• 1
    berbat geçen 2009-2010 sezonunda tavan yapmış üzücü durumdur.
    üstelik öylesine acımasızca ve arka planı düşünülmeden yapılmaktadır ki bu durum zaman zaman maalesef birbirimizi gaza getirme seviyesine ulaşmıştır.

    tezat oluşturan durum ise henüz elle tutulur hiç bir başarısı olmayan (ben de sabredilmesi taraftarıyım yanlış anlaşılıp ofsayt saldırısına uğramak istemem) teknik direktörüne son derece ılımlı yaklaşan renkdaşlar bile futbolcusuna gün yüzü görmedik küfürler eşliğinde eleştirilerini sunmakta ziyadesiyle cömerttir.

    örneğin mustafa sarp,barış özbek gibi futbolcularımız oyun içerisinde dikine oynamayıp ara paslar vermediği için çılgıncasına eleştirilir kötü giden bir maçın sonrasında.halbuki kendileri futbol kariyerlerinin hiçbir döneminde böyle bir futbolcu olmamışlardır.kendileri transfer edilirken böyle bir beklenti ile transfer edilmediklerinden eminim.
    bu durum hava yolu şirketinize pilot diye kamyon şöforü alıp sonra 'bu adam uçak uçuramıyor bu ne biçim iş' diye sızlanmak gibi son derece saçma bir durum.

    önümüzdeki yıl mehmet batdal bir kaç maçta ağır kalıp gol kaçırdığında,ya da serdar özkan dünya kadar çalım atıp karşı karşıya kaldığı kalecinin yanından topu kaleye yuvarlayamadığında 'ohoooooo bu ne kadar ağır futbolcu,bu adam amma çok gol kaçırıyor hemen defolup gitsin' diye başlayan sonra bu hareketler birkaç kez tekrar etmeye başlayınca hakaret içeren eleştirilere herhlade şimdiden hazırlıklı olmalıyız.sanki bu futbolcuların biz transfer etmeden önce bu özelliklerini bilmiyormuşuz gibi.
    eğer barış özbek eleştirilecekse (terbiye sınırlarını zorlamadan) sivasspor maçının son dakikasında savurduğu tekme yüzünden eleştirilmeli, ya da terinin son damlasına kadar mücadele etmediği zaman eleştirilmeli, arkadaşını kaleciyle karşı karşıya bırakacak milimetrik pası atamadığı için değil. veya onu bu özelliklerini bilerek transfer ettiği için transfer komitesi eleştirilmeli gibi geliyor bana.
    sakin kafayla düşününce yazılmış bir entry dir bu.ben de yapmışım hhaketmeyen oyunculara ağır eleştiriler.
    umarım 2010-2011 futbol sezonu beni ve renktaşlarımı kendimce yanlış olduğunu düşündüğüm bu konuma tekrar düşürmez
  • 5
    dozunu ayarlarsak inanılmaz yararlı bir eylem. hem sözlük hem sosyal medya da bu durum çok uygulanıyor.

    örnek verecek olursak biz feghouli, diagne, babel gömerken belhandadan kurtulmak isterken, suyun diğer tarafı yukarıdaki oyuncuların yarı kalitesinde bile olmayan thiam, valencia, sinan, denizi göklere çıkarıyor. bunun sonucunda da her zaman kazanan galatasaray oluyor.
  • 7
    sözlüğün, türkiye'de bu kadar çok eli kalem tutan tarafı belirli bir kalitenin üzerinde bir araya getirdiği içindir. eli kalem tutan insan sorgular, eleştirir, hep daha iyiyi arar, hep daha ileriye bakar. sözlüğün bu konuda can sıkması da tam da bu sebepledir. ve ne zaman sözlük, galatasaray ile ilgili bir konuya ciddi anlamda el atsa -ki sinerji diye götümüzü yırtarak oluşturduğumuz farkındalık/konsantrasyon tam olarak budur- o konu ciddi anlamda çözüme kavuşur. (bkz: 23) (bkz: 22. şampiyonluk)

    eleştiredur sözlük
  • 8
    hobisini icra ederek senede 20.000.000-tl kazanan bir insanın, acımasızca eleştirildikten sonra moralinin bozulduğunu sanmam. ha adınız anelka'ysa ve insanları gerçekten önemseyen duygusal biriyseniz başka tabii ama onun gibi karakterler de bir elin parmaklarını geçmez.

    mesela kendimi feghouli'nin yerine koyuyorum;

    sabah kirası aylık 100.000 tl olan çift havuzlu, 8 oda ve 5 banyolu villamda uyanıyorum. portakal suyumdan bir yudum alıp, hangi arabamla antrenmana gideceğimi düşünüyorum. "ııhhhhhh bugün canım araba kullanmak istemiyor" diyorum ve yardımcımı arıyorum beni antrenmana götürmesi için. jeep'in arka koltuğunda kulaklıklarımı ve boyunluğumu takarak uyuyorum.

    sonrası 2-3 saat antrenman, fizyoterapiste bir masaj yaptırıp eve dönüyorum. evde buhar banyosu sonrası havuz keyfi ya da dinlenmece. akşam 1-2 saatlik bir antrenman daha ve sonrası "bugün acaba hangi restoranda yemek yesek?" diye karalar bağlama.

    akşam eve geldiğimde instagramı, twitter'ı ve galatasaray sözlüğü açıp, hakkımda yazılanları okuyup hüngür hüngür ağlıyorum. hayat çok zor, hayat çok acımasız ve herkes üzerime geliyor. çok acı.