fenerbahçe'nin taşeronluğunu mu yapıyorsunuz?

    başkanlığını fanatik fenerbahçeli, yıllarca fenerbahçe yönetiminde çeşitli görevlerde bulunmuş nihat özdemir'in yaptığı vasıfsız oluşum.
  • 1910
    türk futbolunun babası olması gerekirken türk futbolunun uzaktan seyircisi kalan kurum.

    herkesin türkiye futbol federasyonuna sitem edeceği, isyan edeceği en az bir konu vardır.
    en küçüğü forma fontundan tutunda pfdk'sı afdk'sına kadar bir çok konu ve alan...
    türkiye futbol federasyonu kulüplerin hiçbir zaman tam manasıyla denetçisi, korkutucusu olmadı, ola-madı...
    oynanan stadyumların zemini, altyapı (her iki anlamda da) kalitesi, mali mevzular ve daha birçok şey
    kulüp lisans talimatı dediler ama bu süreçte birçok takım battı..
    mersin idman yurdu, gaziantepspor, malatyaspor, diyarbakırspor erciyes ve daha niceleri
    bu kulüpler fifa'lık olurken sevgili kulübüm bak beni temsil ediyorsun falanca ülkenin fifa'da dosyası yok ama benim çok! neden diyemedi? aldığın yabancıya hangi ödeme planı ile ne ödeyeceksin demeliydi en azından sistem rayına oturana kadar... kulüplerin yatak odasına türk futbolunun değerinin artması adına girebilmeliydi bir süre...
    ligler başlamadan takımların ligi kaldırıp kaldıramayacağı neden tespit etmedi sene ortasında havlu atıp alt liglerde ciddi bir şekilde kalite kaybına neden olan kulüpleri neden denetlemedi her maça gençlerle çıkıp mağlup olan takımları bile bile neden oynattı?
    türkiye futbol federasyonu için başarı süper kupayı, türkiye kupası finalini konya'da diyarbakır'da veya başka bir şehirde çok sıkışırsa istanbul'da oynatmak olay bu stad belirlemek
    neden bir futbolda kalkınma planımız yok
    neden altyapılarda akademilerde bir standartlaşma yok
    neden sürekli yayınlarla antrenörleri, yöneticileri futbolcuları endüstrinin içinde yer alan herkesi eğitime, bilime denetime tabi tutmadı?
    seçilen yöneticilerin kim olduğundan kimin haberi var
    evin gözde çocuğu süper lig için her şey varken alt ligler ile ilgili neden bir değer yükseltme çalışması yok
    her sene değişen gelişim liglerinde elde edilmek istenen nedir?
    bu gibi birçok sorular kafamı karıştırırken tam manasıyla türk futbolunu adil, otoriter destekleyici ve denetleyici bir tff hayali kuruyorum...
  • 1911
    her konuda olduğu gibi fikstür planlama konusunda da kötü olan kurum. bu sezon* kış aylarında büyük takımların maçlarını gündüze koymalarını bekledim ama yine akşam saatlerine koymuşlar. sadece yayıncı kuruluşun daha fazla izlenilirlik kazanmasını düşünüyorlar. saat 15 ya da 16'ya koysan mis gibi, hava geceye nazaran soğuk değilken hem daha fazla insan stada gidecek hem kulüp elektrikten tasarruf edecek.*
  • 1913
    nasıl yönetildiğini sadece aşağıdaki bilgilerden anlayabileceğimiz kurum.

    6 eylül 2019 tarihinde kocaeli stadyumunda türkiye u21 - ingiltere u21 maçı oynandı.
    hemen peşinden 7 eylül 2019 tarihinde aynı stadyumda kocaelispor fethiyespor tff 3. lig 2. grup maçı oynandı.
    10 eylül 2019 tarihinde ise aynı stadda kocaelispor gölcükspor ile türkiye kupasında oynadı. bu maçta zeminin halini görmüşsünüzdür.

    adamlar nasıl planlama yapıyorsa, ikisi peş peşe olmak üzere 5 günde aynı stadyumda 3 maç oynatıyor!
  • 1914
    başka ülkeleri, başka ligleri geçtim, sırf 10 eylül 2019 moldova türkiye maçındaki saha zeminini gördükçe, onlarca yeni stat yapılan ülkemizde bu konunun neden ikinci planda kaldığını açıklaması, kulüplere para ve puan cezasına kadar ciddi caydırıcı yaptırımlar uygulaması, iyi bir saha zemininin en az kaliteli oyuncular önemi olduğunun farkında olması gereken kurumdur ama nerdeee..
    onların galatasaray ile uğraşmak gibi ulvi! bir görevleri ve meşguliyetleri var , kim takar saha zeminini, kaliteli futbolu, dolu tribünleri.....vs.
  • 1921
    yaz transfer dönemini bütün kategorideki liglerde sezonlar başlamadan bitecek şekilde ayarlamaları lazım. bir faydaları dokunacaksa ülke futboluna, buradan başlayabilirler. kankalarını kuruma doldurmaya çalışmak yerine böyle şeylere kafa yorsalar keşke.

    dört hafta oldu lig başlayalı, takımın yarısı değişmiş, onların birbirine alışmasını vesaire bekleyeceğiz kim bilir kaç hafta daha. ızdırap.
  • 1923
    yemezler kardeşim yemezler. ali palabıyık bizimle barışsın diye bu hafta bir oyun oynadılar ki bu adamı en kritik hafta tetikçi olarak tekrar sahaya sürebilsinler. bunlar amatör oyunlar. profosyonel değil yarı profesyonel olmuşsunız.

    ama o hakem o kadar kötü ki onu bile beceremiyor di mi? bu federasyon ve onun mhk'sı bu sezonun* en kritik yerinde hatta bir derbide, ali palabıyık ile bizi kıyım kıyım doğramak için planlar yaptığına inanıyorum. hatta eminim tüm galatasaraylilar da bunun böyle olacağını zaten biliyor. ama biz bu oyunları bozarız sevgili tff. bozarız.

    (bkz: 13 eylül 2019 galatasaray kasımpaşa maçı)
  • 1924
    dış ilişkiler üyesinde şöyle bir kadın çalışmaktadır efendim, kadın dediğim için kendimden utanıyorum... ayrıca kendisi tescilli galatasaray düşmanı temsilciler kurulu başkanı abdurrahman arıcı'nın kızıdır. tff tüm kurulları ile bitik haldedir, normal bir ülkede hepsinin istifasını anında alırlar ama normal bir ülkede!

    https://twitter.com/...800413629919233?s=20

    https://www.tff.org/...285&ftxtID=31632
  • 1925
    https://twitter.com/...800413629919233?s=20

    bu abdurahman arıcı ne utanmaz arlanmaz bir adammış. bunun yediği herzeler bini geçmiş. selçuk dereli’nin söylediklerine göre bu adam tam tımarhanelik. ee şu videodaki kadın normal mi? bu kadın nasıl olur da federasyonun dış ilişkiler komitesinde yer bulur?

    tff bu yanlışlıklarda ısrar etmemeli, herkese layık olduğu görevleri vermeli. aksi halde bütün bunlar birikir birikir ve patlar. yazık olur o zaman türk futboluna.