resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 2851
    kendisini günahım kadar sevmiyorum ama 16 nisan 2014 bursaspor galatasaray maçı'nda futboldan bir gram bile çakmayan herifler, veysel'i sağ bek değil de stoper oynattığını zannediyorlarsa eğer bu işin içinde art niyet vardır, ağır fatih terim fanboyluğu vardır. ayrıyetten hoca değil diyen trollere gözümün önünde kamyon çarpsa umursamam zira dünya bir bidon kafadan daha temizlenmiş olur der geçerim.
  • 2853
    mancini'nin iyi hoca olduğunu düşünenler tekrar lig maçlarını izlesinler. nasıl rezalet oynadığımızı bir izlesinler. ben sahada izlediğim rezalet oyun karşısında hiç kimsenin mancini dünyanın sayılı teknik direktörlerin biridir gibi salakça bir sözü söylemesi kabul edemiyorum. yönettiği takım antalyaspor değil galatasaray. rezalet oyun hakkı yok. tek dileğim sezon sonu gitmesi ve gerçekten planlı bir takım kuracak geleceği inşa edecek bir teknik adamla anlaşmamız. yoksa italyan aykut kocaman'ı izlemeye artık dayanamıyorum.
  • 2854
    simdi kendisine aykut kocaman yakistirmasi yapanlar icin bir kac sey karalamak istiyorum.

    oncelikle ne kadar dalga gecersek gecelim aykut kocaman fenerbahce tarihinin en buyuk avrupa basarisini kazanmis teknik direktordur. oyle ya da boyle...hasortman da desek, buyuk taktisyen adam yeaa diye kahkahalar da atsak bu gercegi degistiremeyiz. avrupanin ikinci kupasinda yari final...cok onemli bir basari. cektikleri kuralarin sansli oldugunu, salak sepet dogu avrupa takimlarini bile zor elediklerini, abuk subuk goller attiklarini, kisacasi gercekten cok sansli bir sezon gecirdiklerini tabiiki biliyoruz ancak bunlarin hicbiri geri donup baktigimizda hatirlanmayacak. begenlim ya da begenmeyelim aykut kocaman fenerbahce tarihine bir avrupada yari final yazdirdi.

    bu sene basi aykut kocaman kalsaydi fenerbahce belki bu kadar gollu galibiyetler almayacakti, bu kadar fark yapmayacakti ama sampiyonlugu yine buyuk ihtimal alacakti. aykut kocaman belki alexi kestigi icin, fazla defansif oynattigi icin tepki aldi ama bunlarin hicbiri takimini bir sistem takimina donusturdugu gercegini degistirmez. aykut kocaman'in fenerbahcesi gercekten iyi bir savunma takimina donustu ve ozellikle avrupa maclarinda rakiplerine cok az pozisyon vererek ilerlerdi.

    2013-2014 sezonu baslamadan aykut kocaman'in gitmesi fenerbahce'nin istikrarli bir sistem takimina donusmesini engelledi. ersun yanal'in gelmesiyle tekrar sifira donduler. ersun yanal ligi iyi taniyan bir hoca ve sadece ligde oynayan bir takimi sampiyon yapmasi da cok zor olmadi. ancak oynattigi futbol, sadece vur kir parcala mantigiyla hareket eden agzi salyali bir grup futbolcunun savasindan baska birsey degil. nitekim arsenal'in fenerbahce'yle nasil dalga gectigini gorduk. salzburg bile fenerbahceyi 3luk 4luk yapardi aslinda ama yine klasik fenerbahce sansi devredeydi. neyse sonuc olarak ersun yanal'in gelmesiye fenerbahce 05-06 sezonu galatasaray'ina dondu diyebiliriz. her ne kadar ligde basarili gibi gozukseler de avrupa'ya gittikleri an vasat takimlar tarafindan tokatlanip donecekler. aykut kocaman'in oturmus sistem takimindansa ersun yanal'in orta cag futbolu oynayan fenerbahcesini tercih ederim ben rakip olarak. fenerbahce sampiyon olmus olabilir ama bu kafa yapisindaki bir hocayla belli bir sistem oturtamayacak ve istikrar saglayamayacaktir.

    simdi bunlarin mancini'yle ne alakasi var...
    galatasaray sezon sonu mancini'yi yollayip yerine ligi taniyan bir turk hoca getirirse buyuk ihtimal sampiyon olur. 4.yildizi takar. ama fener'in aykut sonrasi yaptigi gibi sifira doner. sistem sifirlanir. hersey yeniden baslar. avrupada basari, ligde istikrar, dusuk maliyetli genc oyunculari parlatip satma gibi hedeflerimiz varsa -ki oyle diyoruz- mancini kalmali. eminimki mancini'nin sistemi eninde sonunda oturacak ve izlemesi cok keyifli bir galatasaray ortaya cikacak. her hoca geldiginde istikrar isteyenler, bu sefer sabirli olalim diyenler, manciniye sabir gostermeli. lucescuyu agzindan dusurmeyenler manciniyi lucescunun onerdigini bilmeli.

    bu takim 2005-2006 sezonunda, 2007-2008de sadece cok istedigi icin sampiyon oldu. belki de en guzel sampiyonluklardi bunlar evet ama ben bir sene sampiyon olup ertesi sene yok olan bir galatasaray artik istemiyorum. derbilerin cogunu kaybeden bir galatasaray istemiyorum. fenerbahce'yi de bu iki senedeki galatasaray'a benzetiyorum. seneye bu kadar ac olmayacaklar ve dususe gececekler.

    her sezon sampiyon olamazsiniz. buyuk maclari kazanmayi bilen, avrupada juventusu eleyen hocayi da kucumsemekten vazgecin. biraz sabir gosterin. sabir gostermek icin olumlu sinyaller verdi bu takim, kopenhag'i 3lerken verdi, juventus macinda allahim gol sesleri icinde verdi, chelsea macinin ikinci yarisinda verdi, bursa maclarinda verdi. biraz daha basariya ac oyuncularin gelmesiyle, bir iki nokta transferle bu takim cok iyi yerlere gelecek ve yerinde elestirenlere hak versem de, kendi hocasini yerin dibine sokan futbol cahilleri ne kadar havlarsa havlasin mancini'yle gelecek.
  • 2855
    allah aşkına rica ediyorum bu adam ne zaman gençlerden kurulu sıfırdan bir takım yaratmış, biri beni aydınlatsın. ben bildim bileli bu arkadaşımızın teknik direktörlük hayatı, pahalı futbolcu transfer ettirmekle geçti. elinde tevez, aguero, balotelli, dzeko varken basın toplantılarında hücum hattımız zayıf diye hayıflanan biriydi. biri bana allah aşkına anlatsın hangi takımı ucuz maliyetle getirdiği, keşfedilmemiş yeteneklerle yapılandırmış sinyor mancini?

    arsen wenger dersin, rafael benitez dersin anlarım hatta rijkaard'ı bile anlarım da mancini ne zaman yapmış bunu hacılar? birde dillerden düşmeyen kariyeri var. sanırsın ki 1 tane avrupa kupası var o kariyerinde. gittiğinden beri itin totosuna sokulan fatih terim'den tek farkı premier lig şampiyonluğu görmüş olmasıdır. fatih terim'in ise avrupa kupası vardır cv'sinde ve o avrupa kupası lig şampiyonluğundan daha önemlidir.

    nerden bulaştık bu belaya allah'ım yarabbim? gelirken böyle olacağından korkuyorum gidişatın, oldu maalesef. allah kurtarsın bizi hem bundan, hem bunun fan boylarından.

    ek olarak: biz sıfırdan başlama olayını terim'i gönderdiğimizde zaten gerçekleştirmiş olduk. bazı beyaz türklerin hoşuna gitmiyor bu söz ama 9000 kerede olsa yine diycem; bu adam seneye kalırsa 4.yıldızı unutun. bir sezon daha çöp olup gider.
  • 2856
    başkanları ile bilinen fenerbahçe, futbolcuları ile bilinen beşiktaş ve teknik direktörleri ile bilinen galatasaray.

    biz teknik direktör takımıyızdır, hocaya, sisteme, düzene önem vermişizdir, ne zaman normalmizin dışına çıksak saçmalamış ve hatta takım dibe vurmuştur. son 10 senedir harcadığımız teknik direktörleri düşünüyorum ve artık yeter diyorum. artık tembel futbolcular kazanmasın diyorum. teknik direktör kazansın istiyorum ve hatta mancini'nin sene sonu verdiği raporda ne istiyorsa yapılsın diyorum, takım anlasın kim patron, kim değil.

    bence juventus önünde gruptan çıkmasının üstüne, ligde ikincilik alıp, türkiye kupasını kaldırırsa ve bunların üzerinde ligin en az gol yiyen takımı apoleti ile bir seneyi daha hak eder.

    bir parantezde, devre arasında 10 oyuncu aldı diyenlere. farkındadırlar umarım; transferler devre arasında yani arzın kısıtılı olduğu zamanda yapıldı, kim varsa alınabilecek alındı. sezon başı transferleri çok daha efektif ve seçilmiş olacaktır.

    bütün bunlara rağmen lucescu derseniz, bu entry'i yiyebilirim.
  • 2857
    16 nisan 2014 bursaspor galatasaray maçında teknik direktör olarak kendisi değil de fatih terim 2-0dan 5-2ye getirmiş olsaydı şu an methiyelerden geçemiyor olacaktık. nasıl iyi bir motivatör olduğunu fala okuyor olacaktık. fatih terim bunlar değil demiyorum hatta motivasyon konusunda dünyanın en iyisi. ama şu adama da haksızlık etmeyelim artık. 5 atıyoruz hocasız takıma attık, bala göte oldu, iyi futbol oynamadık yeæ oluyo. biraz daha sabır ve destek lütfen.
  • 2858
    ünal aysal ile çok iyi anlaşan teknik direktör. bir kere teke tek konuşabiliyorlar ve araya tercüman vs girmediği için konuşulanlar aralarında kalıyor. böylece canım basınıma malzeme çıkamıyor. benim düşüncem, kendisi mayıs 2016'ya kadar galatasaray futbol takımı'nın teknik direktörüdür. bunun kesin olduğunu öğrenen futbolcular da kendilerini biraz sıkmaya başlarlar, dünkü gibi. olağan genel kurul ve ünal aysal'ın seçimle ilgili çıkışının ardından gelen 5 gollü bursaspor galibiyetinin tesadüf olmadığını düşünüyorum. yeter artık yahu, fatih terim ve lucescu'dan başka çalıştıracak bir teknik direktör bulamayacak mı koca camia? bu nedir? işler biraz kötü gidince hoca değiştir. hagi, gerets, feldkamp, skibbe, rijkaard, tekrar hagi ve bülent ünder. 9 yıl süren 2 fatih terim dönemi arasına sığdırdığımız teknik direktörler bunlar. bu kadar istikrarsızlıkla zaten olmaz iş. kimi getirirsen getir. yukarıda 5 heceli 11 harfli hayat yazarımızın dediği gibi. galatasaray teknik direktör takımıdır. bu tarih boyunca hep böyle olmuştur. fakat gelişen teknoloji, sosyal medyadaki patlamalar ve başını ultraslan'ın çektiği bir grup futboldan anlamaz ama istifa meraklısı taraftar sayesinde yıllardır bu özelliğimizi kaybetme noktasına gemdik. umarım ünal aysal bu anlayışı tekrar camiaya geri kazandırır.
  • 2859
    zor ve problemli insanların çoğunlukta olduğu bir ülkede çalışıyor roberto mancini. tüm diğer teknik direktörler gibi.

    değişik bir ülkeyiz. eleştiririz, yerden yere vururuz, rencide ederiz vs. teknik direktörlerin işlerinden biri de bu tepkilere ve eleştirilere dayanabilmektir.

    işin öbür yüzüne bakalım. "ben bile daha iyi yönetirim galatasaray'ı manciniden", "ne olacak abi terim veriyor gazı gidiyor herkes yapar"...

    yap güzel kardeşim? seni tutan nedir yapsana. hobi olarak haftada bir izlediğin, forumlarda esip gürlediğin, tek bir antrenman tekniği söyle desem "5 e 2 abi?" diyeceğin, verebileceğin tek taktik "abi sneijder forvet arkası burak ileride oynasın işte" diyeceğin, tüm takımı toplayıp konuşma yapman gerektiğinde o kadar büyük futbolcu arasında kem küm edeceğin futbol bilginle geçin abi takımın başına. ha ama önce eğitimlerden başlamanız lazım di mi?

    bakın bu insanlar hayatlarını futbola vermişi insanlar. fatih hocam, roberto mancini, rijkaard, feldkamp... başarılı olur veya olmazlar o tamamen ayrı bir konudur. ama sen hobi olarak izlediğin futbolda kalkıp "ben daha iyi yönetirim, işte burak'ı ileri alsa iş bitecek" düzeyinde yorum yaparsan komik oluyor işte.

    yorum yapalım, eleştiri yapalım bunlar çok güzel ve üretken sonuçlar. ancak şu kantarın topuzunu kaçırmayalım arkadaşlar.
  • 2863
    biz burada bir grup taraftar olarak ne kadar kendisine inanıp desteklesek de asıl kayıtsız şartsız olarak yönetim tarafından desteklenmesi gereken hoca. zira böyle geçiş dönemlerinde başarısız sonuçlar alınması ve buna da başarı bekleyen taraftarın tepki göstermesi çok normaldir. fakat eğer uzun vadeli başarı isteniyorsa yönetimin tüm bunlara kulağını tıkayıp hocanın arkasında durması gerekir. eğer yönetim arkasında durmazsa mancini'nin sonu da rijkaard'dan farksız olur. ama arkasında durursa gerçekten en geç bir sonraki sezon meyvelerini toplayacağımıza eminim. zira bu devre arasında yapılan ve çoğu taraftarın "kaç tane transfer yaptı bir telles 11 oynuyor" dediği oyuncuların çoğu geleceğin galatasaray'ı için alınmış oyuncular. ve 1-2 sene içinde hepsi takıma iyice monte olmaya başlayınca bu transferlerin önemi ve gelecek için ne kadar önemli hamleler olduğu şu an şikayet edenler tarafından da görülecek. o zamanlar sosyal medya diye bir şey olmadığı için bilinmeyebilir, zamanında bugün efsane olarak anılan derwall'e florya'ya gidip saldırmıştı bu taraftar takımı şampiyon yapamıyor diye. ve eğer yönetim taraftarın tepkilerine kulak tıkamasaydı muhtemelen derwall'le ilk sezonun sonunda, fatih terim'le ise 1996-1997 sezonunda aldığı fenerbahçe mağlubiyetinden sonra yollar ayrılmıştı ve bugün bambaşka bir galatasaray'dan bahsediyor olacaktık. işte en çok da bu yüzden arkasında durulması gerekiyor mancini'nin.

    edit: bu entryde mancini'nin arkasında durulmasını anlatmak isterken biraz romantizme kaçmış ve işin teknik-taktik anlayışı konusundan hiç bahsetmemişim. ona daha başka bir entry'de uzun uzun değiniriz.
  • 2864
    kendisine inanıyorum hala.16.04.2014 galasaray bursaspor maçında yaptığı hatalara rağmen hala inanıyorum.sneijderi sola atması alex tellesin önüne koyması bursanın gollerinin tek sebebiydi.ancak takım gollere kadar gerçekten iştahlıydı.ilk gol karambolde birine çarparak geldi saçma sapan faulden.2. gol hakan baltamız yüzünden geldi.takım demoralize olmuşken sneijder ipten aldı takımı.asıl merak ettiğim şimdi bu maçı terim ile kazansak dünyanın en iyi teknik direktörü yok 2-0 dan geri geldi bak ne küfürler etti kimleri dövdü gibi goygoy gırlaydı.2012-2013 sezonunda gs çaykur rizespor örneğinde olduğu gibi.manicini daha iyisini yaptı 5 -2 hemde bursada bursayı yendi ama motivatör denilmez.

    adam takımın içinden olduğunu kanıtladı bence artık.takımı sahiplendiğini gösterdi.kaç yabancı teknik adam gördünüz galatasarayda kavgada gidip ayırıp özellikle en sinirli oyuncusunu çekip alıcak.aynı pozisyonda terim olsaydı hakemin üzerine yüreyecekti.yaptığı şey ve teknik direktörsüz kalıcaktık.yaptığı tercihler yanlış olabilir, ancak dikkat edin adam her geçen gün bazı konuları değiştiriyor takımda.deplasmanda kazanamıyoruz ancak çok az gol yiyoruz.eskiden olduğu gibi 3 atıp 2 yemiyoruz eziyet çekmiyoruz gol yemiyoruz gol atamıyoruz.atamamızın nedeni ise forvetlerdeki şansızlık.kaç top direkten döndü kaç top karşı karşıya kaçırıldı.

    sonuç olarak.bu adamı gönderdik diyelim kimi getirceksiniz.öneri var mı yok.gelmesini istediğiniz adam var mı yok.aynı burak yılmazda olduğu gibi.burak gitsin iyi kardeş gitsin türk forvet al bana!! yok ki türk forvet o zaman niye gidiyor bu adam.aynı şey mancini içinde geçerli.adamı terimle karşılaştırmayın terim galatasaray tarihinin en büyük teknik direktörü.ancak şikecilerle gidip kader ortağım bu benim diyip imza atmışta biri.galatasaraya en büyük kötülüğü yapanlarla el sıkışmış.milli takım için yalanınıda geçin.bu milli takım çok zamandır kötü gidiyor.neden şimdi önceden değil? sorgulamadan sırf sevdiğiniz için fanlığını yapmayın.

    ben manciniyi seviyorum destekliyorum.kötü gidelim önemli değil takımı adam edebilir takıma ekstra katkı sağlayabilir.seneye yapıcağı transferlerle takımı uçurabilir.terimide seviyordum ta ki şikecilerle el sıkışana kadar.artık teknik direktörünüz var ister sevin ister sevmeyin adamı ama galatasaray için çalışıyor bence bunu görün önce.eskileri yad etmeyi bırakın geleceğe odaklanın.seneye kendi kurcağı takımla kötü giderse amenna gereken yapılır ancak bu seneden bir yargıya varmayın.aldığı takım ligde 8 puan geride cl de ise realden 6 yemiş bir takımdı.kendi kapattırdı farkı yine kendi açtırdı cl de inanılmaz gruptan çıktı birazda pozitif tarafı görün.deplasman işi elbet çözülür bursada başlangıç olur umarım.
  • 2865
    kendisine sallayanlar bazı şeyleri gözden kaçırıyorlar. kendisi bu takım ile sezon başı kampı yapmamıştır. ve şuan başımızda bulunduğu süre aslına bakarsanız kısa bile sayılabilir. bilenler bilir yurt dışına çıkıp 1-2 ay yaşadığınızda orada taharet musluğunun olmadığını öğrendiğinizde bir adaptasyon süreciniz olur. çoğumuzun başına gelmiştir. öyle durumlar gördüm ki bazıları taharet ihtiyaçlarını tuvaletlerdeki lavabolarda gideriyorlardı. bu iğrenç örneği niye verdim. en basitinden ülkenizden çok değil 120 km batıya gittiğinizde bile adaptasyonunuz çok büyük bir konu olmayan taharet de bile aylar alırken ve o adaptasyon süresi boyunca ne rezillikler çekerken. kendisi futbol gibi işin taktiği tekniği dışında, insan yönetimi, bulunduğu çevreye adaptasyonu, basını medyası vs gibi konuların olduğu cadı kazanında bizim yurt dışında yaptığımız gibi aman sıçtıysak sıçtık donu toplar gideriz yapmak yerine , aynı bazılarımızın lavaboda ki ürettiği çözümler gibi çözümler üretiyor. sniejderi solda oynatması, burak'ı solda oynatması, 3-5-2,4-5-1 vs bu bile ne kadar zeki bir insan olduğunu gösterir. bence en azından bir sene bu takımın başında kalması gerekiyor diye tekrardan belirtmek isterim.
  • 2867
    devre arasında kimi bulabildiyse almış zavallım. yahu adamı savundukları teze baksana, ne yapsın devre arasında kimi alabiliyorsa aldı diyor adam. bu takım deneme tahtası mı abicim? zaten kurulu bir takımın üzerine küçük rötuşlar yapmak varken, 20 milyon euro harcayarak bomboş transferler yapan bir adam savunuluyor burada.

    fatih terim, yiğit gökoğlan'ı transfer ettiğinde adamı itin götüne sokuyodunuz o kadar para bu topçuya verilir mi diye. ontiviero, burdisso ve salih dursun'a verilen paralardan neden bahsetmiyorsunuz ey iki yüzlüler?

    takımı yapılandıracakmış, lan bu adam hayatında hangi takımı yapılandırmış? gittiği her takımda yaptığı boş transferlerle ünlü bu adam. galatasaray bütçesi kaldırabilecek mi bunu hiç düşündünüz mü? seneye transfer yapılmazsa da diyecek ki benim istediğim adamlar alınmadı. bu adam buraya deneme yapmaya geldi ve şimdi tazminat kovalıyor. bahanesi hep olacak, o olmadı bu olmadı diye.

    ayrıca bursaspor hocasızdı yalan mı? bu takıma attığın 5 gol değil, yaptığın saçma diziliş ile yediğin 2 golü düşünmelisin. dün tamamen sneijder'in bireysel çabasıyla çevirdin maçı. önümüzde ki sezon sneijder değil, hagi yeniden futbola başlasa kurtaramaz bu adamı. eğer kalırsa seneye şampiyonluk bence de hayal. sezon sonu da tazminatçığını alıp gider.
  • 2868
    kendisine yöneltilen birçok eleştiri, haklı olarak yorumlanabilir.
    eleştiriler doğrudur-yanlıştır konusua girmeyeceğim çünkü herkes kendi futbol doğrularına göre yorum yaptığından sonuçta tamamı subjektif yorumlar.
    bunu olumsuzlama amacıyla da söylemiyorum; birçoğumuz gibi benim de bu sözlükte bulunma amacım farklı görüşleri iyi bir üslupla takip etmek ve mümkünse bir şeyler kapabilmektir. dolayısıyla, özellikle son zamanlarda kendisiyle ilgili yorum yapmak yerine yapılan yorumları takip etmeyi tercih ettim.
    kanımca sıkıntı, aslında bunu neredeyse tüm tartışmalar için söyleyebilirim, eleştirilerin ayarsız seviyelerde gelmesiyle başlıyor.
    itin götüne sokmaya bayılıyoruz beğenmediklerimizi.
    dün örneğin burak yılmaz gol atınca, "not düşülsün boş kaleye attı" gibisinden yazılar bile geldi.
    üslubunda sorun olmayan eleştirileri okumayı seviyorum açıkçası.
    göremediğimi gören, düşünemediğimi düşünen tonla iyi yazar var çünkü.

    ama "mancini hoca değil", ne bileyim "mancini onu böyle yapsın bunu böyle yapsın", "aman taktik verme" falan, bunlar ne zaman yerleşti galatasaray taraftarının diline hiç bilemiyorum ve üzülüyorum.

    çünkü x kişisi y ile ilgili bir eleştiri getirdiğinde, eğer bu eleştiride kullandığı üslup saldırgan ve hatta zaman zaman hakarete varan seviyelerdeyse, z esasında o y ile ilgili eleştiriye nizami ve kabul edilebilir; hadi kabul edilebilir olmasın ama en azından bir karşı yorumdur ve değerlidir, o yüzden nizami diyelim sadece, nizami bir eleştiri getirebilecekken, x'in tavrı yüzünden o da saldırgan ve hatta hakaretengiz şekilde sunuyor argümanını ve hem okuyana en ufak bir katkısı olmuyor tartışmanın; hem de yok yere aynı renklere gönül vermiş insanlar birbirlerine düşüyor.

    bu söylediklerimden kendimi ayrı tuttuğum sonucu çıkarılmasın; ben de aynı hatalara düşüyorum.

    ben mancini'ye inanıyorum. evet hâlâ inanıyorum.
    başta da söylediğim gibi, hepimiz kendi yaşantılarımızda edindiğimiz deneyimler, okuduklarımız, öğrendiklerimiz, inandıklarımız ve beklediklerimizle yorumlar yapıyoruz.

    gelmeden önce önyargılıydım kendisine ne yalan söyleyeyim. "bielsacılar" tayfasındaydım hatta. 30'unu devirmiş bir galatasaray taraftarı olarak coşkulu, hızlı, ısıran ve mümkünse rakibinin üstüne yığılan futbol, benim galatasaray'ımıza en çok yakıştırdığım futbol çünkü.
    bu benim en beğendiğim futbol demek değil elbette.
    "en beğendiğim" diye bir futbol olduğunu da söyleyemem.
    mesela 2012 avrupa şampiyonası'nda italya'nın oynadığı futbola aşık olmuştum bildiğin.
    italyan futbolunu her zaman sevdiğimden belki. belki de çok yetenekli adamların sanki dans ediyormuşcasına sahada döktürmeleriydi mest eden. belki de hepsi.

    ama temel olarak, kalıcı başarıların ancak yetenekli oyuncularla donatılmış, dengeli, kullanışlı ve en zayıfının bile ligdeki diğer takımlarda ilk 11e koyduğunda sırıtmayan yetkinlikte oyunculardan kurulu kadrolarla mümkün olabileceğine inananlardanım.
    bu yüzden mesela kalli'nin tarzını çok beğenmekle birlikte camiamda sürekli başta olmasını istemem.
    yan rollerde olabilir ama en tepede istemem.

    dolayısıyla, galatasaray'ın dengeli, iddialı ve gerçekten iyi bir kadroya ihtiyacı olduğuna inanıyorum en çok.

    peki böyle bir kadronun başında nasıl birisi olmalı?
    sürdürülebilir başarı sevdalısı olduğumdan, yani atıyorum 3 sezon üstüste şampiyon olup, cl'de çeyrek finaller oynayıp peşinden 2 sezon ilk 5'e giremesek benim için hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmaz o şampiyonlukların da çeyrek finallerin de. açık söylüyorum 5 sezonun birinde şampiyon olalım, birinde üçüncü, üçünde ikinci olalım, bu arada cl'de 3 sezon çeyrek final, bir sezon yarı final bir sezonda da final oynayalım ben tercih ederim.
    en üst düzey platformlarda uzun süre müdahil olmak, uzun vadede rakiplerimizi eze eze geçmemiz anlamına gelecektir. ben buna inanıyorum.

    kim olmalı peki böyle bir kadronun başında?
    bir kere kaosuyla değil de sistemiyle ön plana çıkan birisi olmalı.
    kaos futboluyla bazı başarılar elde ettik doğru. günü kurtardık kısacası.
    ama tarihimizin en büyük başarılarını bir sistemde ısrar ederek elde ettik.
    fatih terim yıllarca galatasaray'da oynattığı sistemi kurgulamış, buna uygun futbolcuları arayıp tarayıp bulmuş, bazılarını sıfırdan yetiştirmişti.
    peşinden gelen lucescu da keza kariyerinde hep belirli şablonlar oluşturarak takımlarını çalıştırmış bir hocaydı.
    gerets-kalli-gheorghe hagi * için aynı şeyleri "bence" söyleyemeyiz. bu onları kötü hocalar yapmıyor tabi. benim tanımlamalarıma uygun olmadıkları sonucu çıkabilir en fazla ki ad hominem yaparsak "cladi kim ki bunları eleştiriyür" denilebilir. noporplem.
    mesela rijkaard'dan bahsetmedim bile. çok iyi niyetli bir adamdı, çok büyük başarılar elde etmiş bir adamdı falan ama yanlış zaman yanlış insanlar falan. haksızlık olur kendisine.
    kim olsun peki sadede gelelim?
    valla elimizde roberto mancini var.
    bi kere bu adam kariyerine bir el bombasıyla; terim-gori ikilisinin gerek psikolojik gerekse mali anlamda bombaladığı fiorentina gibi bir takımla başlamaktan çekinmemiş bir adam.
    başka seçeneği yok muydu? mesela seria b'den ortalama bir takım alıp onu serie a'ya yükseltmeye kassa, serie a'da bir-iki sezon takılıp sonra orta seviyede bir takıma kapağı atsa, peşinden de üst seviye takımlardan birinin teklifine pusuya yatsa daha mantıklı olmaz mıydı? olurdu elbet. ama tercih etmedi.
    keza kaotikliğin dibine vurmuş galatasaray'ın başına juventus gibi bir deplasmandan hemen önce geçmedi mi bu adam? geçti.
    demek ki bu adamın cesur, sorumluluktan korkmayan ve iddialı olduğu sonuçlarına ulaşabiliriz.

    peki oynattığı futbol?
    işte burada belirgin bir tutarsızlık var.
    aynı sezon içinde dahi mesela içerde 3 attığımız eskişehir maçı'na bu takımı çıkaran da kendisiydi; deplasmanda gölge oyunu oynadığımız chelsea maçı'na çıkaran da kendisi.
    hatta aynı takım; bursaspor'a 6 atan takımın hocası da kendisiydi; aynı sahada sadece birkaç hafta sonra aynı takımla berabere kalan da kendisi.

    aslında bu dönüp dolaşıp benim "derin, yetkin ve yetenekli kadro" kavramına geliyor. bu kadro, sistemle başarılı olmaya müsait değil bu bir gerçek. kaosla yardırmaya müsait ama.
    artık eğri oturup doğruları konuşalım; """mevcut durumları ile""" burak yılmaz, didier drogba, umut bulut, eboue, ceyhun, chedjou, dany, aykut falan kadromuza fazla.
    genç oyunculara çok bulaşmadım. bütün hayal kırıklığıma rağmen selçuk'a da bulaşmadım.

    geleceğe yönelik hamleler yaptık denildi; eyvallah.
    ama kadromuzun derinliği, yetkinlik ve yeterliliği de artırılmalı.
    donanımlı bir kadro kurulmalı.
    hocanın dediklerini alabilen ve yapabilen, çalışkan, kendi istatistiklerinden, kendi reklamlarından önce takım için çabalayacak, maç seçmeyecek, yeniçericilik, yabancılarcılık yapmayacak profesyoneller lazım.
    onların olmadığı noktalara da profesyonelliği benimseyebilecek gençler lazım.

    mancini çalışkan bir adam. futbolcuyken bile sorumluluklarının ötesinde görevler üstlenen bir karakteri vardı.
    mancini neden bilerek başarısız olsun? tazminat için mi? 3 sezonda 13-14 kazanıp kariyerine mucizevi başarılar eklemek varken neden 9'a tav olup kariyerine "türkiye'de rezil oldu, zaten city'den de kovulmuştu" gibi bir soru işareti eklesin?
    futbolu bu kadar seven bir adam böyle bir şeyi neden ister?
    bana mantıklı gelmiyor dostlarım.

    velhasıl, bütün bunları biraraya getirdiğimizde, biliyorum ki bana doğrudan yardıracak veya dolaylı laf sokmalarıyla sataşacak çok olacaktır; mancini'nin dediği gibi -bazılarını çok kızdıran benimse sevdiğim özelliklerinden birisi- anlamalarını beklemiyorum :) şaka elbet. isterim ki belirli çerçeveler dahilinde tartışalım.

    bir sezon daha sabretsek ne kaybederiz?
    en kötü senaryo 4. yıldız ve cl'ye katılma hakkını kaybederiz.
    eleştirenlerimiz de zaten bu senaryonun gerçekleşme olasılığının yüksek olduğuna inanmaları sebebiyle eleştiriyor ve gitmesini istiyorlar.
    ben böyle bir olasılık yok diyemem. hiçbirimiz diyemeyiz. ama ben bu olasılığın düşük olduğuna inanıyorum.
    kendisinin de dediği gibi, birçok deplasman maçı'nda burak yerine (drogba paşayı saymıyorum; o muaf çünkü zaten (; ) mesela dzeko olsaydı, eminim ki kafa kafayaydık.
    veya eboue beyimiz maç ayırmasaydı çok daha iyi bir noktadaydık bence.
    geldiğinden beri takımın genel kondisyonunun artmadığını söyleyebilir miyiz? daha çok koşmuyor mu takım? koşuyor.
    taktik olarak daha mı kötüyüz geçen yıldan? bence daha iyiyiz. kadıköyde kupa kaldırdığımız sezondan gerideyiz tamam.
    bu sezon hem mancini'nin kulübü, ligi, ülkeyi ve ülke insanını tanıması açısından bir tecrübe oldu.
    eğer ikinci tamamlar ve kupayı da alabilirsek bence kötü bir sezon olarak değerlendirmemek gerekir.
    örneğin seçimlerde mansur yavaş, i.melih'e kaybetti büyükşehir'i. mansur başarısız mıydı? zaten +10 ile başlayan bir rakibe karşı, tüm devlet organlarının koruyup kolladığı bir rakibe karşı hileyle kaybetmiş olmak gerçekten kaybetmek midir?
    şunu demek istiyorum; hanginiz bu sezon fenerbahçe maçlarında şike olmadığını gönül rahatlığıyla iddia edebilir?
    hanginiz hakemlerin, federasyonun, hükümetin ve medyanın fenerbahçe'yi kollamadığını söyleyebilir?

    kolay mı kendi taraftarının bile önyargı ile yaklaştığı, tamamen yeni ve bambaşka bir kültürde, hem hükümet, hem federasyon, hem medya, hem hakemler hatta hem de bazı rakipler tarafından desteklenen rakipkerini geçebilmek?
    hatta bazı sözde efsanelerin bile durmadan eleştirdiği bir ortamda başarılı olabilmek?
    çevirmen bile sözlerinizi yanlış çevirebilirken kendini tam anlamıyla ifade edebilmek?

    "bu adamın hiç mi kabahati yok?" diyeceksiniz; var.
    deplasmanda kazanmayı beceremediği için kabahatli.
    drogba'ya, burak'a, selçuk'a, eboue'ye, chedjou'ya gereksiz yere katlandığı için kabahatli.
    sneijder'ı sola hapsettiği; top taşımakla uzaktan yakından ilgisi olmayan burak'tan sağ açık yaratmaya çalıştığı için kabahatli.
    çok sevdiği semih'e "ilk defa beraber oynadığın burdisso ağır adam ve birbirinizin kademesini iyi bilmiyorsunuz; o yüzden adamı ve topu kovalama: her zaman önce alanını koru, vaktin kalırsa da burdisso'nun kademesine bak" demediği için antalya'daki çöküşten dolayı kabahatli.
    yine yukarda bazı saydıklarımla paralel olmakla birlikte, çift forvette ısrar ettiği için kabahatli.

    amma velakin, bütüne baktığımda benim bu adama olan inancım devam ediyor.
    tıpkı fanboy, fındık beyin, çakma dahi falan gibi üstün nitelikli ve über yaratıcı üsluplara rağmen, yönetimin bazı garabet kararlarına rağmen sözlüğe olan inancımın devam ettiği gibi...
  • 2870
    sezon bitimine kadar muhakkak başımızda olması gereken teknik direktörümüz. sezon sonunda da eğri oturulup, doğru konuşulup bir karar alınmalı. ya tam destek devam edilsin, kafa rahat bir biçimde hazırlık dönemi geçirelim ya da sözleşmesi fesh edilip sezona başka bir teknik direktörle başlayalım.

    en kötü şey bu güvensiz ortam olacaktır.
  • 2871
    gördüğüm kadarıyla sözlük sathında, aslında destek bulan teknik adam. eleştiren, sevmeyen bir iki kişi var, onlar da düşüncelerini bir kez yazıp geçiyorlar.

    fakat bu kadar tepki gördüğünün sanılmasının sebebi, manciniyi sevmeyenler değil, ünal aysalı sevmeyenler. aklınca f.t.nin intikamını almak için mancini başlığına bir günde 190 entry giren gönüllü f.t. militanları. çok entry girince haklı olduklarını sanıyorlar. tazminatmış, seneye şampiyonluk unutulsunmuş, hoca değilmiş, vs vs boş eleştirilerle aklınca insanları manipule etmeye çalışanlar.

    beyhude çaba. mancini kendisi gitmek istemediği sürece 2016 yılına kadar galatasarayda. üzgünüm.

    şaka lan ne üzülücem, on numara hoca işte. seneye takım öttürmeye başladığında nasılsa "hofff phenny qot etti yha x(" denmeye de başlanacak. bunu 2011 - 12 sezonunda f.t. yapmıştı. "gelirse sevet oynar :(" diye eleştiren vardı amk. takım öttürünce "hofff hoca pheny qot etti x(" girileri gelmeye başladı. güzel günlerdi. elmander necati ujfa falan. sonra hepsi yalan oldu. f.t. de y.d.nin kader arkadaşı oldu falan. neyse.
  • 2873
    sözleşmesindeki tazminatı bir kenara bırakalım; en az 1 yıl daha sanş tanınması gereken hocamızdır. evet, şu anda kötü görüntü sergiliyoruz; fakat ben birçok maçta umut ışığı gördüm. futbol biraz da alışkanlık oyunudur. bu alışkanlık da zamanla tanınır. bu yıl alışmayla geçti. hem futbolcular, hem de hoca ülkeye ve ortama alıştı.

    ayrıca galatasaray futbol takımı her yıl hoca değiştirecek bir zihniyette olmamalıdır.
  • 2875
    maçın sonucu belli olmadan yazayım sonra yanlış anlaşılmasın.
    19 nisan 2014 galatasaray kasımpaşa maçına 4-3-3 ile çıkan hocamız.
    oyuncu tercihlerine değinmek bile istemiyorum.
    16 nisan 2014 bursaspor galatasaray maçında tek forvet oynadık. hakem hatası ve hakan balta'nın hatasından gol yedik. buna rağmen bu sezon neredeyse hiç yapamadığımız bir şeyi yaptık ve geri döndük. bunun sebebi sola sağa hapsolmamış sneijder ve burak ikilisiydi.
    son 3-4 maçtır 4-3-3 yüzünden gol atamadığımız gerçeği vardı.
    olmuyor hoca inat ediyorsun etme.
App Store'dan indirin Google Play'den alın