• 6
    futbol için her şeydir diyebilirim. doğru dizayn edilmiş bir sistemde sıradan bir oyuncuyu yıldız yapabilir diğer taraftan yanlış dizayn edilmiş bir taktik yıldız oyuncuyu rezil duruma düşürebilir. klopp ve guardiola çağında yaşıyoruz, türkiye gibi futbol ile neredeyse 50 milyon insanın ilgilendiği bir ülkedeyiz ve hala türkiye'den bu taktik ile ilgili bir deha çıkmıyor. liyakat sorunu olduğuna adım gibi eminim fakat şu işin matematiğini çözmüş eğitimini almış insanları görmek istiyorum her yerde.

    ama işte burada büyük bir sorunsal karşımıza çıkıyor. bu ülkede futbol taktik ile değil arkadan çevrilen oyunlarla, televizyon başında, federasyonda oynandığı için hep bir katakulli içerisinde debeleniyoruz. ne zaman futbolun taktik ile oynandığı gerçeğini kabul eder ve ülkece uygularız o zaman başarıya ulaşırız.
  • 7
    türk futbolu için:

    (bkz: böyle bir şey yok. ama olabilir)

    eldeki oyuncular için doğru taktiği bulmak, doğru taktık için de eldeki imkanlarla en iyi seçenekleri almak olmazsa olmaz.

    sahada oyuncuların nerede duracağını gösteren, 4-4-2, 4-3-3 gibi rakamlardan sıyrılıp oyuncunun o bölgede neler yapması gerektiğini anlatmaya başladığımızda çözeceğiz inşallah.

    kolay olan adama top ayagindayken neler yapması gerektiğini öğretmek.yana oyna, dribbling yap, uzun oyna vs

    zor olan top kendi ayağında değilken, takım arkadaşlarında veya rakipteyken neler yaptığı. alan kapatıyor mu, rakibi takip ediyor mu, boşa çıkıp pas opsiyonu yaratıyor mu vs.
  • 8
    türk futbolunda fatih terim'in sık sık farklı türlerini denediği, bazılarında başarıyı güzel oyunla yakalarken, bazılarında kötü bir oyunla da başarıya ulaştığı bazen de tamamen başarısız olduğu konu.

    yalnızca bu yıl şampiyonlar liginde iki porto maçını açın izleyin derim.

    tamam, fatih terim düşmanı olabilirsiniz ama türkiye futbolunda taktik yok demek için biraz şey olmak lazım.

    yahu daha iki yıl oldu, şenol güneş'in bjk'si napoli ve benfica'ya taktik olarak kafa kafaya top oynadı, bjk'nin dinamo kiev cenabetliğinden elendi sonrasında dinamo kiev'siz bir grupta yedek kadrosuyla almanya'da almanya ligi 2.sini yendi geldi.

    hadi deplasman napoli maçı 2'de 3 gibi saçma sapan bir yüzdeyle oynamıştı beşiktaş ama diğer her maçta ortaya bir şey koymuştu.

    biraz daha eskiye gidelim, real madrid'e 6-1 yenildiğimiz maç eboue'nin ve dany'nin gevşeklikleriyle bir anda 3'lük olana kadar real madrid'e sahayı dar etmiştik iki top yapamıyordu real.

    ondan önceki sene ama, 3-2'lik real maçı dahil schalke deplasmanı hariç takımı beğendiğim bir şl maçı yoktu.

    neyse.

    sizin istediğiniz şey taktik değil. taktik daha genel kalıyor.

    sizin istediğiniz şey çalışılmış atak şablonları, çalışılmış alan paylaşımları, topa göre pozisyon almasını bilen, topu kullanma konusunda belli bir ezberi olan takım.

    evet kulağa çok güzel geliyor ama bu takımı oluşturana kadar sabır edecek misiniz? bu oyunun oturması için ne kadar vakit hacanıyor biliyor musunuz?
    klopp pep demeyi biliyorsunuz ama bu isimlerin sınırsız bütçelere rağmen oyununu bu seviyeye çıkarana kadar ne kadar vakit geçtiğinden haberdar mısınız?

    klopp liverpool başında çıktığı ilk sezon 81 puanlı şampiyon leicester'ın tam 21 puan gerisinde ligi 8. bitirmiş. (bkz: sekiz)
    klopp'tan bir yıl sonra gelen pep epl'de geçirdiği ilk sezon 93 puanlı şampiyon chelsea'nin 15 puan gerisinde 3. bitirmiş.
    aynı sezon klopp'lu liverpool city'nin 2 puan gerisinde 4. sırada kendisine yer bulmuş.
    pep ikinci sezonunda bütün rekorları kırarak 100 puanlı şampiyonluğa ulaşırken liverpool ligi 25 puan geride 4. bitirmiş. aynı sezon şl'de finale kadar yükselip karius engeline takılmış.

    geçtiğimiz sezonu tekrar yazmama gerek yok, zaten ikisini de futbolun tanrıları konumuna getiren bir sezon geçirdiler.
    ama geçen sürenin ve alınan başarısız sonuçların farkında mısınız?

    tamam, bu kadar büyük takım olan bir ligde 4. olmak büyük sorun değil ama düşünsenize fatih terim'in* şampiyon takımdan bırakın 25'i 15 puan geride 2. bitirdiğini?
    istifasını istemeyen kaç kişi kalırdı?

    ben söyleyeyim burada artık vadesinin dolduğu iddia edilecek, her yaptığı tercih eleştirilir hale gelecekti.

    hayır bir de karşılaştırdığımız adamlar bir transfer sezonunda 120 milyon € 'yu sadece bek oyuncularına gömen, 85 milyon €'ya stoper 70 milyon €'ya kaleci falan alabilen adamlar.
    biz hala diagne'yi 12-13'e satak da bi orta saha alak diye geziyoz *
  • 9
    azizi nesin'in bir lafı vardı. türklerin yüzde 60'i aptal diye. aziz nesin'i seven de sevmeyen de adam haklı abi bu türklerin yüzde 60' i aptal der ama söyleyen herkes kendini yüzde 40'lik dilime soktuğu için kimse aptal değildir. taktik olayı da böyle oldu. bu topraklarda futbolla ilgilenenlerin yüzde 90'i taktik bilmiyor ama bunu diyen herkes taktik biliyor. dünyada taktik bilmeyen teknik direktör yoktur. iyi teknik direktörü kötü teknik direktörden ayıran maç öncesi hazırlığı ve maç esnasında oyunu okumasidir. fm oynayarak öğrendiğin taktiği insanların bilmemesi gayet normal, sanal bir dünya çünkü.