• 5352
    takımdaki genç futbolculara abilik yapıyormuş. yapsın da... birlikte ve beraberliği sağlamak öyle olmaz. mesela seninle birlikte oynayan muslera, sneijder gibi büyük karakterler varken; drogba'yla, melo'yla, ujfalusi'yle, riera'yla oynamışken; takımda tutunmaya çalışan bruma gibi hem yatırım yaptığımız hem de kariyerine devam etmeye çalışan genç bir yabancı varken; takımın hagi, popescu, song, simovic, götz, stumpf, taffarel gibi yabancı efsaneleri olmuşken çıkıp da yabancı sınırlamasını destekleyen açıklamalar yapmamakla olur. önce içinde bulunduğun a takımın kadrosunun huzurunu birliğini düşüneceksin, sonra gençlere el atacaksın.

    malesef büyük bir yanlış yaptı. belli ki çıkıp samimi bir özür dilemediği müddetçe de taraftar kendisini affetmeyecek. en azından allah affetsin demeli. niyet okuyucu değiliz. belki büyük iyi niyetle yemeğe çıkardı mustafa kapı ve arkadaşlarını, belki menejerine ayarlamaya çalışıyordu, belki taraftara yaranmaya, belki abilik yapıp arka planda kalmanın ve düşen kariyer hedeflerinin zedelediği egosunu tamir ediyor, okşuyordu... ancak yarattığı imaj taraftarın hareketlerinin altında art niyet aramasına neden oluyor ki, işte bu zamanında genç kaptan denen semih'in ne kadar kötü bir pr çalışması yürüttüğünün, boktan kariyer planlamasının ve idaresinin göstergesidir. tebrikler...

    bu arada bana göre maçları önde oynadığımızdan hakan balta'dan daha iyi bir partner olabilir chedjou'ya. zira hızlı ve bire birde hakan'dan etkili. her maç hataları ile gol yediriyor, pozisyon verdiriyor olabilir. bunu hakan balta da yapıyor, chedjou da. kuvvetlice savunduğum bir teori değil, ancak alternatif bir bakış açısı...
  • 5353
    futbolu bittiği için, "altyapıdan yetişmiş futbolcu" kontenjanını , ve "gençlere ağabeylik yapan efendi insan" sıfatlarını devreye sokmuş futbolcu. baktı yerli sayısı "bir" olmuyor, bari "gençlere sahip çıktı" , "altyapıdan çıkan gençlerin böyle bir ağabeye ihtiyacı var" filan üzerinden yürüyeyim demiştir.

    bırakın şu adamları savunmayı, türk insanının kanında var bu, çalışmadan bir şeyleri elde etme çabası. olaya yerli- yabancı diye bakıp, adaletsiz bir ortamda forma mücadelesi yapmak isteyen bir adamın samimiyetine inanmayınız.
  • 5354
    saçmasapan bir fikir olan "yabanci oyuncu sayisi 1 olmali" fikrini savunmustur fakat bu bir fikirdir ve semih'in de fikir sahibi olarak bunun için özür dilemesi falan gerekmemektedir. semih'in fikri o kadar basit, o kadar ilkel, o kadar yanlis ki, yerle bir edilmesi icin 30 saniyelik bir diyalog yeterlidir. sirf yanlis bir fikri savunmak ozur dileme sebebi degildir.

    kaldi ki semih yabanci oyuncu sayisi 1 olmali dedi diye muslera, chedjou, sneijder gibi isimlerin huzuru kacmaz. semih bu takimda bu fikri savundu diye huzur kacirabilecek kadar buyuk bir karakter degil. ne bileyim 2006 senesinde hakan sukur deseydi mesela bunu, 2002'de hasan sas deseydi, 2000'de bulent korkmaz deseydi falan takimin dengeleri alt-ust olabilirdi ama semih'in galatasaray'daki rolu ve agirligi oyle degil.
  • 5356
    kendisinin zamanında "yabancı sayısı 1 olmalı" düşüncesini "ırkçılık" olarak niteleyen kafalara çok büyük hayranlık besliyorum ben.
    yani öyle bir kafa çok değişik bir kafa çünkü...
    düşünsene o da oksijen tüken tüketiyor mesela...

    abi çok ufak bir empati yeterli, bir futbolcu, yerli bir futbolcu "yabancı sayısı 1 olsun" diyorsa bunun tek sebebi vardır ve bellidir:

    -"yerliler daha çok forma imkanı bulsun, yerli futbolcular kendini daha çok gösterebilsin, belki türk sporu oyuncu kazanır..."

    budur yani kafa... ötesi değildir. kafatası avcılığı yapmanın manası yok ki? adamın yerli çok olsun yabancı az olsun fikrinin temelinde tamamen kendisi de dahil yerlilerin daha çok şans bulması ve kendisini göstermesi yatıyor.

    haksız da diyemem bir açıdan, çünkü bizim yerlilerin hem yetenek, hem karizma olarak, hem de futbol zekası olarak yabancılarla yarışma şansı çok düşük.
    haliyle ne oluyor? aynı mevkide bir yabancı varsa formayı genelde o kapıyor.
    semih bunu söylerken yabancı sayısı kısıtlamasının yerli futbolcuların değerini ya da kazanacağı parayı artırabileceğini de düşünmüş olması mümkün.

    ama ırkçılık nedir abi ya?
    bu kavram o kadar basit mi allasen?
    sen şimdi emre belözoğlu'yla, ya da tribünden eboue'ye muz sallayan fenerli'yle semih'i aynı kefeye mi koyacaksın?

    kaldı ki semih ne bir yabancıyla derdi olmuş, ne uyumsuzluğu olmuş bir arkadaş. hatta en iyi oynadığı dönemde yanında ujfalusi kendisine ağabeylik yapmış.
    adamın yabancıyla ne derdi olur?
    muhtemel düşüncesi yerlilerin bekasını artıracak bir yaklaşım olması...

    allahını seven cevap versin:

    - sen bir galatasaray taraftarı olarak, eğer becerebiliyor olsak, tamamı yerli ve altyapıdan yetişmiş yetenekli futbolculardan kurulu bir takım olmak istemez misin?
    - yıllardır özendiğimiz ajax modeli tamamiyle yerli hollandalı safi yeteneklerden kurulu bir takım olarak ünlenmedi mi?

    her şeye kötü niyetle bakmayın gözünüzü seveyim ya?
  • 5358
    zamanında mustafa denizli, kendisini ve takımdaki diğer yabancıları bir araya toplayıp "söyle bakalım semih hangi arkadaşın kalsın?" demeliydi. bu yapılmadığı için kendisini hala takımın altyapıdan yetişen ağabeyi zannediyor. halbuki kendisi istenmeyen ancak muhtemelen altyapı kontenjanından sürekli takımda kalacak bir futbolcudan fazlası değil. geleceğini görmek isteyenler sabri'ye bakabilir.

    futbol bir spordur. ancak artık günümüzde bir eğlence sektörüdür. hem de inanılmaz sayıda kişiye dokunan bir sektör. yani bugün nike, chelsea'ya forma sponsorluğu için 60 milyon pound'u "oooo chelsea ha, en sevdiğim" diyerek vermiyor. o formanın sponsoru olarak o sözleşme boyunca muhtemelen en az 4 x 60 milyon € kazanmayı planlıyor. bunun nedeni de futbolun ulaştığı kitlelerin çokluğudur.

    buna neden değindim? futbolun milliyetçiliğin baskın olabileceği bir alan olmadığını belirtmek için. yani artık insanlar "bu takımın tamamı türk/ingiliz/ispanyol/alman" diyerek izlemiyorlar futbolu. var, onu da yapan var. ama çok az. milli maçlar bile artık dostluk maçı havasında geçiyor. futbolcuların bile büyük çoğunluğu milli takım turnuvalarını artık birer kariyer planlaması olarak görüyor.

    "benim takımım türk oyunculardan kurulsa daha mutlu olurum" demek aşırı milliyetçiliktir. zaten 4-5 adım atıp sola döndüğünüzde ırkçılık çıkıyor karşınıza. semih ırkçı mıdır? zannetmiyorum. ama aşırı milliyetçi midir? yani sorulan soruya verilen cevap bence net. futbol bunu kaldırmaz.
  • 5359
    lig baslayali 6 macta, bir saniye dahi sahada yer almamis defans oyuncusu. cok umurunda mi? bence hayir. eminim yedek kulubesinde otururken, " bir ara nasilsa tokezleriz, riekerink gider, turk bir antrenor gelir. gitmezse de abdurrahim abi gelir bir sekilde oynamaya baslarim. zaten parami da aliyorum. sulalem raad hocu," diye dusunuyordur buyuk ihtimal.

    onyargi kotu birseydir ama, bir atasozumuz de "bana arkadasini soyle sana kim oldugunu soyleyeyim" der.
  • 5360
    tt arena'da oynanan bir maçın devre arasında altyapıda oynayan ve lig maçlarında top toplayıcı olarak görev yapan çocuklarla yedek kulübesinde konuşuyordu. çocuklar etrafını sarmışlar, sorular soruyorlar. bir tanesi sordu semih'e: "hava toplarına nasıl çıkıyorsun?" diye. semih de "zıplıyorum, çıkıyorum n'olucak? ehi ehi" diye cevap verdi.

    hava topuna yükselmenin sadece zıplamak olduğunu düşünen bir defans oyuncumuz var diye mi üzüleyim yoksa böyle ciddi ve öğrenme amaçlı bir soru soran çocuğa cevabı biliyor da ta*ak geçmek daha kolay geldiği için gırgıra döküyor diye mi üzüleyim bilemedim.

    bahsettiğim olay bu sezonki maçlardan birisinde oldu. ligtv'de maçın öyküsünde görmüştüm, burada da yazılmıştı daha önceden sanırım.
  • 5362
    uzun süredir görmeyi umduğum haberi şimdi gördüm.

    http://www.sporx.com/...rildi-SXHBQ576975SXQ

    riekerink semih'in üstünü çizmiş. takıma kesinlikle fayda sağlamadığını ve sağlamayacağını düşünüyorum. riekerink'in de benimle aynı fikirde olmasına çok sevindim. zaten az bir ücret almıyor. devre arasında satabilirsek hem 3-3,5 milyon civarı bir bonservis bedeli kazanırız, hem de maaşından kurtuluruz.

    ayrıca riekerink linnes'i de kiralık gönderecekmiş. bence lüzum yok, linnes de satılmalı ve ödediğimiz bonservisi kurtarabilmeliyiz. linnes'in neden daha iyi olamayacğını martin linnes ile ilgili yazımda belirtmiştim. hiçbir futbolcu fiziksel yapısına aykırı olarak sonradan hızlanamaz! linnes yavaş bir oyuncu. diğer özelliklerini bir miktar geliştirse bile bu hiç değişmeyecek.
    o yüzden satın, kurtulun.
  • 5366
    geçen seneden sonra azalarak bitmesini umuyordum ancak jan olde riekerink sayesinde hızla bitiyor. aslında bu bitişi kendisi hazırladı. çok sayıda forma şansı aldı. ama 3 senedir öyle rezil performanslar gösterdi ki öyle basit goller yedirdi ki en sağlam semih kaya savunucuları bile seslerini çıkaramadılar. sezon sonuna kadar muhtemelen 3 5 maç oynar yada oynamaz. gelecek sezon sonu da kankası emre çolak gibi takımdan bonservissiz ayrılır.
  • 5369
    2011-2012, 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarında efsane oynamıştır, tekmeye kafa atmak dahil bütün ekstrem delilik cesaret gereken işleri yapıp galatasaray'ın avrupa'da ve ligteki başarılarında ilk 11 oyuncu oldu. ne olduysa o anasını siktimin mangalını yaparken oldu. kör mü oldu görme kaybı mı çok neyse semih sahada olan her şeye 2 saniye gecikmeli tepki vermeye başladı. formsuzluk onu yedek kulübesine yedek kulübeside aptallığa itti, yabancı sınırı 1 olmalı, eyvallah kardeşim gibi saçma sapan gereksiz açıklamalarla uğraştı. altyapıdan çıkan herkesin 2 ayda göz bebeği olan semih şimdilerde ''maaş yükünden kurtulsak yeter adamına'' dönüşmesinin sebebi mangaldaki kömür, saçma açıklamaları ve görme kaybından kaynaklanan laglı hayatı. inşallah bir geri dönüş sağlar çünkü hala genç bir adam.
  • 5374
    yine yeni yeniden bir golü en güzel yerden izlemiştir. *

    ekleme: golde birinci dereceden suçludur. adamını 15 metreden marke etmeye çalıştığı için gol olmuştur. yarın buraya görüntüsünü ekleyeceğim. çalım yemeyen futbolcu diye bir şey olmaz. çalım yiyebilirsin, ama marke etmen gereken adamın 10 metre ilerisinde bekleme lüksün yok. adamı rahatsız bile etmezsen en odun futbolcu bile topu alır, kontrol eder, karar verir ve uygular.

    ekleme2: video ekleme gereği duymadım, zira ligtv'nin sitesindeki gol videosunda her şey ortada. anlayan oradan da anlar, anlamayak istemeyene istediğin gif'i yapsan faydası yok. golde tüm galatasaraylılar bir şekilde kademe almaya, birileri marke etmeye, koşu yolu kapamaya vs. çabalarken semih trafikte karşıdan karşıya geçip geçmemekte kararsız kalan yaşlı teyze edasıyla kendisine en yakın rakip 10 metre olacak şekilde (o da rakip yaklaşıtğı için) olan biteni izliyor. kesmeye çalıştığı topa elbette değemez çünkü rakibin o pası çok semih'in bıraktığı geniş alanda rahatça ve ölçüp biçerek attı.