• 2
    şubat 2005'te amatör küme takımımızla antalya'da hazırlık kampı yapmıştık. dinamo zagreb, legia varşova gibi değişik ülkelerden profesyonel takımlar da haliyle oradaydı. hani galatasarayımızın da antalyadayken hazırlık maçlarını oynadığı meşhur saha'nın orada yaklaşık 7-8 tane antrenman sahası olduğu için gün boyu bütün takımlara denk geliyorduk. bu takım da oradaydı.

    bir gün hazırlık maçlarını koordine eden bir görevli bize bunlara karşı hazırlık maçı teklif etti. kabul etti teknik direktörümüz.
    yurt dışından geldiğimiz ve amatör küme takımı olduğumuz için takımın nerdeyse yarısı yoktu kampta. 16 futbolcu artı teknik ekip vardı.

    koordine'den sorumlu arkadaş demiş ki 'rakip maça yedek 11 ile başlayacak, sizden de aynısını bekliyor', bizim teknik direktör biraz pislik olduğu için 'tabi canım öyle yapalım en iyisi, ben de as oyuncularımı çıkarmayacağım' dedi.

    maç günü maçın oynanacağı antrenman sahasına 30 dk geç vardık, herifler haliyle disiplinli, herkesin üstünde belirlenen kıyafetler vsyr. biz ise birimiz topları getiriyoruz, diğerimiz su şişelerini. birimiz kulübün eşofman üstü ile, diğerimiz tam zıt renkli herhangi bir ceket ile çıktık karşılarına.
    saha kenarında televizyon kameraları, röportaj veren oyuncular. ulan dedik nere geldik biz? :)

    herneyse, 45'er dakikalarda 7'şer gol yiyerek sahadan 14-0 mağlup ayrıldık. forvet olarak 45 dakika oynayıp herhalde 3 defa topa değdim, allah için biri isabetli pas oldu gerçekten. diğer ikisi kontrol edene kadar çekik gözlü profesyonel kardeşlerimin kontrolüne geçti. herifler sinirden pek de 'ciddiye almıyor' modunda değildi açıkcası. :(

    bu da böyle bir anımdır. beyaz formaları vardı ayrıca.

    özellikle bu maçtan sonra galatasaray'ın bazı kamplarda neden 19-0'lık hazırlık maçları olduğunu anladım. koordineyi herhangi iş bilmez tiplere verdin mi karşına orta okul çocuklarını çıkarır işte öyle. neyse ki son senelerde yine iyiyiz. 2000'lerde neydi o öyle ya?