• 1
    şampiyonlar ligi'nde şimdiye kadar oynadığımız maçlar ve skorları (bkz: galatasaray org)

    1993-1994 sezonu
    ön eleme 1. tur
    galatasaray – cork city (irlanda) 2-1 / 1-0
    ön eleme 2. tur
    manchester utd. (ingiltere) – galatasaray 3-3 / 0-0

    ilk 8 takım – grup aşaması
    a grubu o g b m a y p
    barcelona 6 4 2 0 13 3 10
    monaco 6 3 1 2 9 4 7
    spartak moskova 6 1 3 2 6 12 5
    galatasaray 6 0 2 4 1 10 2

    galatasaray 0 - 0 barcelona
    spartak moskova 0 - 0 galatasaray
    monaco 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 0 - 2 monaco
    barcelona 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 1 - 2 spartak moskva

    sezonun ardından...
    tecrübe ve onur
    avrupa’nın 1 numaralı turnuvası olan şampiyon kulüpler kupası, 1992 - 1993’ten itibaren şampiyonlar ligi adıyla ve yeni bir formatla düzenlenmeye başlandı. buna göre artık eleme aşamasının ardından takımlar gruplara ayrılacak ve lig usulü mücadele edeceklerdi. böylece daha çok maç yapılacak, takımlara “eleme usulü”ne oranla çok daha fazla başarı şansı tanınacaktı. üstelik kısa sürede kurumsallaşan – markalaşan bu oluşumun cazibesi, yeni sponsorlar ve yayın gelirlerini beraberinde getirecek, bu sayede kulüplere olağanüstü bir ekonomik kaynak yaratılacaktı.
    dile kolay, “şampiyonların ligi” olan bu yeni turnuvada gruplara, o dönem sadece 8 takım alınıyordu. ve özellikle 2. ön eleme turu’nda, avrupa’nın elit ekipleri arasından çıkıp bu 8 takım arasına kalmak büyük prestij anlamına geliyordu.
    bu açıdan bakıldığında, rainer hollmann yönetimindeki galatasaray’ın 2. ön eleme’de ingiltere şampiyonu manchester united’la eşleşmesi de bir dönüm noktasındaydı. daha önce defalarca avrupa’yı sarsan galatasaray, bu kez endüstriyel futbolun kalesine dayanmış, kendini devler sınıfına sokacak imkanı yakalamıştı.
    20 ekim 1993 günü, old trafford’daki ilk maçta takımımız, 15 dakikada 2-0 geriye düştü. ama bir dakika sonra sahneye arif erdem çıktı. orta sahanın ilerisinden gönderdiği sert şutla, dönemin en önemli kalecilerinden peter schmeichel’ı mağlup etti ve skoru 2-1’e getirdi. ardından kubilay türkyılmaz’ın 2 golü geldi ve takımımız 3-2 öne geçti. maçtan önce favori gösterilen ingiltere şampiyonu şoktaydı. schmeichel, keane, hughes, ince, cantona gibi yıldızlara sahip manchester, kendinden son derece emin çıktığı maçta, beraberliği bile son dakikalarda kurtarabildi. rövanş ise sert savunmamızla 0-0 bitti. galatasaray artık avrupa futbol tarihinin en görkemli podyumuna kabul edilmişti.

    ilk şampiyonlar ligi tecrübemizde grup maçlarına da fena başlamadık. hatta dönemin konjonktürüne bakıldığında, barcelona ve spartak moskova ile golsüz berabere kalmak bile türk futbolu için mucizeydi. bunları da başardı galatasaray... ama belki de iki ayaklı elemelere alışık olduğumuzdan, ‘ligimizin’ sonraki dört maçında pek bir varlık gösteremedik ve seri mağlubiyetlerle gruptan elendik. galatasaray tarihi açısından sezonun en önemli kazancı, hiçbir paranın, hiçbir gücün satın alamayacağı iki şey oldu: tecrübe ve onur.

    1993-94 şampiyonlar ligi finali:
    ac milan 4 – 0 barcelona

    ------

    1994-1995 sezonu
    eleme turu
    avenir beggen (lüksemburg) – galatasaray 1-5 / 0-4
    16 takim grup aşaması
    a grubu
    göteborg 6 4 1 1 10 7 9
    barcelona 6 2 2 2 11 8 6
    man. united 6 2 2 2 11 11 6
    galatasaray 6 1 1 4 3 9 3

    barcelona 2 - 1 galatasaray
    galatasaray 0 - 0 man. united
    göteborg 1 – 0 galatasaray
    galatasaray 0 - 1 göteborg
    galatasaray 2 - 1 barcelona
    man. united 4 - 0 galatasaray

    sezonun ardından...
    ve ilk galibiyet...
    rainer hollmann ile bir önceki sezonu şampiyon kapatan galatasaray, türkiye’nin tek takım kontenjanından şampiyonlar ligi’ne gitme hakkı kazandı. üstelik turnuva formatı yine değişmiş, grup sayısı 4’e, dolayısıyla katılımcı takım sayısı 16’ya çıkmıştı. ama ülke puanı nedeniyle galatasaray’ın yine ön eleme oynaması gerekiyordu.
    ön elemede karşılaştığımız rakip, lüksemburg temsilcisi avenir beggen olunca zorlanmadık. artık kendimizi ‘ait hissettiğimiz’ yerde, şampiyonlar ligi’nde, avrupa’nın en iyi 16 takımı arasındaydık.
    bu durum şöyle de ifade ediliyordu: galatasaray avrupa’da elit kulüpler arasına adını kalıcı olarak yazdırıyor, türkiye’nin endüstriyel futbol arenasında tanınan tek markası haline geliyordu.
    yeni teknik direktörümüz reinhard saftig yönetiminde gruplarda 6 maç yaptık. ilk iki maçta, ‘iyi oynayan ama şanssız’ taraftık. özellikle göteborg’u ağırladığımız maçta neredeyse tek kale oynadık. 30’a yakın korner kullandık. ama bitime dakikalar kala göteborg’un kullandığı ilk kornerden golü yiyerek o maçtan da 1-0 mağlup ayrıldık.
    her ne kadar gruptan çıkma ümidimiz kalmadıysa da bu şanssızlıklara dur demek, her şeyden önemlisi ‘kazanmayı öğrenmek’ gerekiyordu. iyi futbol, tabelaya yansımalıydı. ve 23 kasım 1994 günü, barcelona karşısında yansıdı da... tarihimizin unutulmaz maçlarından birinde, romario ile 1-0 öne geçen barcelona’yı ali sami yen’de hakan şükür ve arif erdem’in golleriyle 2-1 mağlup ettik. şampiyonlar ligi tarihinde ilk galibiyetimizdi bu. galibiyete rağmen maalesef o sene de gruptan eleniyorduk. diğer taraftan bakıldığında ise artık devler arenasında kazanmayı öğreniyor, ‘milenyum şampiyonu galatasaray’ın temellerini bu acı – tatlı tecrübelerle atıyorduk.

    1994 – 95 şampiyonlar ligi finali
    ajax 1 – 0 ac milan

    -------

    1997-1998 sezonu
    2. ön eleme turu
    sion (isviçre) – galatasaray 1-4 / 1-4
    24 takim grup aşaması
    a grubu
    b. dortmund 6 5 0 1 14 3 15
    parma 6 2 3 1 6 5 9
    sparta prag 6 1 2 3 6 11 5
    galatasaray 6 1 1 4 4 11 4

    galatasaray 0 - 1 dortmund
    parma 2 - 0 galatasaray
    sparta 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 2 - 0 sparta
    dortmund 4 - 1 galatasaray
    galatasaray 1 - 1 parma

    sezonun ardından...
    eve dönüş...
    türkiye’de iki sene boyunca zirveyi rakiplerine emanet eden galatasaray, şampiyonlar ligi’nden de uzak kaldı.
    1996-1997’de fatih terim ile müthiş bir çıkış yakalayan takımımız, 4 şampiyonluk serisinin ilk adımını atarken, devler ligi’ne dönüşü de müjdeliyordu.
    biz yokken, şampiyonlar ligi yine şekil değiştirmiş, gruplara katılan takım sayısı 24’e yükselmişti. nitekim ülke puanımıza paralel olarak artık türkiye’den de iki takım katılıyordu şampiyonlar ligi’ne. şampiyon galatasaray ile takipçisi beşiktaş...
    ön elemeyi adet haline getirdiğimiz üzere kolay geçtik. şimdi artık, fatih terim’in hücuma dayalı, bol presli futbolunun avrupa’yla imtihan vakti gelmişti.
    ama grup maçlarında arzu ettiğimiz oyunu ortaya koyamadık. ‘kötü başlayınca kötü gider’ misali, peş peşe üç mağlubiyet aldık. daha sonra evimizde sparta prag’ı 2-0 yendik. bu aynı zamanda, şampiyonlar ligi tarihinde ikinci galibiyetimizdi.
    yeniden inşa edilen (ve 4 yıl sonra namağlup uefa kupası’nı kazanacak olan) bir takım için paha biçilmez bir tecrübe oldu bu sezon. geriye de tecrübenin yanı sıra sparta prag galibiyetini bıraktı.

    1997-98 şampiyonlar ligi finali
    real madrid 1 – 0 juventus

    ------

    1998-1999 sezonu
    2. ön eleme turu
    galatasaray – grasshoppers (isviçre) 2-1 / 3-2
    24 takim grup aşaması

    b grubu
    juventus 6 1 5 0 7 5 8
    galatasaray 6 2 2 2 8 8 8
    rosenborg 6 2 2 2 7 8 8
    athletic bilbao 6 1 3 2 5 6 6

    juventus 2 - 2 galatasaray
    galatasaray 2 - 1 athletic
    rosenborg 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 3 - 0 rosenborg
    galatasaray 1 - 1 juventus
    athletic 1 - 0 galatasaray

    sezonun ardından...
    kılpayı kaçan tur
    fatih terim’le türkiye’deki kupalara ambargo koymaya devam eden galatasaray, 4. kez şampiyonlar ligi’ne çıkıyordu. artık tecrübe edinme dönemi kapanmış, avrupa’nın devleriyle rekabet zamanı gelmişti.
    gheorghe hagi gibi bir maestroya sahip olmanın da avantajıyla takımımız, çarpıcı sonuçlara imza attı. juventus’la deplasmanda berabere kalmamız; athletic bilbao’yu, dönemin flaş ekibi rosenborg’u istanbul’da yenmemiz, tüm dünyada yankı uyandırdı. üstelik artık prestijin yanında puan da kazanıyor, grupta iddialı konuma geliyorduk.
    ta ki italya’yla türkiye arasında patlak veren abdullah öcalan krizine kadar. teröristin italya’da olduğunun anlaşılması üzerine çıkan gerilim, galatasaray’ın juventus’la yapacağı maçı da etkiledi. güvenlik gerekçesiyle türkiye’ye gelmek istemeyen italyan ekibi, güçlükle ikna edildi. son derece gergin bir atmosferde yapılan maç, 1-1 sona erdi.
    son maçta ispanya deplasmanından mağlup döndüğümüzde, enteresan bir şekilde üç takımın da puanları eşitti. averajla lider olan juventus, bir üst tura yükseldi. o dönem çeyrek finale sadece grup liderleri ve ikinci olanlar arasında en başarılı 2 takım gidiyordu. dolayısıyla galatasaray ve rosenborg; juventus ile aynı puana sahip olmalarına rağmen kupadan elendi.
    juventus krizini saha dışında büyük başarıyla yönettik yönetmesine. ama tek bir golün bile futbolda puan ve averaj hesaplarını nasıl değiştirdiğini, grup maçları tamamlanınca fark ettik. belki de grupları geçen ilk türk takımı unvanını daha 1998-99 sezonunda kazanacaktık. ama futbola olan dikkatin politikaya kayması, son maçın da bilbao deplasmanı olması, buna maalesef imkan tanımadı.

    1998-99 şampiyonlar ligi finali
    manchester united 2 – 1 bayern münih

    ------

    1999-2000 sezonu

    3. ön eleme turu
    rapid wien (avusturya) – galatasaray 0-3 / 0-1
    32 takim grup aşaması
    h grubu
    chelsea 6 3 2 1 10 3 11
    hertha berlin 6 2 2 2 7 10 8
    galatasaray 6 2 1 3 10 13 7
    milan 6 1 3 2 6 7 6

    galatasaray 2 - 2 hertha
    milan 2 - 1 galatasaray
    chelsea 1 - 0 galatasaray
    galatasaray 0 - 5 chelsea
    hertha 1 - 4 galatasaray
    galatasaray 3 - 2 milan

    sezonun ardından...

    unutulmayan ‘o şey’...
    şampiyonlar ligi’nde, artık grup sayısı 8’di. dolayısıyla artık, grubunda ilk iki sırayı alanlar bir üst tura çıkabiliyordu. bir önceki sezon grubunda averajla 2. olup elenen galatasaray için dramatik bir tebessümle anılacak kural değişimiydi bu.
    ama 1999-2000 sezonu şampiyonlar ligi’ni unutulmaz kılan başka bir şeydi... aradan geçen yıllara rağmen kare kare hatırlanan, nesilden nesile anlatılacak, hep yaşayacak bir şey...
    türkiye ligi’ni domine eden galatasaray, 5. kez katıldığı şampiyonlar ligi’nde artık ‘abone’ sıfatıyla mücadele ediyor, ülke sınırlarında kendi rekorunu geliştirirken avrupa’da da ‘kalburüstü’ takımlar arasında yer alıyordu.
    aldığı sonuçlarla çok saygın bir kimlik oluşturmuştu kendine. taraflı tarafsız çevrelerde, “galatasaray’a rakip fark etmez” görüşü hakim olmuştu. tam da bu yüzden, ac milan, chelsea ve hertha berlin’li grubumuzda en az onlar kadar bize de şans tanınıyordu.
    fakat ilk maçlarımız iyi gitmedi. hele 4. maçta, kendi evimizde chelsea’ye 5-0 yenildiğimizde, o yıl için avrupa defterini kapattığımıza kanaat getirildi. oysa kim bilebilirdi ki o sezonun ‘son avrupa yenilgisi’ olacak bu!...
    galatasaray’ın olduğu yerde umut hep vardı. bunu da takımımız, berlin deplasmanında hiç beklenmedik 4-1’lik galibiyetle kanıtladı!
    elbette maçı kazanmamız değildi şaşırtıcı olan... türk takımlarının deplasman fobisini yenmemiz, bir alman takımını kendi sahasında sürklase etmemiz ve bunu da tabelaya yansıtmamızdı tarihe geçen.
    grubu 3. bitirenin uefa kupası’na kalacağı kritik bir puan durumu oluşmuştu şimdi. ve son maçta, 3.’lük için ac milan ile karşılaşacaktık. ali sami yen’de unutulmaz gecelerden biriydi. son 5 dakikaya 2-1 geride girdik. tam her şey bitti denildiği sırada, hakan şükür’ün kafa golüyle beraberliği yakaladık. ve devam eden baskımızın ödülünü, son dakika penaltısıyla aldık. tüm türkiye nefesini tutmuş, yeni açık önündeki penaltı noktasına odaklanmıştı. ve belki de tüm türkiye’de en sakin olan galatasaraylı, ümit davala’ydı. topun başına geldi, vuruşunu yaptı... bir devir kapanıyor, tarih yeniden yazılıyordu... 3-2’lik galibiyetle grubu 3. sırada tamamlıyor, uefa kupası’na katılma hakkı kazanıyorduk. o sezon namağlup olarak kaldıracağımız uefa kupası’na milan değil, biz gidiyorduk.
    1999-2000 sezonu şampiyonlar ligi’ni unutulmaz kılan işte buydu... aradan geçen yıllara rağmen kare kare hatırlanan, nesilden nesile anlatılacak, hep yaşayacak olan şey...

    1999-2000 şampiyonlar ligi finali
    real madrid 3-0 valencia

    ------

    2000-2001 sezonu
    3. ön eleme turu
    st. gallen (avusturya) – galatasaray 1-2 / 2-2
    32 takim grup aşaması
    d grubu
    sturm graz 6 3 1 2 9 12 10
    galatasaray 6 2 2 2 10 13 8
    g. rangers 6 2 2 2 10 7 8
    as monaco 6 2 1 3 13 10 7
    galatasaray 3 - 2 monaco
    sturm 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 3 - 2 rangers
    rangers 0 - 0 galatasaray
    monaco 4 - 2 galatasaray
    galatasaray 2 - 2 sturm

    16 takim grup aşaması
    b grubu
    deportivo 6 3 1 2 10 7 10
    galatasaray 6 3 1 2 6 6 10
    milan 6 1 4 1 6 7 7
    psg 6 1 2 3 8 10 5

    milan 2 - 2 galatasaray
    galatasaray 1 - 0 psg
    galatasaray 1 - 0 deportivo
    deportivo 2 - 0 galatasaray
    galatasaray 2 - 0 milan
    psg 2 - 0 galatasaray

    çeyrek final
    galatasaray – real madrid (ispanya) 3-2 / 0-3

    sezonun ardından...
    çeyrek finaldeyiz!
    çok değil, daha birkaç ay önce uefa kupası’nı, peşinden de süper kupa’yı almış bir galatasaray var 2000-2001 sezonunda... bu zaferlerin ardından kadrosunu büyük ölçüde yenilemiş, mircea lucescu yönetiminde yeni hedeflere yelken açmış bir galatasaray...
    önceki sezonun görkemli başarıları, şampiyonlar ligi’nde de çıtanın yükselmesine neden olmuştu elbette. şimdi herkes galatasaray’dan, kupa 1’e yürümesini bekliyordu.
    galatasaray da sevenlerini yanıltmadı... yeni kurulan bir takım olmanın zorluğunu ön elemede ve ilk grup aşamasında yaşadık. ama bu zorluğu da ‘galatasaray gibi’ atlattık ve yine bir ilki başarıp, “şampiyonlar ligi’nde gruptan çıkan ilk türk takımı” olduk.
    o dönem şampiyonlar ligi’nde 16 takımın mücadele ettiği ikinci bir grup aşaması vardı. ve o aşamada haliyle daha zor rakipler bekliyordu bizi. ama oyun sistemini giderek oturtan takımımız, artık fırtınalı denizlere hazırdı. milan’dan iki maçta 4 puan alıp, paris saint germain ile deportivo’yu da ali sami yen’de yenmemiz, “avrupa fatihi”ni tanıyanlarla için hiç de sürpriz olmadı.
    bu grupta topladığımız 10 puan, çıtanın gerçekten yükseldiğini, galatasaray’ın çeyrek finale çıkan ilk türk takımı olduğunu belgeliyordu. işin en heyecan verici tarafı, tüm bu başarıların artık galatasaray için ‘olağan’ hale gelmesiydi.
    çeyrek finalde rakip, bir önceki sezonun şampiyonlar ligi şampiyonu real madrid’di... o real madrid ki daha 8 ay önce süper kupa finalinde galatasaray’a yenilmişti.
    3 nisan 2001’de tamamı dolu ali sami yen tribünlerini ilk yarı büyük bir hüzün kaplıyordu. takımımız 2-0 geriye düşmüştü. ikinci yarıda ise bambaşka bir galatasaray izledik. ümit davala’nın penaltı golüyle farkı 1’e indirip, hasan şaş ile beraberliği yakaladığımızda adeta yılıkıyordu tribünler... ve daha sonra ‘süper mario jardel’ çıktı sahneye. havada asılı kalarak attığı kafa golü, sadece galatasaray değil, şampiyonlar ligi tarihine de geçti. real madrid karşısında 2-0 yenilgiden 3-2’lik galibiyete ulaşmak, eşine ender rastlanır bir futbol fenomeniydi.
    rövanşı 3-0 kaybedip bu turda elensek de bunca başarıdan ötürü hem arşivlerde hem de akıllarda ‘altın sezon’ olarak yer etti 2000-2001.

    2000-01 şampiyonlar ligi finali
    bayern münih 5-4 valencia (penaltılarla)

    ------

    2001-2002 sezonu
    2. ön eleme turu
    galatasaray – vllaznia (arnavutluk) 2-0 / 4-1
    3. ön eleme turu
    galatasaray – levski sofya (bulgaristan) 2-1 / 1-1
    32 takim grup aşaması
    d grubu
    nantes 6 3 2 1 8 3 11
    galatasaray 6 3 1 2 5 4 10
    psv 6 2 1 3 6 9 7
    lazio 6 2 0 4 4 7 6
    galatasaray 1 - 0 lazio
    psv 3 - 1 galatasaray
    nantes 0 - 1 galatasaray
    galatasaray 0 - 0 nantes
    lazio 1 - 0 galatasaray
    galatasaray 2 - 0 psv

    16 takim 2. grup aşaması
    b grubu
    barcelona 6 2 3 1 7 7 9
    liverpool 6 1 4 1 4 4 7
    roma 6 1 4 1 6 5 7
    galatasaray 6 0 5 1 5 6 5

    galatasaray 1 - 1 roma
    barcelona 2 - 2 galatasaray
    liverpool 0 - 0 galatasaray
    galatasaray 1 - 1 liverpool
    roma 1 - 1 galatasaray
    galatasaray 0 - 1 barcelona

    sezonun ardından...
    gurur gözyaşları
    şampiyonlar ligi’ne 7. kez katılıyorduk. ama topladığımız ülke puanına rağmen, kupalara ve önemli derecelere rağmen, türkiye ligi’ni 2. sırada tamamladığımız için, 2 ön eleme turu birden oynamak zorundaydık.
    bu sezon, yine başarılı bir grafik çizdik. güçlü takımların yer aldığı ilk grup etabı, başa baş geçti. takımımızın kaderi, son maça kaldı. ali sami yen stadı’nda konuk, psv eindhoven’dı. kazanan tur atlayacaktı. tamamen dolu tribünler, ali sami yen stadı’na tarihin en gürültülü günlerinden birini yaşattı. hiç susmayan tribünler, takımla birleşerek psv eindhoven’ı baskı altına aldı. olağanüstü bir oyunla 2-0 mağlup ettik rakibi. alışıldığı üzere, galatasaray yine gruplardan çıkma başarısı gösteren tek türk takımıydı.
    ikinci grup aşamasında artık avrupa’nın ‘en iyi 16’ takımı arasında rakip seçme şansımız yoktu. ama güç dengelerinin bu kadar homojen olacağı bir grubu da kimse beklemiyordu. nitekim galatasaray, 5 maçta 5 beraberlik aldı. son haftaya gelindiğinde puan durumu tam arapsaçıydı! herkesin gruptan çıkma şansı vardı. rakibimiz ise barcelona’ydı... ali sami yen stadı’nı yine avrupalılar’ın tabiriyle ‘cehennem’e çevirmiştik ama yetmedi. 58’de luis enrique’nin golüyle maçı 1-0 kaybettik.
    bu zorlu grupta en akılda kalıcı olan anımız ise hemen hemen tüm maçlarda öne geçmemiz ve son dakikalarda beraberlik golleri yememizdi. roma ve liverpool’a karşı ezici üstünlük kuran takımımız, bu son dakika golleriyle puanlar kaybederken, ali sami yen stadı’nda çoğu kimse gözyaşlarını tutamıyordu. gurur gözyaşlarıydı bunlar... roma seviniyordu, liverpool seviniyordu, üzülen galatasaray’dı... türk futbolunda “şerefli mağlubiyetler” devrini kapatan, “hedefi kendisi gibi türk olmayan takımları yenmek” olan galatasaray, bu kez çeyrek final kapısından dramatik biçimde dönüyordu.

    2001-02 şampiyonlar ligi finali
    bayer leverkusen 1-2 real madrid

    ------

    2002 – 2003 sezonu
    32 takim grup aşaması
    h grubu
    barcelona 6 6 0 0 13 4 18
    club brugge 6 1 2 3 5 7 5
    lokomotiv moskova 6 2 1 3 5 7 7
    galatasaray 6 1 1 4 5 10 4

    lokomotiv moskova 0 - 2 galatasaray
    galatasaray 0 - 2 barcelona
    galatasaray 0 - 0 club brugge
    club brugge 3 - 1 galatasaray
    galatasaray 1 - 2 lokomotiv moskova
    barcelona 3 - 1 galatasaray

    sezonun ardından...
    iyi başladık ama...
    2000-2002 yılları arasında avrupa’da zirve yapan galatasaray, 2001-2002 sezonunda yine türkiye ligi şampiyonu olup göğsüne üçüncü yıldızı takmıştı.
    artık sadece beklentiler değil, başarı çıtası da yüksekti. üstelik takımın başına da uefa kupası kazanan takımın yaratıcısı fatih terim geri gelmişti.
    kuralar çekildiğinde beklentilerin üzerine büyük umutlar eklendi. şampiyonlar ligi standartları için zayıf sayılabilecek bir gruptaydık. nitekim ilk maçta lokomotiv moskova’yı deplasmanda 2-0 yendiğimizde, “şampiyonlar ligi şampiyonluğu” telaffuz edilmeye başlandı. üçüncü maç sonunda 4 puanla yine de avantajlıydık. ama ne olduysa brugge deplasmanında oldu. kadro iskeleti tamamen değişen galatasaray, belki büyük umutların da sırtına bindirdiği ekstra yükle, 3-1’lik brugge yenilgisini kaldıramadı. sonraki maçlarda pek varlık gösteremedik. 8. şampiyonlar ligi maceramız tatsız sonuçlarla bitti.

    2002-03 şampiyonlar ligi finali
    juventus 2 - 3 ac milan (penaltılarla)

    ------

    2003-2004 sezonu

    3. ön eleme turu
    galatasaray – cska sofya (bulgaristan) 3-0 / 3-0
    32 takim grup aşaması
    d grubu
    juventus 6 4 1 1 15 6 13
    real sociedad 6 2 3 1 8 8 9
    galatasaray 6 2 1 3 6 8 7
    olympiacos 6 1 1 4 6 13 4

    juventus 2 - 1 galatasaray
    galatasaray 1 - 2 real sociedad
    galatasaray 1 - 0 olympiacos
    olympiacos 3 - 0 galatasaray
    galatasaray 2 - 0 juventus
    real sociedad 1 - 1 galatasaray

    sezonun ardından....
    duraklama devri
    fatih terim ile türkiye ligi’ni 2. sırada tamamlayan galatasaray, tek ön eleme oynayarak 9. şampiyonlar ligi macerasına başladı.
    ama önceki sezondan miras kalan iskelet oluşturma çabaları, avrupa arenasında sıkıntı yaratmaya devam etti. oturmuş kadroya sahip rakipler önünde her şeye rağmen iki galibiyet aldık. üstelik bu galibiyetlerden birini, son italya şampiyonu juventus’a karşı tattık. iddiamızı son maça taşıdık. ama çabamız yetmedi ve ilk grup aşamasında şampiyonlar ligi’ne veda ettik.
    o yıl maçlarımızı atatürk olimpiyat stadı’nda, dev bir taraftar kitlesine oynamamız, sezonun en önemli hatırası olarak galatasaray tarihine yazıldı.

    2003-04 şampiyonlar ligi finali
    monaco 0 - 3 porto

    ------

    2006-2007 sezonu
    3. ön eleme turu
    galatasaray – mlada boleslav (çek cumhuriyeti) 5-2 / 1-1
    32 takim grup aşaması
    c grubu
    liverpool 6 4 1 1 11 5 13
    psv 6 3 1 2 6 6 10
    bordeaux 6 2 1 3 6 7 7
    galatasaray 6 1 1 4 7 12 4

    galatasaray 0 - 0 bordeaux
    liverpool 3 - 2 galatasaray
    galatasaray 1 - 2 psv
    psv 2 - 0 galatasaray
    bordeaux 3 - 1 galatasaray
    galatasaray 3 - 2 liverpool

    sezonun ardından....
    10. kez katıldık
    yeni kadro kurma çabaları sırasında bir dönem avrupa’dan uzak kalan galatasaray, erik gerets ile kazandığı 2006 yılındaki efsanevi şampiyonluğun ardından yeniden kupa 1’e katılma hakkı elde etti.
    ön elemeyi rahat geçen takımımız, makul olarak nitelenen bir grupta, tanıdık sayılabilecek takımlarla eşleşti. ilk maçında 1 puan alan galatasaray, liverpool deplasmanında 3-0 geriye düşmesine rağmen ikinci yarı olağanüstü bir oyunla skoru 3-2’ye getirdi. beraberlik golünü bulamadıysak da galatasaray ruhunu tüm dünyaya hatırlatmamız açısından bu maç çok önemliydi.
    şampiyonlar ligi’ndeki kaderimizi, ilginçtir ki teknik direktörümüz erik gerets’in eski takımı psv ile yaptığımız maçlar belirledi. bu iki maçı da kaybedince, son karşılaşmalara prestij için çıktık. olimpiyat stadı’nda son olarak liverpool’u ağırladık. her ne kadar formalite maçı da olsa, bir sezon önce şampiyonlar ligi kupası’nı kaldırdığı atatürk olimpiyat stadı’ndan liverpool’u eli boş gönderdik. bu galibiyet, avrupa’daki prestijimiz açısından değerliydi.
    ayrıca 2006-2007 sezonu ile birlikte galatasaray, şampiyonlar ligi’ne katılan tek türk takımı olma unvanını korurken, rekoru 10 sezona çıkardı. bu arenada 10 kez boy gösteren avrupa takımlarının sayısı, bugün bile iki elin parmaklarını geçmiyor.

    2006-07 şampiyonlar ligi finali
    milan 2 - 1 liverpool

    (alinti: http://www.galatasaray.org/...ol/sampiyonlarligi/)
  • 5
    özletendir. malesef...

    ama işin iyi tarafına da bakmak durumundayız. zira 2 senedir uefa'da gayet iyi maçlar çıkartmaktayız. benfica, hertha berlin, panatinaikos, bordeaux, hamburg gibi deplasmanlardan (ki bunların şampiyonlar ligi'nin 2. veya 3. torba takımları olduğu düşünülebilir) elimiz boş dönmedik. çatır çatır oynayıp geldik. son zamanlardaki 4. torba da evlere şenlik zaten. aalborg'dur, apoel'dir, debreceni'dir bilmem nedir, hepsi 6 paunlık takımlar. (en azından 2 maçta da favori olacağımız bi 4. torba bekliyor bizleri.) şimdi gelin aralıksız katıldığımız şu sezonlara bir bakın:

    1997-98 sezonu
    1998-99 sezonu
    1999-00 sezonu
    2000-01 sezonu
    2001-02 sezonu
    2002-03 sezonu
    2003-04 sezonu

    birinde averajla çeyrek finali kaçırma, birinde gruplarda 3. olup uefa kupası ve süper kupa'ya uzanma, birinde çeyrek final, birinde son maçta çeyrek finali kaçırma... 2-0'dan çevirdiğimiz madrid maçından sonra "biz bu kupayı alırız" demeyen var mı aranızda?

    biliyorum, bizleri yine böyle bir gelecek bekliyor. yeni sisteme uyum sağlayıp tam anlamıyla "takım" olduğumuz zaman, gruplardan çıkmak sıradanlaşacak.

    inanıyorum.
  • 11
    asıl yerimizdir. ama mevcut halimizle başarılı olmamızın rassal olduğu da bir gerçek gibi durmaktadır. son dönemdeki en büyük başarılara ulaşan 2000 ekibi bile şl de iyi sonuçlar alamamıştır. bunun nedeni o zamanki uefa takımlarının şl deki takımlara göre daha zayıf olması sebebiyle kaos futbolu ile çözülebilmesi olarak açıklanabilir. görece daha akıl futbol ile oynadığımız ve daha oturmuş bir kadro ile lucescu yönetiminde başarı gelmişti. şimdiye döndüğümüzde taktiği uygulayacak bir kadro yapısı kazanmamız gerekmekte. bu kadro oluştuktan sonra bu kadronun oturması sonrası rassallıktan kurtulunabiliceğini düşünüyorum.
  • 13
    http://www.worldfootball.net/...le/champions-league/

    su ana kadar sampiyonlar ligi tarihinde bu gune kadar olan puan durumunda 23. siradayiz. hemen arkamizda 4 puan eksigiyle atletico madrid var. onumuzdeki 3 mactan 5 puan cikarmayi basarirsak tekrar ilk 20 arasinda yerimizi alabiliriz.

    fenerbahce 53, besiktas 74, trabzonspor ise 93. sirada listede kendilerine yer bulmuslar.

    edit: batiya acilan pencere kardesim uyardi, bursaspor'da 1 puanla listede 286. sirada :)

    birde defansicapsalmayayollayangolcu'nun dedigi gibi sampiyonlar ligi ve uefa avrupa ligi toplam puan durumudur.