• 185
    3 kasım 2019 augsburg schalke maçı'nda ozan kabak, 3 kasım 2019 everton tottenham maçı'nda cenk tosun, 3 kasım 2019 crystal palace leicester city maçı'nda çağlar söyüncü gollerini attı. türk futbolcu böyle olmalı işte, bam bam bam. helal olsun.

    edit: 3 kasım 2019 real valladolid mallorca maçı'nda da enes ünal atmış penaltıdan bi tane.
  • 8
    türkiye'de başarılı olmak isteyen yabancı tdler için bkz. türkleri anlama kılavuzu ayrıca şu çılgın türkler.
    türk futbolcusu nihayetinde türktür. türk beyninin sağ lobu sol lobundan daha baskındır. matematik dersiyle arası çok iyi değildir. çoğu zaman mantığıyla değil, duygularıyla ya da dürtüleriyle hareket eder ve bu yüzden kimi zaman olağanüstü işler başarır, kimi zaman da inanılmaz yanlışlar yapar. iyi başlar, dikkati kolay dağılır, çabuk kızar, kolay küser ve çabuk vazgeçer. bazen de inadı tutar, sonuna kadar savaşır veya kavga eder. mütemadiyen çocuk gibi duygusaldır. devasa bir yüreği, temiz duygular taşıyan bir kalbi vardır, yüreğinin götürdüğü yere gitmeyi sever. yüreğiyle mücadele eder, özellikle din, vatan, millet gibi konularda yüreğini hatta canını ortaya koyar...

    ps. bütün genellemeler yanlıştır mı dediniz bu hariç.
  • 207
    sayfa sayfa açıklanabilecek bir konu ama aslında anlamak isteyen 2 cümleyle anlar.
    ikisi de aynı yetenek sınıfında olan yerli ve yabancı oyuncu düşündüğün zaman bunu örnekleme yaparak çözmek o kadar kolay ki.

    senin yerli yıldız dediğin adamın başarısı yerel bir lig kupası, ueafa'da 2. tur , cl de gruplara kalmak falan.
    yabancı getirdiğin yıldızların ise , cl finalleri 5 büyük lig şampiyonlukları, milli takımlarıyla avrupa/dünya kupası finalleri vs. var.
    sen sadece oyuncu yeteneğine değil, o tecrübeye, o kaşeye , takımına , taraftarına ilham verecek o cv ye para veriyorsun.
    yani leroy sane alman olduğu için 9 milyon , barış alper türk olduğu için 2.5 etmiyor. ikisi de aynı kariyerdeyken , leroy sane türk, barış alper alman olsaydı , leroy sane yine 9 edecek , barış alper yine 2.5 edecekti.
    şu an ilkayı alsan 6-7 milyon maaşla, 35 36 yaşında olmasına rağmen kimse ses edecek mi bu türk kardeşimize? yok.
    niye? çünkü adamın şahsi kupa koleksiyonu, çoğu takımın toplamından fazla.

    şu kadar basit bir şeyden bile mağduriyet çıkartan zihniyete ne yazık ki çoğu türk oyuncumuz da sahip olduğu için bir adım öteye gidemiyor bu "yerli" futbolcu tayfası ve onların aşıkları.
  • 204
    galatasaray forması giyen türk futbolcunun her zaman desteklenmesi, teşvik edilmesi, forma şansı verilmesini isteyen bir insanım. her zaman vasat yabancıdansa vasat türkü izlemeyi tercih ederim. ancak kendi kulübümüz açısından bakarsak uzun süredir türk bir bayrak adamımız yok. bunun sebebi bizim sabırsızlığımız ve türk futbolcusunun taraftarın gözünde hep 2. planda olmasına bağladım. lakin değilmiş. hiçbir milletin futbolcusu bizim türk futbolcuları kadar hain, korkak, kıskanç, paragöz ve aptal değil. kusura bakmasınlar. yabancılara gösterilen sevgiyi ve parayı kıskanmak yerine örneğin icardi'nin yaptığı açıklamaların yüzde 1'i kadar cesaretli ve galatasaray sevgisi ile dolu açıklama yapsınlar önce.

    kerem aktürkoğlu ve barış alper yılmaz'ın yaptıklarını gördükten sonra bizim taraftarımız türk futbolcusuna çok bile sabrediyormuş. bu kulübün türk futbolcularından gördüğü hainliği hiçbir yabancı futbolcu göstermedi. sneijder'ler, podolski'ler, drogba'lar, elmander'ler, mertens'ler bu kulübe aşık olmuş sonraki kariyerlerinde, ülkelerinde her yerde bize sevgilerini göstermiş ve bizi her daim temsil etmişlerdir. bunlardan herhangi 1 tanesinin kariyeri, 100'lerce türk futbolcunun kariyerinden daha şaşalıdır. 2000 kadrosu dışında hiçbir türk futbolcuda bu aidiyeti bu kulüp görmedi. arda turan'da da görmedi. futbolcuyken şu an bay'ın yaptığını yapmış son anda takımı yarı yolda bırakmış futbolculuğunun sonuna kadar da galatasaray ile ilgili sadece olumsuz yorumlarda bulunmuştur daha sonradan aklı başına gelmiştir. şu an hainlik yapanlar da pişman olacaklardır.

    özetle, futbol kariyeri bitene kadar hiçbir türk futbolcuya güvenmemek, bir icardi bir osimhen sevgisi ve ilgisini ona vermemek, sadece performans vereni performans verebildiği sürece desteklemek gerektiği kanaati oluştu bende. vermeyenin de gözünün yaşına bakmamalıyız ki bu noktada şahaneyiz. bu ülkede türk futbolcu biter mi? bitmez. galatasaray yüzlercesini getirdi, binlercesini de getirecektir. lakin fener'e ana avrat sövdükten sonra paranın koksunu alınca sövdüğü adamların köpekliğini yapacak kadar düşük karakter düzeyindeki adamların arkasında durmamak gerek. devir kötü, şu an türk futbolcular ya cemaatçi ya paragöz ya da zihnen sıkıntılı tipler.

    son olarak şunun da bilincinde olalım özellikle türk futbolcular için; bize gelen daha çok parayı bizden aldığı için bize geldi, bize gelmeyen daha çok parayı verene gitti. bu kadar. hiçbirinin zihninde kariyer, gelişim, büyüme vs. gibi şeyler yok.
  • 209
    15 yıldır akademinin içinde olan biri olarak, hep kendi meslek grubumdaki insanların riyakarlığından hayıflanırdım ama bu son birkaç aydır yaşanan olaylar nedeniyle akademisyenlere rahmet okumaya başladım.
    eskiden brezilyalılar için denilirdi bir takımda sayısı üçü geçmesin diye, şimdi aynı şey türk futbolcular için de geçerli bence. takım huzuru için kadrodaki sayılarını azaltmak lazım. tabi ülkenin gittikçe güney amerika'ya benzemesinin de bir etkisi vardır bunda.
  • 132
    bunları görükçe , yabancı hayranlığım artıyor evet ( eğer öyle bir şey varsa ). arkadaş biz maç izlerken türk veya yabancı olmasına göre mi değerlendiriyoruz ? buna göre mi destek veriyoruz ? buna göre mi seviyoruz ?

    tutturulmuş bir yabancı hayranlığı. yabancı hayranlığı nedir abi ? takıma en fazla katkı veren kimse onlara hayranım ben. bunlarda genelde yabancılar oluyor değil mi ?

    takımın en önemli 3 ismi kimler desem ne diyeceksin ? 5 desem ? bunların içinde türk sayabilecek misin acaba ?

    türk veya yabancı hayranlığı diye bir şey yoktur . sadece işini türklere göre daha fazla düzgün yapan yabancılar vardır. işini doğru yapan türk futbolcularda sonuna kadar destek görüyor zaten.
  • 202
    iddia ediyorum kimse 11 tane yabancı ile türkiye liginde şampiyon olamaz. yeri geldiğinde sivas deplasmanında falan yeteneğinden emin olduğun yabancı oyuncu değil de yanına koyduğun türk futbolcu iyi oynar. o yüzden ben zaha- ziyech'e değil de kerem ve barış'a daha çok güvenirim samsun, konya deplasmanına çıktığımda.

    abdulkerim gitsin, kerem postalansın, yunus çöp bilmem ne deyip zaten yabancı sınırı kalktı yerlerine yabancı çözeriz dersen çok üzülürsün.
  • 111
    türk kızlarının %90'ı gibi türk futbolcularının da %90'ı kezbandır. kendilerini o kadar yüksekte ve her şeyin en iyisine layık görürler ki en iyi yerlere ulaşmaktan ziyade evi+arabası olan kekolara giderler. sürekli laf atarlar, laf işitince de trip atarlar. ailelerinden başlayan bir eğitimsizlikleri vardır. mahallede kendi aralarında birbirlerini eğitirler. bulunmaz hint kumaşı yerine koyarlar birbirlerini. eh sistem de onlara hizmet eder. yurtdışına gidecek potansiyelleri olsa da burada prens veya prensesken yurtdışı neymiş? dedim ya evi var mı arabası var mı? tamam sonra yat göt büyüt. sonra bey neden ruslara gidiaşljf ya neyse anladınız işte. ulan fırsatını yakaladığım anda yurtdışına kaçıcam ama onun için bile param yok. adamlar para içinde yüzüyor yurtdışına anca tatillerde etraflarına hava atmak için gidiyorlar?

    "biz şampiyonlar ligindeyiz kızığm. ayy barcelona çok güzel şehir ama zor be anam dilini falan öğreniceksin işte. hem katalan teröristler yaşıyor ordağ. ben seviyorum istanbulu yaağ. arada ıslıklıyolar falan sonra trip atıyorum onlar özür diliyor ben kötü oynarken"
  • 206
    top 5 ligin dışındaki bir ligde parlamış 25 yaşındaki bir futbolcuyu galatasaray'a 50 milyon euro'ya transfer etmenin ve bu futbolcuya da 9-10 milyon euro yıllık maaş vermenin mantıksızlığını düşünmek gerekiyor. kim böyle bir transferi ister?

    bir türk futbolcunun şu anda bu kadar para etmesinin sebebi en başta yabancı kuralıdır. zira barış alper yılmaz özelinde konuşursak bonservis bedeli aslında 50 milyon euro değildir. ancak galatasaray için değeri budur ve bu demek değildir ki 50 milyon euro bonservis sebebiyle barış'a 10 milyon euro verilmelidir. barış alper yılmaz, bu ülkede süperstardır ancak avrupa futbolunda hala potansiyeli "iyi futbolcu" konumundadır. leroy sane, victor osimhen, mauro icardi gibi isimlerle aynı yıllık maaşı alması için en az 5 sezon top 5 ligde en üst seviyede yer aldıktan sonra türkiye gibi top 5 ligin dışında kalan bir lige gelmeye ikna edilmesi gerekmektedir.

    25 yaşındaki barış alper yılmaz, avrupa şartlarında şu anda henüz yeteri kadar kendini kanıtlamadığı için bonservisi maksimum 30 milyon euro'dur. ancak galatasaray'ın şu anki kadrosundan bay'ı koparıp almanın bedeli 50 milyon euro'dur. tabi 20 yaşında bu seviyede olsaydı o zaman bambaşka şeyler konuşulurdu.
  • 174
    ne alaka bilmem, antrenman sahasına araba sokarsın, *
    takımın formda golcüsü çalışırken çeşme'ye akarsın. *
    üç sezondur formsuzsun, dönüp aynaya bakmazsın, *
    gole ağladığın zamanı unutur, taraftara trip atarsın. *

    param da param diye tutturursun ağzında sigara, taraftarın gözünden düşersin, *
    ikinci ligde bile parlayamaz, bir yere gidemezsin. *
    tren olsan, öküz bakmaz, taraftara ters gidersin,
    yabancı sınırı gelsin, anca rahat edersin.
  • 176
    hıncal uluç kendileri için burak yılmaz üzerinden çok güzel bir yazı kaleme almış.

    --- alıntı ---
    burak yılmaz, ölümcül bir kaza yapmış.. altındaki üç milyonluk ferrari hurda olmuş ama, burak şanslı.. öyle kurtulmuş ki, bu hafta oynayabilecek.
    güzel değil mi?.
    değil.. olayın arkasına inin, türk futbolundaki çöküş sebebini görürsünüz.
    olay emirgan'da.. saat, sabahın dördü.. burak, kasımpaşa maçının ardından, emirgan'daki "gizli kalsın" adlı fevkalade popüler, o ölçüde de netameli mekânda sabaha kadar eğlenip, kim bilir kafası nasıl halde, fatih hocamın damadı (gene o), volkan bahçekapılı'nın galerisine ait (plakası var mı acaba) ferrari'ye atlamış.. arabayı paramparça eden kazayı yapmış. hemen orada, yakın arkadaşı, ayrılmaz kankası selçuk inan peydahlanmış (o da mı ayni yerde eğleniyordu acaba) almış burak'ı gitmiş.. ya da alkol muayenesinden kaçırmış da diyebilirsiniz.
    türk futbolunda devrim yapan ve 2000 yılında galatasaray'ın o zaman real madrid müzesinde bile olmayan süper kupayı almasının ve türkiye'nin 2002'de dünya üçüncüsü olmasının yolunu açan jupp derwall hoca, futbolcularının maçlarını oynadıkları gecenin çok önemli olduğunu söyler ve o gece "mutlak dinlenme" isterdi. bunu sağlamak için takımı, maçtan sonra kampa aldığını bilirim.
    derwall "maçtan çıkan futbolcunun kasları çok yorgundur. hele bacak kasları aldıkları darbeler yüzünden üstelik hırpalanmıştır. bu kaslar o gece tam dinlenmeye alınmazsa, hafta başı antrenmanlarına hazır olmaz. yorgun kaslar zorlandı mı, sakatlıklar gelir" derdi.
    bugün, maç gecesi sabahlara kadar eğlenmeyen futbolcu nerdeyse yok. onları izleyen idari ve teknik yönetim de yok..
    sabahlara dek içki, çoğu zaman da kadını ekleyin.. kafa koparıcı denen ve cebi dolu futbolcu kollayan kadınları..
    o kaslarda hayır kalır mı?. o adam ertesi hafta yüzde kaçla top oynayabilir?.
    türk futbolunun perişan halinin, futbolcunun bir hafta oynadığı topla ertesi haftaki oyununun siyah ve beyaz kadar farklı olmasının sebebi işte tam da bu..
    ..ve de çok sık gelen ve geldi mi de haftalar, hatta aylarca uzayan sakatlıkların sebebi de bu.. maç gecesi sabaha dek süren eğlenceler yani..
    burak olayı iyi, hem de çok iyi analiz edilmez ve önlemler alınmazsa, bu rezillik, bu perişanlık, kulüplerde sürer, milli takıma da yansır.
    yansıdı ve yansıyor da nitekim!.

    --- alıntı ---
  • 162
    özellikle fakir ailelerden çıkan bu tipler parayı bulunca kendini yetiştirmek, geliştirmek yerine külhanbeyliğine özenir, önüne geleni parasıyla satın alabileceğine inanır türlü saçmalıklara yelken açar. boşuna dememişler asalet başka bir şey parayla pulla edinemezsin.
    genellemelerden nefret etsem bile türk futbolcusu denince aklıma başka bir şey gelmiyor.
  • 199
    sadece kendileri eleştiriliyor gibi bir algı var. ama yabancı topçular da bayağı yerim dibine sokuluyor. angelino'yu dibine kadar eleştirmiyor muyuz? ndombele, bakambu hatta ziyech vs dolu dolu eleştiriliyor arkadaşlar. nerden çıktı bu "yerliler daha kolay eleştiriliyor" algısı ben anlamadım. nelsson'a çöp çekenlerle dolu sosyal medya. muslera bir topu taca atsa tt oluyor adam. yapmayın bu algıyı. tersine de bir sürü örnek var, abdülkerim'e biz, ferdi'ye fenerliler toz kondurmaz. yerli değil mi bu adamlar? eee, daha ne anlatmaya çalışılıyor anlamıyorum hakikaten.

    bakın bu algı güzel bir şey değil. hatta böyle düşünmek yabancılar aleyhine ayrımcılıktır. hollanda milli takımının sol bekine tarık çamdal muamelesi yapılmış bir ülkede yaşıyoruz. yapmayın.
  • 39
    türk futbolcusunun temel sorununu frank rijkaard'dan sonra 11 ekim 2011 tarihli türkiye azerbaycan maçı sonrasında bir diğer hollandalı guus hiddink de net bir şekilde tespit etmiş ve bu sorunun üstesinden nasıl gelineceğine dair ipuçları vermiştir.

    sorun : duygusal/tutkulu/coşku temelli oyunun yarattığı stres ve gerginlik
    etki : oyun disiplininden kopma, pozisyonunu kaybetme, 30-40 metreden şut çekmeler, pas-topla koşu tercihlerinde yanlışlar

    bu ne biliyor musunuz? oyun disiplini. geçenlerde mourinho'nun bir röpartajında okumuştum; almanya'da yetişen türk oyuncuları alman disiplini ve akdeniz oyun tarzını birleştirdikleri için seviyorum demişti.

    sanırım bu durum gökhan gönül'ün neden yedek kaldığını açıklıyor. iki almanya maçında da savunduğu kanattan ezdiler bizi. alışmış saraçoğlu'nda taraftar gazıyla pozisyonunu bırakıp habire bindirme yapmaya. öte yandan mehmet topal'ın neden hiddink'in kafasında aurelio ve selçuk şahin'in arkasında kaldığını da gördük; 30-40 metreden şutlar.

    bu arada arda turan'ın (rijkaard'ın) hiddink'in takımında olmaması gerektiği de açık. takımın düzenini bozan, tercihlerinde hatalar yapıp, üstelik bunlarda ısrar eden bir arda turan'ın. bizi sol açıksız oynatan, maçta hiçbir katkı veremeyince kazandığımız bu kadar önemli bir maçın bitiş düdüğüyle birlikte soyunma odasının yolunu tutan arda turan'ın. rijkaard'ıın kellesi gitti. neden hiddink oynatıyor derseniz, milli takımdaki, özellikle de hücumdaki kalite/yaratıcılık eksikliği derim. tabi arda turan'ın yerini gökhan töre'ye bırakacağı günler yakındır. yani yakın olmalıdır.

    ey türkiye'de yetişen türk futbolcular! rijkaard'ı anlamak istemediniz. bari hiddink'i anlamaya çalışın. o da olmazsa mourinho'nun sözlerine kulak verin.

    istediğiniz kadar yetenekli olun, oyun disiplini olmadıkça her şey bir yere kadar. sonra real madrid'e gidenlerin arkasından bakarsınız.

    son sözü hamit altıntop için ayırdım. real madrid'den sonra gel türkiye'ye, iki sene oyna, sonra da doğrudan milli takım teknik direktörlüğüne geç.
  • 158
    türk olmanın verdiği etiketle adamcılık yaparlar. mesela buna en güzel örnek galatasaray'daki selçuk inan veya yeni türkiye a milli futbol takımındaki arda turan. saha dışında en iyi anlaştığı futbolcularla oynamak isterler. eğer kendileri kesik yerlerse, onu kesen hocanın önünü kesmek isterler. ortadoğunun etkisi üzerlerindedir. barça'ya transfer olsa bile böyle kaldığı kanıtlanmıştır
App Store'dan indirin Google Play'den alın