• 26
    nefret değildir de fener maçında formayı çıkardı ya ağzıyla kuş tutsa sevemem onu. tamam geçen sene konyaya gol attığında delirdim stadyumda. ama o maçtan sonra da selçuk inanın adını duyduğumda formayı çıkarması geldi aklıma. çıkardı ve tugaya verdi. oysa biz ne adamlar tanıdık o formayı çıkarmayı bırak yere düştüğünde bile koşup alacak hakettiği yere koyacak.

    benim için galatasaray forması bayrak gibidir. ikisinin de atılması hoşuma gitmez.
  • 27
    şöyle bir örnekle bu "nefret"i açıklayabiliriz;

    mersin maçında tita'ya hafifçe tekme attı diye, adama "yılda 10 trilyon kazanan profesyonel futbolcusun kardeşim, o hareketi yapıp takımı 10 kişi bırakmayacaksın selçuk efendi" gibi laflara yüklenildi. tekme atması doğru olmayabilir ama o dakikada o sinirle, o hırsla az bile yapmış olabilir. tita soytarısı çok daha fazlasını hak etmişti. her neyse yazıldı mı bilmiyorum ama çok değil bir 5-6 yıl geriye gidelim.

    kadıköy'de 2-1 mağlup durumdayız. tita'nın selçuk'a yaptığı hareketin çok benzerini roberto carlos keita'ya yaptı. keita da kendini tutamadı ve carlos'u yumrukladı. keita'nın o yumruğundan ötürü adamı, "ellerin dert görmesin kara şimşek" diyerek bir tek omuzlarda taşımadığımız kalmıştı. o yumruklu fotoğrafı profili fotoğrafı yapanlar falan vardı. imkan olsa t-shirt üzerine baskı yaptırılırdı. yanlış mıyım?

    peki dostlar, ayağının altıyla adamı dürten selçuk'a "aman da aman, sinirlenmiş mi beyimiz" diyorsunuz da diğer brezilyalı adamı yumruklayan keita'ya niye "nasıl çakmıştı carlos'a kadıköy boksörü" diyorsunuz. rica ediyorum şapkanızı önünüze koyup birazcık düşünün.

    formayı çıkartmıştı evet. selçuk onun açıklamasını yaptı. herkes yaptı. o konunun özü kaç kere yazıldı burada. "bakın taraftar şöyle oldu adam formayı atmadı, çıkardı verdi evet yanlış ama bilmem ne" diye kaç kere yazıldı. "formayı çıkarttığı an bitti" diyorsunuz. eksi futbolcularımızdan örnekler verilmiş falan. her şeyi nasıl işinize geliyorsa öyle hatırlıyorsunuz değil mi? ben unuttuğunuz bir şeyi hatırlatayım o zaman. sanırım 2004-2005 sezonunda idi. oyundan alınmasına sinirlenen hakan şükür kaptanlık pazubandını çıkartıp yere atmadı mı? yaşı 25 üstü olan arkadaşlar hatırlamak isterlerse hatırlarlar. yaşı küçük olanlar da araştırabilir.

    sonraki senelerde yine lincoln kaptanlık pazubandını çıkartıp yere atmadı mı? burada hala lincoln'e şöyle yetenekli, burada harcandı diyen arkadaşları okuyorum. evet yetenekliydi ama merak ediyorum brezilya milli takımında kaç kere oynamıştı acaba? bakın size hareketleri selçuk ile kesişen 3 tane önemli galatasaray futbolcusu örnekledim. hepsi için aynı şeyleri söyleyebiliyorsanız ne ala ama söylemediğinizi biliyorum.

    selçuk gibi devamlılığı yüksek, belli seviyede futbol oynayan, düzgün, efendi bir adamdan nefret edebilmek için, formayı fırlattı, podolski'yi yumrukladı, yabancıları yemeğe davet etmeyip takımı böldü (bu haberlere de hastayım, sanki adamlar ilkokul 4.sınıf talebeleri de 25 erkek bir arada takılacaklar), yeniçerilik yaptı (bu yeniçerilik lafına da hastayım), melo'dan nefret ediyor, macini ve prandelli zamanı bile isteye kötü oynuyor takımı sabote ediyor vs gibi komik iddialara inanmak gerekli. işin garibi bu iddialara sanki florya'daki kameralarla teyit ettirilmiş gibi inanılıyor. üstüne üstlük bu başlık altındaki bazı entrylerde görüldüğü gibi saçma sapan kişilerin hazırladığı, saçma sapan müziklerle donatılmış, kota harcamaya bile değmeyecek kadar saçma sapan videolar için çaba harcayıp paylaşıp, insanlara "bakın ben en doğruyum, nefret ediyorum, siz de nefret edin" diyorsunuz.

    bazı arkadaşları yaşları küçük olduğundan dolayı hoş görüyorum. o yaşlarda benim de "en iyi ben bilirim" dönemlerim oldu. ama akranım olan arkadaşlarımdan rica ediyorum. o yeşil zemin üzerinde sarı-kırmızı forma ile oynayan adamlara, bilhassa kaptana biraz daha ılımlı olun. hep beraber eleştirelim, daha iyi oynaması için teşvik edelim, ama adamları bir hayvanın bir taraflarına iteklemek için çabalamayalım, lütfen.

    saygılar, sevgiler.
  • 28
    böylesi kritik bir maç öncesi bu başlık nasıl açılır nasıl bu kadar entry girilir anlamak mümkün değil. geldiği yıldan bugüne 4 yılda 3 lig, türkiye kupası, süper kupa şampiyonlar ligi başarılarının hepsinde neredeyse tüm maçlarda oynamış, takımının kaptanı bir oyuncudan nasıl nefret edilir. saha içinde düzgün saha dışında efendi. millet yıllarca emre'ye volkan'a bile sahip çıkıp korurken aferin size. adam'ın hata diyebileceğimiz bir olayı ki onda bile aşırı saygısızlık yapmadı, nasıl kolay siliyorsunuz, hepimiz dört dörtlük insanmıyız şu hayatta. yaşı ilerliyor formu düşebilir, oynamasın denebilir ama nefret nedir abi
  • 40
    bütün olayların başlangıcı malum fenerbahçe maçıdır. o maç ki olay sebebiyle hepimiz bu haldeyiz. o olay olmasa böyle olmayacaktı ama gerek yönetim gerek selçuk bu konunun üzerine gitmesi gerektiği kadar gitmedi. taraftar unutmaz, unutmuyor da. kendisi gidene kadar da devam edicek bu durum. bir sonra iç saha maçı fener'le. bir daha çıkarır umarım formayla pazubandı.
  • 44
    bende de var bu nefretten. ama bunu hep ifade ettim, elbette düşmesi için bu kadar fırsat beklemedim.

    selçuk neden hep forma giyiyor, neden özel hayatındaki meselelerini takıma bu denli yansıtıyor? * bu adamla uğraşan veya eleştiren bir medya neden yok? forma meselesi yanlış ama insani, çünkü kendisi profesyonelliği bilmiyor. yine yeniçeriliği dünyanın her ülkesinde, her yıllanmış futbolcuda görebilirsiniz. ama hiçbiri bunu formasını garanti görerek, profesyonelliğinden taviz vererek yapmıyor. selçuk maalesef galatasaray taraftarının zamanında var olan sevgisini kötüye kullanmış bir futbolcudur. biz de saf değiliz, kusura bakmasın.
  • 46
    eger internet 90'larda populer olsaydi hakan sukur'den de nefret eden bir zumre bulunabilirdi. hagi falan da buna dahil. iyi ki internet yaygin degildi de bunlar gerceklesmedi.

    bugunku tepkiyi kesinlikle hak etmeyen bir futbol oynuyor bu sezon. bu adamin adi messi degil, takim dagilmis gitmis. yapabilecekleri elbette kisitli. ama iste dedigim gibi internet galatasaray'lilari bir kisiye takti mi takar sonuna kadar. selcuk'da yeni hedefleri.

    bir onceki hedefleri hamza idi. gittiginde 5 puan fark vardi, simdi 25 puan oldu.
    ondan sonraki burak idi. gittiginde 9 puan fark vardi, simdi 25 puan oldu.

    cok tehlikelisiniz siz.
  • 48
    hiçkimseden nefret etmem, etmekte istemem. nefret şeytani bir duygudur ve insanı harap eder.

    selçuk inan'dan nefret edenlere de söyleyebileceğim tek şey budur. sevmeyin ama nefret te etmeyin.

    eleştiri herkesin hakkı ki ben de eleştiriyorum. ama linç etmek çok yanlış. selçuk son üç sezondur iyi değil ama onu sürekli oynatanların vebali yok mu? belki bir iki ay kesilse kendini toparlayacaktı, belki de kendini hatırlayacaktı selçuk. ama küçük adamların yapacağı iş değil bunlar.

    olayı farkedip bir kerecik denedi bunu pradelli ama adamı hemen linç ettiler selçuk'un dostları. iyi mi ettiler peki. tam aksine selçuk'a en büyük kötülüğü ettiler belki de.
  • 49
    yok internet yüzündenmiş, kötü futbol oynamıyormuş, kapasitesi belliymiş.

    kimse bu adamı bu kadar kötü oynadığı için böylesine karşısına almadı. geldiği sezon ve ertesi öyle bir futbol oynadı ki, sonrasında oynadığı berbat futbolu yıllardır herkes tolere edebiliyor. fakat bu adam evlat, yerlicilik, adam kayırma, hizipçilik, hoca satma, küsme, bencillik gibi konuların hepsinde başrol. bu kadar kötü oynadığı yetmezmiş gibi skandalların hepsinde ismi var. şimdi ibne basın diyenler olacak ama geçen sene mart ayında bilal, güray vural, niasse haberlerini paylaşıp, bu adam yerli sevici, vizyonsuz dediğimde de aynı şeyleri söylüyorlardı.

    kısacası kötü futbolcu olduğu için değil, işgüzar ve karakter sorunları olduğu için oluşan nefrettir.
  • 50
    mevcut taraftarımızda özellikle internet mecralarında ortaya çıkan duygu patlaması. bu bizim hamza'nın yerli seviciliğinin kontrası olarakyerli nefreti üst sınıfında toplanabilecek bir sosyolojik bir durum gibi gözüküyor.

    bizim taraftarın klasik bir kaçağı vardır. yenilsinler ama sahada mücadele etsinler deriz. selçuk mücadele ettiği zaman bile takdir alamadı ancak son bir kaç haftadır mücadeleyi de bıraktı. antep ve başakşehir maçlarında gerideyken ileri doğru oynamak yerine yan top oynamaya devam etti. bence en kötüsü takımın kaptanı olarak penaltı atıp 3-3'e getidiği maçta "doymuş" wesfilelerden topu çıkarmak için koşarken selçuk öylece bakakaldı.

    selçuk ve diğer tüm oyuncuların ciddi psikolojik rehabilitasyon problemleri var. taraftar psikolojisinden anlamıyorlar. takımın kaptanı taraftar ile futbolcular arasında tercüman olacakken bu fırtınalı ortamda ilk yıkılan kendisi oluyor. hele taraftar yuhalarken cenk'e döndüğü bir pas var ki, ben bittim cenazemi kaldırın şuradan diye çığlık attı.

    selçuk profesyonel futbolculuğu kaldıramıyor. milyonların desteklediği bir takımın kaptanı olmayı kaldıramıyor. sanırım kafası hala "11-12 sezonunda gs'a gelerek fedakarlık yaptım" modunda.
    gs kaptanı hırçın olmalı, bazen takımı ateşlemek için kendisi ikili mücadelelerde tansiyonu yükseltmeli. skora, oyuna ilk o isyan etmeli. işte selçuk bu kriterlere uymamak ile birlikte bu tarafta, yönetim, takım mengenesi içerisinde eriyip gidiyor.

    bitirirken şunu da hepimiz biliyoruz değil mi bu kadar protestoyu wes'e yapsak o da gitmişti onun da performansı düşmüştü.

    futbolcuların performanslarının taraftar desteğiyle nerelere gelebileceğini çok gördük. ancak maalesef konjöktür sebebiyle taraftar haklı olarak isyanda, destek vermekten çok uzak.
App Store'dan indirin Google Play'den alın