• 1
    türkiye'nin en kaliteli kalemlerinden birisidir,
    araştırmacı kimliği ve bir solukta okunan kitapları ile kendini çoktan ispat etmiştir.

    sözlükte başlığını açmak için, 27 ocak 2017 tarihli yazısından daha güzel bir fırsat olamazdı diye düşünüyorum...

    içinde arda turan'ın referandum videosuna eleştiriler,
    barcelona'nın faşizme direnişi,
    denizler için imza toplayan metin oktay,
    futbolcu sendikası için çaba gösteren metin kurt,
    nazileri yendiği için kurşuna dizilen dinamo kiev'li futbolcular,
    hasnun galip, galatasaraylı şehitler ve çok daha fazlası harika bir biçimde harmanlanmış.

    okumayana okutmak için, yazıyı buraya alıyorum;

    --- soner yalçın ---

    arda'nın şeytanı

    ah be arda…
    ah be çocuk…
    siyasetin figüranı olmak sana yakıştı mı?
    demek sahaların lideri sen; “tek adam” sultanlığının suflörü-dublörü olacaksın; öyle mi?
    seni kimler kandırdı arda?
    yoksa sen…
    giydiğin barcelona formasının yüce anlamını bile kavrayamadın mı? “tek adam” faşist franco diktatörlüğüne karşı cumhuriyetçilerin/halk cephesinin safında yer alan barcelona'yı, salt bir futbol kulübü mü sandın?
    josep sunol adını hiç duymadın mı?
    barcelona başkanıydı. aynı zamanda esqerra republicana'nın da (cumhuriyetçi sol) lideriydi. “tek adam” yönetimine karşı çıktığı için faşist diktatörlük tarafından öldürülünce ispanya iç savaşı çıktı.
    sahi, franco'nun, 16 mart 1938 gecesi barcelona kulüp binasını neden yerle bir ettirdiğini de bilmiyor musun?
    barcelona takımının simgesel sözü “mes que un clup” ne demek arda?..
    “bir kulüpten öte” demek… bu sözün ulvi anlamını bilmiyor musun? ispanya'daki tek adam diktatörlüğüne karşı mücadelenin sembolüdür o giydiğin forma!
    cruyff'un, “kral'ın takımı” real madrid yerine daha az paraya neden barcelona'yı tercih ettiğini hâlâ anlamadın mı?
    ah arda!
    sen, barcelona'dan önce formasını giydiğin -daha çok işçi sınıfı ve cumhuriyetçi geleneğe sahip çıkanlar tarafından desteklenen, kralcılara karşı direnişin adresi- atletico madrid'i bile tanıyamamışsın!
    türkiye'de tek adamlığa “evet” diyen sen; nasıl bakacaksın tek adamlığa karşı canı pahasına mücadele vermiş ispanya'daki cumhuriyetçi taraftarların yüzüne?..
    büyük adamlık

    ah be arda…
    zaman akar, zaman geçer.
    geriye sonsuzluğa yazılan adın kalır.
    “denizler idam edilmesin” diye imza toplayan metin oktay'ı kim unutabilir…
    ya adaşı? 1970'lerde “futbolcu sendikası olsun” diyen metin kurt'u kim unutabilir…
    ondan yıllar sonra… 1994'te futbol sendikası kurmak amacıyla çalışmalara başladıkları için üzerleri çizilen; maradona, stoichkov, gascoigne, bebeto, laudrup, francescoli, zamarano, hugo sanchez'i kim unutabilir…
    hele…
    1942'de “kazanırsanız ölürsünüz” tehdidine rağmen sahaya çıkıp nazileri perişan eden ve kurşuna dizilen dinamo kievli 11 futbolcuyu kim unutabilir…
    hangisini yazayım.
    ah be çocuk…
    iktidarın gölgesinde yaşamak huzurludur; ama bu dalkavuktan büyük adamlık çıkmaz.
    bak arda…
    tanıdıklarından örnek vereyim:
    samuel eto'o'yu tanıyorsun. barcelona'dan inter'e; chelsea'den everton'a kadar ünlü takımlarda futbol oynadığı için mi büyük futbolcu olduğunu sanıyorsun? hayır.
    peki, hiç düşündün mü; eto'o, “medeniyetin beşiği” avrupa'da sürekli ırkçı saldırılara niye maruz kaldı?
    git anlatsın sana bu hazımsızlığın nedenini eto'o…
    git anlatsın sana drogba; büyük futbolcunun nasıl olunacağını.
    büyük futbolcu, sadece yeşil sahalarda yaptığınla olunmaz; top hünerinle ancak paralı-şöhretli olursun! oysa.
    saha dışında yaptığınla değer kazanırsın; büyük adam ancak öyle olunur arda.
    drogba, eto'o sadece ülkelerinde değil, afrika kıtasında nasıl kahraman oldu? evet git, ülkeleri- kıtaları için neler yaptılar anlatsınlar. anlatsınlar ki…
    kurtul o, iktidarın günah meyvesine alışıp kendini bitiren şeytanlardan…
    kendini ziyan etme arda!
    büyük adamlıktan taviz verme.
    büyük adam olmak demek, halkına hayırlı yönü göstermek demektir arda…
    borazan olma

    ah be arda…
    değer miydi?
    sen türkiye'sin. milli takım kaptanısın.
    sen galatasaray'ın medarı iftiharısın/onurusun.
    ali idris'i bilir misin arda?.. italyanlara karşı savaşmak için trablusgarp savaşı'na gönüllü katıldı. galatasaray'ın ilk şehit futbolcusu oldu.
    ya galatasaraylı futbolcu abdurrahman robenson'u? birinci dünya savaşı'na gönüllü gitti. erzurum'da şehit düştü. son mektubunda, galatasaray kurucusu ali sami yen'e, cephede göğsünde galatasaray flaması taşıdığını; ölürse onunla gömülmek istediğini yazdı.
    galatasaray kulübünün merkez binasının bulunduğu sokağının “hasnun galip” olmasının sebebi ne sanıyorsun? o da, galatasaray futbolcusuydu; çanakkale'de şehit düştü.
    280 cevdet, 646 celal ibrahim, 434 hasan neşet ve vecdi hepsi galatasaray futbolcusuydu. hepsi şehadete ulaştı.
    bil ki kemiklerini sızlattın arda kaptan!..
    çünkü sen!
    bölündüğümüz, parçalandığımız, kamplaştığımız şu ağır günlerde, bizi bir arada tutacak birkaç iyi adamdan biriydin.
    toplumun “çimentosu” idin.
    kendi kalene, milli takımın kalesine gol attın be çocuk!
    sen de bizi bölenler kervanına katıldın.
    sen de atatürkçüleri-cumhuriyetçileri yenmeye çalışanlara katıldın.
    ah arda…
    ah kaptan…
    şeytani bir hilekarlığın oyununa nasıl gelirsin?
    iradeni başkasının eline nasıl bırakırsın?
    koca yalan bir propagandanın nasıl borazanı olursun?
    büyük adamlıktan şaklabanlığa/saray soytarısı yapılmaya nasıl izin verirsin?
    bilmez misin; insanın kişiliği zor dönemlerde belli olur.
    gözü pek/cesur arda'ya ne oldu?
    gönlünde zarafet taşıyan vicdanlı arda'ya ne oldu?
    sen de kirlenme çocuk!
    bu ülkenin, halkının sana ihtiyacı var.
    görmüyor musun:
    francovari “tek adamlık” hırsıyla ülkeyi iç savaşa sürüklüyorlar.
    ah! sevgili arda…
    ah! göz bebeğimiz…
    tabii ki sana kıyamayız.
    tabii ki seni sevmeye devam edeceğiz.
    ama. kalbimizdeki arda'yı, “tek adam” iktidarının gölgesindeki arda'dan koruyacağız.
    --- soner yalçın ---
  • 2
    yazdığı son yazı ses getirecek nitelikte, tabii türkiye'de değil de başka bir ülkede yaşıyor olsaydık...
    son zamanlarda futbolda yaşanan kaosun sandığımız gibi spontane ya da büyükler odaklı olmadığını, aksine durumun ligdeki yeni dikbaş başakşehir odaklı olduğunu, hem de önemli doneler vererek yazmış.

    okuduklarınıza inanmak - inanmamak tabii ki tercihiniz, ancak içerikte aklınızı karıştıracak ve "acaba" dedirtecek şaşırtıcı bilgiler mevcut:

    http://www.sozcu.com.tr/...tbol-duzeni-1666125/
  • 3
    yıl olmuş 2017 hala aziz yıldırım'ı kahramanlaştırıyor.

    http://www.sozcu.com.tr/...tbol-duzeni-1666125/

    yani yazı iyi hoş da arkadaş rıdvan demişsin ama aziz yıldırım'ın adamı olduğundan bahsetmemişsin. bilal erdoğan, maa'yı destekledi demişsin ama büyük devrimci aziz yıldırım'ın akp kanadından bir sürü adamı kulüp yönetimine doldurduğunu yazmamışsın.

    yok arkadaş. bu avrasyacı ve ulusalcılar cidden futbol yazmasın. biri gider stada fatih terim ismi verildi diye yandaş ilan eder ama açılışında top oynayan aykut kocaman'ı devrimci yapar. öbürü aysal'ı cemaatçi, akp'li, illuminatici yapar ama gider asker kaçağı nato müteahhiti için direniyor diye manşet attırır. konu galatasaray düşmanlığı olduğunda bunlar da kafayı yiyor.
  • 5
    dopdulu biridir. muhalif olmak için değil öyle düşündüğü için muhaliftir. yazısında yerden göğe haklıdır. aziz yıldırımın ne kadar iğrenç bir insan olduğunu, kendisinden ne kadar nefret ettiğimi söyleyebilirim ama onun, katar söylevlerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. aziz nadiren de olsa doğru şeylere değiniyor, kendisini sevmiyoruz diye yanlışa düşülmemeli. ayrıca fenerbahçe şike yapmıştır ama adil yargılanmamıştır, şike süreci bazı kişilere gözdağı amacıyla şantaj olarak kullanılmıştır. bu da bu kişilere kumpas kurulduğunu doğrular. ancak fenerbahçe şike yapmıştır ve doğru bir şekilde şikeden yargılanmamıştır, cezasını çekmemiştir. yani hem kumpas hem gerçek var.

    not: muhalif yazarların sıkıntısı sadece adil yargı olayını söylemeleri, şike gerçeğinden bahsetmemeleridir. bu da ister istemez tarafçı yaklaşım oluyor, bu konuda net hatalılar.

    dip not: aysal gibi bir insanın "20 miliyon galatasaraylı akp'ye oy verdi" sözü talihsiz bir sözden öte olup zorla söylenmiş bir sözdür. ne olursa olsun galatasaray'ın iç dinamikleri 'devlet'in iç dinamiklerin çok içindedir. yanlış veya doğrudan ziyade eğlemlerdeki gerçeği görmek, onu yorumlamak daha doğru.

    dibin dibi not: dikkate alınacak kişidir. sporun bir tek adı siyaset değil. o kadar içinde hatta içinde de değil birlikte. bu yüzden 'o kadar da değil canım!' demeyin, çünkü o kadar.

    yazı kaynağı: http://www.sozcu.com.tr/...tbol-duzeni-1666125/
  • 6
    kendisine bomboş demek harbi cüret işidir, cüretkar olmak gerekir,
    bunu söyleyebilmek için sağlam kafa gerekir.

    okuyacağınız ilk kitabında hayret etme, şaşırma ve takdir etme duygularını beraber yaşarsınız.
    bilmediğiniz pek çok şeyi bir paragrafta okursunuz belgeleri ile...

    kendisinin 100'de 1'i kadar dolu olmayan adam da sözlüğe gelip saçmalar, boş moş der,
    mevzu budur.

    okuyun, okutun.
    sırf aziz yıldırım ile ilgili söylediklerini beğenmemiş olmanız, kendisinin değerini düşürmez.
  • 7
    http://www.sozcu.com.tr/...tbol-duzeni-1666125/

    az önce yazisini okudum. 1-2 dogru üzerinden referandum çali$masi yaptigini dü$ünüyorum. anlattiklari hiç inandirici gelmedi ve $u satirlari kesinlikle kendisini ele veriyor: $ampiyonluga oynayan be$ikta$, galatasaray ve fenerbahçe taraftarlarina soruyorum: akp'nin futbol düzenine evet mi, yoksa hayir mi diyorsunuz.

    $ahsen evet mi, yoksa hayir mi gerçekten bilemiyorum ve bu sebeble çekimser kalacagim. açikçasi ne muhalefetin ne de rte'nin zihniyeti ile örtü$müyor fikirlerim. itiraf etmeliyim, evet'e daha yakindim 2-3 hafta öncesine kadar fakat $u an tam ortadayim ve halk ne derse o olacak diyorum. ülke için çikacak sonuç hayirlisi olsun. bu konuda diyeceklerim bu kadar.
  • 8
    kendisini çok yakınen tanıyan * birisi olarak söylemeliyim ki kendisine boş demek abesle iştigaldir.

    ha; şunu kabul ederim, cemaat bağlantılı gruplarca içeri girdikten ve tekrar dışarı çıktıktan sonra siyasi bir kimlik edinme eğilimine girmiş, biraz itici bir hal almış, yazılarını da provokatif hale getirmiştir, doğrudur.

    haksız yere içeri giren herkes gibi bir taraf seçme, taraf olmadığı için berteraf olmama, ya da hırsının karşılığını alma eğilimine girmiş de olabilir. kimisi ilker başbuğ gibi içeri girip dışarı pamuk gibi çıkıyor ve cumhurbaşkanına methiyeler düzüyor, kimisi de çıkıp muhalif kanada geçip eleştirilere başlıyor.

    ancak;

    soner yalçın türkiye tarihinde eşine az rastlanır bir araştırmacı gazetecidir arkadaşlar. her ne kadar şimdilerde eski kitaplarını okurken "ulan amma da zorlamış, abartma biraz" dediğim yerler olsa da;

    bakınız dikkatinizi çekerek söylüyorum - özellikle efendi 1, efendi 2 kitaplarıyla günümüzün en büyük belası fetö'yü tüm ayrıntılarıyla anlatmış, bağlantılarını, bu hareketlin kökenini gözler önüne sermiştir.

    zamanında onun sebatayist'lere yönelik ithamlarını deli saçması olarak niteleyenler bugün aynı adama yani feto'ya "yahudi kırması" yaftası yapıştırıyorlar. halbuki soner bunu 10-15 sene önce çatır çatır açık ve net yazmıştı.

    şimdi bu adam mı boş?
    yahu boş dediğin adam doğan yurdakul'u kendine danışman yapıp kitap yazıyor. daha önce kimsenin yazmaya cesaret edemediği şeyleri yazıyor hem de.

    adnan menderes'in de demokrasi şehidi olmasının ötesinde kendisini idama götüren aslında çok da masumane olmayan pek çok olayını da yazan yine kendisidir. merak ediyorsan okursun.

    ama bu adama boş dersen çok kalay yersin.
    hatta kalaydan çok zılgıt olur o.
  • 10
    kendisine bos diyen insan olmasina cok sasirdim, sözlükte biri nickaltiniza yorum yapsa tüm entrleri hece hece arastirirsiniz, kendisinin yazdiklarina "su konuda yalan cunku bu bunun akrabasi olmuyor" diyebiliyor musunuz? diyemiyorsunuz, e diyemeyince herhangi bir konuda ispat edemeyince, yukaridan bos adam diye salliyorsunuz, cocuk musunuz anlamadim ki.

    basaksehir'in maclarinda ali palabiyik'in görev yapmasi ve bu takimin surekli kayrilmasi tesadüf diyelim,
    nedense sikeden iceri girmeyen tek insan göksel gumusdag iken,
    basaksehir gibi sifir seyircisi olan bir takima, devlete 250 milyona mal olmus olimpiyat stadi birakip yeni stadyum yapilmasi, seyirci ve hasilat olmamasina ragmen yapilan transferler de tesadüf mü,
    emre'nin kaptan yapilmasi, milli takimda arda'yi bile emre'nin telefonuyla affeden fatih terim tesadüf mü,
    kisacasi bugun kapinizin önündeki degnekci veya ispark görevlisi bile belli asamalardan gecmeden o isi alamiyor, milyon dolarlik bi sektörde iktidarin kendi belediyesini desteklememesini dusunen var mi?
  • 13
    etnik ve dini kimliklerini deşifre ettiği insanlar öyle senin benim gibi sıradan insanlar olmayıp tarihte çok önemli toplumsal olaylara damga vurmuş, türkiye'nin tarihini değiştirmiş, din, siyaset, spor, ekonomi gibi alanlarda pek çok olayın kökeninde bulunan insanlardır.

    ayrıca yine bu insanlar etnik ve dini kökenlerini kullanarak ya da saklayarak pek çok insanın ya da top yekün bir ülkenin kaderini etkilemişlerdir.

    örnek olarak;

    - malum hoca lakaplı vatandaşın kökenlerinde sabetaylık olduğunu ve amaçlarında ülkenin bekasına zarar vermek ya da ülkenin rejimini değiştirmek olduğunu açıkladığında birileri kaale alsaydı bugün 15 temmuz gibi bir kara geceyi yaşamamış olabilirdik.

    başkaca örnek lazımsa vereyim...
  • 14
    http://www.sozcu.com.tr/...nein-kafasi-1883939/

    sonucunda kimsenin sabataycı çıkmadığı bir yazı kaleme alarak şaşırtmış araştırmacı gazeteci. kronik safsata terk edilince geriye yazacağı anlamlı bir metin de kalmamış maalesef. olur o kadar.

    okumak istemeyenlere* dev hizmet: zidane'ın materazzi'ye küfür nedeniyle bir saniye sonra attığı kafa ile arda'nın suçu habercilik olan otuz yaş büyük bir gazeteciyi bir yıl sonra boğazlaması karşılaştırılmış. bir de arda sürüye uyup biat etmediği için cezalandırılmış. xd.
  • 21
    fenerbahçe kadıköy şubesi ve fenerbahçeliler derneği’nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda aziz yıldırım ile aynı masada yer alıp şöyle bir açıklama yapan gazeteci, yazar:

    “yüreğinde soyluluk taşıyan tüm fenerbahçelilere selam olsun. ben huzurlarınızda bir galatasaraylı olarak bulunuyorum. niye buradayım? çünkü söz konusu olan vatansa gerisi teferruattır. türkiye bir kurtuluş savaşı yapıyor, bunun öncülerinden biri fenerbahçe’dir.”
  • 23
    https://www.sozcu.com.tr/...gercegi-2305013/amp/

    fb için 2010-2011 sezonunda şampiyonlar liginin favori adaylarındandı diye yazmış, neremle güleceğimi şaşırdım ve oradan sonrasını da okumadım zaten.

    nereden duymuş? kim söylemiş? yoksa mahmut uslu mu söyledi sana o sezon için fb'nin şampiyonlar ligi favorilerinden olduğunu?

    mahmut uslu denilen meczup zındığın sözlerini ciddiye alıp koca gazetede bu konu hakkında bir de köşe yazısı kaleme almış.

    bir de kendisi galatasaray taraftarıymış mış, koca bir hass.. çekiyorum ve sevsinler senin gibi galatasaraylıyı diyorum.
  • 24
    https://www.sozcu.com.tr/...gercegi-2305013/amp/

    komplo teorilerinin vazgeçilmez yazarı. bunun gibilerin tarzı şudur; araya herkesin "evet doğru" diyeceği bilgileri serpiştir, kimselerin bilmediği bilgileri ekle, vermek istediğin mesajı insanların beynine kazı.

    fenerbahçe x takıma şu kadar para yedirdi, ibrahim akın hocasını arayıp önerilen teşviki sordu, gençlerbirliği için giden para bagajda yakalandı, a takımının b futbolcusu sezon sonu transfer edilmesi karşılığında o takım fenerbahçe'ye yatıp, trabzonspor'a aslanlar gibi oynadı...

    tüm bunların önemi yok. nasıl olsa "fetö" ve "kumpas" dediğinde her şey aklanıyor. fenerbahçe cumhuriyeti laik ve atatürkçü, galatasaray fetöcü.

    bunun gibi galatasaraylı yerine ömer çavuşoğlu gibi fenerliyi bin kere tercih ederim. en azından götü başı oynamıyor.
  • 25
    galatasaraylı görünümlü şey.

    --- alıntı ---

    fenerbahçe kalesine en çok gol atan galatasaraylı futbol­cu santrfor metin oktay'dır. niye bilir misiniz? çünkü, fenerbahçeli santrhaf/defans oyuncusu naci, milli takım­dan arkadaşı metin ok­tay'a, "aman sakatlanmasın" diye hep incelik göstermiştir!

    --- kaynak: http://gss.gs/pbF ---

    şu alıntının "niye"den sonraki kısmını burada bizler yazsak entry "kaynak belirtilmemiş" ya da "yanlış hatalı nesnel bilgi" olması sebebiyle haklı olarak silinir. başka da bi' şey demiyorum.