• 1
    son zamanlarda sıklıkla yapılan ve beni rahatsız etmeye başlamış eylemdir.

    siyahi bir futbolcudan bahsederken komiklik olsun diye çiğ et yer, insan etiyle beslenir, kaval kemiği kemirir vs. şeklinde şakalar yapıldığını görüyoruz. ofansif mizahtan çok ırkçılık içeriyor bu şakalar. bahsi geçen insana yamyam yakıştırması yapıyorsun. böyle bir şakayı siyahi bir oyuncunun yanında yap bakalım ne oluyor. siyahi olduğunuzu ve bu tarz yakıştırmalara maruz kaldığınızı düşünün mesela. empati yaparsanız aslında hiç de komik olmadığını, aksine yaralayıcı sözler olduğunu anlarsınız. bu tür şakalar yapan arkadaşların çoğunun ırkçı zihniyete sahip olduğunu düşünmüyorum, bence düşüncesizce davrandıkları ve sadece komik buldukları için böyle şeyler söylüyorlar genel olarak ama bir şakayı yaparken iki kere düşünmek lazım. tabi bilinçaltı da söz konusu. siyahi olmakla ilgili algılarımızı değiştirmemiz de gerekiyor artık. umarım boş duyar olarak görülmez bu yazdıklarım.

    sözlerimi barış ve kardeşlik temalı, duygusal bir parçayla sonlandırırken hepinize esenlikler diliyorum...
    https://www.youtube.com/watch?v=tuby4GGReik
  • 5
    bayması dışında sorun bulunmayan şaka.

    yıl olmuş 2018, hala ciddi ciddi bu şakalara alınan adamlar var. "aman tanrım bana çiğ et yer dedi!!! hemen alınmalıyım." herkes her şeye o kadar alınır oldu ki bütün dünya bir amerikan üniversitesindeki sosyal bilimler kampüsüne döndü. alınan alınana.

    türkler için de sürekli deveye binme, barbar olma şakası yapılır. kürtler için sürekli vergi ve fatura şakaları yapılır. zencilerin bir kısmı da eskiden yamyamlıklarıyla bilinen adamlar. artık kalmadı bu. bu çiğ et yeme şakası da kötü niyetle yapılmıyor.

    her şeye alına alına teletabilere döndünüz. onlar bile bu kadar alınmıyordur. insanlar istedikleri gibi eğlensinler. fiziksel zarar verilmediği sürece en fazla kafanı çevirir gidersin. bizim millet uçan kuşa alınıyor. belki adamlar dahi o kadar takmıyordur.

    pardon adam dedim. birey demeliydim. kadınlar alınmış olabilir.

    örnek: kardan adam (yanlış) - kardan birey (doğru); demba ba (yanlış) - dembi rey (doğru). tşk (böyle bir tweet vardı, bulursam eklerim).
  • 8
    sokakta dile getirsen kimse yadırgamaz, son derece normal ve komik bir söyle olarak uçar gider. bu da ırkçılığın nasıl kanımıza kadar işlediğinin ve normale indirgendiğinin kanıtıdır. bizim ülkemizde ırkçılık yok der herkes, ama kürt, yahudi, ermeni aşağılama anlamında kullanılır. ha, bu ülkede siyahiler ayrı sevilir o başka.
  • 12
    ırkçılık değildir. bana göre ırkçılık, çiğ et esprisinin sadece siyahi topçulara yapıldığını düşünen ya da "çiğ etle besnenen stoper aldık" dendiğinde aklına siyahi futbolcu gelen insanlardadır.

    maicon da mesela cüsseli, iri yarı bir futbolcu. şimdi ben "çiğ etle beslenen stoper" desem ırkçılık olur mu? hayır, en azından böyle bir tepki almam. gidip crouch için de böyle bir espri yapılmaz örneğin, ya da messi için. bu adamlar heybetli değiller; birisi incecik kürdan gibi adam, diğeri ufak tefek bir insan.

    çiğ et muhabbeti, genelde ızbandut gibi, iri yarı, sokakta görseniz yolunu değiştireceğiniz, hayvan gibi güçlü insanlar için kullanılıyor.

    https://timedotcom.files.wordpress.com/...the-mountain-got.jpg

    mesela kendisi çiğ et yiyor olabilir. öyle vahşi, öyle insanlıktan çıkmış, öyle psikopat duruyor. bunun gibi bir şey işte.

    neyse ya, amma güzel dertlerimiz var. forvetler gelince konular değişti resmen.
  • 16
    hoş karsilamadigim , komik de bulmadigim durumdur. ama bu sözün sadece siyahi futbolculara yönelik olmadığını ve irkcilikla çok da alakasi olmadığını düşünmekteyim. neden böyle düşündüğümü de belirteyim.

    cig et yeme muhabbeti sanıldığı gibi yamyam davranışı benzetmesinden ortaya çıkmış olsa sadece siyahi oyuncular için kullanılırdı. oysa renk , ırk ne olursa olsun fiziği güçlü, hareketli , aksiyon alabilen her türlü oyuncu için kullanılıyor. gelelim muhabbetin benim düşündüğüm çıkış noktasına.

    bizim köyde de sıkça yapılırdı bu uygulama , zaten çoğunuz biliyorsunuzdur. evlerinde , otlaklarinda yabani hayvanlardan korunma amaçlı köpek besleyen insanlar , evcillesmis köpeklerinin daha saldırgan olması için cig et verirler. tabii bu durum türe göre değişkenlik gösterse de genel anlamda ise yaramaktadir. cig et yiyen köpek korelen vahşi kimliğine hızla kavuşur ve koruması istenen şeye yaklasanlari parcalama içgüdüsü besler.

    buradan yaklaşımla futbolcunun daha agresif, daha saldirgan, daha istekli olmasi için ' 3 gün cig etle besleyip salalim ' gibi benzetmelerin kullanildigini sanıyorum. farklı bir teorisi olan varsa paylasabilir.

    son söz: eğer yamyamlar kaynak alınıp soyleniyorsa ırkçılıktır. köpeklerin kaynak alınıp söylenmesi durumu ırkçılık yapmaz ama daha hoş da kılmaz. her türlü kötü bir benzetme. her platformda ırkçılığa hayir.
  • 18
    bizim ulkemizde irkcilik yoktur. bosuna kurcalamayin bu isi. bizim ulkemizde dil, din, irk ayrimi yapilmaksizin agir geyik kulturu vardir. cok yaratici takma isim kulturu vardir. vardir da vardir. guzel ulkem benim. mesela gunduz feneri denir siyahi kardeslere. ben cok yaratici bulurum bunu. hepimiz kardesiz bu kavga ne diye. kurcalamayin burdan bir sey cikmaz. :)
  • 20
    ben kullanmam bu tarz ifadeler ama kullanan kişilerin de zencileri yermek adına kullandığına inanmıyorum.
    hatta içinden futbol adına övgü ifadeleri bile bulup çıkarabilirsiniz. hırslı futbolcu, topa sert futbolcu gibi kullanılıyor işte aslında hepimiz de biliyoruz.
    cem yılmazın arog muydu gora mıydı neydi hani yıllarca top görmemiş kafes içinde bir futbolcu vardı ya. hah işte tam oradaki karakter anlatılmak istenen. bak mesela onu da oynayacak kişi zenci bir arkadaş seçilmişti. bu da mı ırkçılık yani şimdi.
    burada defalarca fener zenci sever dedik. shabani nonda hayat onda anakonda falan dedik. cinsel organı üzerinden basit bir espri işte. yani biz orada zencileri at'a , aygıra mı benzettik. sanmıyorum.
    severiz biz zencileri millet olarak.
  • 22
    türkiye'de ırkçılık vardır/yoktur diye bir şey yoktur. ırkçılık, coğrafi sınırlarla ilgili değildir, kişinin ve toplumun kendisindedir. bu şakanın birebirde yapılması sorun teşkil etmeyebilir. ben de siyahi arkadaşlarıma özellikle geceleri "sizi göremiyorum oğlum" şakası yaparım, güler eğleniriz. ancak bir şakanın ırkçı olup olmadığı sadece yapanın niyetiyle ölçülmez. aynı zamanında şakanın mağdurunun ne anladığı da önemlidir.

    velhasıl kelam, içerisinde ırkçılık barındırıyor/barındırmıyor tartışmasından ziyade böyle şakaların risk barındırdığını düşünüyorum ben. çok ince bir çizgi var ve bu tarz şakalarda o çizgiyi aştığınız zaman insanlık suçu işleyebiliyorsunuz. ben kaçınılması gerektiği taraftarıyım.

    çok basit bir örnekle sonlandırmak isterim, o çizgiyi anlatmak açısından. diagne kasımpaşa formasıyla attığı bir golden sonra king kong maskesi taktı. normalde siyahi birisine maymun şakası yaparsanız bu ırkçılık olur. ancak diagne kendisi o maskeyi taktığı için sözlükte "gollerden sonra king kong müziği çalsın" vesaire yazılıyor. işte burada ince bir çizgi var. şu aşamada belki diagne için king kong benzetmesi yapılabilir kendisinin hoşuna gider. ama siz bu şakayı örnek veriyorum luyindama'ya yaparsanız "siz bana maymun mu diyonuz" derse olay ırkçılığa gider. işte bu da tamamen şaka mağdurunun nasıl anlamlandırdığı ile alakalıdır. ayrıca şakayı birebirde yaparsanız sadece bu katmanlar olur. milyonların belki de izlediği bir karşılaşmada yaptığınız zaman fransız bir izleyicinin anladığı da işin içine girer. bir anda fransa'da ırkçı ilan edilebilirsiniz.

    o yüzden tekrar ediyorum ama böyle şakalardan biraz kaçınmak gerekiyor. en azından tadında bırakmak lazım. sonra olay "kaval kemiğiyle beslenen forvet istiyorum"dan çıkıp hakan hepcan'ın ırkçı düşüncelerine kadar gidebiliyor. buna altyapı hazırlayabiliyor. özellikle eğitim sistemi gerçekten çarpık olan bizim gibi ülkelerde.
  • 24
    burada bu durumun ırkçılık olduğunu savunan bazı arkadaşların siyahi arkadaşlarımızın haklarını savunmak adına, karşıda belki de amacı ırkçılık olmayan ya da ırkçılık yaptığından haberi olmayan insanlara çeşitli hakaretler etmesi de bir nevi ötekileştirmedir aynı irkçılık gibi.

    bunun dışında hayatın her alanında zihnimizdeki öğretiler sonucu farkında olsak da olmasak da ırkçılık yapıyoruz. örneğin az önce twitter’da nagatomo’nun asya kupası’ndan dolayı üzgün olduğu bir fotoğrafın altına yapılan “harakiri yapıp öldürmeseler kendilerini ehü ehü” yorumunu gördüm, arkadaşın eminim amacı ırkçılık yapmak değildi ki bu yaptığın ırkçılık deseniz kabul de etmez ama bu da bence ırkçılıktır. ya da kuzey afrikalı futbolculara güvenilip yola çıkılmaz lafı da bence ırkçılıktır. ırkçılığın sınırları çok geniş. bir cümlemizde farkında olmadan ırkçılık yapma olasılığımız yüksek. o yüzden göstere göstere yapmamak daha mantıklı olabilir. kaval kemiği ile besleniyor, eminönü saatçisi, 3 bacaklı gibi söylemleri sonlandırarak başlayabiliriz.
  • 25
    her şeyden önce komik değil ki bu. ve çok sık karşılaşıyorum, belki de bu kadar nefretim bundan kaynaklı. aynı şekilde her yeni transfere yorum olarak "boynuma dola, ıslandım, -gel bana sok +kardeş sıra var, sıraya geç" klişeleri de komik değil ve sıklıkla tekrarlanıyor.

    ofansif mizahın da bir gururu var, eğer böyle tepki çekmeye ucu açık bir cümle kuruyorsanız bir nebze komik olsun ki tolere edilebilir olsun. ırkçılığa bile dokunsa "birader mizah yapıyoruz burada, güldürdükten sonra dünya sikimde değil." diyebilin ki anlam bulsun.