• 1
    türk futbolunun kanayan yarasıdır. her sene kulüplerimiz aynı sorundan müzdarip olarak tuhaf tuhaf takımlara eleniyorlar.
    türkiye iklimi gereği ligimiz diğer liglere göre nispeten geç açılıyor. dolayısı ile bizim takımlar da yaz kamplarını daha geç yapmış oluyorlar.

    uefa ön eleme turlarında eşleştiğimiz ülkeler slovakya, norveç, çek cumhuriyeti gibi olunca rakip kendi liginde 3-4 maç yapmış olurken, bizimkiler ise genelde ilk resmi maçlarına çıkmış oluyorlar. sonra grup aşamaları başlıyor daha ne olduğunu anlamadan 2 mağlubiyet de öyle alıyoruz.

    futbolcu sağlığına istisnaden ligi geç açıyor olabiliriz. tabi ki yazın ortasında kışı getiremeyiz. peki bu durumda ne yapabiliriz? düşünceme göre en azından transfer dönemini ligin ilk karşılaşmasının önceki akşamında bitirmiş olabiliriz. bu sayede en azından yeni transferler antrenman görmüş olurlar.

    örnek olarak, eğer bu transfer dönemi önceden kapanıyor olsaydı östersunds'a elenir miydik?
  • 4
    transfer döneminin erken kapanması söylemini ve akabinde ingiltere ligi ile karşılaştırılmamızı doğru bulmuyorum. evet ana mantıkta keşke bu yollarda olabilsek her şey daha güzel, profesyonel ve ülkeye değer katacak durumda olabilir. ancak gerçeklik bunları çok dışında, başta maddi sebepler ve genel ülke zihniyeti ile bu düşüncenin yakınında bile olmak imkansız. yani kendi özel hayatınızdan, iş hayatınıza her anınızı bir düşünün. bu ülkede hangi noktada önceden ne kadar adım atabiliyorsunuz? yada dünya da kısa - orta - uzun vade terimlerinin karşılığı ile bizim ülkemizde bu terimlerin karşılığı ne kadar örtüşüyor.

    realiteden çok uzak bu düşünceyi bazı tv programlarında da duyuyorum, evet onlar yapıyor ama ne olur biz yapmayalım.
  • 5
    aksine ülke futbolu adına en doğru belki de tek doğru şeylerden birisi de ligin geç başlaması ve yaz transfer süresinin uzun olmasıdır. okullar açılana kadar(eylül ortasına) özel sektörden resmi kurumlara kadar ülkedeki herkes tatil havasında. tribünler bomboş + akdeniz ve ege bölgesindeki vatandaşlarımız neredeyse yine eylül ortasına dek cehennem sıcaklarını yaşıyor. *

    en basitinden lig erken başlasın, takımlar hazır olsun, transferler lige yetişsin diye tüm takımlar olmayan paraları 2.sınıf yabancılara-yerlilere harcayacaktı. ingiltere gibi transfer dönemi erken kapanan ülkelerden fırsat transferleri yapamayacaktık. lemina-andone-seri gibi fırsat transferleri yerine kimler kadromuzda olurdu küçük bir beyin fırtınası ile herkes cevaba ulaşabilir. son günlere kalan falcao transferini saymadım bile.

    velhasıl kelam ülkemiz gelişmiş bir batı avrupa ülkesi değil, ülke futbolumuzda her hafta ayıla bayıla izlediğiniz ingiltere, almanya, ispanya futbolu gibi hiç değil.
  • 7
    transfer dönemi ya da tribünlerden bağımsız, oyuncu sağlığı için de geç başlaması daha doğru. bu sene takımımızda oynayan afrikalı oyuncuların çoğu neredeyse hiç tatil yapmadı. fifa da sağ olsun her seneye bir turnuva koyduğu için oyuncuları ciddi derecede sıkıntı yaşıyorlar. bir de bunun üzerine ağustos sıcaklarında adana'da, antalya'da maça çıkarlarsa çok ciddi şekilde sağlık olarak sıkıntı yaşayabilirler.

    transfer dönemli ise lig başlamadan bitmelidir. yoksa ligin 6. haftasında ilk defa yan yana oynayan oyuncu grubu görüyoruz. alışmaları zaten ikinci yarıyı buluyor ve seneye yine aynı mevzu. hadi türkiye ligi neyse de, bu düşünceyle takımlarımızın ön eleme turlarını geçmesinin ya da grup maçlarında başarılı olmasının imkanı yok. biz bu sene ön eleme oynasaydık muhtemelen orta sahada donk ve selçuk ile oynayacaktık. afrika kupasından dolayı da, yunus, atalay, ömer ve babel 'de ileri hattımızı oluştururdu.

    transfer dönemi bittiği zaman liglerin başlaması gerekir. ligler 2 hafta daha geç başlayabilir.