fernando muslera ile birlikte takımdaki en sevdiğim oyuncu. ölene kadar bizimle kalsın.
1577
bi başlıkta entryde sol frame de sagda solda adını nerde gorursem goreyim sanki anamı babamı yarimi gormusum gibi sevinç kaplıyor içimi yemin ederim. su entrym belki cok gereksiz ama sana olan sevgimi soylemeden edemedim. allahımıza sukurler olsun bizimlesin kıvırcık saclarına kalın kaşlarına kurban.
1578
yerli pirlo.
topu kendi defansından alışı, orta sahayı geçişi, geçmediği zaman ileriye attığı uzun ve derin isabetli pasları, frikikleri.
seviyoruz seni deli çocuk. değerin en az 25 milyon euro gözümde.
1579
ntvspor'dan ırmak kazuk'a verdiği özel röportajda ne kadar samimi olduğunu bir kere daha göstermiştir. bir futbolcuda yetenek ve başarı dışında etik ve ahlakın da nasıl bir arada olabileceğini görüyoruz bu aslanımız her konuştuğunda.
senin karizmana, mutevaziligine kurban. burak hakkinda soylediklerinden anladigim kadariyla avrupa'ya transfer olmazsa bize gelme ihtimali var.
1581
arda turan kendisine 'paşa' diye hitap ediyormuş.
1582
çok ciddiyim euro 2012'de kaçan frikiklerin birçoğunu gole çevirebilirdi. yüksek isabet yüzdesi tuttururdu.
mondragon gibi frikiklerde kalesinde duvar ören bir adama galatasaray kariyerinde marcelinho ile birlikte frikik golü atabilen 2 adamdan biridir, ki marcelinho hertha berlin'de oynarken bir hazırlık maçında atmıştı golü, yani o sayılmaz.
ayrica gs sözlük,itiraf gibi bir başlık olsaydı (varsa da ben bilmiyorum), ilk geldiği zaman iyi, güzel hoş da bu adamı çok yücelttiler bi anda diye rahatsız olmuştum. zamanla hepsini yedim tabi ama adam hakkaten mükemmel bir adam, saha içi saha dışı. yeğen senle daha avrupa'da esecez.
1583
adamın en dibi olan yüce şahsiyet, taptığım futbolcu.
kendisi ile bu yaz yüzyüze tanışıp iki kelam etme şansına nail oldum, bu kadar alçak gönüllü, bu kadar egosuz, bu kadar "adam" mı olur insan! aşk olsun sana cocuk!
1584
icimden kendisinin galatasarayli olmadigina dair bir his var ama bilgim olmadan fikir sahibi olmakta canimi acitiyor ve gercekten bu bilgiyi bilen birilerinin paylasmasini isterdim.
1585
gerçekten galatasaraylı olup olmaması neyi değiştiricek onu anlayamadığım büyük futbolcu?
bu adam bu sezon takımın en çok maç oynayan, en çok koşan, en çok gol atan, en çok asist yapan futbolcusu olmuş daha ne yapsın? galatasaraylı mı değil mi bilmiyorum ama keşke diğer oyuncularda onun gibi olsa da galatasaraylı olmasa hiç sorun olmaz.
1586
şampiyonlar ligine giden takımın* teklifini eski hocasının* ısrarlarına rağmen kabul etmeyen, ligi 8. bitiren avrupa'ya gidemeyen çocukluk hayali* takıma gelmiş , futbolu bu forma altında bırakması gereken aslanımız.
1587
izlerken insana rahatlık veriyor, bakalım ne yapacak, nasıl pas atacak, şut mu çıkartacak heyecanı yaşatıyor. açıkçası ben her maç, acaba selçuk gene aynı oynamaz mı, belli bir form tuttu ve bu form grafiği bir yerde sonlacak mı diye korkarak bakıyorum, ama o hep üzerine koyuyor.
çanakkale dardanel'de, mehmet topal ile birlikte görev yapmış yıldızımızdır. bu senenin en büyük kazancıdır. galatasaray'ımızın xelçuk'udur be var mı ötesi. hep böyle kal xelçuk.
başıma bir iş gelmeyecekse, kendisine yerli xavi, xelçuk gibi yakıştırmalar yapıldığında sıkıldığım oyuncumuzdur. biliyorum iyi niyetle söyleniyorlar ama, her ne kadar benzeri görev yapan oyuncular da olsa; selçuk inan kendi futbolunu oynayan, tarzını oluşturmuş olgun bir oyuncudur. xavi 32, selçuk inan 27 yaşındadır. eğer selçuk, emre çolak gibi genç bir oyuncu olsaydı, o zaman geleceğin xavisi manasında güzel bir yakıştırma olabilirdi bu kelime. mesela biz semih kaya'ya bugün geleceğin bülent korkmazı diyoruz inş olur, hatta geleceğin puyol'u, ferdinand'ı denilse bile sevinirim. fakat burda durum farklı xavi, selçuk'tan daha iyi olabilir, ama bugün biz türkiyenin en iyi oyuncusuna illa bir isim veya bir lakab yakıştırmayı uygun görebiliyorsak ya kendimizi ya da oyuncumuzu küçük görüyoruz demektir, farkında bile olmadan..
1590
son 10 yılda bütün dünyanın yavaş yavaş geçiş yaptığı futbol çarkının en önemli parçası olan orta sahaların aranılan adamıdır. top saklayıp fazla pas hatası yapmadan oynuyor. özgüveni yüksek, herhangi bir hatada hemen telafi etmeye çalışıyor, skora katkı yapıyor, oyunu açıyor, duran top kullanıyor. kısacası çarkın en büyük dişlisi.
1591
efendiliğiyle, duruşuyla galatasarayımıza yakışan futbolcudur. ayrıca bir alex falan değil, bir xavi'dir. önemli.
1592
nazar değecek diye korkuyorum, çok sevdik seni, hep böyle kal. en güzel duyguların insanısın. adamısın. dibisin.
1593
galatasaray'ımızın dinamosudur. 2011-2012 futbol sezonunda galatasaray adına 13 gol, 11 asist gibi muntazam istatistikler yakalamıştır. hani bir futbolcuya top geldiğinde için rahatlar ya kaybetmeyeceğini, olumlu kullanacağını bilirsin çünkü, işte öyle bir adamdır selçuk. bu aralar euro 2012'de pirlo'nun italyanlara hissettirdiğini, barcelona'da xavi'nin, real madrid'de xabi alonso'nun taraftarına hissettirdiğini galatasarayımızda bize fazlasıyla hissettiren adamdır. büyük topçusun be oğlum.
1594
trabzonspor da iken hep bize gelmesini isterdim. sonunda oldu, geldi. şampiyon yaptı bizi. iyi ki varsın selçuk iyi ki varsın.
yakın bir trabzonsporlu arkadaşım var. sürekli der bana selçuk'tan konu açılınca ''türkiye'de trabzonspor'dan başka kulüpte oynamam dedi gitti, hem de bizi çok oyaladı. ne biliyorsun günün birinde fenerbahçe'ye gitmeyeceğini?'' ama sen gitmezsin selçuk. sen lig lideri yerine ligi 8. bitirmiş takımı seçtin ya sen benim gönlümde en üst köşedesin. gitme selçuk, bırakma bizi, hep bizimle kal.
galatasaray daki ilk sezonunda sezonun yıldızı olmayı başaran a-class oyuncu. mesut özil de görmeyi alıştığımız top ayağına gelince telaşlanmama özelliğine sahiptir. pasları, frikikleri bir yana son derece karakterli de bir oyuncudur. gittiği her takımda (ç.dardanelspor, manisaspor, trabzonspor ve galatasaray) takımın yıldızı olmayı başarır. onun galatasaray a gelmesine iknada büyük payı olan hasan şaş'a da ayrı bir teşekkür borcumuz vardır her zaman.
1597
yerli bir xavi desek tamamdir aslinda, fazla kullaniyoruz bu cumleyi biliyorum ama öyle. sampiyonlugumuzda en cok katki gördugumuz oyuncular arasinda tartismasiz listenin ust siralarindadir.
kendisine iyi bir yerli oyuncu demek yetersiz bir tanımlamadır. bu yüce şahsiyet kesinlikle türkiye liginde maçın sonucuna olumlu anlamda direkt olarak etkileyebilen, beyniyle oynayan ender yıldızlardan biridir belki de alex de sauza'dan sonra gelen tek futbolcudur.
1600
türkiye'de eğitim görmüş, türkiye'de yetişmiş, türkiye'de futbol oyanayan hiç bir futbolcuya benzemiyor bu adam. teknik taktik yönüne, oyunun iki yönünü oynayan futbolcu sikine, attığı paslara falan hiç birine girmiycem. selçuk inan devamlılığı, adamlığı, efendi oluşu ve mütevazılığı ile hiç bir türk futbolcusunda olmayan özellikleri barındırıyor. kariyerinde ilk defa oynayacağı şampiyonlar ligine de iyi başlarsa tüm avrupa tarafından takip edilecek bir isim olacaktır.