• 2
    ligin son haftasında beşiktaş trabzon deplasmanında 16. dakikada gökhan keskin'in golüyle 1-0 kazanmıştı. yaş daha 15, gözümüzle şampiyonluk görmemişiz, tribündeyiz, kulakta radyo....biz mi ne yapmıştık? sarıyer'i 1-0 yenmiştik.....dakikasını hatırlamıyorum ama gol penaltıdandı ve yanılmıyorsom raşit atmıştı. biz (özellikle ben) daha çok radyodaki maçla ilgileniyorduk.
  • 8
    namağlup olarak, beşiktaşın arkasında 2. bitirdiğimiz sezon.

    56 puanlı iki takım arasından, 7 averaj farkla beşiktaş şampiyon oluyor.
    o zamanlarda yaşayan galatasaray taraftarının psikolojisini düşünemiyorum. o sezonu canlı yaşamış abilirimle, 85-86 sezonu hakkında saatlerce sohbet edebilirim.

    galatasaray sezonu 20 galibiyet 16 beraberlik ile bitiriyor. alınan beraberliklerin çoğu deplasmanda alınan beraberlikler. galatasaray o sezonda içerde oynadığı 18 maçın 12sinden galibiyet ile 6sından ise beraberlik ile ayrılıyor. deplasmanda oynadığımız 18 maçta ise sadece 8 galibiyet çıkarabiliyoruz. geriye kalan 10 maçta sahadan 1 puanla ayrılıyoruz.

    beşiktaşın ise 85-86 sezonunda 2 yenilgisi var. ligin 24. haftasında deplasmanda samsunspora yenilen beşiktaş, 26. haftada ise bu sefer denizlispora mağlup oluyor.

    ligde 35. haftaya girilirken beşiktaşın +37, galatasarayın ise +35 averajı var. beşiktaş 35. hafta sakarayaspor ile evinde oynuyor ve maçtan 6-0 gibi farklı bir skorla galip ayrılıyor. galatasaray ise aynı haftada kocaelispor deplasmanından 3 puanı 1-0 lık bir galibiyetle alıyor. bu sonuçlar ile beşiktaşın averajı 43 e yükselirken galatasarayın averajı 1 artarak 36 ya gelmiş oluyor.

    ligin son haftası beşiktaş, trabzonspora konuk olurken galatasaray evinde sarıyeri ağırlıyor.

    galatasaray maçı, raşit çetinerin 59. dakikada penaltıdan attığı golle 1-0 kazanıyor. beşiktaş ise tarbzonspor maçını, gökhan keskinin 20. dakikada attığı golle 1-0 kazanıyor. bu şekilde, ligi aynı puanla bitiren 2 takımdan beşiktaş +7 averaj ile şampiyon oluyor.

    ben 92 doğumluyum. 85-86 sezonunda futboldan oldukça uzakta olduğumu düşünüyorum. günümüzde internet denilen bir gerçek var ki ne kadar uzakta olursan ol istediğin bilgiye ulaşabiliyorsun. hangi hafta, hangi maçta, kaçıncı dakikada gol olduğunu öğrenebiliyorum fakat gel gör ki benim abilerim o haftalara canlı tanık olmuşlar. gözleri galatasaraydayken, sevinçleri trabzonda kaybolmuş.

    koskoca bir sezonda hiçbir şekilde mağlubiyet üzüntüsünü yaşamamış olmalarına rağmen sene sonunda şampiyonluğun mutluluğunu yaşayamamışlar. istediğin kadar istatistik ve veri bulmuş ol. hiçbir şekilde o seneki duygulara ulaşamassın.

    o seneki duygulara ulaşmak için, o seneyi canlı olarak yaşamış birini alıcaksın karşına çay ile birlikte o anlatacak sen dinleyeceksin. o anlatırken tekrar yaşayacak o duyguları ve sende o hislerden payını alıcaksın. belki bu şekilde bir nebze olsun sende yaşamış olursun o seneyi.

    bazen eskiye, çok eskiye dönüp bakıyorum. kafamda canlandırmaya çalışıyorum ama hep eksik kalıyor.

    keşke galatasarayın her senesini galatasaray ile beraber yaşama imkanına sahip olabilseydik. yeri geldiğinde 85-86 sezonunda olduğu gibi hüzünleri paylaşıp, yeri geldiğinde süperlig 2011-2012 sezonundaki mutluluğu yaşayabilseydik
  • 9
    sezonun bitimine ramak kala beşiktaşın sakaryaspora 6 tane atmasını kimse yadırgamıyor ama bizim herkesten en az 5 gol yemezse ölecek olan ankaragücüne 8 atmamız bu günlere dek konuşuluyor.şükür ben kimseden duymadım sakaryayı bağladılar diye. fark budur işte. ağlak olmamak.
  • 10
    beşiktaş'ın hep alın teriyle kazandığı izlenimi yaratmayı bildiği için üstünde bir tane laf edilmeyen sezondur. ancak bizden çaldıkları en kötü şampiyonluk kendi 100. yıllarında aldıkları şampiyonluktur. ne yazık ki fatih terim'in ilk kaybettiği şampiyonluktur. olmadık yerlerde 8-0 diye zırlayanlar bu sezondan ise hiç bahsetmezler. beşiktaş benim için mağdur rolünü iyi oynayan kadın oyunculara benzer. öyle bir geçer zaman ki cemile karakteri tam kendilerini yansıtır.
  • 11
    beşiktaşlılık duruşu adına, emek hırsızı dedikleri burak yılmaz'a yapılan pretesto nedeni ile sözlükte biraz hafızamı tazelemek üzere efendilik anlamında sembol isimlerinden biri olan süleyman seba'nın başlığı altındaki entryleri okudum. çoğu bildiğim ama kullanmadığım için hatırlayamadığım bilgilerdi. entryleri tekrar okuyunca tekrar bir aydınlanma yaşadım. 30 mayıs 1993 ankaragücü galatasaray maçında 8 gol attığımız için bizi şike ile suçlayan kulüp bu sezon +7 avarajla şampiyon olmuş. aşagıda bakınız verdiğim entrydeki bilgiye göre son altı maçında sakarya, rize, ordu'ya 15 tane gol atmış. tff sitesinde bu sezona dair maçlarla ilgili bilgilere ulaşmak istedim ama bulamadım. bir tablo vardı ama ama son oynanan maçların hangileri olduğunu anlayamadığım için yorum yapamıyorum. o yüzden bence süleyman seba başlığı altındaki entryleri tekrar okuyunuz. bizim şampiyonluklarımızı gülen'e bağlayan bu beşiktaşlı arkadaşların o dönemdeki şampiyonlukları kimlere bağlıymış anlayın. algı gerçekten çok önemli. 30 mayıs 1993 teki ankaragücü maçında attığımız 8 gol nedeni ile ben bile herhalde şampiyon olmak için 8 gol atmamız gerekiyor diye biliyordum uzun zaman. sonra bu tartışma yapılırken bir bakıyım dedim bir önceki haftanın avarajına. yanlış bilmiyorsam +2 avarajımız vardı. hatta o puan cetvelinin resmini çekip uzun zaman galerimde saklamıştım.:)) bazıların yüzüne çarpmak için. büyük ihtimal bu sezonda çalınan bir şampiyonluğumuz söz konusu.
    (bkz: #1555854)