• 1
    ki bağlacı ve ki ekinin yazımı :

    dilimizde iki tür "ki" vardır:

    bağlaç olan "ki" ve ek olan "-ki".
    bağlaç olan "ki" ayrı yazılır.

    1. ki bağlacı

    a. iki cümleyi birbirine bağlar; açıklama ilgisi sağlar:
    öyle hızlı koşuyor ki sanırsın köpek kovalıyor.

    b. cümlede sebep-sonuç ilgisi sağlar:
    bu çocuklar ki geleceğimizin teminatı olacaklar.

    c. ki bağlacı sözcük olduğundan ünlü uyumlarına uymaz:
    baktı ki, öyle ağladı ki...

    ki bağlacı çıkarılıp yerine virgül ya da uygun bir bağlaç konabilir. bu uygulama yapılabiliyorsa "ki" bağlaçtır ve ayrı yazılır. böylelikle -ki ekiyle karıştırılmaz:
    sen ki beni sevmezsin, (bağlaç) içimdeki korkuyu anlayamazsın, (ek)

    eylemlerden sonra gelen ki' ler ayrı yazılır:
    anladım ki gelmeyecek.

    ki bağlacı kendisi gibi bağlaç olan sözcüklerle bitişik yazılır:
    hâlbuki, mademki, oysaki, belki

    2. -ki ekinin yazımı

    "-ki" eki eklendiği sözcüğü zamir ya da sıfat yapar. bu yüzden bu eki iki biçimde inceleriz:

    a. ilgi zamiri -ki: bir adın yerini tutar, ünlü uyumlarına uymaz ve bitişik yazılır:
    benim kalemim siyah, seninki yeşil (senin kalemin)...

    b. sıfat -ki: eklendiği sözcüğü yer ve zaman anlamlı sıfat yapar. bitişik yazılır:
    evdeki hesap çarşıya uymaz. sen dünkü filmi izleyemedin.

    birkaç sözcük dışında ünlü uyumlarına uymaz:
    dünkü, bugünkü, öbürkü...

    -ki eki kaldırıldığında anlam bozulur. bu durumda ektir ve birleşik yazılır.
  • 2
    nacizane bir öğrencisi olarak bu sözlüğün, ben de soru ekleriyle ilgili bir şeyler söylemek isterim. eğer soru soruyorsak, istisnasız tüm mı, mu, mi, mü, mısın, misin ve türevleri ayrı yazılır. ayrı yazacağız görmek için sadece geri dönüp bu ekin amacının soru olup olmadığına bakmamız lazım. ille cümlenin soru olması gerekmez, cümlede soru anlamı verme misyonu da yüklenmiş olabilir bu ekler, sonradan uygun yüklemle cümle soru olarak sonlanmamış olabilir, fark etmez, istisna yok, yine de ayrı yazılır.

    örnekler:
    gelir misin? (soru)
    iş konuşmaya geldi mi mangalda kül bırakmaz. (zamanı belirtmek için kullanılmış)
    o dosyayı hazırladı hazırlamadı bilmiyorum açıkcası. ( belirsizlik için kullanılmış)
    güzel mi güzel bir kız. ( pekiştirme amaçlı kullanılmış)

  • 6
    güzel dilimiz türkçe' de $ diye bir harf yoktur. ş vardır. $ amerikan dolarının işaretidir. ş bizimdir.

    aşağıda bahsi geçen konular okunursa faydalı olacağı kanaatindeyim.

    gereksiz sözcük kullanma:
    bir cümlede anlamları aynı olan veya anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
    kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
    bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.
    onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.

    sözcükleri birbiriyle karıştırma:
    anlamları veya yazılışları çok benzer olan sözcüklerin karıştırılması cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.
    geri kalmışlık türkiye'ye özel bir durum değil.
    bu binalar gerçekten çok yaklaşık yapılmış.
    size birazdan düğün resimlerini göstereceğim.

    sözcükleri yanlış anlamda kullanma:
    sözcük anlamlarına uygun yerde kullanılmadığı zaman ya da yanlış anlama gelecek şekilde kullanıldığında anlatım bozukluğu doğar.
    bu onların bolluğa düştükleri zaman bile savurganlık etmelerine yol açar.
    şimdi size yarın yayınlanacak programlardan bazılarını hatırlatıyoruz.
    bence sizin bu sınavı kaybetme şansınız hiç yok.

    sözcüğün yapısındaki yanlışlık:
    bir sözcük dilbilgisi kurallarına aykırı türetilirse anlatım bozukluğu doğar.
    mehmet efendi on beş yıldır bakkalcılık yapıyor.
    yiyecekleri kokturmuşsun.
    bölgevi sorunlar artıyor.
    her şeyi pahalılandırmışsınız.

    yerinde kullanılmayan sözcük veya öğeler:
    bir sözcüğün cümlenin akışına veya anlamına uygun yerde kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.
    bu çocuk seneye yüksek inşaat mühendisi olacak.
    eski adana millet vekillerinden biri daha ölmüş.
    günde kırk kere limonlu salatalık turşusu satan dükkana uğrardı.

    anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması:
    bir cümlede anlamca birbirine ters olan sözlerin birlikte kullanılması cümlenin anlam bütünlüğünü bozar.genellikle kesinlik ihtimal çelişkisi görülür.
    hiç şüphesiz bu olaya en çok üzülen başkan olsa gerek.
    şüphesiz sanatçı bu alanda çok başarılı eserler vermiş olmalı.
    kesinlikle söyleyebilirim ki tedavi hastayı ayağa kaldırabilir.

    deyim ve atasözü yanlışları:
    deyimler ve atasözleri kalıplaşmış ve halk diline,kültürüne yerleşmiş kelime gruplarıdır.bu yüzden deyimlerdeki kelimeler kesinlikle değiştirilemez.kullanılan deyim, cümleye de uygun olmalıdır.
    babasını görünce paçaları tutuştu.
    çok acıktım midem zil çalıyor.
    o kadar kalabalık ki çuvaldız atsan yere düşmez.
    ona ayak bağı oluyor , işini çabuk bitirmesini sağlıyordu.

    mantık hataları:
    iyi ve sağlam bir cümlenin temel mantık ilkelerine uygun olması gerekir aksi taktirde anlatım bozukluğu yapılmış olur.
    seninle değil şehir içinde gezmek, dünya turuna bile çıkılmaz.
    önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
    beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse ölüme;hatta sara nöbetlerine dahi yol açabilir.
    tezgahtar müşterinin aldığı oyuncağı kağıda sardı ve müşteriye verdi.
    karar tbmm'nin 230'a karşı 190 oyla aldığı bir kararla kabul edildi.

    zamir eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozuklukları:
    bazı cümlelerde iyelik zamiri kullanılmadığı taktirde bir anlam belirsizliği ortaya çıkar.cümlenin başına hem senin hem de onun zamirini getirebiliyorsak orada bir anlam belirsizliği vardır.bu tip cümlelerdeki anlam belirsizliğini gidermek için cümlenin uygun bir yerine iyelik zamirinin getirilmesi gerekir.aksi taktirde anlam belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu doğar.
    ehliyetini polis almış öyle mi?
    bana ne söyleyeceğini biliyorum.
    geleceğini ben biliyordum.
    yarışmada birinci olduğuna sevindim.

    not:bazen de bu belirsizlik noktalama işaretleriyle giderilir.
    hırsız, çocuğu kovaladı.
    genç, adama seslendi.
    o, soruları yapamadı.

    karşılaştırma hataları:
    bazı cümlelerden iki farklı anlam çıkabilmektedir.bu tip karşılaştırma bildiren cümlelerdeki anlatım bulanıklığı giderilmediği taktirde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
    adam,politikayla karısından çok ilgileniyor.
    bu kötü insanlara sizden çok kızıyorum.
    sen onu benden çok aradın.

    * * özne yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu:

    öznenin tekillik çoğulluk ve şahıs bakımından uyuşması gerekir;aksi taktirde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

    a)topluluk isimleri özne ise yüklem tekil olur;ancak topluluk isimleri çoğul eki alıyorsa yüklem de alabilir.
    bizim takım sahaya çıktılar.
    takımlar nihayet sahaya çıktılar.
    ordular uzun süredir savaşıyor.

    b)bitki,hayvan,cansız varlık ve organ isimleri çoğul durumda özne ise yüklem tekil olur.
    nedense köpekler sabaha kadar havladılar.
    çiçekler sıcaktan kurumuşlar.
    bu sıralar çok sağlam yapılmışlar.
    seni görünce gözlerim dolar.

    not:insan dışı varlıklar kişileştirme yolu ile çoğul özne ise yüklem de çoğul olabilir.
    martılar denize dalıp dalıp çıkıyorlar.
    martılar bize selam getirdiler.
    dağlar beyaz şallarını omuzlarına attılar.

    c)eylem isimleri ,çoğul özne ise yüklem tekil olur.
    gülüşmeler çok uzun sürdüler.
    tartışmalar sabaha kadar devam ettiler.

    d)çoğul sayılar özne ise yüklem tekil olur.
    iki kişi bankayı soymuşlar.
    derse on öğrenci girmediler.
    bana beş soru bıraktılar.

    e)saygı,sitem,küçümseme gibi durumlar için özne tekil de olsa yüklem çoğul yapılabilir.

    ahmet bey bizi hatırlamadılar.
    ayşe hanım odasında yoklar.

    f)öznede belgisiz zamir ya da belgisiz sıfat varsa yüklem tekil olur.

    hiçbiri sizi görmüyorlar.
    herkes bu konuda aynı fikirdeydiler.
    birçok kişi aynı sorunu tartışıyorlar.

    g)bir cümlede birden fazla özne varsa ve bu öznelerin biri 1. kişi ise yüklem 1. çoğul olur.
    ali, ahmet ve ben dün size uğramıştık.
    ben ve kardeşim size inanmıyoruz.

    h)birden fazla özneden biri 2.kişi ise yüklem 2.çoğul;öznelerin biri 3.kişi ise yüklem 3. çoğul olur.
    sen ve kardeşin derse girmemişsiniz.
    ahmetle o bu akşam gelecekler.
    ben,sen,o burada nöbet tutacağız.
    o ve murat bunu hemen yapacaklar

    4)tümleç yanlışları:

    özellikle sıralı cümlelerde tümleç (dolaylı tümleç,nesne,zarf tümleci) kullanılması gereken yerde kullanılmamışsa anlatım bozulur.bir tümlecin birden çok yüklem için ortak kullanımı mümkündür.ancak bu ortak tümleç yüklemlerden birine dahi uymazsa cümlede anlatım bozukluğu doğar.tümleç yanlışlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

    a)dolaylı tümleç eksikliği:
    düşman kenti bombaladı ; ama giremedi.
    çukurova'nın toprağı insanı diriltir, umut verir.
    sizi önemseyen ve inanan insanlar var.
    gençlerden çok şey bekliyoruz;fakat değer vermiyoruz.
    kadının içeri girmesiyle çıkması bir oldu.
    bu evden nefret ediyordu ;ancak darda kalınca geliyordu.

    b)zarf tümleci eksikliği:
    yeni yetişen sanatçılara yardım eder,ilgilenirdi.
    bir daha seni görmek ve karşılaşmak istemiyor.
    arkadaşlarını aradı,sonra buluştu.
    kötü bir beste yaptığımda beni eleştirir ve tartışırdı.
    senin sorunlarını çözmeye çalışıyor; başa çıkmak için uğraşıyoruz.

    c)nesne eksikliği:
    size teşekkür etmek ve kutlamak istiyor.
    yazıya özendiği,dikkatle yazdığı belliydi.
    sana telefon açmış,merak ediyormuş.
    evin onarımını haftaya bitirecek , sonra da satacak.
    bu kuralların gerekli olduğunu biliyorum;ama uygulayamıyorum.
    yardıma muhtaç olanlara yardım eder , doyururdu.
    onun sıcacık sesi bize ulaşır,mutlu ederdi.
    yazılarında, halkı soyanlara çatar,yerin dibine batırırdı.
    suçlunun evini bastılar,yakalayıp polise teslim ettiler.

    5)tamlama yanlışları:

    a)bir sıfatla bir adın ortak tamlanana bağlanması anlatımı bozar:
    doğa ve toplumsal olayları inceledik.
    dün epik ve aşk şiirleri okuduk.
    askeri ve devlet okullarına giriş sınavı yapılacak.
    gençlik, duygusal ve kişilik sorunları yaşıyor.
    politik ve ahlak yozlaşması önemli bir sorundur.

    b)çoğul anlamı taşıyan bir sıfattan sonra gelen ad tekil olmalıdır:
    birçok seneler geçti.
    bizde iki türlü düşünürler vardır.
    her türlü tedbirler alındı.
    birçok festivaller düzenlendi bu yaz.
    bin türlü çiçekleri derledim sana.

    c)tamlayan eki eksikliği:
    her önüne gelen aklına esen sözcüğü dilimize mal etmesi yanlıştır.
    bu duygular geçici ve insanı yanıltıcı olduğu bilinmelidir.
    büyük emek harcanarak yazılan eserler bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir.

    d)tamlayan eksikliği:
    öğrenciye bir şey vermeden gelişmesini umma.
    arkadaşına yardım ederek mutlu olmasını sağladı.
    tanıdıklarından alışveriş yaparak para kazanmalarına katkıda bulunurdu.
    çocuklarıyla her konuyu konuşur , yanlışa düşmemelerine çalışırdı.

    6)eylem - eylemsi arasındaki çatı uyuşmazlığı:
    birleşik veya sıralı cümlelerde aynı özneyi alan yüklemlerin her ikisi de etken veya her ikisi de edilgen olmalıdır.
    bütün sorunlar halledilip öyle gidecekti.
    bütün sahipsiz hayvanlar toplanıp şehir dışına götürecek.
    sorular çok dikkatli okuyarak çözülsün.
    çok emek harcanıp az para kazanabilmiş.

    kaynak :edebiyatogretmeni.net

  • 8
    dahi anlamındaki de ve ek olan -de:

    dahi anlamında kullanılan ve bağlaç olan de/da cümleden çıkarılsa bile geride kalan cümle okunduğunda saçmalıyormuş gibi gelmez . oysa ek olan -de /-da cümleden çıkarsa cümle anlamını tamamen yitirir.

    örneğin; o da galatasarayda oynuyor.

    dahi anlamında olanı çıkarırsak: o galatasarayda oynuyor.
    mantıklı, cümle dilbilgisi kurallarına uygun ve kulağı tırmalamıyor. buradaki da cümleye anlam ayrıntısı veren bir kelime, ek değil, ayrı yazılır.

    ek olanı çıkarırsak: o da galatasaray oynuyor.
    galatasaray oynanacak bir şey değil oynanılan bir kulüp, yani bu eki galatasaraydan ayrı düşünemiyoruz, saçmalıyor cümle bu durumda, birleşik yazmamız lazım.
  • 10
    ne yazık ki billboardlardan gazete sayfalarına değin tekrarlanan bir başka ölümcül hata da çekim eklerinin (bkz: -i -e -de -den) hatalı kullanımıdır. dikat edilmesi gereken unsur çekim eklerinin özel isimlerden sonra geldiğinde sertleşip mutasyona uğramamaları.

    örnek: ümit karan'dan, ümit karan'da yazarken sorun yoktur. zira okunuşu da aynıdır. ancak iş ümit'den yazmaya gelince karışır. özel isimlerin yanına gelen çekim ekleri "ümit'ten ümit'te" gibi yazılmaktadır ve yanlıştır. "ümit'den", "ümit'de", "allah'dan" doğru kullanım örnekleridir.
  • 13
    entry lerimiz eğlencenin yanısıra bilgi hazinesinin bir parçası olmayı da hedeflediğinden altı sürekli çizilmelidir dilbilgisi hususunun.

    -cümle bitince nokta konulur, ama eğer soru cümlesi ise soru işareti, ünlem gerektiren bir cümle ise ünlem koymak gerekir. bir cümle bir noktalama işareti ile biter, hatta kendisi bitmiyorsa o zaman da üç nokta konulur.

    -noktanın amacı cümleyi sonlandırmaktır, zira cümlenin orta yerinde kullanmak abesle iştigaldir.

    -biten cümleye nokta koymazsanız buradaki arkadaşların entry nizi okumak için gereğinden fazla kafa patlatmasına sebep olursunuz. yazıktır, günahtır, bırakın hemen anlasınlar ne yazdığınızı, başka entry lere zaman kalsın!
  • 23
    biraz incelenince dahi anlamındaki de bağlacının, bağlaç olan ki kelimesinin, mi soru ekinin ayrı yazıldığı konusunda hiçbir tereddüt kalmayacaktır yazarlarımızda. elbette burası edebiyat fakultesi değil, sözlük de imla klavuzu değil ama sayıca fazla olması bu hataların sizce de gözü tırmalamıyor mu? eskisi kadar hassas olmamaya çalışıyoruz yazma azmini kırmamak ve süreklilik sağlamak adına ama arada silkelenip dikkat etsek bunlara, olmaz mı?

    (bkz: tdk)
  • 24
    haddim değil belki ama okurken karşılaşınca devamını okumak istemediğim tanımlar için yazma gereği hissettim:

    başlık: kewell
    tanım: "hep bizde görmek istediğimdir. geçen maçta oynamayandır. medya tarafından morali bozulandır. o hep gülsündür."

    kırpmayın aradaki yüklemden gözünüzü seveyim.

    tanım: "hep bizde görmek istediğim oyuncudur. geçen maçta oynamayan aslandır. medya tarafından morali bozulan cengaverdir. o hep gülsün dediğim insandır."