• 1
    (bkz: #1090759)

    var böyle bir şey. taraftarlığı, salt taraf olma mantığıyla ele alan ve kendisine çevre yapmak için kullanan arkadaşlardır bunlar.

    bunlara genelde facebook'ta 'aslansan paylaş' ya da 'gerçek cimbomluysan beğen' sloganlarıyla rastlayabiliriz. ya da tweeter'da '#gsliler birbirini takip eder' , '#fenerbahçelilertakipleşiyor' gibi hashtagler altında görebiliriz. bunların amacı tarafı oldukları kulüp üzerinden takipçi sayısını arttırmak ya da mutual ilişki içine girmektir.

    bunları hayatın diğer alanlarında taraftar kimliği altında ne yazık ki göremiyoruz. bir diğer vahim taraftar tiplemesi için :

    (bkz: sosyal ortam taraftarı)
  • 2
    20 kasım 2012 galatasaray manchester united maçı'nda yanımda bulunan 2 şahsiyet bu gruba giriyor. maç boyunca 1 tezahürata katılmayıp sürekli bıt bıt bıt diye her pozisyonu eleştiren bu 2 adam beni çok gerdi, sinirime hakim olamayıp dalacaktım ama çok iriydiler tırstım açıkcası:)

    neyse maçta 1-0 öndeyiz dakika 70 civarı manu'nun kalemize yüklendiği anlar, bu 2 sosyal medya taraftarı arkadaş fotoğraf çekilmeye başladılar! iyice gerildim pozisyonlar yemeye başladık takıma destek olup manu ataklarında ıslık öttürmekten, yuh çekmekten boğazım patlayacak gelmiş önümü kapatıp resim çekiniyor. dedim arkadaşım ne resmi maçın en kritik anları resim zamanımı! maçta yenilsek kesin çatardım bu 2 gerzeğe. allah statta böyle insanları benden uzak tutsun yarabbim amin :)
  • 8
    gereksiz yüklenilen taraftardır. hele ki eskiden ali sami yen kapalısı şöyleydi böyleydi, şimdi doyumsuz vefasız bi grup oluştu diyerek bu taraftar grubuna vurmak gereksizlikten öte düşünememektir.

    bu taraftar ali sami yen kapalısında hasan şaş'ı, ergün penbe'yi, bülent korkmaz'ı yuhaladı. neyin suçlaması bu? bu galatasaray taraftarının kimliğidir, günümüz şartlarında beğenmediği kişiye, olaya tepki koyar.

    sosyal medya taraftarının başarı budalası olduğu söylenip schalke taraftarıyla falan kıyaslanıyor bir de. galatasaray kendi ülkemiz ölçülerinde bir takımla karşılaştırılacaksa bu real madrid, barcelona olmalı. çünkü bizim bütçemizle kendi ligimizdeki diğer rakiplerin bütçesi arasındaki farkı neredeyse bir tek bu takımlar yaratabiliyor, he bir de bayern münih tabi. e abicim, sen tüm yaz transfere ihtiyacımız yok diye geziyorsan, akhisar belediye gidip futbolla ortalama ilgilenen her adamın wigan'dan, fulham'dan tanıdığı; kolombiya milli takımı oyuncusunu kaldırıp bedava takımına getiriyorsa (bkz: hugo rodallega) bu taraftarın kızmaya hakkı vardır.

    bugün umut cezalı, gerideyiz oyuna alacak 2. bir forvet yok. nerede sezon planlaması? nerede bizim kadromuz yeterciler? sonra sosyal medya taraftarı eleştiriyor. tabi ki eleştirecek. bu taraftar çünkü eğer sahada bir sistem, yönetimde takımı geliştirmeye yönelik hamleler görürse sonuca bakmaksızın desteğini verir. ki türkiye gibi doğruların bu kadar az yapıldığı bir ligte sen bunları yaparsan sonuç geliyor.

    bu takım 2010-2011 gibi travmatik bir sezondan sonra güle oynaya şampiyon olacakken kupayı yıllardır maç kazanamadığı stada bıraktı. kaç tane tepki gördünüz? 2011 2012 sezonunda play off'ta arena'da dünyaları kaçırdığımız fenerbahçe maçından sonra kaç kişi bela okudu hocasına yönetimine? az buz bir hata mı bu? sen her şey elindeyken içeride trabzon'a fener'e maç veriyorsun ve şampiyonluk gitme noktasına geliyor. o zaman da vardı gayet sosyal medya ve en az şimdi ki kadar aktif bi ortamdı. neden tepki olmadı, terim istifa diyen olmadı kardeşim?

    bi sistem vardı çünkü, takım top oynuyordu. yönetim adam akıllı kadro kuruyor, saha dışında takımına sahip çıkıyordu.

    napalım şimdi? bu sene yaptığı hatalarla direk puanlara mal olan semih'i bağrımıza mı basalım? bu adamları eleştirmedikçe dünyaları ben yarattım havasında geziyor sahada işte. pohpohla pohpohla ceza sahasına yüksekten gelen her topu indirsin, sonra da akrobatik hareketlerle top ıskalasın. nereye kadar? eğer semih'i seviyorsan da bu dönemde onu eleştirmen lazım tıpkı sosyal medya taraftarının yaptığı gibi. çünkü şu an semih o l d u m sanıyor ve henüz bir bok olmuş değil.

    sosyal medya taraftarı diye gözünüzde büyüttüğünüz ve boklamaya çalıştığınız taraftar galatasaray taraftarının kendisidir. arda'ya sevgilisiyle ilgili sinemalı beste yapan, bu takım için canla başla çalışmış efsanelerini ıslıklayan, hagi istifa diyen taraftarla; 3 kupalı hocasını eleştiren, alt yapısından çıkan ve bir sene üst düzey futbol oynayabilen semih kaya'yı beğenmeyen taraftar aynı taraftar. şimdi kapalıdan küfredip, tesis basmıyor da; fav rt alabilmek için provakatif üslupla tweet atıyor hepsi bu.
  • 14
    galatasaraylı olanları son dönemlerde iyice zıvanadan çıkmıştır. saçmalama konusunda come to beşiktaş tayfasını geçmek üzereler. ahmed musa'ya tuvaletini temizlerim diyen mi ararsın, trezegeut ve nagatomo üzerinden kulübe küfür eden mi ararsın, her türlüsü var.

    adam ahmed musa'nın gönderisine galatasaray'a gelirsen tuvaletini temizlerim yazmış, diğer yazılanları saymıyorum. messi olsa da senin bunu yapmaman gerekiyor ama arkadaş ahmed musa kim? trezegeut'i almadık diye yönetime sövüyor. elden kaçacakmış. evet ya, kasımpaşa'da iyi sezon geçirdi diye dünya takımları sıraya girmiş. nagatomo'yu istemiyorlar sanki, ama sen istiyorsun diye 2 adama 10 milyon euro para mı verecekler? size dursun müstehak.

    ezcümle, galatasaraylı olanları bu transfer döneminde, ilgi çekip etkileşim almak amacıyla, ezikçe ve aşağılık kompleksiyle davranmaktadır.
  • 16
    sosyal medyadan kulübünü destekleyen, takip eden taraftar. bu taraftarın iyi olanları da var, çoğunluklu olarak kötü olanlarıda. yani gelişmeleri takip eden de var, önüne gelene hakaret eden de.

    yeni yüzyılın getirisi olarak internet olabildiğince yaygınlaştı, artık her eve, hatta her cebe girer oldu. dolayısıyla erişilmez olan erişilir, bilinmez olan bilinir oldu. bunun sonucu olarak futbolda da artık, televizyonda transfer haberleri, yeni transfer tanıtımları beklenmesi, spor gazeteleri, köşe yazıları, radyo spor programları yerini youtube videolarına, twitlere, instagram paylaşımlarına bıraktı. sadece sporda değil, hayatın her alanında sosyal medya etkileri hissedilir oldu. örneğin, şu anda adliyelerde, çok sayıda sosyal medya suçu davaları görülmekte. yani insanlar daha önce ulaşamadıklarına çok rahat erişir oldu. dolayısıyla gündelik hayatta kullandığımız kalıplar, işlediğimiz suçlar, günlük düzende yaptıklarımız ve alışkanlıklarımız dahi değişti.

    bu gelişmelerden tabiki spor dünyası da, olumlu olduğu kadar olumsuz da etkiledi. olumlu olarak pek çok habere, müsabaka sonucuna, oyuncu değerlendirmesine, incelemelere, özel hayatlarına kadar her bilgiye rahatlıkla ulaşılır oldu. olumsuz olaraksa manipülasyona uygun zemin, yanlış yönlendirmelere açık ortam, kasti gerginlik yapan kullanıcılar, "troller" ortaya çıkardı. işte bu devrede de sosyal medya taraftarına parantez açmamız lazım.

    edinilen imkanlar, gelinen nokta, hepsinin neticesinde doyumsuz bir taraftar ve tüketim ortamı. yetinememe, hep bir adım ötesini isteme, hep kendince daha iyisini bulma ve bekleme. tıpkı uyuşturucu kullananların eşik yükselmesi ve noksanlık yaşamamak için daha fazla doza ihtiyaç duyması gibi. bu sürecin meyvesi olarak çok hızlı tüketen, değeri fazla bilmeyen, her şeye saldırmak isteyen, küfür eden, kolay yönlendirilebilen ve yaş olarak daha küçüklerin de kullanmasıyla, daha da saçma bir hal alan taraftarlar türedi. örnek vermek gerekirse, bu taraftarlar daha önce olsaydı, yani internet daha önce yaygınlaşsaydı, hagi mesela yaşlı, bitik olarak değerlendirilecek, jardel'in o kadar etmeyeceği söylenecek, popescu'ya çöp denilecekti. bunların yerine nijerya ikinci liginden genç bir çocuğun alınması istenecek, çünkü bilgisayar oyununda çok acayip olduğu söylenecekti.

    yerli oyuncuların alt liglerden, anadolu kulüplerinden alındığı, uefa kupasının ve dünya üçüncülüğünün temelinin atıldığı dönemde, ordan oyuncu mu alınır diyeceklerdi, ortalığı yangın yerine çevirecekler, başkan faruk süren'in ihanet içerisinde olduğunu iddia edip, istifasını isteyeceklerdi. hatta daha da ileri gidip, uefa kupasını kendi sayelerinde kazandığımızı söyleyeceklerdi.

    maalesef internetin yaygınlaşmasının sonucunda türeyen bu taraftarlar, bu hadsizlik, bu hakaret seviyesi artık hayatın bir parçası. benim gibi biraz yaşı orta yaşlara yol alan birisiyseniz, çözüm mümkün olduğunca uzak durmak bu taraftarların alanlarından. çünkü bundan sonra da kendi istedikleri olmadıkça eleştirecekler, saldıracaklar. çünkü meksika ligindeki o topçu alınmadı, çöp bir oyuncu alındı onun yerine. oysaki en haklı olan, en çok bilen oydu.