• 1
    eski ali sami yen'de tarihini hatırlayamayacağım gençlerbirliği ile oynadığımız bir lig maçı sırasında kapalı tribünün orada taç çizgisine yakın bir bölgede topu uzaklaştırmak isteyen gençlerli oyuncunun topa öyle bir vurması ki topun o meşhur kapalı tribünün üstündeki gs ambleminin yanından üstten dışarı kaçması, sanırım kameralar dahi çekememiştir o anı. bahsettiğim dönem bu meşhur kone kushe moshe dönemi hatta olayın kahramanı bunlardan biri olabilir.
  • 2
    23 nisan 2017 galatasaray fenerbahçe maçında tribündeydim. ankarada yaşadığım için çok fazla gitme imkanım olmuyor maçlara. tribünde 40’lı yaşlarda bir abi vardı.

    maçı hatırlayanlar bilir çok iyi başlamıştık sneijder ve yasin pozisyonları harcamıştı. fener çıkamıyordu hiç falan.

    her neyse abi maçın başında “ben kaç senedir tribündeyim bu kadar kötü fener görmedim 6 atarız bunlara kesin” dedi. sonra cebinden güzel bir puro çıkardı verdi “bunu saklayın gol atınca yakıcam keyfime bakıcam” dedi. tamam dedim attım cebime puroyu.

    sonuç malum; şener, carole reis’i geçip josef’e ortalamıştı son dakikada yiyip 0-1 kaybettik. küfürler havada uçuşuyor herkeste sinir tavan unuttuk puroyu.

    çıktık maçtan otobüste ankaraya dönüyoruz, bolu’da mola verdik. bir sigara yakıyım dedim elimi cebime attım baktım puro. arkadaşla yaktık söve söve içtik.

    sanmıyorum ama abi burdaysa puro için geç kalan bir teşekkür borcumuz var kendisine*
  • 4
    stad değil de abdi ipekçi'mizden bir anımı anlatayım. 2013-14 final serisi, içerde banvit tokatlıyoruz. marko bir ara seriye bağlayıp fast break'lerde büyük taşşak koyarak arka arkaya birkaç üçlük sokmuştu çizginin gerisinden hatırlarsınız. işte o maçta marko'nun attığı potanın arkasında maçı tepinerek izlerken benden daha fanatik olan ve boyu yaklaşık 1-50 küsür olan bayan bir arkadaşın ben zıplarken sevinçten, gayri ihtiyari bana bir koyması ve ben az daha ciddi ciddi parkeye uçacakken o esnada diğer yanımda bulunan ansizingelensolbek'in metin oktay parçalımdan beni yakalaması. adama can borcum var şaka maka. *

    statta ise valla nerdeyse her galatasaray maçında yaşanan birşeydir ama sözlüktekilere oranla fazla maça gidemeyen bir insan olarak, gittiğim son cl maçı olan karlı juve maçında sneijder'in golünden sonra arkadakilerin balkon kısmında duran bizlere öyle bir yüklenmesi ki bizim az daha aşağıda hoplayıp zıplayan ua'nın üzerine uçacak olmamız vardı. diğer taraftarları gözlemleyemedim ama önümdeki demirlere tutunmasam ciddi ciddi ua'ların tepesine uçuyordum. birkaç kelle alırdım heralde. * tutunmaktan doğru düzgün sevincimi yaşayamayıp tehlike geçtikten sonra yumruklarımı sıkarak hııaaağğğğhhhh diye sevinç haykırışları yapmıştım avazım çıktığı kadar bağırarak. çok güzel gündü. *
  • 5
    30 kasım 2012 galatasaray gaziantepspor maçında ultraslanın olduğu tribünün tam ortasındaydım.
    maç 0-0 devam ediyordu.
    60'lı dakikalarda gol yemiştik; fakat ben gol yediğimizi 5-6 dakika sonra radyoyu açınca fark ettim.
    olay şöyle gelişti:
    bir ara, kısa süren bir sessizlik oldu tribünde.
    ben, "acaba gol mü yedik ya?" diye düşündüm.
    sonra, "yok ya yememişizdir. olur mu öyle şey?" dedim kendi kendime.
    arkadaşlarımdan birine sormayı da düşündüm; ama kesinlikle gol yemediğimize kendimi inamdırdığımdan mütevellit, kimseye "ya biz ciddi ciddi gol mü yedik allah'ını seversen?" diye sormadım.
    radyoyu açınca da acı gerçekle karşılaşmıştım :)
    galiba 79. dakikada burak yılmaz ile bir gol bulmuştuk ve maç da 1-1 bitmişti.
    halil karamer abimiz de galatasaray'ımız golü yediğinde, rakip takımın gol anonslarını o kadar alçak bir ses tonuyla yapıyordu ki bu golün anonsunu da o an için fark edememiştim.