• 2
    stuttgart'da forma giyen, 17 yaşında, her iki ayağını da kullanabilen, 2013-2014 sezonunda 1. bundesliga'da tabiri caiz ise yardıran forvet/sol kanat oyuncusudur.

    yaşına göre çok yetenekli böyle oyuncuların takıma kazandırılması fikrindeyim. polonya'da yaşarken, lewandowski'yi, 19 yaşında ve bonservisi 300.000 avro iken e-mail ve bazı tanıdıklar aracılığıyla takıma önermeye çalışmış biri olarak, bu çocuğun adını ileride çok duyacağımızı belirtmek isterim. buraya da not düşülsün. belki bir okuyan olur.
  • 18
    26 eylül 2017 beşiktaş rb leipzig maçında, yüksek ses nedeniyle problem yaşadığı ve oyundan çıkmak istediği konuşulan oyuncu.

    bu olayın aslı nedir bilmiyorum ama, türk futbolseverler ve basına 50 yıllık malzeme çıkmıştır. nesilden nesile, abartmak suretiyle değişik versiyonları anlatılır bu hikayenin.
  • 19
    26 eylül 2017 beşiktaş rb leipzig maçında tansiyonu düştüğü için oyundan çıkmış deniyor. sağlık konusunda insanlarla alay etmek gibi bir huyum yok. ama eğer ki bu rahatsızlığı bir stadyumun atmosferinden etkilendiği için yaşıyorsa çok yazık. bu şartlarda nasıl büyük bir futbolcu olacak acaba? hayatımda ilk defa böyle bir şey duydum.
  • 20
    kendisinin 26 eylül 2017 beşiktaş rb leipzig maçında yaşadığı olay bir sağlık problemidir. benzer sıkıntıyı ben de yaşıyorum zaman zaman. doktor ya da sağlıkçı değilim ama anlatmaya çalışayım.

    migren tarzı bir rahatsızlık bu. timo'daki belki de migrendir. bazı insanlar yüksek ses veya güçlü ışığa karşı hassas oluyorlar. kendilerini kötü hissediyorlar ve bu durum terlemeye başlama, mide bulantısı, tansiyon düşmesi gibi rahatsızlıklarla sonuçlanıyor. ancak bu demek değil ki her yüksek sese veya güçlü ışığa maruz kalındığında bu hale geliniyor. oldukça psikolojik bir durumdur aynı zamanda. asıl sorun o an içinde bulunulan durum. insan, o anki konumundan ya da bulunduğu ortamdaki herhangi birşeyden rahatsızsa (mesela kötü bir koku gibi) ve bununla birlikte yüksek ses veya gözünü alan ışığa maruz kalmışsa bu durum ortaya çıkabiliyor. yani birşeyin tetiklemesi lazım gibi. timo'nun ayakkabısının sıkması, şortunun rahat olmaması bile tetikleyici olmuş olabilir.

    örnek;
    yüzüklerin efendisi iki kule filmine ben, annem ve kardeşim beraber gitmiştik. 10-11 yaşında falandım. en öne oturduk. ulan perde o kadar büyük ki kafan sabitken filmi takip edemiyorsun. bir de yukarda tabi. sürekli perdeye bakmaktan boynum ağrıdı ve akabinde aşırı derecede rahatsız hissettim kendimi. anneme ben kötüyüm falan dedim. kadının filmi bırakası gelmedi tabi. dünya'nın en iyi filmlerinden birine gidiyorsun, 4 gün 5 gecelik miyferdibi muharebesinin ortasında veledin biri gelmiş ben kusacağım diyor. ana yüreği dayanamadı tabi kadın kalktı beni tuvalete götürdü. bir güzel kustum. çıktım baktım bu salonun kapısını aralamış film izliyor. hadi gidelim diyorum. gel bak izleyelim ağaçlar da savaşa yardım edecek diye kandırmaya çalışıyor beni. hayır içerde kardeşim var bir de. 7 yaşında yağız bir kız çocuğu delikanlı gibi filmi en ön saftan izleyip gandalf gandalf diye tempo tutuyor, ben gidelim diyorum. abi ılıklığa bakar mısın, neyse girdik, filmi bitirdik, çıktık.

    kayıp balık nemo'da da benzer bir olay yaşandı. hay senin cibileyitini sikeyim diyorsunuz ama öyle değil işte abi. güya kocaman adam olduğum için çizgi filme gitmek istemiyorum. hababam sınıfı'na gidip küfür dinleyeceğim. bu sefer teyzem ve kuzenler falan da var. bunlar soktular beni nemo'ya. gerisini biliyorsunuz işte.

    ulan ne kadar da saçma bir insanım ha yazdıkça aklıma geliyor şok oluyorum. çünkü devamı var. geldik hobbit'e. ilk filmi daha. deve kadar adam oldum bu sefer ama hobbit'te de benzer sıkıntı baş gösterdi. yemek yememiştim, bir de keriz gibi iki tane sigara içtim, girdik içeriye. filmde bir baş ağrısı girdi, inanılır gibi değil, düşman götüne. çıkardım 3d gözlüğü, atkımla gözlerimi örtüp uyudum. çıkışta taksiyle eve gittik, hemen yattım. 10 saat falan uyumuşumdur. kalktığımda hala ağrıyordu.

    bir keresinde de düğünde kötü oldum. hava nasıl sıcak var ya donun kıçına yapışır. bi de rakı içiyorduk ama tadı çıkmıyor, o kadar sıcak. hiçbir şeyden zevk aldırmayan sıcaklar olur ya hani leş gibi. güm! noluyor a.. k.. derken bir baktım. havai fişek başlamış. ulan var ya kafamın 2 metre üstünde patlıyor resmen. ya sizin eğlencenizi sikeyim dedim. tuvalete koştum elimi yüzümü yıkadım. gittim arabaya oturdum klimayı açtım rahatladım.

    bu nasıl iş amk? maçta sinemada düğünde falan ne alaka demeyin. oluyor işte. timocuğum çok iyi anlıyorum seni. olduktan sonra da kulaklık falan fayda etmez. psikolojik kısmı da var çünkü. filmi, maçı, düğünü falan durduramazsın ya hani. elden bir şey gelmediği için kendini telkin etmen de mümkün değil. tek çıkış yolu kaçmak.

    sağlıklı günler efendim.
  • 21
    vertigo rahatsızlığı varmış kendisinin. senelerdir bu hastalıktan muzdarip birisi olarak kendisi adına üzüldüm. vertigonun hem fiziki hem de psikolojik etkileri var çünkü. biri düzelse diğeri düzelmiyor. futbol gibi sağlam fizik ve psikoloji gerektiren bir sporda da iki kısmı da etkileyen hastalığı olunca insanın, böyle durumlar yaşaması doğal. umarım bu maç özelinde yaşadığı bir durumdur ve futbol hayatını olumsuz yönde etkilemez.

    işin "türk taraftar" kısmına gelirsek. en büyük övüntüsü yarattığı stad atmosferi, rakip takım oyuncularının "atmosfer korkunçtu, cehennemi yaşadık." demesi, çıkardığı olaylar, rakip takım oyuncusuna yaptığı çirkeflikler olan bir oluşumun, oyuncunun hastalığıyla da dalga geçmesini gayet normal karşılamak lazım. bunu beşiktaş taraftarı için demiyorum sadece. bizim taraftarlar da dahil tüm takımların tribünleri. dünkü maçtaki rahatsızlığı bizim maçta bir oyuncu yaşasa biz övünecektik yarattığımız süper atmosferle. yıl olmuş 2017, hala ezikçe konularda övünme çabası. bugün konuştuğum beşiktaşlı arkadaşlar, galibiyet yerine werner'i oyundan çıkarttırmayı falan konuşuyor o derece.