• 1
    başlıklarda aradım ama bulamadım.

    öncelikle nedir bu birlik derseniz, sizi şuraya alalım. (bkz: türkiye bankalar birliği)

    31 aralık 2019 tarihinde galatasaray için yürürlüğe giren ve aktifbank, denizbank ve ziraat bankası'ndan oluşan konsorsiyum ile anlaşılarak 2 yılı anapara ödemesiz, 5 yıl vadeli ve 1.1 milyar tl tutarındaki borç yapılandırma anlaşmasıdır. kap'a baktım ancak detaylı bir şey bulamadığımdan divan toplantısında açıklanan detaylara göre:

    - 250 milyon tl kadar bir nakit girişi oluyor. bu da 850 milyon tl kadar kredinin yapılandığını gösteriyor bize.
    - galatasaray'ın geçmişteki dövizle olan borçları (ki 31 aralık 2019 tarihinde euro 6,6506, usd 5,9402 iken şu anda 8,7 ile 7,4 civarı kurlar; %30-33 civarında bir avantaj söz konusu) dövizden tl'ye çevriliyor yine bu anlaşma kapsamında. anlaşmanın en mantıklı kısımlarından birisi burası.
    - faiz yükünün %30'lardan %13'lere düşüldüğünden bahsediliyor. bu da iyi bir durum ancak tam da anlatıldığı gibi değil. 31 mayıs 2020 bağımsız denetim raporuna baktığımızda uzun vadeli 1.2 milyar tl'lik bir kredi görünüyor. detay olmamakla birlikte bu kredinin yapılandırma kredisi olduğunu tahmin ediyorum. kredinin maliyeti tüfe+%5. sanıyorum akp'nin ülkedeki çalışan kesimi süründürmek adına yayınladığı yalan beyanlarının süreceğine inanıp, tüfe'nin %11-13 kalacağını varsayıp %17-18'lik maliyetlere anlaşılmış görünüyor. çok düşük maliyetli olmamakla beraber kötünün iyisi yorumu yapabiliriz. eğer önümüzdeki 4-5 yıl tüfe'nin düşeceğine inanan varsa bu maliyetlerin daha düşük olacağını düşünebilir ancak benim öyle bir inancım yok, tüfe zaten halihazırda en az %25-28'lerde çıkmalı, hepimiz yaşıyor ve hissediyoruz. ancak dikkatimi çeken şey geçmişte euro kredilerin bir kısmını %17,5 ile %39 arası maliyetle çekilmiş olması. euribor'un uzun zamandır "-" olduğu zamanlarda bu inanılmaz bir maliyet, nasıl bu kadar pahalı kredi kullanılıyor bilemiyorum. büyük ihtimal takımın kredi geçmişi çok kötü anlayabiliyorum ama yine de maliyeti bana çok geldi.

    kredi şartları ise;
    - anaparanın 3. yıl faiz artı yüzde 5'i, 4. yıl faiz artı yüzde 15'i; 5. yıl ise faiz artı yüzde 80'i ödenecek,
    - ilk 2 yılda 400 milyon tl faiz ödemesi yapılacak. ödemeler, 6 ayda bir gerçekleştirilecek,
    - sarı kırmızılı kulübün bütün gelirleri, anlaşma yapılan 3 bankanın havuzuna aktarılacak,
    - bankalar, 6 ayda bir 100 milyon tl faiz, futbolcu ve personel ödemelerini havuzdan karşılayacak,
    - kulüp ekstra bir yatırım ya da ödeme yapmak istediği zaman 3 bankadan onay alacaktır şeklinde olmuş.

    3. madde ile banka 2. maddede bütün gelirlerini aldığından, ödemeleri de kendi kendine yapıyor gibi düşünebiliriz. yani galatasaray'ın bütün gelirlerini alıyor, gidiyor kendine 100 m tl ödeme yapıyor, üstüne de futbolcu ve personel maaşlarını da aldığı gelirlerden ödüyor.

    şimdi bu aşamada kabaca bir hesapla galatasaray 2020 ve 2021 yılında haziran ve aralıkta 100'er milyon tl faiz ödemesi yapacak. 2022 yılına gelindiğinde 55 milyon tl anapara ödemesi ile beraber faizin eşit taksitlendirildiği bir dünyada 200 milyon tl faiz ödemesi gerçekleştirecek. 2023'te 165 milyon anapara ödemesi ve 200 milyon tl faiz, 2024'te ise 880 milyon tl anapara ve 200 milyon tl faiz ödenecek. yani ödemeler;

    2020 - 200 milyon tl
    2021 - 200 milyon tl
    2022 - 255 milyon tl
    2023 - 365 milyon tl
    2024 - 1.080 milyar tl olmak üzere toplamda 2.1 milyar tl olacak.

    şimdi zurnanın zırt dediği yere geliyoruz; tfrs hazırlanmış ve bağımsız denetimden geçmiş 31 mayıs 2020 finansal tablolarına göre galatasaray sportif aş şirketi ve iştirakleri 1 yıl içinde nette faaliyetten 62 milyon tl nakit üretiyor. yani dükkanı açtınız, aldınız sattınız her işi yaptınız, 1 sene sonunda elinizde 62 milyon tl faaliyetten nakit yaratmış oldunuz. tek başına gösterge olmamakla birlikte önemli bir şirket performans indikatörüdür. zaten sonda linkini vereceğim finansal tablo incelenirse not 2.8'de şirket gelecek yıl için 60 milyon tl civarı faaliyetten para elde edeceğini projekte etmiş. bu kısımda denetçi/finansçı olarak araya girmem lazım, bu tahminler kesinlikle şişirilen tahminlerdir; %10-15 düşün siz bu faaliyet karından.

    basit bir ebitda hesabı yapılırsa şirket'in ebitdası 150 milyon tl görünüyor. ebitda yine tek başına gösterge olmamakla beraber önemli bir göstergedir. şirketin esas faaliyetlerinden elde ettiği nakit miktarı anlamına da gelir. 204 milyon tl'lik uefa gelirleri hesaba katılarak çıkan bu 150 milyon tl fark ettiğiniz üzere galatasaray'ın bu anlaşmadaki 1 yıllık faiz yükümlülüğünü dahi karşılamamaktadır.

    yine tek başına olmamakla birlikte bir başka gösterge olarak cari oran, yani şirketin 1 yıldan kısa vadeli alacaklarının 1 yıldan kısa vadeli borçlarını karşılama oranı (olması gereken en az 1'dir) 0,33 görünüyor ve bu şirketin aslında ciddi bir likidite probleminde olduğunu da bize gösteriyor.

    geliyoruz kar kısmına; şirket esas faaliyetlerinden 35 milyon tl kar ederken üstüne finansman gideri (faiz, kur farkı vs.) binince 46 milyon tl zarar ile kapatıyor. 2020 yılı gelirlerine bakınca da 204 milyon tl gibi gelirin %25'ini kapsayan bir uefa gelirleri var. 2020-2021 yılında da bu gelirlerden ciddi oranda yoksun olacağımızı belirtmek isterim. yani seneye belki de faaliyetlerden negatif 140 milyon tl nakit yaratacağız. bu da ya kredi ile ya da sabit kıymet, oyuncu satışıyla ve maaşların düşürülmesi ile kapanabilecek bir fark ki burada covid-19 etkisini neredeyse gözardı ettiğimi görebilirsiniz. yani maaş bütçesinin en az 20-25 milyon euro kadar düşürülmesi gerekiyor ki finansal anlamda geçen seneye yakın bir sene geçirelim. bunu söylerken şunu da unutmamak lazım, geçen seneye yakın bir sene demek önümüzdeki sene olan borçlarımızı aslında yine ödeyemiyoruz demek.

    galatasaray'ın 2020-2021 sezonu da ağır şartlar altında geçmeyecek belki ancak 2022 yılından itibaren çok ciddi ödeme sıkıntısı çekeceğini görmek için müneccim olmaya gerek yok. özellikle 2023 yılında ödenecek olan 365 milyon tl ile 2024 yılındaki devasa 1 milyar tl çok ciddi sıkıntı yaratacaktır. burada tek olumlu eklenebilecek şey, galatasaray'ın her sene şampiyonlar ligi'ne katılması ile beraber döviz ve enflasyon etkisinin gelirleri çok büyüteceği ve ödenebilirliğin arttırılabileceği senaryosudur. yine de uçurumun kolay kolay kapanacağını düşünmüyorum.

    galatasaray'ın bankalar birliği ile anlaşmasını anlayabiliyorum, dövizin tl'ye dönmesini aşırı mantıklı buluyorum ancak bu ödeme planı 10 yıl ve fazlasına uzatılmazsa ya da bir şekilde şampiyonlar ligi gediklisi olunmazsa, ya da çok ciddi küçülünmezse takımın bu borcun altından kalkma ihtimali 0'dır. fenerbahçe yönetiminin bu anlamda mantıklı işler yaptığını düşünüyorum.

    eğer bu süreçte akıllı davranılmazsa sonumuz türk telekom gibi olur, bankalar birliği bir yönetici atar. satışın önü açılır.

    son olarak bir türk vatandaşı olarak şunu belirtmeden geçemeyeceğim. bir devlet bankasının kulüplere ya da piyasaya, karşı tarafın ödeme durumu çok da sorgulanmadan, tepeden talimatla ucuz faizli kredi verip fonlaması beni aşırı rahatsız ediyor. bu fonlamanın dönüp dolaşıp vatandaştan toplanan vergilerle karşılandığı ve sıradan vatandaşa enflasyon ile birlikte vergi artışı olarak yansıdığı aşikar.

    aşağıda finansal tablo linkini paylaşıyorum;

    https://galatasaray.blob.core.windows.net/...li-Mali-Tablolar.pdf

    edit: bu arada şunu da eklemeden edemeyeceğim, yapılan bu anlaşma ile başkanımız mustafa cengiz ve abdurrahim albayrak şahısları adına verdikleri 175,5 milyon tl kefaletten kurtulmuştur. ancak yine bakınca kulübün hisselerinde 640 milyon tl hisse rehni, 322 milyon tl ipotek, ve kredinin tamamına karşılık olduğu belli olan 2.1 milyar tl'lik bütün gelirleri, isim hakkı ve pos olmak üzere 3 kalemin üzerinde de temlik bulunmaktadır.

    imla, ekleme, düşük cümle düzeltmesi vs.
  • 2
    akp hukumetinin ulkenin her kilcal damarina sizma niyeti oldugu icin bu yapilan borclandirma yapilanmasi benim gozumde tamamen futbol kluplerini ele gecirmek icin yapilan bir hamle olarak gorunuyor.

    her ne kadar kisa vadede bizim isimize gelecek gibi gorunse de, kisitli finans bilgimle soyleyebilirim ki, en onemli prensip olarak surdurulurebilir bir yapilandirma olmayacak bu yani uzun vadede klubun ya satilmasi ya da cok kuculmesi cok muhtemel, bu durumdan en karli cikacaklar ise sirket seklinde kurulan basaksehir / kasimpasa gibi klupler. bu kluplerin iktidara yakin olmasi sasirtir mi? asla.

    galatasaray yonetiminin bu seneyi degil, klubun 100 yillik gecmisi ve gelecegini dusunerek dusunmesi gereken sizma niyeti.
  • 3
    medyada ve taraftarlar arasında net anlaşılmayan bir durum var.
    evet 5. yıl sonunda 800 milyon tl’lik bir ödeme yapacağız ama bize zaten o dönemlerde riva’dan en az 600 milyon tl daha gelecek.
    yapılacak sermaye artışı ile kalan banka borcu tamamen kapatılabilir.
    yani bizim ödeyeceğimiz paranın bir karşılığı mevcut.
    ki daha geri aldığımız florya duruyor.
    yeter ki görevde olacak yönetimler mali
    disipline sıkı sıkı uysun.
  • 5
    son yapılan güncelleme eğer gerçek ise sonunda ödenebilir olan ve mantıklı noktaya gelmiş anlaşmadır. (bkz: #2953542) entryimde bahsettiğim üzere vadesi 10 yıl olmadan ödenebilirliği olmayan bir kredi idi. haberlere göre damadın talimatıyla 2 yılı ödemesiz 12 yıllık krediye çevrilmiş, yine başlığın ilk entrysinde bahsettiğim üzere faiz oranları %17-18'lerden %8'e çekilmiş. bugün x şirketi olarak ticari kredi çekmek isterseniz oranlar %20 civarında. üzerine de 250 m tl'lik ek kredi lineı açılmış.

    beğenin ya da beğenmeyin bu anlaşmanın mimarından biri fenerbahçedir. mustafa cengiz başkana kalsa 5 yıllık anlaşma verdiği temlikler kalktığı sürece mantıklı bir anlaşmaydı.

    tekrar belirtmem gerekir ki uçuşa geçtiğimiz başkanlık sisteminde tek adamı ve saray çevresinden yetkili 2-3 kişiyi ikna ettiğiniz müddetçe sıradan ülke vatandaşının ve ülkenin istikbalinin ciddi zararına da olsa böyle ballı anlaşmaları halledebilirsiniz. abd federal hükümeti ya da rusya da bu sistemi gayet iyi bilip işletmektedir.

    sevinebiliriz takımlar kurtuldu diye ancak şunu unutmayın ki bu finansal yönetim ile takımlar ya batmaya ya da vatandaşların vergileriyle kurtarılmaya mahkumlar ki tahmin edeceğimiz üzere kulüplerde vatandaşın verdiği vergiler aracılığıyla şahıslara servet transferi yapılmaktadır.

    devletin baskısıyla gerçekleşen yıllık %12 faiz farkı sonuç olarak senin benim cebimden karşılanmakta ve enflasyona etki etmektedir. bugün neden bir araçta %227 vergi var, neden benzin alırken %80’lerde vergi ödemek zorundayım, neden ötv beyaz eşyada dahil var, lüks müdür bu beyaz eşya, neden her üründe fahiş gümrük vergileri var, bu market ne kadar pahalı adım atsak 100 lira ödüyoruz sorularının (sorulardan apayrı uzun bir liste yapabilirim) cevaplarından biri de burada gizlidir. umuyorum bir gün daha bilinçli bir halk olduğumuzu görebileceğim.

    link: https://www.cumhuriyet.com.tr/...la-cikariyor-1763858