resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 4573
    öyle değildir de, transfer üzerinden para kazanmaya çalışmışsa yönetimin de çıkıp "ne yapıyorsun sinyor, burası babanın çiftliği mi?" diye sorması gerekir. ne kadar kolay oldu insanları yolsuzluk, hırsızlıkla suçlamak.

    aysal'ın evinde para sayma makinesi ve dolarlar bulunmuş, mancini de arayıp sıfırladık aysalcığım demiş.

    geçin la bunları, geçin.
  • 3346
    sezon noktalandığına göre yorumlarımızı daha net yapabiliriz hoca hakkında. sezon başladıktan sonra hoca değiştirerek riski almıştı yönetimimiz, ve bu riski alırken bu sezon lig 2.liğinin de hedeflerimiz için yeterli olacak olması işlerini kolaylaştırdı. öyle ya da böyle, kadro olarak 2.lik için bizi zorlayacak bir rakibimiz de yoktu. hesapları zor da olsa tuttu, beşiktaş ile son haftaya kadar kapışmış olduk ama bunun sebebi bizim yaptığımız puan kayıpları tabi ki.

    mancini takımı şampiyon da yapabilirdi, 3 veya 4. de. bu yönetim anlamında yapılan şeyin doğru olduğunu göstermeyecekti, futbolda bir tane doğru yok, istediğin saçmalığı yapsan da başarılı olabiliyorsun, ya da gayet güzel yönetirsin ama ufak şeyler seni puan tablosunda geri düşürür. kimse ne olacağını bilemez, terim kalsa şampiyon olurduk demek de saçma, mancini olmasa 4. olurduk demek de.. olan oldu ve sezon minimum kayıpla bitmiş oldu. oynanan oyun, kadro seçimi ve dizilişi şahsen beni memnun etmiyor, ama mancini kendi anlamında başarılı sonuçları almış oldu. lig 2. liği, türkiye kupası ve şampiyonlar ligi 2.turu. kaybedilen şeyleri hatırlamak daha kolaydır, mancini yönetiminde kaybettiğimiz maçların nerdeyse tamamında sahada varlık göstermedik, direnç göstermedik. galatasaray ruhu dediğimiz şey olmadan garip geliyor bize, kimi zaman başımıza bela açsa da bu ruh, bizim yapımız böyle, bunu gözardı ederseniz, şampiyonluğu veriyorsunuz. terim zamanında yenilirken dahi gurur duyacağımız bir takım oluşmuştu, mancini takımıyla arasındaki en büyük fark bu, yoksa oyuncular aynı, telles dışında 11'e monte edilen adam olmadı.

    tüm bunlara rağmen mancini sivri bir kişilik değil, insanda saygı duyma hissi uyandırıyor. öyle ya da böyle, devam edeceğiz gibi görünüyor ve benim için bir problem değil. kendi sezona hazırladığı bir takımı görebiliriz, kendi istediği oyuncularla. artık tanıyor ülkeyi, ülke insanını, rakiplerin futbol anlayışını, taraftarın beklentilerini. city'de de bu tanıma evresini geçtikten sonra iyi işleri oldu, ben buna göre iyi işler çıkaracağına inanıyorum önümüzdeki sene, sadece yöneticilerden memnun değilim. mancini'nin işini kolaylaştırabilecek ve taraftarla arası iyi olan 1-2 abdurrahim albayrak tipi adam olsa, ben bir taraftar olarak arkama yaslanır izlerim. şu an dünya genelinde en iyi hoca diyebileceğiniz mourinho ve guardiola bile, dünya genelinde eleştiri alıyor, insanların olaylara tepkisi ve ukalalığı artıyor, o yüzden hepimizde bir beğenmeme duygusu oluştu. şu an mourinho'yu getirsek, ''abi otobüs ya bize yakışmaz'' diyecek çok adam olur. bunları da görünce, ben futbol dünyası herhalde böyle diyip yanlışı bizim bakış açımızda arıyorum, tv'de leş bir seçim olarak gördüğüm şeyi, bugün jurgen klopp da yapıyor, ne bileyim ancelotti de. sabri'den sol kanat olur mu ya da semih niye sağbekte diye haklı bir serzeniş yapıyoruz, ama yılların stoperi pepe de orta saha falan oynatılıyor. o yüzden değişime ayak uyduralım ve madem öyle bekleyelim, o bildiğimiz galatasaray'ın buna uyum sağlamasına çalışalım. zira türk oyuncusunun da biraz daha bütüne ayak uydurması ve her mevkiye hazır olması da şart görünüyor. mancini de bize bunu sağlayabilir, bana göre luce geleceğine kalması daha hayırlıdır.
  • 3041
    son günlerde, gazetelerin galatasaray kısımlarını dolduran yegane isim.
    bu zamana kadar savundum ancak cumartesi günü dikkatimi çeken enstantane üzerine aşağıdaki yazıyı dökmek zorunda kaldım.

    yaptığı hatalar ve doğru hamlelere bakarsak; hataların daha ağır bastığını görürüz.
    roberto'nun hesap defterini en iyi anlatan budur:'günahları, sevaplarından fazla'

    -madrid'ten 6 yemiş ve yurt içi 6 maçta 4 beraberlik almış takımda, ilk planda şampiyonlar liginde 'deplasmanda 1 puan' mottosunu belirledi ve tuttu da. ancak lige de biraz önem verip, motivasyon sağlayıp, büyük takımların belalısı olan (şampiyonlar ve avrupa ligleri grup maçları ile aynı tarihte oynan) 5.-13. haftaları dikkatli ve ekonomik olarak geçmeliydi.

    -ilk olarak 7. haftadaki akhisar maçında oynanan silik futbol, selçuk-melo ikilisinin olmaması ve mancini'nin ilk serüveni olmasına bağlandı. bu, aslında kendisi için hem bir uyarı hem de bir şanstı. aynı şekilde 10 kişi oynayan karabük'e karşı son dakika golüyle kurtulmak da eklenebilir. 'acaba?' soruları zihinlerde sıkça sorulmaya başlandı.

    -içeride kazanılan kopenhag zaferi ve oynan güzel futbol, aynı zamanda biz gs taraftarlarının en büyük zevki olan ilk yarıda farkın açılması rahat bir nefes aldırdı. rakipler ve kendi taraftarları dahil herkes, bu kadronun -isterse- rahat şampiyon olacağına inanıyordu zaten.

    -kayseri ve konya galibiyetleri, kopenhag'da, muslera'sız sadece 1 gol yemek ve şl deplasmanında kolayca gol pozisyonuna girilebilmesi teselli verse de; hiç gereği yokken sneijder'i ve muslera'yı konya maçında kaybetmek, kadıköy deplasmanına umutsuzlukla çıkılmasını sağladı.

    -içeride, dany'nin tüm saçmalığına rağmen isyankar bir tavırla sivasspor'u 10 kişi mağlup etmek, 'devre arası bu takım inşa olacak' düşüncelerinin tohumlarını ekerken, 10 kişilik real madrid yedek kadrosundan 4 yemek ve silik kasımpaşa maçı, şampiyonluk şansını -en azından- inanç olarak indirdi. üzerine rakibin bolca gelen son dakika gollerini eklersek, devre arası daha da bir önem kazandı.

    -aralık ayına girerken kafada tek bir maç vardı. o maçı kazan ve ilk yarıyı unuttur. juventus. 2 gün süren maç istenilen şekilde bitti ancak düzgün zeminde ne olurdu? ve 3-5-2 nereden çıktı? homurtaları sıkça artmaya başladı.

    -kazanılan trabzon ve erciyes maçı, rakibin karabük deplasmanında saçmalaması, ileriye umutla bakılmasını sağladı.

    -ikinci yarının hemen başında antep'te oynanan ruhsuz futbol, tecrübeli isimlerce çoktan şampiyonluğun kaybedilmesi anlamına gelmişti ama o da ne? eskişehir ve bursa'ya 2 maçta 9 gol ve aynı zamanda rakip müthiş bir psikolojik baskı altında, fark 4.

    -antalya ve rize maçına yine gerekli özenin gösterilmeyişi ve verilen 4 puan, şampiyonluğu, rize'nin çimlerinde fb'ye çoktan vermişti.

    -şimdi bir iş daha kalmıştı: 'chelsea'. ancak son yıllardaki en tutuk şl iç saha performansını gören her galatasaray'lı, çoktan haziran'ı düşünmeye başlamıştı bile. londra'da ne mi oldu? bunu maçta uyuyan peter cech'e de sormamalısınız.

    -içeride alınan kayseri yenilgisi, pozisyonsuz konya maçı ve sivas mağlubiyeti, bursa'ya deplasmanda 5 atan takımı eleştirmemeye yetmedi.

    ve günlerden ılık bir nisan cumartesi'si, aslantepe ilk kez kadınlarla dolu. saat 19.00 da hava daha kararmamış. takım 10 kişi dakika 44.
    bir pozisyonu savuşturan muslera'dan sonra, kameralar mancini'de. 'sakin olun' anlamı taşıyan, avuç içi yere bakarak yapılan, aşağı-yukarı hareketi. bu hareketi gören herkes devre arası bir şeyler söyleyecek, takım çok kötü, rakip saldırıyor diye düşündü. puan çıkarılmasa bile daha sakin ve pozisyon vermeyen bir futbol oynanacak dendi. ancak ikinci yarı başlar başlamaz, oyuncu değişikliği tabelası kalktığında dakikalar 48'i gösteriyordu! düşünebiliyor musunuz 48! bu ne demek? ikinci yarı, kapalı bir alanda, sakince konuşulan 15 dakika, 3 dakika içinde yerle bir olmuştu! yapılan hiç bir şey yoktu! kulübe maçtan ilgisiz hatta düşünme kapasitesinden uzaktı.

    iş bu hamle sinyor. ne selçuk ne sneijder krizi. ne chelsea deplasmanı ne rize deplasmanı. ne burdisso hamlesi ne ceyhun hamlesi. ne kasımpaşa maçları ne antalya maçları. işte bu hamle sinyor, bu hamle! ve malesef erken de olsa, bizden kopman gerektiğini gösteriyor.

    saygılarımla.
  • 4803
    kariyerinde ki tek başarısı yarım milyarlık harcamayla city şampiyon yapmak olmayan hoca. kaldı ki öyle olsa bile o takım hala ligde duruyor. ve o yarım milyarlık takım mancini sonrası 1 kere şampiyon oldu 6 yılda. hatta şu an başında guardiola var yine şampiyon olamıyor.

    trolleri geçersek başarılarına bakacak olursak.
    4x copa italy
    3x italyan şampiyonu
    2x italya süper kupası
    1x ingiliz süper kupa şampiyonu
    1x ingiliz şampiyonu
    1x türkiye kupa şampiyonu
    1x ingiliz kupa şampiyonu

    aldığı kupalar bunlar. evet tek başarısı city ile kupa alması.
  • 649
    aslında ikinci sezonunda aynı yanlışları yaparsa eleştirebileceğimiz teknik direktörümüzdür ama aramızda öyle bir güruh varki bilenmiş, düşman bellemiş bu suçsuz adamı bile eleştirebiliyor hem de körü körüne bu oyuncu değişikliklerinde yapabileceklerinin en iyilerini yapıyor ne bu yetersizin de yetersizi kadro onun suçu nede grupda düştüğümüz zor durum. şampiyonlar ligi burası kötü bir takım olsa kophenag'ın gruplarda işi yoktu kaldı ki sen nasıl iştahınla evinde real madrid'i yeniyorsun onlar da evlerinde aynı iştahla biraz da akıllı oynayarak bu zayıf kadroyu yenebilir ki yendi de. 4 maç bitti. 3 maçta oynadı juventus'u elimizden kaçırdık, evimizde kophenag'ı ezdik, deplasmanda zaten yetersiz olan kodromuzda verdiğimiz 2 sakat yüzünden mağlup olduk. galatasaray ruhu diyorsunuz o ruhu ben de biliyorum hepimiz biliyoruz ama bu kısıtlı kadroyla çıkıp mancini juventus maçını kazanmamız lazım diyor diye eleştiriliyor kaldı ki real madrid maçı hakkında konuşmamış belki onun içinde bir planı var ama tutup da dünyanın en pahalı takımı ve en iyi oyuncusunu barındıran takıma karşı çıkıp kesin yeneriz demiyor diye eleştirilmeyi haketmiyor.

    çok seviyorum ama fatih terim'de eskişehir ve bursa deplasmanlarından alınan 1 puan iyidir derken hepiniz evet doğru söylüyor oralardan alınan 1 puan iyidir diyordunuz kaldı ki oralardan alınan 1 puan iyi değildir rakiplerin her sene oralardan 3 er puanla dönüyor sen galatasaraysın zaten öyle bir lüksün yok. her neyse eğer eskişehir ve bursa deplasmanları bu kadar zor ise santiago bernabau nedir ne değildir siz daha iyi bilirsiniz. ve hala öyle konuştu diye eleştri yaparsanız kendinizle çelişirsiniz.

    mancini bu gruptan çıkacak ve belki bernabau dan istediği sonucu alacak ama siz hariçten gazel okumadı diye eleştirilere devam edeceksiniz. çünkü o fatih terim yerine geldi. çünkü ünal aysal komplo kurdu, hiç birşeyden habersiz fatih terim arkasından iş çevirdi ve kumpas ile gönderdi. var iki üç isim hepsini yazdım. sezon sonu mancini'nin büyük olasılıkla başarılı sonuçları, kupaları aldığında bakalım neler yazıcaksınız çok merak ediyorum. seneye mancini daha sağlam bir kadroyla kasım ayına süper giriş yaptığında neler yazacaksınız çok merak ediyorum. aslında ne yazacağını adım gibi biliyorum ama bekleyip görelim.
  • 1977
    hatasını anlayıp, hiç beklemeden oyuna müdahale ettiği için kendisine teşekkür ettiğim antrenörümüz. yekta-hajrovic değişikliğini yapmasaydı chelsea karşısında aciz duruma düşebilirdik. hiçbir antrenör her maça doğru 11 ile çıkamaz. önemli olan yanlışı görüp oyun sırasında bunu düzeltmektir. basketbolda da en sevdiğim antrenörler bu tarz antrenörler. mancini de futbolda bu kategorinin önde gelenlerinden kesinlikle.
App Store'dan indirin Google Play'den alın