• 1
    ön edit: başlığı bu şekilde yazmamın sebebi karakter sınırıdır. içerikte değindiğim konu türk tribün kültürünü ve sahaya etkisini eleştirmek değil takımlarımızın iç sahada oynadığı felaket oyun ve aldıkları kötü skora rağmen yorumcu ve yazarların ropörtaj ve yorumlarında sürekli "atmosfer" övgüsünü dile getirmesidir.

    ekşi'de yazdığım entry'i direkt alıntılıyorum.

    --- alıntı ---

    avrupa'da takımlarımızın iç sahada maç yapmasının akabinde muhabirlerimiz, maç sonu ropörtajlarında rakip futbolcu veya teknik direktöre sordukları ilk soru genelde teknik ve taktik içeren sorulardan çok maç atmosferi oluyor. oyundaki ezikliğimizi ve yetersizliğimizi "türk deplaçmanlayı çok ateşli, tayaftay çok ateşli" övgüsünü alarak tatmin olmayı bekliyorlar çoğu zaman. acaba gerçekten öyle mi?

    günümüz futbolunda birçok doğu avrupa ve slav takımları gerçekten iç sahayı boğucu hale getirip dev takımlardan puan alabiliyor. en net örneği olympiakos, kızılyıldız, shaktar gibi takımlar. ancak türk takımlarının geçmişe göre bu konuda çok geri gittiğini hatta türkiye'de maç oynamanın değil dev takımlara karşı artık vasat avrupa takımlarına karşı bile zor olmadığı gerçeğini birilerinin artık dile getirmesi lazım:

    2019-2020 sezonunda avrupa'ya giden takımlarımızın iç saha performansları şu şekilde:

    galatasaray: iç sahada 2 maç 2 mağlubiyet

    -https://www.mackolik.com/...yc2cfj9nvs1ffeovv0bu
    -https://www.mackolik.com/...e4u0qweexxdbdgun7x4a

    başakşehir: iç sahada 3 maç 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet

    - https://www.mackolik.com/...2jwxbiidyscwj8b4cay2
    - https://www.mackolik.com/...zhho77108m4zl6ktw5t6
    - https://www.mackolik.com/...9v5e0w7o7hllvllmcy96

    beşiktaş: iç sahada 2 maç 2 mağlubiyet

    - https://www.mackolik.com/...0aikzvo6uj03k996epgq
    - https://www.mackolik.com/...67hho2r3odffu9kuazxm

    trabzonspor: iç sahada 4 maç 1 galibiyet 1 beraberlik 2 mağlubiyet

    - https://www.mackolik.com/...ykzwke02rv8gr3wr78mi
    - https://www.mackolik.com/...fzvqafffpxy2tzzzm1yi
    - https://www.mackolik.com/...98saplyg8zu7dfh6qane
    - https://www.mackolik.com/...h7m1qciw438nxxuajbe2

    yeni malatyaspor: iç sahada 2 maç 1 beraberlik 1 galibiyet

    - https://www.mackolik.com/...11rq8q6qhnc4ops82v6y
    - https://www.mackolik.com/...egr0i9unakzg5ursalbe

    totalde 13 maç 3 galibiyet 3 beraberlik ve 7 mağlubiyet var ve bu sadece bu sezon için geçerli. beşiktaş'ın son 4 iç saha maçını kaybetmesi galatasaray'ın son 10 iç saha maçında 2 galibiyet alabilmesi (zaten deplasman senaryosu daha felaket), başakşehir'in son 4 sene düzenli gidip gittiği her sene başarısız olması, akhisar, konya gibi nadiren giden takımların da etkisiz performansı gibi istatistikler işin içine girerse daha felaket bir durum ortaya çıkıyor. bu iş ile uğraşan var mıdır bilmiyorum ama ilk 20-30 futbol ülkesinin belli bir yıl aralığında avrupa'da iç saha karnesi çıkarılsa türkiye eminim son 5 sırada falan olur. ülkede futbola dair pek çok şeyin zaten yolunda gitmediği ortada mamafih artık muhabirlerimizin, spor yorumcularımızın ve teknik adamlarımızın şu "iç sahada cehennemiz" mastübasyonunu ve yalanını artık dillendirmese iyi olacağını düşünüyorum zira rezalet bir durum var ortada.

    --- alıntı ---
  • 2
    böyle bir şey var, yalan değil ama sahada ki takımlar yüzünden maksimum 10-15 dakika sürüyor. nasıl ki sahada ki futbolcular robot değil deniyorsa tribünde ki taraftarda robot değildir. misal city,barça,juventus kalitesinde bir takım olsa 90 dakika hissedilir bu durum ama inanın sahada futbol oynanmıyorken destek vermek ve sen bunu yaptıkça bir şeyin değişmediğini görmek o kadar koyuyor ki, ister istemez düşüyorsunuz tribün olarak.
  • 3
    kesinlikle katılıyorum bence kendimizi kandırıyoruz. tribünler sadece sahada etkili mücadele eden takımların dirayetinin seviyesini arttırmaya yarıyor ama sahada mücadele etmeye bile gönlü olmayan takımlara hiçbir etkisi olmuyor. maçlar sahada kazanılır. tribünlerin etkisi, sahada ortaya konan mücadeleye göre şekillenir.
  • 8
    en baştan söyleyeyim, diğer takımlar da kızılyıldız'ın liverpool galibiyeti dışında ya berabere kalıyor, ya yeniliyor, ancak oyun olarak bizden daha iyiler.
    bence taraftarlar hala iyi de, takımlarımızda, büyük takımları yenmek için gereklli olan karakterli, direnen, isyan eden oyuncu sayısı önceki yıllara göre aşırı derecede azaldı. sneijder, drogba, en iyi döneminde burak yılmaz, ujfalusi, elmander, eski selçuk, 2000 takımımız, talisca, cenk tosun, eski, büyük maç seçen quaresma, nihat, tuncay, deivid, roberto carlos, alex nere, şimdikiler nere. derbilerde de ortaya çıkıyor bu. ülkemizde hem kaliteli hem de büyük maçlarda gaza gelip daha iyi oynayan bir muslera var, belki bir de sosa var. bence valbuena da öyle bir oyuncuydu, olympiakos'da da gösterdi. falcao'yu göremedik. milli takımımıza bakın, çağlar, merih, fransa maçlarında nasıl motivasyonla oynuyorlar, hem de kaliteli oyuncular bunlar. her şeyi taraftar veya ''seyirci'''de aramayın bence, olympiakos'un, kızılyıldız'ın maçlarını izliyorum avrupa'daki, çok disiplinli ve kompakt oynuyorlar, ilerideki oyuncuları da arıyor, büyük takımla oynuyorum, kendimi göstermeliyim diye yüzde 200'ünü veriyor. el arabi, adını hatırlayamadığım oly'nin 10 numarası, kızılyıldız'da marko marin, geçen seneki forvetleri(transfer oldu mu bilmiyorum), bu oyuncular ellerine fırsatların az geleceğini bilip, topun değerini bilerek oynuyor. son maçta 9. dakikada andone, 2'sinden birini atsaydı da bu değişmeyecekti, oyuncular maça yeteri kadar karakter koymuyor, bizim özelimizde hocanın eski formundan uzak olduğu da ortada.
    ben bunu dolar kuru'na bağlayabilirim, ama diğer takımlar nasıl yapıyor da denebilir. türk oyuncular için artık iyi olanları avrupa'yı tercih ediyor, ya da eskiye göre türk oyuncu kalitemiz düştü de diyebiliriz.
  • 9
    turk futbolundaki aptal kliselerden biridir ve yabanci takim hocalarinin, yoneticilerinin ve oyuncularinin bizi cok guzel gazlama bicimidir. son yillarda buraya gelip atmosferden elleri ayagina dolasan takim olmadi. bizim elimizde kalan ovunecek malzeme sayisi azaliyor sadece. uefanin twitter hesabi resmimizi paylasinca gurur duyuyoruz veya eski oyuncumuz kura cekiminde yer alinca. malesef aciz haldeyiz ve bu acizligimizi kullaniyor rakipler artik. mactan once ver gazi, turkiye cehennemine gidiyoruz diye, gel buraya cat cat topunu oyna al 3 puani veya turu git, muazzam.

    bir baska hasta oldugum yalan da, avrupanin buyuk takimlarinda oynamis oyuncularin bizde 4 buyuklere gelince "bu kulup de en az bayern/juventus/barcelona vb kadar buyuk bir kulupmus" demesi. ver kocum gazi ver, buldunuz yolunacak tavuklari zaten...