• igor tudor'u, yaşanan sakatlıklar nedeniyle yerden yere vuran şahıs.

    bak arkadaşım, rakamlarla kafayı bozmuşsun. istatistik vereceğim, farklı gözükeceğim gibi bir derdin var. anlayabiliyorum, o kıt futbol bilginle başka türlü ekranda yer bulamazsın zaten.

    lakin yalan atıyorsun, atma.

    yanlış ve doğruluğundan emin olmadığın rakamlar veriyorsun, verme.

    sürekli olarak haklı çıkmak için; takımda grip olan oyuncu olsa onu sakatlıklar arasında sayıyorsun, sayma.

    bir kere; tudor'un çalıştırdığı takımlarda tüm sakatlıkların kas sakatlığı olduğunu iddia etmişsin. oysa ki sneijder darbeye bağlı sakatlanmadı mı? chedjou'da topuk dikeni çıktığı açıklanmadı mı? yahu hepsini geç, eren florya'da bilmem ne çukuruna girdi diye sakatlanmadı mı?

    ikincisi, paok'ta da 45-50 sakatlık olduğundan bahsedip duruyorsun. igor tudor, bunu ilk basın toplantısında yalanladı. böyle bir durum varsa, senin isim isim ispatlaman gerekir. şimdiye kadar bunu da yap(a)madın.
  • ulan ne ilginç bir tip bu yahu. dünyanın en saçma salak yorumlarını yapıyor ama bu yorumlar aynı oranda da hipnotize edici. belki de içten içe "acaba daha ne kadar saçmalayabilir?" sorusunun cevabını aradığım için bana öyle geliyordur.

    bir de ne zaman ceyla'yla canlı yayına çıksa ceyla'nın müstehzi laf sokmalarına maruz kalıyor. ceyla da haklı tabii. hatta ceyla'nın yerinde başkası olsa o kadar nazik de davranmayabilir, "yok ebesinin amı vol 2." yaşanabilir. neyse, bu geceki programda ikili arasındaki ilginç münasebet pik noktasına erişti. ceyla fener'le ilgili teknik bir soru sormuşken taner kalktı, konuyu emenike'nin viski bardaklı pozuna filan getirdi. işte o an ceyla'nın beyin artık daha fazla dayanamayıp karıncalandı ve ceyla kıkır kıkır gülmeye başladı. "senin yorumların ufkumu ikiye katlıyor..." gibilerden sarkastik bir iltifatta bile bulundu ama kıkırdamasını da durduramadı. en son kamera ceyla'yı almayı bıraktı, sadece taner'e odaklandı. izlediğim en ponçik canlı yayın hadiselerinden biri oldu bu. program kapanırken ceyla halen gülüyordu, taner de kasılmış bir vaziyette saçmalardan seçmelerine devam ediyordu. kadınlar güldüren erkeklerden hoşlanır, düsturunu çok tersten anlamışsın be taner.

    bu arada şu ufacık tefecik içi dolu turşucuk entry'de tam 9 kere ceyla demişim. ceyla'yı sevin.
  • ahlak yoksunu taner karaman dün aspor’da aynen şu cümleleri kurdu: “galatasaray ozan kabak’a ayda 22 bin lira verirken, marcao’ya 800 bin euro veriyor. ben ozan ve menejerinin yerinde olsam 7,5 milyon euro’yu yatırır giderim.“

    öncelikle ozan kabak altyapıdan yeni çıkan ve üç ay gibi kısa bir sürede vitrin yapan genç çocuk. onu yetiştiren, vitrine koyan, herşeyi öğreten galatasaray. taner karaman gibi galatasaray düşmanlarının gazına gelmez. ikincisi ey taner karaman, galatasaray bu çocuğa ne teklif etti biliyor musun da böyle düşmanca konuşuyorsun. eminim ki yıllık en az 600 bin euro yazıp üç yıllık uzatma teklif etmişlerdir. basına intikal etmedi ama bundan eminim. peki stuttgart 12 milyon euro yerine 7,5 milyon euro verse senin eline ne geçecek?

    neden galatasaray’a bu kadar kin ve nefret? hepinizi allah’a havale ediyorum.
  • an itibariyle a spor'da bafetimbi gomis'in 33 yaşında olduğunu, ağustos'un 4'ünde 34'ünden gün alacağını ifade etmekte olan vatandaş. ve bunu ısrarla yineliyor.

    bafetimbi gomis 6 ağustos 1985 doğumlu ve 31 yaşında.

    ek: programı özellikle izlemeye devam ettim. twitter üzerinden kendisinin özelinde programa çok tepki gelince, "34 diye bi' şey demedik ki, 8 ağustos..." gibi bir tümce kurdu. elemanın söylemlerini neresinden tutarsan tut elde kalıyor. neyse, zapladım.

    ek 2: yıl üzerinden düz hesap yapmanın doğru yaş hesabı olmadığı kanaatindeyim. esas yaşı, '31 yıl 10 ay 23 gün'dür :( 6 ağustos'ta 32 yaşından gün alacaktır. ben demiyorum, türlü age calculator aracıları diyor. time zone ayarını yapıp kontrol edebilirsiniz. bunun yanında transfermarkt olsun, wiki olsun yine yaşını 31 gösteriyor. entry girerken doğru ve resmi veriler girmeyi seviyorum. bu eklemeyi yapmamın sebebi de mesaj kutumun yeşillendirilmesidir.
  • "sneijder'i gönderen yönetim, aynı transfer döneminde muslera'yı göndermeye cesaret edemez bence"

    muslera'nın ayrılması gibi bir durum ortada yokken suyu bulandırmaya çalışan bi zat.

    neymiş "galatasaray'ın 10 transfer yapması takımın yapısını bozar"mış. ulan bu takım zaten son 2 sezonda döküldü, nasıl bir yapı var ki bozulmaması gerekiyor? üstüne para versek kimsenin almak istemeyeceği adamların takımda kalması gerektiğini söylüyor.

    şimdi de galatasaray ffp yüzünden ceza alır diyor. bu yıl yapılan transferler eleştirilir tamam ama birisi şu adama takımdan ayrılan oyunculardan elde edilen bonservisleri ve açılan maaş bütçelerini anlatsın. yoksa bu cehaletiyle televizyonu bozacak.
  • galatasaray'ın 2017-2018 sezonu sonunda ilk 3'e gidemeyeceğini iddia eden istatistikle kafayı yemiş, saçmalama konusunda master yapan a spor yorumcusu.

    uğur karakullukçu kendisine sordu, kim bu 3 takım?
    1- beşiktaş, 2- başakşehir, 3- sivas ya da bursa dedi yahu.

    abi bu adamları kim çıkarıyor tv'ye, gerçekten şaşırıyorum.
    sırf uğur ve ilgaz için izliyorum şu kanalı ama ister istemez böyle mikrop zihniyetlere de maruz kalıyor izleyici.
  • gomis'in yaşını hesaplamayı bile başaramayan bir adamın futbolla ilgili ahkam kesmesi çok çok büyük bir cesaret örneği. kendisini tebrik ederim.

    ama yerinde olsam ilkokul birinci sınıfa dönüp eğitimime yeniden başlardım. 2017'den 1985'i çıkarıp 34 bulan adamı çarşıda pazarda soyar soğana çevirirler. bence önce eğitimine odaklansın, sonra yine yorumculuğa döner.
  • ölünun arkasından konuşmak doğru olmaz ama yinede iki çift lafım olacak.

    beyin ölümü gerçekleşen taner bey diyor ki, her puan ayni değerde olmamalıdır. arttiriyorum ve diyorum ki, o halde her gol de aynı değerde olmamalıdır. mesela güzel bir takım organizasyonuyla gelen goller çift sayılsın. duran topla gelen goller hiç sayılmasın ki selçuk inan'dan da kurtulmuş olalım. cinsel organla atılan goller için ise direk şampiyonluk verilsin :)

    veya güzel bir oyun sergilendiyse arada bir puan hediye edilsin.

    allahim ya ve bunun gibi insanlar ayda bizlerin yıllık maaşı kadar para kazanıyorlar.
  • fikstüre baktığında, fenerbahçe, beşiktaş şampiyonluğa yakın, galatasaray'ın işinin zor olduğunu söyleyen son istatik bükücü. yahu gerçekten size baktığımda, gülüyorum. bir şeyler söylüyormuş gibi duruyor ama hiç bir şey söylemiyor. kim prim veriyor da bu arkadaşlar bilirkişi oluveriyor?
  • normalde yorumlayış şeklini beğendiğim gazetecidir. ancak 10 kasım 2018 kayserispor galatasaray maçının ardından an itibariyle yayınlanan a spor' da son sayfa isimli programda ısrarla saçmalaya uğraşan gazetecidir. kayserispor' un yedi tane eksik olduğundan ısrarla bahsetmesi, galatasaray 4 - 5 tane eksik var şeklinde yorumluyor. moderatör olan ceyda dönmez' in uyarısıyla takımımızda 8 tane eksik olduğunu hatırlattı. bunun yanında sürekli birilerini başarısız ilan ediyor. ahmet akcan baya anlayışlı ve açık bir dille anlatıyor ancak kendisi hala "dediğim dedik" modda yorumlara devam ediyor.
  • emre bol, turgay demir, ridvan dilmen, rasim ozan, ahmet cakar, mehmet ayan, adnan aybaba, levent tuzemen ve daha aklima gelmeyen bircok ismin bulundugu spor medyamizda hayatimda duydugum en sacma oneriyi yapmis insan. kendisini gercekten tebrik ediyorum, bu adamlardan bile bu kadar sacmasini duymadik. taraflisini duyduk, ama boyle sacmalayani gelmedi.
  • şu anda bilgisayarı kapattım, tv karşısında yatağa geçtim. tam kapatacaktım o anda açık olan a spor kanalında, ismini altındaki yazıdan öğrendiğim bu eleman dünyanın en aptal yorumlarından birini yaptı ve durmuyor, devam ediyor. neymiş u14 takımının 25 gol atması rezaletmiş, sonradan ortaya çıkan motivasyon konuşması da rezaletmiş. ya küfür etmemek için kendimi zor tutuyorum. kimler çıkıyor bu ekranlara ya, kim bilir kimin yalamacısı... oooof offff sırf bunu yazmak için binbir zorlukla mobilden giriş yaptım, sana öfkem bitmez rezalet adam seni.