• 161
    ancelotti gerçekten çok büyük bir hoca. sarri sonrası bir iki dokunuşla (fabian ruiz, malcuit, ospina, meret...) kendi takımını yarattı ki bunları da jorginho satışıyla finanse ettiler.

    reina' sarri'nin oyunu için uygun bir kaleciydi ama asli görevinde pek de başarılı sayılmazdı son yıllarda. yerine iki tane adam aldılar: meret ve kernezis. meret denen çocuk, italya'nın son yıllarda yetiştirdiği en sağlam kalecilerden. cragno, donnarumma, audero gibi isimlerle birlikte yıllarca italya milli takımının başını ağrıtmayacak bir kaleci. ve fakat gelir gelmez çok büyük bir sakatlık yaşayınca yönetim ospina'yı almak zorunda kaldı. gördük ki o da kendine arsenal'de yıllarca yazık etmiş. şu an ancelotti bu ikiliyi rotasyonlu şekilde kullanıyor.

    sarri'den farklı olarak sağ bekte hysaj'yı pek tercih etmiyor. kolay rakiplere karşı malcuit'yi, defans yapması gereken rakiplere karşı ise maksimovic'i tercih ediyor. stoperde bence şu an dünyanın en iyisi olan koulibaly var. herifin savunmasına zaten denecek bir şey yok da dünkü * napoli-sampdroria maçında 85. dakikada rakip stoperi çalımlayıp direk dibine şut filan çekiyordu. tam bir psikopat. de laurentiis, yazın kendisine gelen 120 milyonluk teklifi haybeye reddetmemiş.

    de laurentiis, ayarsız ve patavatsız bir adam olabilir ama kafası kesinlikle çalışıyor. orta sahaya zaten adam ararken üstüne üstlük verratti'yi de sakatlığa kurban veren psg'ye az kalsın allan'ı 100 milyona çakıyordu ki fransızlar paredes'te karar kıldılar. yazın brezilyalıyı tekrar isteyeceklerdir diye düşünüyorum çünkü şl'deki iki maçta da psg'ye karşı muh-te-şem oynadı allan.

    yalnız allan'ın satılmaması napoli için bir bakıma hayırlı olmuş çünkü maalesef ki hamsik 12 yılın ardından napoli'den ayrılıyor. yarın bir gün çin'e gidecek. keşke bu şekilde olmasaydı da futbolu napoli'de bıraksaydı ama çinliler de senelik 9 milyon önermişler adama. gel de reddet. napoli ise bu satıştan 15-20 milyon civarı para kaldıracakmış.

    ancelotti yaşını alan hamsik'i forvet arkasından defans önüne çekmiş, regista olarak kullanıyordu. hamsik'in ayrılmasıyla bu duruma nasıl bir çözüm üreteceği sorulduğunda sistemi değiştireceğini söyledi. muhtemelen allan'ın yanına fabian ruiz'i çeker.

    sarri sonrası mertens'in geçen sezonlardaki ehemmiyeti yok olduğu gibi oynama süresi de kısaldı. bu da elbette milik'e yaradı. polonyalının bu sezon golün her türlüsünü atıyor. sonunda yapılan yatırımın karşılığını veriyor.

    ligde juve'yle puan farkı (9) bence kapanmaz. ancelotti'nin avrupa ligine asılabileceğini düşünüyorum. turnuvalarda daha başarılı bir hoca olduğu düşünülürse de bunu gerçekleştirebilir. scudetto'ya ise gelecek sene daha bir başka saldıracaktır ancelotti.
  • 147
    sarri kendi ağzından; bir gün önce italya ligi'nin daha önemli olduğunu, lige odaklanacaklarını söylemesine ve baya rotasyonlu bir kadroyla çıkmalarına rağmen napoli'ye oynayan arkadaşlara şaşırdım ve üzüldüm; geçmiş olsun. :(

    (bkz: 15 şubat 2018 napoli rb leipzig maçı)

    ekleme: kaynak: http://www.gazzetta.it/...o-250276854928.shtml

    “leipzig heyecan verici bir takım, fakat bizim hedefimiz scudetto. avrupa maçları her zaman güzel olur fakat avrupa liginin perşembe günü olması bizi zora düşürüyor; sadece 60 saat sonra spal ile karşılaşacağız."

    genç bahisçileri üzse de bence kurnaz bahiscileri sevindirmiştir bu akşam. :(
  • 234
    fiorentina teknik direktörü vincenzo italiano'yu sonuna kadar zorlamadıysalar hata etmiş futbol kulübü. spalletti'nin yerini kendi çaplarında ancak böyle doldurabilirlerdi. rudi garcia serie a tecrübesi olsa da bana göre hiçbir şey vaat etmeyen teknik direktörlerden. üstüne napoli ne osimhen'i ne kvara'yı elinde sanırım tutamayacak. kim min jae gitti bile sayılır. artık küçülmüş takımla rudi garcia'yla seve seve ligde dördüncülük yarışına katılabilirler. 30 senede 1 şampiyonluk yetiyormuş demek ki adamlara.
  • 165
    gerizekalıca yönetilen bir kulüp değildir, yaş tahtaya basmazlar. hele ki uefa'nın ffp takibindeyken.

    eljif elmas'ı alabilmek için satış yapmışlardır, yapmaya da devam ediyorlar.

    örneğin; 4 milyon €'ya aldıkları, bir kez bile şans vermedikleri; 2018-19 sezonunu, monaco'da 2 gol, 2 asistle tamamlayan carlos vinicius'u 17 milyon €'ya benfica'ya göndermişlerdir.

    yine eljif elmas gibi; genç yaşta aldıkları marko rog'u da, aşağı yukarı 15 milyon €'ya satacaklar.

    34 yaşındaki raul albiol'den de 5 milyon € indirdiler.

    sırf fenerbahçe'nin gönlü olsun diye epeyce bir zahmete giriyorlar anlayacağınız.
  • 128
    oynadıkları futbol, göze o kadar hoş geliyor ki...

    maurizio sarri'den öncesi ve sonrası diye ayırmak doğru olmaz. hatta bana kalırsa bu taktiğin ceremesini, bütün cefasını iki italyan, edoardo reja ve walter mazzari çekmişti desek daha doğru olur. çünkü marek hamsik, ezequiel lavezzi, german denis, michele pazienza ve kaptan paolo cannavaro'lu o 2009'lu yılların 'potansiyel geleceği' napoli, şimdiki başarısını o günlerine borçlu.

    tabi yalnızca mazzari ve reja değildi bu napoli'ye bugünlerini verenler. elbette teknik direktör ve staff kadrosunun arkasında, her ne kadar dediğim dedik bir görüntü çizip, skandallara meze verecek şeyler yapan aurelio de laurentiis de büyük pay sahibi. daha doğru bir kronolojik sıralama yapacak olursak eğer:

    edoardo reja'nin salık verdiği, roberto donadoni'nin temellerini attığı, walter mazzari'nin filizlendirdiği ve nihayetinde geçtiğimiz sezon başına dek takımda kalan rafael benitez'in meyvelerini topladığı o meşhur oyunun ana karakterleri. yönetmen koltuğunda da o dengesiz adam, aurelio de laurentiis var işte. hem ki laurentiis, 2004 yazında kulüp patronu olmuştu. façası da hepsine yetiyor haliyle!

    2015-2016 yılını ikinci bitiren ssc napoli'nin hocası sarri, büyük düşünmüş olacak ki, gonzalo higuain'den boşalan başrolü bu sene iki oyuncu arasında bölüştürdü. tabi bunu düşünmeye iten şey, elbette sakin kafayla aklında olanlar değil, biraz da senaryonun böyle olmasından kaynaklı. higuain'in satışıyla afc ajax'ın polonyalı yıldızı arkadiusz milik'in bu role adapte olacağını düşündü. düşündü düşünmesine de, işler pek de planlanan şekilde gitmedi haliyle. önce polonyalının sakatlığı, ardından mertens'in de gitmek için yer araması hasebiyle olaylar bu yönde gelişti. tabi italyan hocanın her durum için bir acil çıkışı vardı, bu durumda da şunu düşündü: tek kişilik rolü ikiye bölüştürmek!

    bu kadar basit değil elbette, ancak bir anlamda mantıklı da duruyordu, ki oldukça verim de alındı bundan. milik'in sakatlığı sonrası manolo gabbiadini ilk başta düşünüldü ve oldukça kötü bir performansla oynadı.* sonrasında tutmayan bu aşı, yerini insigne ve callejon'un önünde oynayan beleşçi golcü mertens'in (ki aslında oldukça yetenekli, birden fazla rolde ve pozisyonda başarılı işler çıkaran bir futbolcu) sahte 9'a evrilmesine, bir anlamda, takımın skor yükünün daha eşit dağılmasına da yol açtı. bunun yanı sıra callejon ve insigne de daha skorer bir sezon geçirmeye başladılar. ayrıca bu durum, gabbiadini'nin southampton'a satılmasının da önünü açmış oldu diyebiliriz. mesela geçtiğimiz sezon serie a'da toplamda 12 gol atan lorenzo insigne, daha şimdiden 12 golü buldu bile! aynı şeyleri jose callejon için de söyleyebiliriz. daha sezon bitmeden geçtiğimiz sezonki gol sayısına ulaştı o da.

    bu taktiğin verimli olmasının en önemli sebeplerinden birisi, üç oyuncunun her birinin de hem gol vuruşu, hem de top taşıyabilen isimler olması ile birlikte, birbirlerini oldukça tamamlayan tipte oyuncular olmaları.

    topu reina, hemen önündeki ikili, kalidou koulibaly ve raul albiol ile buluşturuyor. bu iki oyuncunun herhangi birisinden çıkan top önce amadou diawara'ya (veya jorginho) geliyor. bu durumda taktiğin evrildiği 4-5-1 veya 4-3-3'ün durumuna göre kanat ve hücum oyuncularının pozisyon yerleşkeleri devreye giriyor. eğer çizgi oyuncuları, elseid hysaj ve faouzi ghoulam'dan herhangi birisi açık durumdaysa onlar üzerinden gelişiyor. yok eğer bir kontra şansı veya önünde açık bir alan varsa top derhal jorginho, alan ve marek hamsik ile buluşturuluyor top. tabi burada iş biraz da oyuncuların yaratıcılığına kalmış. bu konuda allan ve özellikle hamsik oldukça sorumluluk üstlenen bir vaziyetteler. ayrıca bu iki oyuncu, rakibi karşılama ve doğru pozisyon alma özellikleri sayesinde takım hem defans, hem de ofansif anlamda elini oldukça güçlendiriyor. zaman zaman gerek top almaya ve alan açmaya; gerekse demarke duruma geçip, kanatları daha aktif etmek adına ilerideki insigne, callejon ve mertens üçlüsünden herhangi biri veya ikisi geri de gelebiliyor. tabi top bu noktaya geldiğinde kendi aralarında oldukça al-ver yapıp, gerek orta, gerekse uzun mesafeli paslarla seri şekilde hücuma çıkmak için de fırsat kolluyorlar. bu oyuncular zaman zaman rotasyon ve sakatlık-ceza durumunda yerlerini marko rog, piotr zielinski, ivan strinic ve vlad chiriches'e bıraksalar da sistem bu şekilde işliyor. rakibin pozisyon almasını beklemeden bir an evvel atak yapma istekleri var ve bu durum, bu sezona kadar oldukça yüksek sayıda sayılabilecek kontratak golü sayısına ulaşmalarını da sağladı.* kaldı ki napoli, aslında kendi oyun mantalitesini maçın geneline yayarak, topa sahip olan taraf olmasına rağmen yapabiliyor bunları.

    http://www.footballuser.com/...8/1497877_Napoli.jpg

    biraz evvel 4-5-1 ve 4-3-3 demiştim. bu taktikte diawara (veya jorginho) stoperlere daha yakın ve gömülü bir konumda kalıp, defansı zaman zaman beşlemesine, ayrıca hysaj ve ghoulam'ın da çizgiye gelip, artık top hangi kanattaysa oradaki oyunculara karşı marke edecek adam durumuna geçmelerini sağlıyor. elbette ilerideki üçlü de orta alana, hatta rakibin atak pozisyonuna göre daha da kendi ceza alanlarına yaklaşıyor, olası bir top kazanımı durumunda da ok gibi ileri fırlamalarının önünü açabiliyor.

    http://spielverlagerung.com/...oal-kicks.png?x34335

    bu takımın eksiği var mı peki? elbette var. hem de büyük bir eksiklik bence. defans hattı her ne kadar kaliteli ve ayağı iyi isimlerden oluşsa da, boy ortalamaları oldukça kısa. takımda düzenli oynayan oyuncular arasında en uzun oyuncu ispanyol defans oyuncusu raul albiol, boyu 190 cm. o boya rağmen kafa toplarına hakimiyeti ne derecedir, elbette tartışılır. onun dışında nikola maksimovic'i de sayabiliriz, ancak rotasyon işlediğinde forma şansı bulabilen bir oyuncu olduğu için ne kadar çare olur bilinmez. kaldı ki beşiktaş maçında izlediğimiz napoli, oldukça duran top kazanmasına rağmen, herhangi bir varlık gösterememişti. bir anlamda 2016 model galatasaray ile bir tek bu anlamda ortak diyebiliriz malesef :(

    https://vimeo.com/206493906

    https://vimeo.com/199420768

    2 nisan'da oynadıkları ve 1-1 biten juventus maçındaki oyunları da herhalde nirvana'ydı desek yanlış olmaz. khedira'nın golünden sonra juventus'un herhangi bir organize atağı yoktu. ayrıca bir adet ofsayttan sayılmayan golleri, bir de lichtsteiner'in güme giden penaltılık hareketi verilse çok yüksek bir ihtimal ile üç puanı alacaklardı. maurizio sarri, maçtan sonra juventus için yapılabilecek her şeyi yaptıklarını, fakat golü bulamadıkları için bir puanla yetindiklerinden bahsetmiş, takımıyla da gurur duyduğunu belirtmişti.

    hakikaten de juventus'a karşı da en fazla bu kadar oynanır.

    https://www.youtube.com/watch?v=gCtFOb2VC4E

    2 nisan'dan sonra oynadıkları kupa maçını bence boşverelim. zira rezillik çıkar :(
  • 191
    15 ağustos 2022 hellas verona napoli maçına çıktıkları kadroda kaleciyi saymazsak sahadaki 10 oyuncu, 10 farklı ülkeden. enteresan bir durum. giovanni di lorenzo italyan, amir rrahmani kosovalı, kim min-jae güney koreli, mario rui portekizli, piotr zielinski leh, stanislav lobotka slovak, andre-frank zambo anguissa kamerunlu, khvicha kvaratskhelia gürcü, victor osimhen nijeryalı ve hirving lozano meksikalı.
  • 131
    arek milik geri döndü fakat mertens'in en uçta gözüktüğü sistem bence napoli için ideal.

    arkasında sürekli hareket halinde olan callejon, insigne, hamsik, zielinski, allan, jorginho gibi tam takım oyuncuları ile harika bir sezon napoli'yi bekliyor gibi.

    22 ağustos 2017 nice napoli maçı ve ayrıca hafta sonu oynanan 19 ağustos 2017 hellas verona napoli maçında oynanan futbol geçen senenin bir tık ilerisinde gözüküyor.

    sarri defans hattını o kadar ileride tutuyor ki oyunun boyu inanılmaz daralıyor, neredeyse 25-30 metrelik bir mesafede oynanıyor napoli maçlarında futbol.

    dün oynayan 22 ağustos 2017 nice napoli maçında ilk golde hamsik'in callejon'a attığı pasa bakarsanız, hamsik'in kafasını bile kaldırmadığını göreceksiniz. callejon'un arka direğe koşu yapacağını topla buluştuğunda biliyordu zaten. ezberlenmiş setler üzerinden oynuyorlar hucümları neredeyse.

    burada o bahsettiğim takım boyunu görebilirsiniz.

    http://gss.gs/13y.jpg

    burada da 22 ağustos 2017 nice napoli maçında hamsik'in callejon'a yaptığı asisti bulabilirsiniz.

    http://gss.gs/4Sc

    juventus'un bu sezon için yine güçlü bir kadrosu var fakat napoli'nin bu sene onları daha da zorlayacağına inanıyorum. geçen sene belki mertens'in en uçta oynadığı sistem ile sezona başlansaydı şampiyonluk gelebilirdi fakat kadro bu sene bozulmadı. milik iyileşti ve kulübe için çok sağlam bir alternatif oldu.

    bu sene o sene olabilir. sarri'ye dileniyorum ve bu bankacılık kariyerine şampiyonluk çok yakışır hocam diyorum.

    edit : aseriousman'in uyarısıyla youtube linki yenilendi.
  • 51
    2012 2013 sezonu avrupa liginde victoria plzen'e elenmeleri bizim isimize gelecektir. italya ligine baktigimizda seneye sampiyonlar ligine gidecegi neredeyse kesin olan napoli, avrupa liginden elendigi takdirde avrupa kupalarinda daha fazla puan toplayamayip siralamada altimizda kalacaktir. bu da seneye bizim 3. torbadan katilmamiz icin kücük bir avantaj. hatta belkide 2. torba bile olabilir performansimiza göre.

    biz 44, napoli 46. sirada
    http://kassiesa.home.xs4all.nl/...thod4/trank2013.html
App Store'dan indirin Google Play'den alın