• 1
    evet kardeşim sen, midemi bulandırıyorsun artık.
    tamam para verdin, çile çektin o stada geldin, elinde çekirdek eğlendir beni ey galatasaray demektesin, kazanalım da yarın iş yerinde elaleme caka satayım, yenilmeyeyim de benimle dalga geçmesinler modundasın.
    ve sonra, sana kurbanlar lazım, hem de her maç lazım, birisi ile dalga geçmelisin ona öfke kusmalısın, böylece tatmin edeceksin kendi ezik ruhunu ...

    bu taraftar kötü bile olsa kendi topçusuna böyle tepki koymazdı (bkz: dominic iorfa), koyarsa da tam koyardı, o topçu duramazdı bu takımda (bkz: adrian knup)

    dün gece sabri ye edilen küfürlerden sonra cinnet geçirme noktasına getirdin beni. evet kötü bir maç çıkardı,evet önünde ki topu ortalayamadı evet ayağından topu açtı, atağı heba etti, ama bu başka birşey, ağzından akan salyalar ve çıkan küfürler,o sabri, hakan balta hata yapsın diye hevesle bekleyişin mide bulandırıcı artık ...

    başkası ile dalga geçerek mi, onu aşağılayarak mı kendini üstün kılacaksın sanki, hiç mi akıl yok sizde, gs topçusunu destekleyeceğiniz yerde sürekli köstek olma peşindesiniz ?

    ve inan o futbolcuların o istedikleri hareketleri yapamamasının nedeni en fazla %20-30 dur yetenek eksikliği,formsuzluk vs., geri kalanı da sensin be şımarık kardeşim, sen ...
  • 2
    galatasaray eskişehirspor karşılaşmasında sinirimin beynimin tüm uç noktalarına ulaştıran taraftar profilidir. sabrinin sağdan bindirip kesemediği her ortadan sonra sabrinin yedi sülalesine küfür eden , gökhan zan'ın yaptığı hatalardan sonra o formayı ona verenler dahil bir çok kişiye salyalarını akıtarak küfür eden kişilerdir. bir ara sağtarafımda iki yan sıramda bulunan zat-ı muhtereme "ya kardeşim küfür etme lütfen rica ediyorum " dedikten sonra bu şahıs ilginç bir şekilde tamam tamam pardon haklısın galatasaray'lı sonuçta diyerek beni şaşırtmıştır. demekki bu şahısların incedende olsa bir ayara ve eğitime ihtiyaçları var.
  • 3
    uzun bir süredir sozlukteyim az yazıp çok okuyorum. yani az konuşup çok öğreniyorum. çok cefasini çektim bu takımın 25 senedir maça geliyorum. bunun beş senesi fenerbahceli babamin fazla demokratik olmasından kaynaklı elimden tutup getirdiği maclardir. her acısına her başarısına ortagim bu takımın. bu çerçeve de düşününce ilk defa bu sözlükte bir yazıyı keşke ben yazsaydim diyorum. o kadar simarigiz ki o kadar olur. kurulduğu günden beri şampiyonluk görmemesine rağmen her defasında stadı dolduran takımların taraftarları kadar değeri yok böyle adamların gözümde. böyle galatasaraylı olmaz olsun.
  • 5
    sözlükte de yeterince vardır bunlardan. bir naneyi beğenmezler, barcelona ayarında kadro arayışındadırlar. her mevkiye bir yıldız alınmalıdır tek transfer sezonunda. stad kötüdür, savunma kötüdür, hoca kötüdür, ultraslan kötüdür, ses sistemi kötüdür. e sevgili şımarık galatasaray taraftarı, sen birlik beraberlik içinde hareket etmeden, tek ses olamadan nasıl düzelecek bu işler. futbolcuya küsüp gole sevinmeyen adamlar türedi şimdi, sonra da her şey kötü. bi sen iyisin he amk.
  • 6
    kafelerde izlenen maçlarda her beş kişiden biridir. başlarda bişey yokken küçük bir pas hatasında , dışarı çıkan şutta veya düzgün yapılamayan ortalarda oyuncuda ne ana ne bacı bırakır. kendisi yıldız futbolcu düzeyinde ya da dünyaca tanınmış bir teknik direktör benzeri biri olduğunu sanıp hiç birşey beğenmez. taraftarın insan olduğunu unutup 89 dakika bağırsa da 1 dakika sussa yine söver. bunlar yetmiyormuş gibi kendini çok iyi bir taraftar sanar ama hiçbir zaman taraftar olamamıştır.
  • 7
    özellikle kahvehane ve benzeri alanlarda bolca bulunabilir bu türden. maçın ilk yarım saati elinden gelen her şeyi yapan ama 32. dakikada önemsiz bir yanlış pas atan oyucuya geri kalan 58 dakika boyunca küfür eder, oyuncunun kişiliğini sorgular, hayat dersi verir. her pozisyondan gol bekler, boş kaleye atılan golü beğenmez illede rövaşata atılsın der, der de der yani. maç zevkinizin içine tükürürler. bunlar yüzünden adam akıllı maç izleyemez olduk arkadaş.
  • 9
    geçen real madrid macinda hepimizin karsilastigi gibi bu tiplerden birine rastladim. arkadas son zamanlarda cok telegol izlemis olacak ki mac boyunca drogba'nin her hareketine küfretti. drogba gol pasi attiginda da küfrediyordu. gol oldugu sirada sustu. sonra devam etti. tamam bir iki pozisyon sinirlenirsin off dersin, yeter artik dersin ama surekli futbolcuya küfretmek ne be kardesim bir bitmediniz be.
  • 11
    artık iyice işin tadını kaçırdılar. sözlüğü de foruma çevirme yolunda hızla gidiyorlar. başlığa entry olarak yazdığı sadece "çöp, işe yaramaz" yazıp bir de utanmadan ofsayt butonunun yeri aşağıda yazmalar falan. elbette futbolcu hakkında istediğini düşünebilirsin ama neden çöp olduğunu bir açıkla, neden işe yaramayacağını bir anlat hele. ofsayt işini sen bize bırak. yerini hepimiz gayet iyi biliyoruz.
    kusura bakmayın ama şu güzel ortamı bozmayın lütfen.
  • 12
    transfer sezonu bitince kendimce değerlendirmemi yapacağım transfer sezonu ile ilgili. ama şu süreçte iyi giden galatasaray yönetimi ve takım üzerinde sözlükte önüne gelene sallayan yazarların olduğunu görmek can sıkıcı. kulübüme her anlamda destek olacağım. ekonomik kriz ve ffp kısıtlamaları üzerimizdeyken gayet iyi bir transfer sezonu geçirdik. savuracak paramız yok hatta paramız yok.
  • 13
    fazlasıyla sözlüğümüzde de bulunmaktadır.

    tanımadığım, ilk kez gördüğüm o kadar çok yazar var ki sadece transfer ve vagner love başlıklarının altında toplanmış ve şuursuzca kaos yaratma çabasındalar.

    yapmayın efendiler, etmeyin! yazıktır, günahtır.

    ulan bu sözlük sinerjiyle bu zamana kadar neler başardı? daha dün akşam güle oynaya d grubuna gittik bu iyi dilek ve dualarla.

    bok etmeyin!

    dipnot: al bu entryi, yangıncı taraftar başlığına yapıştır. aynısı...
  • 14
    bir mevki eksik/yetersiz kaldı diye takımı takip etmeyecek, taraftarlığını askıya alacak ruh haline sahip kitle. kusura bakmasınlar da galatasaray ismi altında yer almayı bile hak etmiyorlar. bu taraftar senelerce sağ bekte sabri-cihan izledi kimse taraftarlığını askıya almadı. daha örnek arttırmaya gerek yok herkes hak ettiğini bulur. samimiyetle eleştiri her zaman gereklidir ama bu kafada olanlar dışlanmayı hak ediyorlar.
  • 15
    şımartılmış taraftardır. şımarması kendi suçu değildir. nasıl ki şımarık çocuk olmak çocuğun suçu değil de ebeveynin suçuysa bu da aynı şekildir. galatasaray taraftarı çıkıp demedi ki bize 2 forvet alın, galatasaray taraftarı sağı solu yıkıp demedi ki transfer istiyoruz. bunları fatih terim ve yönetim yaptı. fatih terim çıktı 2 forvet 1 sol bek 1 stoper istiyorum dedi. abdurrahim bey de çıkıp evet en az 2 forvet alacağız dedi. şimdi ben mi, biz mi şımarık olduk?

    yönetim çıkıp da ilk günden dese sorunlarımız var, transfer planımızda satsak da oyuncu almak yok, şu şu mevkiye şunu alacağız(yapılmış transferler) herkes çıkar da derdi ki "eyvallah". galatasaray taraftarı mevcut yönetimin uefa konusunda ve diğer birçok konuda verdiği mücadeleyi pek tabii ki biliyor ve buna da minnettar. ama çıkıp da söylenenler yapılmıyor bu taraftarın şımarıklığı değil tüm resmi galatasaray teknik ve yönetim kadrolarının başarısızlığıdır.

    galatasaray taraftarının gözünde hem fatih terim'in hem de mevcut yönetimin "transfer yapmayacağız, durumumuz yok" sözlerini olgunlukla karşılayacak kadar kredisi vardır. ama bu kredinin acemiliklerle çarçur edilmesi taraftarın suçu değildir.

    mesela forvete para yokken, forvete kılı kırk yararken, yedek sol bek için bonservis ödemek gibi absürtlükler affı olan şeyler değil.
  • 16
    iflah olmazlar, transferde ronaldo'dan aşağısı kesmez bunları. 3 puan kazandığımız gün yüzleri güler, kaybedilen ilk puanın ardından klavye başına geçerler. sorsan kaç deplasmana gittin, en fazla mahallenin cafesinde duvara yansıtılmış perdede izlemiştir deplasman maçını. cefayı, vefayı bilmezler. iyi günde ortalıkta gözükmeyen tayfadır. bugünlerde sözlükte görülmektedir. allah, onlardan bizi korusun, galatasaray kulübünü korusun. biz bize yeteriz, gerçek galatasaraylılar!!!
  • 17
    iyi forvet isteyen taraftarın şımarık olarak adlandırdığı taraftar. sanki taraftar git 10 milyon euro bas falcao'yu getir diyor ya.

    taraftarın dediği şey çok net; ffp denen yaptırım 1 senedir belli olan bir şey,
    onyekuru dışında bilinmeyen bir adam kadromuza katılmamış,
    3 ay boyunca emre ve n'diaye ile uğraşmışız anca transfer sezonunun bitmesine 10 gün kala almışız,
    gomis'in gideceği temmuz'dan beri ortada adamı 1 hafta kala göndermişiz ve 1 haftadır forvet arıyoruz 6 saat kala hala forvetimiz yok. bunlara bir de fatih terim'in 1-2 hafta önce "acil aksiyon almalıyız, satma konusunda becerikli olmalıyız, 2 forvet ve 1 stoper istiyorum" demesini ekleyelim.

    tüm bunların eleştilecek hiçbir yanı yokmuş bazı taraftarlara göre, o taraftarlar da bunları eleştirenleri yangıncı ve şımarık ilan ediyor, güzel. :)
  • 18
    kesinlikle yaşı küçük genç kardeşlerimizin çoğunluğunu oluşturduğu gruptur.

    akıl yaşta değil baştadır ancak tecrübenin etkisi de yadsınamaz.

    takımın tüm eksikliklerini gideren, taraftarın istediği emre, ndiaye ve nagatomo'yu alan yönetime teşekkür edeceğinize istifaya davet etmek kusura bakmayın ama şımarıklıktır.

    mevcut şartlar dahilinde forvet mevkisine yapılamayan-yapılan transferlerde elbette hocamız fatih terim'in rızası vardır.

    hadi yönetime itibar etmiyorsunuz bari hocaya inancınız olsun.

    edit:
    hâlâ kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyin diyenler var, allah'ım sen sabır ver.
    yav arkadaşım sattığın kadar al diye bir kural var, bonservis bedeli olarak şu anda sadece +1.1 milyon euro ödeyebiliriz, niye anlamak istemiyorsunuz!
  • 19
    ülkemize iyice yerleşen tüketim kültürü ve sosyal medya sebebiyle iyice zehirlenmiş taraftar topluluğudur. ellerinden emzikleri alınmış bebekler gibi ortalığı yangına çeviriyorlar. mümkün olduğunca bütün herkes ne yazmış dikkatli bir şekilde okumaya çalışıyorum. ama bugün yazılanlara çok da anlam veremedim. bir yanda ortalığı yangına çevirenler bir yanda nefretini kusanlar. beyler biraz sakin olalım, futbol tabiriyle biraz topa basalım ve nefes alalım. artık birilerini linç etmekten vazgeçelim. şımarık çocuklar gibi davranmaktan vazgeçelim.
  • 20
    her koyun kendi bacağından asılır. yangıncı taraftar mevzusuna girmeyeceğim. yönetime kızdığım konular var. bunları eleştirmem şımarıklık yahut yangıncılık olarak nitelendirilecekse isteyen buyursun nitelesin.

    29 gollü gomisi 6m€ya gönderip beşiktaş'ın kurtulmak için 40 takla attığı vagner love alınıyorsa bu yanlıştır arkadaş. ben bunu eleştiririm. ikincisi forvet transferini son güne bırakılması -hatta görünen o ki son dakikaya kalacak - yanlıştır. bunu mustafa cengiz de yapsa yanlış, fatih terim de yapsa yanlış, ben de yapsam yanlış, babam da yapsa yanlıştır. kulübün içerisinde bulunduğu durumdan ötürü transfer yapılmayacaksa buna hiç sesimi çıkartmam. fakat yönetimin beyanı bu yönde değil ki. forvet alacağız diye açıklama yapıyorsun, sonra gidip ezeli rakibinin 34 yaşındaki ahı gitmiş vahı kalmış topcusunu getiriyorsun. hem de son sezonun gol kralının yerine. git güney amerikadan ucuz maliyetli genç forvet getir ağzımı açarsam namerdim. ya da de ki arkadaş bizim paramız yok. gomisi bu yüzden sattık ama yerine kimseyi alamıyoruz. buna da eyvallah deriz. ama kimse gomisin yerine vagner love geliyor diye yönetimi eleştiriyorum diye bana laf söyleyemez. mantık çerçevesinde yürütülen hiçbir şeye ağzımı açmam ne zaman ki ortada mantıksız bir durum var biz de taraftar olarak yanlışa yanlış demek zorundayız. benim için mevzu bundan ibarettir.
  • 21
    son 33 senenin yarısında şampiyonluk yaşamış taraftarın şımarık olabileceğini ve sözlüğümüz de dahil olmak üzere özellikle sosyal mecrada ("falcao'yu alın amk!" yazan tipler gibi) şımarık taraftar olduğunu kabul ediyorum.

    bununla birlikte, çıkılabilecek bir şampiyonlar ligi grubuna düşülen ve çıkılması halinde 25 m euro (en az) kazanılacak ortamda, hemen herkesin hemfikir olduğu "forvetsizlik" nedeniyle bu paradan olmak istememek şımarıklık değil, düz mantıktır.

    "madem adam alamayacaktınız gomis'i neden sattınız?" diye soran adam da haklıdır, çünkü iyi kötü performans veren bir adam vardı. ben satılmasına karşı değilim ancak bu kadar kritik bir sezonda, (b), (c), ve hatta (d) planı olmaksızın adam satılmasının mantıksız ve yanlış olduğunu düşünüyorum. bakın, yanlış bilerek isteyerek yapılandır, hatadan bu şekilde ayrışır.

    kimse bana planımız vardı falan da demesin, eğer love ve cornelius geliyorsa bunlar, en fazla (y) ve (z) planı olabilecek adamlardır. hatta love gelmesin, feghouli kendisi kadar forvet oynar.

    yönetim kadrosunun iyi kötü buraları okuduğunu biliyoruz; elzem olan iyi forvet transferidir arkadaşlar. iyi forvet alamıyorsanız, "boşa atacak paramız olmadığı için" forvet falan almayın. tamam şu aşamada kumar oynamak istemeyebilirsiniz ama clde kazanılacak 2 maç 5.4 m euro demek, forvetin maaşı demek; bu da büyük bir kumar değil; oynanabilir.

    eğer kalburüstü bir forvet almayı planlamıyorsak veya alacak çapımız yok ise, o zaman almayalım forvet falan. benden 1 yaş büyük, beşiktaş'ın 3. forveti ile şampiyonlar ligine gitmek ise vizyon, olmaz olsun öyle vizyon; kimse kusura bakmasın.

    bu yukarıda dediğim şeyler şımarıklık değildir; kulübün yarınları demektir. 3 m euro taahhüt edip aldığın forvet sana 1 maç kazandırınca maaşı çıkıyor. 3 maç kazandırırsa gruptan çıkacağından maaşı üstüne 22 m euro kazandırıyor. o yüzden, transfer olmadı diye yönetimi eleştiren ve eleştireceklere şımarık demeyin; 34 hafta süren lig sonunda 40 m euro alıyorsun o da şampiyon olursan.
  • 25
    biraz üzerime alınarak şöyle söyleyeyim. beşiktaşında maddi durumu iyi değil. adamlar bedava vidayı aldılar mı? sene başı rahat 10 a satarlardı. onun dışında talisca gitti ama ljajic geldi. adamlar forvetlerini satıp mustafa pektemekle mi girdiler sezona? hayır. çöplerini de bize sattılar vs.

    biz ne yaptık orta saha aldık. iyi transferler yaptık ve 3 milyon civarı açığımız vardı ve bu açığı kapatmak için ocak sonuna kadar süremiz vardı. biz de gittik daha sezon başında takımın alternatifsiz kilit oyuncusunu sattık. şimdi soruluyor bu niye eleştiriliyor diye?
    ben de soruyorum 2 santrafor 1 stoper 1 bek isteyen sonra da en azından iyi bir santrafor alın diyen fatih hoca da mı şımarık?