• 1
    bundan 51 yıl önce, 4 mayıs 1949 yılında alitalia havayollarına ait üç motorlu fiat g.212 tipi bir uçak, lizbon'dan 9:40'ta, barcelona'dan 13:00 da başlayan seyahatini tamamlamak üzere saat 17:00 sularında torino'ya yaklaşmaktaydı. ancak turin havalimanında durum, güçlü güneybatı rüzgarı ve görüş mesafesinin 40 metreye kadar düşmesi sebebiyle pek te parlak sayılmazdı. kule yaklaşan uçağa pozisyonunu değiştirmesini ister. bir süre bekledikten sonra uçaktan yanıt gelir: "2000 metre yükseklikteyiz, superga üzerinden kesme yapacağız". süperga, pino torinese kasabası yakınında 669 metre yüksekliğinde bir tepedir; bir diğer adı basilica'dır, ki bu adı eteklerinde kurulu dünyaca ünlü katedralden alır.

    pierluigi meroni'nin kaptanlığındaki bu uçak torino yolculuğunu tamamlayamayacaktır. superga tepesine çakılan uçağın içinden kurtulan olmaz, 31 kişi hayatını kaybeder. bunların 4'ü uçak mürettebatı, 3 tanesi ülkenin saygın spor yorumcuları ve gazetecileridir. geriye kalan 24 kişi ise, üst üste 5 senedir scudetto (lig şampiyonluğu) kazanan, kadrosundaki futbolcuların 10 tanesi milli takımın ilk 11'ini oluşturan torino kulübünün futbolcuları, kulüp yöneticileri ve teknik adamlarıdır.

    1942-43, 1945-46, 1946-47, 1947-48, 1948-49 sezonlarıyla üstüste 5 kez şampiyonluk kupasını kaldıran (43-44 ve 44-45te savaş nedeniyle ligler oynanmadı) ve italyan futbolunun o dönemki lokomotifi haline gelen, o zamaki ismiyle "grande torino"nun kazada hayatını kaybeden 18 futbolcusunun ismi aşağıdaki gibidir:

    valerio bacigalupo
    aldo ballarin
    dino ballarin
    emile bongiorni
    eusebio castigliano
    rubens fadini
    william gabetto
    roger grava
    joseph gre
    ezio loik
    virgil maroso
    danilo martelli
    valentino mazzola
    romeo menti
    piero operto
    franco ossola
    mario rigamonti
    julius schubert

    *
  • 3
    italyan futbolunda milan, inter, juventus, genoa, bologna gibi kuzey takımları hep baskın olmuştur, ki bu durum şampiyonluk sayılarında da rahatlıkla gözlenebilir. 1949'a kadar torino şehrinde de milano'daki milan-inter rekabeti gibi bir juventus-torino rekabeti vardı ve bu durum o dönemde şampiyonluk sayılarında da kıyasıya yaşanmaktaydı. torino'nun iki büyüğünü tek büyüğe indiren bu elim kaza sonucu fc torino ne yazık ki bir daha toparlanamamıştır...

    serie a 1948-1949 sezonunun son 4 haftasına girilmeden önce yaşanan bu kazadan sonra fc torino sezonu rezerv takımıyla tamamlamış ve inter'in 5 puan önünde şampiyon olmuştur. bu son dört maçta fiorentina, genoa, sampdoria ve palermo'ya karşı sırayla 2-0, 4-0, 3-2 ve 3-0 galip gelmişlerdir.
  • 4
    kuzeyliler sadece italyan futbolunda değil ekonomik hayatında da baskındır. hatta epey baskındır. armani, kappa, fiat, bianchi vesair bilcümle marka kuzeylilere aittir. güneylilerse görece fakir, eğitimsiz ve mafyayla iç içe yaşayan insanlardır. işbu sebepten kuzeylilere hitaben kurulan lega nord (kuzey ligi) adında ayrılıkçı bir parti bile vardır. "ulan biz çalışıyoruz, üretiyoruz; güneyliler bizim vergilerle göt büyütüyor..." diye de propaganda yaparlar.

    neyse, faciaya gelirsek; o zamanlar italya'nın en güçlü takımı olan ve grande diye anılan torino o günden beri bir daha kolunu kanadını doğrultamamış, meydan juve'ye kalmıştır.
  • 5
    sırf şu makus kazadan dolayı bile insanın torino'ya olan sempatisi artıyor; düşünmeden de edemiyor, "acaba bu facia yaşanmasa futbol tarihi nasıl dallanıp budaklanırdı?" diye. çünkü gerçekten muhteşem bir takım olduğu söylenir o torino'nun. hikayesi kulübün başına sanayici ferruccio novo'nun geçmesiyle başlar. kendisi hem vizyon sahibidir hem de futboldan iyi anlar. 1939'da devraldığı kulübe öyle bir yön verir ki ortaya yenilmez bir armada çıkar. yönetim tarzının ve ekibinin eşsiz olduğu anlatılır. takımın kaptanı inter'li efsane mazzola biraderlerin babası olan valentino mazzola'dır ve o dönem avrupa'daki en teknik orta saha futbolcudur. 4-2-4 taktiğiyle oynayan ve total futbol'un ilk uygulayıcılarından olduğu söylenen o takımın tek yıldızı mazzola değildir elbet. kaleci valerio bacigalupo, "kaleci çizgisinden ayrılmaz" tabusunu yıkan ilk kalecilerdendir; orta saha oyuncusu eusebio castigliano'nun harika bir tekniği vardır ve mazzola'nın dilinden en iyi o anlar; franco ossola, rüzgar gibi bir kanat oyuncusudur; guglielmo gabetto, akrobat bir forvettir. grande torino diye anılan o takımın her bir üyesi yeteneklidir. macaristan'la oynanan bir maç için italya milli takımına seçilen 11 oyuncudan 10 tanesi torinoludur. yine aynı takım, kazanın gerçekleştiği sezon 5. scudetto'sunu kazanmak üzeredir.

    dönemin büyük takımlarından benfica'nın kaptanı jose ferreira jübile yapacaktır ve torino kaptanı mazzola'yla araları sıkı fıkıdır. ondan torino'yu lizbon'a getirmesini ister. işte orada insanı kahreden başka bir olay daha yaşanır. takım olarak, inter'e yenilmezlerse lizbon'a gitmeye karar verirler. lizbon seyahatinden 4 gün önce oynanan inter maçı da maalesef ki 0-0 biter. yani inter, şayet ki 1 tane gol atabilseydi böyle bir olay hiç yaşanmayacaktı belki. tam dayaklık bir kulüp şu inter.

    kader ağlarını bir kere ördü mü örüyor işte. 4 mayıs 1949'da lizbon'dan torino'ya seyahat eden uçak hava muhalefeti nedeniyle superga tepesine çarpar ve paramparça olur. kazadan kimse kurtulamaz. koskoca grande torino o gün yok olur... ne italya ne de italyan futbolu bu faciayı yıllarca zihinlerinden silemez. milli takım, 1950 brezilya dünya kupası'na futbolcuların performansını yerlerde süründürecek olan 2 haftalık bir gemi yolculuğuyla gider mesela. zaten 1970'e kadar ilk turu bir kez bile geçemezler.

    işte torino böyle mazlum bir kulüptür. bir günde tüm geleceği yok olmuş, bir daha da o eski günlerinin yakınından bile geçememiştir.

    chapecoense'nin yaşadığı bugünkü kazayı görünce aklıma direkt bu olay geldi. zaten torino da twitter hesabından çok manalı bir twit atmış olayla ilgili: https://twitter.com/...s/803559542281871360

    özellikle "bu, bizi ayrılmaz bir biçimde bağlayan bir kader." kısmı göz buğulandırıcı olmuş. işte bu da o efsanevi il grande torino:

    https://i.hizliresim.com/VPl4aj.jpg