• 1
    okuduğum kadarıyla 4. nesil alımıyla tekrar hortlamış durumdur.

    4. nesil arkadaşlar daha iyi hissedeceklerse hemen belirteyim. her yeni nesil alımında sözlüklerde o yeni nesiller kötülenir, yerden yere vurulur. galatasaray sözlükte de aynı durum mevcuttur. ben 3. nesil yazarım mesela, bizim alımlarımızdan sonra da 3. nesile söylenmeyen kalmamıştı. onun için yazılanları kişisel almayın. şimdi 2 tarafa da haddim olmayarak bazı tavsiyelerim olacak.

    (bkz: 4. nesil yazarlara ):

    bir platformda yeni olmak her zaman zordur. sadece sanal ortamdan bahsetmiyorum, yeni bir işe başlarsınız; bocalarsınız. bir futbolcu yeni bir ülkeye gider, adaptasyon sorunu çeker. yeni bir kız arkadaşınız olur, ilk aylarda alışana kadar zorlanırsınız vs vs.

    sözlük de böyle bir platformdur. özellikle daha önce sözlük deneyimi olmayan arkadaşlar, burayı forum zannedip kafalarıona göre, format dışında yazarlar. bu yazılar da modlar tarafından silinince yada deneyimli yazarlar tarafından eleştirilince çok sinirlenirler. ancak buna gerek yoktur. beni bilen bilir, özellikle yazarlığımın ilk yılında bol bol yazar, zirvelere katılırdım. yani moderasyonun çoğuyla oturup bira tokuşturmuşluğum var. bu adamlar beni 2 kez okur yaptılar ve her 2 seferde de haklıydılar. çünkü farkında olmadan format dışı yazıyordum, alışınca da lafı sözü çekilir bir sözlük yazarı oldum az da olsa..

    biz milletçe dinlemekten çok konuşmayı severiz. sözlükte de okumaktan çok yazmaya bayılırız doğal olarak. ama format konusunda adaptasyon sorunu çeken arkadaşlara önerim şuna en azından bir göz atmalarıdır :

    (bkz: sözlük anayasası)

    ***

    4. nesili eleştiren arkadaşlara;

    çok yerinde eleştiriler okuyorum, özellikle format konusuyla ilgili. ancak bazı eleştirilerde kantarın topuzu fena halde kaçmış durumda. bir yazar, sırf son nesil diye, sırf sözlükten haberdar olması sizden daha sonra oldu diye onu eleştiremezsiniz. sizin nesiliniz, sizi daha büyük galatasaraylı yapmaz. adam sözlükten bir habermiş demek ki bir süre, yada yazma hevesi yeni gelmiş; o yüzden ancak sözlüğe üye olmuş, sırf bu yüzden devrecilik yapmanın alemi yoktur.

    yapılan hatalar gözünüze çok batıyorsa, o entry'nin sahibi yazar arkadaşa uygun bir dille neyi yanlış yaptığını yazarsanız, emin olun %85 ters tepki almayacaksınız. yapıcı olmak bu sözlüğü daha okunur ve daha kaliteli bir ortama dönüştürür, biz de galatasaray sözlük ailesi olarak bu şekilde davranmalıyız bence .
  • 7
    asker ocağına yeni gelen devreler, okula yeni gelen insanlar, sözlüğe gelen yeni nesiller bu psikolojinin mağduru olabilirler.

    psikolojik bir şey sanırsam, ait olduğu veya bulunduğu konumu sahiplenmekle alakalı bir durum bir nevi kıskançlık *, evin ilk çocuğusundur kardeş gelince bir kıskançlık olur onun gibi.
  • 11
    yazarları sözlükten soğutan gerçek olması yüksek bir iddiadır.

    bazı örneklerle bunu hissetim;

    örneğin cimbombastic konusunda yaşananlar;

    şimdi bu yazara fatih hoca'ya ve ünal başkan'a yazdıklarından dolayı, ismi altına bir yazı yazdım ve sonra ilk 2,3 hafta karşılıklı birbirimize isim altına yazıştık. başka yazar arkadaşlarda da bu durum doğdu. (bok atmak amacıyla yapılınca bu ayıpmış sonradan öğrendim, şimdi ismimin altına yazı yazanlara ve dalga geçenlere bir şey yazmıyorum, ancak eskiler bu ayıp işe halen devam ediyor benden söylemesi. ayrıca flood nedir konusunu cimbombastic bana öğretti kendisine teşekkür ederim, ancak diğer tecrübeli arkadaşlar isim altıma dalga geçtiler. mesajla uyaran arkadaşlara çok teşekkür ederim, etmeyip isim altına dalga geçenler hakkında ise bir yorum yapmıyorum.)

    ancak bu yazar arkadaş dikkat ettiniz mi bilmiyorum, sözlükteki en yüksek kadro sahibi yazarlardan biri ile takışınca birden üzerine çullanıldı, ama öyle böyle değil ve bu yazarın yazıları silindi, benim ismimin altına yazdıkları dahil. yazarlığı iptal mi oldu bilmiyorum. yani yazar gitti diye bir üzüntüm yok moderasyonun kararı neyse hepimiz uyarız. şimdi altı çizilmesi gereken konu şu; bu yazar ünal başkan'a ve fatih hoca'ya yazdıklarından dolayı değil bir yazara yazdıklarından dolayı gitti durumu doğdu. ben hatalı algıladıysam beni düzeltin.

    bu da bende,
    a. tek başına dolanan kadrosu olmayan yazarların (örnek 4. nesil yazarlar)
    b. ve en önemlisi fatih hoca'nın ve ünal başkan'ın
    sözlükte değerlerinin kadrocu arkadaşlara göre çok az olduğu duygusunu yaşattı, bir kaç gün sinirlendim. sözlükteki yazar mı önemli takım mı önemli diye kendi kendime sordum. bu durum sözlükteki devrecilik olarak bende kötü bir algı yarattı.

    (not ben kadro sahibi yazarın yazılarını da severek takip etmekteyim)

    b. ikinci konu da kritik bazı konularda 4. nesil yazarların yazdıkları görmezden gelinmekte.
    sözlüğün geçmişte yazılar dışında takıma katkısı, birlik ve beraberlik konusunda neler yaptığını merak ettim, ancak hiç bir cevap alamadım. bu konuda ki merakım ismimin altına yazılan + bir yazı olarak bana geri döndü.

    edit; imla csakaoglu'na teşekkürler.
  • 13
    hayatın her alanında, sanal alemdeki tüm interaktif sözlüklerde olduğu gibi burada da ne yazık ki uzun süredir var olan olay. hoş, ben 2. nesil olarak bunu pek hissetmedim yeni olduğum dönemde lakin 3. nesilden itibaren buna şahit oldum. sözlüğe ne zaman toplu bir yazar alımı olsa, içlerinden bazı troll-provokatör yazarlar çıkıyor, bunların etkin olup can sıktığı dönem ise haliyle yeni neslin taze geldiği döneme denk geldiğinden tepkiyi o yeni nesil alıyor, kurunun yanında yaş da yanıyor.

    ha, troll-provokatör çapulcuları ayırıp da konuşursak, yazar sayısı arttıkça bana göre de kalitede bir düşüş yaşanmadı mı, yaşandı evet, ama işte dediğim gibi, "bana göre". kendi keyfime göre "galatasaraylıların sözlüğü şöyle olsun, böyle olsun." demeye hakkım yok. tat aldığımız 1. nesiller yoğun elemelerden geçerek sözlüğe alınmadı zannediyorum. şimdi sırf "kaliteyi" koruyacağız diye "az olsun bizim olsun" mantığıyla hareket etmek, elitist bir tavır takımak da adı "galatasaray sözlük" olan bir ortama yakışmaz. formata ve kurallara uygun yazan her galatasaraylı kanımca sözlüğün genişlemeye karar verdiği dönemlerde yazar olma imkanı bulmalıdır.

    velhasıl, var bu devrecilik, keşke olmasa. büyüdükçe değişecek sözlük ister istemez, ve bu değişim hoşumuza da gitmeyebilir, mesela benim gitmiyor, ama burası belli bir güruhun sadece kafa denkleriyle, kendine akil gelen insanlarla takılacağı bir ortam olmamalı, olmayacaktır da. zaten birçokları kendilerine göre sözlüğün o ilk, güzel olan zamanlarında burada tanıdıkları insanlardan kendilerine bir çevre oluşturdu. şimdi devrecilik yapanlar, bunun tadını çıkarsınlar, bıraksınlar sözlük sadece kendi devrelerinin değil, her çeşit galatasaraylının olsun.
  • 15
    nesilcilik, devrecilik, hiyerarşi her açıdan kötü ve faşizan bir huydur. bir adamın kalitesini sözlüğe üye olma tarihi değil, düşünce yapısı belirler.

    örneğin hakan şüküre söven birinci nesil bir yazar ki sözlükte bolca var ne yaparsa yapsın benim nezdimde güdük, ve nankör bir insandan öteye gidemeyecektir.

    ülkenin yüzde 75 inin baskıcı ve otorite yanlısı olduğu düşünüldüğünde pek şaşırılmaması gerek. yıllarca bir otoriteye tabii yaşayan, o otoriteye tapan adam geliyor burda kendinden alt sınıfta, alt rütbede gördüğü adamı kalitesizlikle suçluyor.

    kalitesizlik ölçütü ise sadece aykırı ve ateşli fikirleri. herkes sizin gibi ve sizin tarzınızda konuşmak zorunda değil. kimse çıkıp 2. bir emre kadar dördüncü nesilleri çaylak yapalım diyemez.

    derse "sen kimsin ulan amın feryadı" tepkisini alır ve baskıcı söylemiyle kalır. eğer onu bunu çaylaklığa davet edeceksen bay 4. nesil olmayan yazar, o zman söyle cici babana sana bir adet kalitesiz olmayanından sözlük açsın, orada kendi fikir ve hayal dünyanla yaşa.

    not: yazı sadece yeni yazarlar üzerinde baskı kuran, onları çaylak yapalım diyen, 4. nesil olmayan yazarlara yazılmıştır.
  • 16
    sözlüğün açıldığı tarihte askerdeydim ve 87/4 tertip olarak yaptım vatani görevimi jandarma komando olaraktan. dört tertip, göt tertip demişti acemi birliğindeki angut bir uzman çavuş, pek kafaya takmadım bu durumu zira zaten yaşını başını almış bir asker kaçağıydım ve yaşım da 30 u gösteriyordu o tarihlerde.
    sözlüğe kayıt oldum, ikinci gününde de yazarlığım onandı, bir de baktım ki burada da dördüncü nesil yazar olmuşuz iyi mi. tertip olarak da nesil olarak dörde takılıp kaldık. işin ilginç tarafı uğurlu rakamım da dörttür. buraya kadar yazdıklarım kişisel hikayemden küçük bir kesit elbette.
    devre olayına ise ezelden kılım, hiç hazzetmem. devrem, toprağım, hemşerim gibi yakınlaşmalardan da tiksinmişimdir hep. bizim sözlükte devrecilik yapılma ihtimalini de düşünmek dahi istemiyorum.
    hadi bana eyvallah...
  • 19
    artık iyiden iyiye insanın canını sıkan durum. bak güzel kardeşim. bu sözlük denen meret yeni çıkan bir olay değil. yeryüzündeki tek sözlük de galatasaray sözlük değil. eski nesiller diğerlerinden daha mı galatasaraylı? futboldan daha mı iyi anlıyor? nedir derdiniz kuzum ya:@

    sırf sen bu sözlükle daha erken tanıştığın için daha eski nesil oldun diye yeni gelen nesle bok atmanın ne manası var? ne geçiyor eline yani? (ara: nesil) yapın görün her neslin kendinden sonra gelen nesille ilgili tutumunu. 4. nesil adam 3. nesillerin kendine bok atmasını yedirememiş şimdi 5. nesillere bok atıyor.

    hayır yani derdin ne aq uzaydan mı indi bu sözlük. çoğu yazarın zaten başka sözlüklerde de hesabı var. yok bu nesil şöyle yapıyor yok sözlüğün kalitesi düştü bunlar yüzünden he amk he. 5. nesiller düşürdü sözlüğün kalitesini he.

    not: sözlüğün kalitesi düşmüştür evet ama sebebi nesildaşlıktır.

    (bkz: sürü psikolojisi)

    edit: (ara: nesil) yaparak bulamayınca galatasary sözlük'te nesildaşlık başlığı açmıştım. fakat sonra mturhan uyardı sağolsun buraya taşıdım.
  • 21
    nedense bana karşı hiç kimse nesil hesabı yapmıyor. * ayrıca ben de kimseye nesildaşlık yapmıyorum hemen hemen herkese eşit mesafedeyim, sözlükte kendime yakın bulduğum 10 a yakın yazar var onların hiç birini de sözlük dışından tanımıyorum ama ben onları samsun' a davet ediyorum onlarda beni bulundukları şehre. aralarında 1.nesil de var 4.nesil de var. *

    evet belki nesil ayrımı yapan vardır ama genellemek saçma olur. ırkçılık gibi bir şey bu, 5.nesillere karşı bir ön yargı oluştu ama sebebi yine kendileri. fakat bunun yanında 5.nesil olup da sözlüğe çok hızlı giren ve gayet sevilen kaliteli isimler de mevcut.

    yani özetle sen ne kadar kaliteyi yükseltirsen o kadar kaliteli muamele görürsün.
  • 22
    bazıları nesillerin yaş farkını ifade ettiğini sanıyor, yazık.

    bak dostum; sen buraya 1. nesil, 2. nesil, 3. nesil olarak kayıt olduğun zamanlar diğerlerinin buradan haberi yoktu. her nesil alımında sayı artacak bir sonraki nesil sayıca öncekilerden fazla olacak, normal olarak. evet yıllardır burada yazmak güzel bir şey ama özel bir şey değil.

    sözlüğün kalitesi düşüyorsa bunu genel olarak düşün. her sosyal platformda böyle. bunu toplumda da böyle diyemem çünkü orada yaş farkı var. evet orada bok atabilirsin 'bu gençlik nereye gidiyor böyle' diye.

    galatasaray sözlük moderasyonu da ruhani varlıklar değil ki ameli güzel olanı seçip getirsin buraya.

    yani sözlüğün kalitesi düşüyorsa hepimiz sorumluyuz bundan.