resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 4646
    juventus'u bile eledikten 10 gün sonra gençlerbirliği deplasmanında takımın net 5 gol pozisyonuna karşı stancu ve gençlerbirliği'nin yaptığı tek ciddi atakta gol yemiş neredeyse bütün maçlarda ultraslan denen oluşum tarafından * istifaya çağrılmış arkasında taraftar desteği olmadığından yerli topçuların nazlarıyla uğraşmış buna rağmen sneijder ve melo'nun galatasaray kariyerlerinin en üst noktasına çıkmasını sağlamış juventus, real madrid'li gruptan herhangi bir türk takımının çıkabilme ihtimali nedir bilmiyorum. real o sene şl aldı juventus evinde 30 şut çektiği maçta yarı finalde uefa'da benfica'ya elendi. takımın tek forveti didier drogba'nın sezon arası kampını kaçırıp yaşının etkisiyle formsuzlaşmaya başlaması burak denilen saf-i zarar arkadaşımızın galatasaray'ın tek başına 15 puanını yediği sezonda takımı bir şekilde ilk 2'de tutmuş üç kulvarda sonuna kadar gitmeye çalışmış, tek kulvarda zar zor ilerleyen abartılan ersun yanal'ın fenerbahçe'sine şampiyonluğu kaptırmış ama türk telekom arena'da fenerbahçe derbisinde kalesinde şut tehlikesi bile yaşamamış takımın hocasıdır. en sonunda tazminat alacak tazminat alacak diyen arkadaşları sadece takımın hedefleri ile kendi hedefleri ayrılık gösterdiği için efendice ayrılmış defalarca kendisine fatih terim ve istifa diye bağıran taraftardan her zaman güzel bahsetmiş galatasaray'in her fırsatta avrupa'da büyük ve geleneğe sahip bir takım olduğunu söylemiş adam gibi adamdır.

    galatasaray'a ne kazandırdığı ne kaybettirdiği bu ölçüde değerlendirilmelidir. yaptığı transferler kendi stiline uygun değildir. mancini 10 oyuncuya 20-25 milyon euro ödemek yerine 2 oyuncuya 20 milyon euro ödemeyi tercih edebilecek bir adam. ancak mevcut yabancı sınırı ve emre utkucan'in başında bulunduğu scout ekibinin yetersizliği ve yönetimdeki komisyoncu bir takım adamlar tarafından rezil bir transfer sezonu geçirmiştir buna hiçbir itirazım yok.
  • 4879
    sanırım karizma konusunda gerets'le yarışabilecek tek hocamız.*

    hakikaten duruşu, giyimi, tavrı falan çok klas bir adamdı. günün birinde dönme ihtimali çok zor bence. gittiği her yerde kendisine sonsuz başarılar diliyorum.
    takımımızın başında bulunduğu dönem, en sevdiği oyuncuların başında gelen ceyhun gülselam karabük'teyken, başımıza geçmiş en kötü teknik direktörlerden biri olan tudor'u da karabük'ten almış olmamız sanırım ilahi adaletin bir tecellisi...
  • 1993
    26 şubat 2014 galatasaray chelsea maçında yaptıklarını haddim olmadan yorumlamak isterim.

    öncelikle çıkardığı 11'de eboue, hajrovic ikilisinden bahsedelim. hajrovic herkesin kabul ettiği gibi yaşına göre çok soğukanlı ve araya oynayabilen bir adam. eboue'de hücuma çıkmayı seven bir bek. sol ayaklı hajrovic ile eboue'nin ver-kaçlar ile 0'a kadar inip, içeriye orta yapmasını ya da hajrovic'in eboue'nin boşalttığı alana kayıp,kaleye yönelmesini hesapladı. doğru bir düşünce bana göre. ancak hesaba katmadığı şey, takımın bu kadar panik haline başlaması. ilk 15 dakika herkes ''allahım noluyo'' ''aman ayağımdan topu çıkarayım'' diye böyle gereksiz bir panikle başladı. chelsea'de bunu görüp araya atılan toplarla tehlikeli oldu. 25. dakikaya doğru toparlandık ama willian'ın bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi orta saha hakimiyetini chelsea'ye verdi. sonra hoca hajrovic-yekta değişikliğini yaptı. yapılabilecek en mükemmel hamleydi. haftalardır oynayan ceyhun'u değil de yekta'yı alması. eğer ceyhun'u alsaydı, savunma gücümüz belki artardı ama topa hakimiyetimiz azalırdı. ama mancini hocam topun bizde kalmasını istediği için, topla münasebeti iyi olan yekta'yı orta sahaya aldı ve oyun olarak üstünlüğü ele geçirdik.
    gol atamadığımız için çok hayıflanıyoruz ancak chelsea premier ligin en iyi savunma yapan takımı. bunu göz ardı ediyoruz. adamlar man.city'i bile pozisyonsuz uğurladıkları oldu.
    hakan balta kötü oynamadı ancak ilk yarı itibariyle benim gördüğüm, 1 tane bile hava topu alamadık savunmada. 2. yarı semih'in oyuna girmesiyle birlikte bunu da hallettik. 2. yarı toparlanan eboue, hazard'ı etkisiz hale getirdi ki, hazard'ın ismini 2. yarı 1-2 kere duymuşuzdur.
    orta sahada bir melo gerçeği var ki... aman allah'ım ne güzel adamsın sen.
    herkes sneijder'in hücum arkasında oynamamasını eleştiriyor. ancak sneijder'i öyle aldığında sol kanat komple boş kalıyor. ve hocanın hajrovic-eboue ikilisinden beklediği ver-kaçlarıi şıno-telles ikilisi onlarca kez yaptı. sneijder'in etkisiz oynadığına katılmıyorum. bana göre gayet etkiliydi.

    drogba'nın oynamasını eleştirmek abes. drogba böyle maçta oynatılmalı. velhasıl ne kadar etkisiz görünse de, bana göre 2 stoper ile iyi boğuştu. o kadar çok boğuştu ki mancini herhalde adam yorgunluktan ölmeden kenara alayım diye düşündü.

    velhasıl kafasındaki planları uygulayamadı ancak bir teknik direktörün 2. planının olmasının nasıl bir şey olduğunu gördük sanırım. çünkü ısrarla yok benim planım tutacak diye devam etseydi, muhtemelen skor 0-3 gibi bir şey olurdu.
  • 4508
    2013-14 şampiynolar ligi b grubu'ndan çıkması net bir başarı olan teknik direktör.

    terim'in 1-6'lık mağlubiyette takımın dizginlerini tutamaması nedeniyle büyük suçu olduğunu düşünsem de burada kopenhag'ı ve juventus'u yeneceğine hatta gruptan da çıkabileceğine inanabilirim. hatta lucescu da muhtemelen bu başarıyı gösterebilirdi. ama malum ki galatasaray'ın bu esnada bir teknik direktörü vardı, o isim de mancini'ydi. bu durumda gruptan çıkma başarısı da hocalar farklı olsaydı üzerinden yapılan bir kehanet oyunuyla hocalara dağıtılamaz, mancini'ye verilir.

    örnek: 99-00'de galatasaray'ın kadrosu uefa kupası'nı alacak yeterlilikteydi. muhtemelen o sezon başımızda lucescu ya da van gaal olsaydı da kupayı alırdık. peki bu terim'in başarısını küçültür mü? elbette hayır.

    eğer katı savunma yaparak 3 puanı almakta olduğumuz sırada amrabat'ın yaptığı gereksiz penaltıyla berabere olan, ardından olmayan bir faulden yediğimiz ikinci gole bir dakika sonra umut'un cevap vermesiyle hakkımız olandan azını aldığımız juve maçında terim ve dolayısıyla hücum futbolu olsaydı 3 puan alırdık tezine katılmak mümkün değil. defansta ve ofansta pek bir numarası olmadığı söylenen juve'nin ertesi sezonun cl finalisti olduğunu hatırlatmanın yanı sıra terim'in şuursuz hücum taktiğiyle sadece iyi kontra yapmayı beceren braga'ya bile yenildiğimizi, real'den barnebau'da 3 yediğimizi ve elbette malum 1-6'lık maçı hatırlatmak isterim. galatasaray juventus'un sahasında cesur oynamak gibi bir hata yapsaydı sonuç muhtemelen bir önceki senenin barnebau deplasmanıyla aynı olurdu.

    3-1'lik kophenhag maçına zaten olumsuz bir yorum gelmemiş. o maça terim, van gaal, skibbe ya da klopp'le çıksaydık muhtemelen sonuç değişmezdi. ama dediğim gibi bu gereksiz bir beyin fırtınası. istanbul'u yavuz sultan selim'in de en az fatih sultan mehmed kadar alacağını söylemek gibi.

    --- alıntı ---

    bana göre mancini'nin bu grupta az çok farkını ortaya koyabileceği maç danimarka'daki kopenhag maçıydı. neden? şu ana kadar şampiyonlar ligi tarihimizde grupta 2 maçta da yendiğimiz takım yoktu. hala da yok. demek ki bu oldukça zor bir iş ve o maçı kazansak mancini zor bir işi başardığını gösterecekti.

    --- alıntı ---

    bu kısım neredeyse tamamen hatalı bir argümana dayanıyor. şampiyonlar ligi'nde 2 maçta da yendiğimiz bir takımın olmaması, bunun çok zor bir iş olduğunu göstermez. cluj ve özellikle astana gibi rakiplerin de olabildiği şampiyonlar ligi'nde bir takımı hem içerde hem dışarıda yenebilmek takımın seviyesine bağlı olarak gayet mümkün olabilir. cluj konusunda hava muhalefeti ve kabus gibi geçen maçtan ötürü terim'e suç bulamasam da astana'nın iki maçta da yenilmesi gerektiğini ve bunu yapan hocanın çok büyük bir iş başarmış sayılmaması gerektiğini düşünürdüm. çünkü bu büyük bir iş değil.

    bunun dışında bence bir hoca "fenrbahçe kırmak üzereyken tanımlanan rekorlar" benzeri üzerinden değil direkt tabelaya yansıyan başarısı üzerinden tanımlanmalı. mancini'nin başarısını sınayacağımız ortam derbi kaybetmemesi değil lig kupasını kazanması olmalıdır, bir rakini hem iç hem de dışta yenebilmesi değil grubu geçmesi olmalıdır.

    kophenhag'dan kalite olarak fersah fersah üstte değildik ve juventus'un da gösterdiği gibi kopehnag sahasında yenilmesi zor bir takım. juve'nin kophenhan beraberliği için şans, bizim beraberliğimiz için ise yetersizlik demek sanıyorum adil değil.

    ronaldo'suz, benzema'sız oynadığımız real'e karşı sneijder ve en önemlisi muslera'sız çıktığımızdan bahsetmemek ciddi hata olacaktır. o muslera'nın eksikliği ki elit teknik direktörler toplantısına katılan tüm hocalar ortak bir defans planı çizse yine gol yemeyi başarabilecek, dünyanın en kötü kalecisinin barnebau'da ilk on bir çıkmasına neden oldu. bu konuda bale'nin golünü hatırlatmaktan başka örneğe ihtiyaç duymuyorum ve iddia ediyorum o maçtan dünya üzerinde puan alacak tek bir hoca çıkamaz.

    son maç denildiği gibi değişik bir maç. yine de hoca başarısı küçümsenecek bir maç değil. karşı tarafın kulübesinde conte gibi bir isim varken karşı tarafın oyuncuları seninkilerden biraz daha kaliteliyken rakibi yeniyorsan burada hoca olarak senin de başarın vardır. en azından maç öncesi mind game'le, motivasyonla etkide bulunmuşsundur.

    sonuç olarak mancini bizi gruptan çıkarmıştır. drogba önemli bir faktör olsa da yine 99-00 örneğinin hagi'si hatırlatılabilir. hagi'nin varlığı nasıl terim'in başarısını küçültmezse drogba'nınki de mancini'ninkini küçültmez. şans konusunda ise elit bir hocanın sözünü hatırlatmak yeterli olur:
    "başarı tamamıyla şans işidir. inanmıyorsanız başarısızlara sorun."

    dört takımın birbiriyle oynadığı ve iki tanesinin çıkış bileti alacağı gruptan çıktıktan sonra birinci takımın ismini onu hiç yenmesen de vermek tuhaf değildir. burada bahsedilen gruptan çıkması ilk planda beklenen real madrid ve juventus gibi iki kulübün olduğu gruptan ilk ikiye girerek -yani birini saf dışı bırakarak- çıkmaktır. örneğin grupta real madrid yerine norwich'in olduğunu düşünelim, bu durumda norwich'in adını anmak gereksiz olur çünkü onların iki takımlık gruptan çıkma kontenjanında yer edinmesi zaten beklenmeyen bir durum olacaktır.
  • 2669
    bilale anlatir gibi anlatiyorum; 6 nisan galatasaray fenerbahce macinda beklenmedik anda (ortada sakatlik pozisyonu yokken,yere dusen kalkan yokken) ben sakatim diyip cikmak isteyen takim kaptanina, isinmaya yollamis oldugu oyunculardan birini secerek, taktik degistirerek, maca cikartabilecek kadar zaman kazanmak icin yere yatmasini soylemis galatasaray teknik direktoru. kisacasi zaman gecirmek icin degil, yedek oyuncuyu sahaya sokabilecek zamani kazanmak icin bunu istemistir. bunu cozemiyorsaniz curling seyredin, zevkli spor diyorlar.
  • 4860
    kendisi takımın başına geldiğinde liderden 5 puan geride olmamızın yanı sıra, oynadığı ilk lig maçına da* dönemin değişmez ikilisi selçuk-melo'dan yoksun çıkmış ve 3 puan daha kaybetmiştir*. bu tablodan sonra şampiyon yapamamanın başarısızlık olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. üstelik ligi 2. bitirip, cl'ye direkt katılım hakkı elde edilmişken. cl performansı için konuşacak olur isek de; evet 2. chelsea maçı* hepimiz için yıkımdı. ama juventus zaferinden* sonraki cl galibiyetimizi aylar, yıllar sonra alınca bir kere daha anladım o dönem ne kadar önemli işler başardığını. velhasıl kendisini güzel hatırlayan biri olarak yeni takımında da başarılar diliyorum hocaya.

    (bkz: 2013-2014 sezonu)

    edit: yazmayı unutmuşum, aynı sezon bir de türkiye kupası kazanmışlığı vardır. tekrar saygılar hocam:)
  • 3934
    kendisine olan sevgimi her fırsatta dile getirmiştim.
    "para peşinde" dendi, "şampiyon takımı devraldı" dendi.
    hiçbiri doğru değildi.
    para peşinde olmadığını tazminatsız ayrılarak gösterdi.
    galatasaray'ı çıkar kapısı olarak görmediğini, takımı "uefa efsaneleri" gibi ayrıldıktan sonra itin götüne sokmak yerine desteklemeye devam ederek gösterdi.
    devraldığı takımın aslında şampiyon vasfının kalmamış olduğunu zaten futbolu gözüyle takip eden herkes görüyordu, ki imparator vasfı şüpheli şahsın 1.5 yıllık karnesi de bunu doğruluyor.

    benim de hoşlanmadığın oyuncu tercihleri elbet vardı. elindeki drogba gerçekten miadını doldurmuş durumdaydı, zaten gruptan çıkaracak kadar işini yapıp kenara çekildi adam.
    mancini bu ne oynadığının farkında olmayan oyuncular topluluğuyla ikinciliği iyi bile kurtardı. ne kadar hedefimiz olmasa da 9 yılın ardından kupayı almak da bir nebze olsun sevindirdi.
    tekrar gelmesini ister miyim? buna politik cevap vereyim, kendi iyiliği için istemem, zira bu ülkeye dönmek en büyük kötülük olur ona.
    her zaman başarılı olmasını isteyeceğim bu adam gibi adamın.
  • 2670
    selçuk ile yaşadığı olayda resmen hakkı yenen adamdır. burada mancini'nin hocalığını falan tartışamam, çapını bilen adamım çok şükür, boyumdan büyük işlere girmem.

    bazı arkadaşlar adeta çocuğunun gazına gelip öğretmenle kavga eden baba. çocuk okulda haylazlık yapmış, çocuk kendi kafasına göre çıkmasına izin verilmeden sınıftan çıkmaya çalışmış, hocası haklı olarak azarlamış. ama çocuk sizin çocuğunuz ya, sevdiğiniz için size o haklı geliyor, gidip "sen benim çocuğuma nasıl bağırırsın" diye hocayı dövüyorsunuz.

    çocuk hepimizin çocuğu arkadaşlar, ama çocuk şımardı, çocuk hata yapıyor, biz bağırmaya kıyamıyorsak, bari bağırana karışmayalım.
  • 4880
    galatasaray'ın dursun özbek ile kötü geçirdiği herhangi bir gün sonrası sanırım bir avrupa maçıydı yorumculardan biri :

    ben chelsea galatasaray maçı için ingiltere'ye gittiğimde chelsea kulubu rakibi tanıyalım diye broşur dağıtıyor, mancini sahaya çıktığında büyük bir gürültü duymuştum demişti. sonrası süsleme laflar işte marka değeri falan filan. neymiş efenim yabancı hocalar başarısız oluyormuş. yabancı hocanın da topcusu gibi büyük isim olanını alacaksın. biz yıllardır gidiyor yabancı teknik direktörün tarık çamdal'ını, yasin öztekin'ini alıyoruz.
  • 3996
    yaşı otuzu geçik olanlar daha net konuşsun ama bu sene 3lük 4lük fark yiyen aynı kadroyla kendisi galatasaray tarihinin defans yaparak lucescu'dan sonra sonuç alan ikinci hocasıdır. elbette her şartta hucumu benimsemiş kulüp geleneğimizle kendisi uyuşmadı. ancak yeri geldi, deli hucum da yaptırdı. akhisar'a, bursa'ya 6 tane salladı. çok iyi oyunlarla eskişehir ve kopenhag gibi takımlara da 3'er tane sallamıştı. bir kronik deplasman sorunu yüzünden kredisini tüketti maalesef.

    hala ayrılmasındaki asıl sebebi merak ediyorum. istediği bütçeyi alamadı falan hikaye. bence geniş çaplı bir operasyon için yetki istedi yönetimden. yeniçerilerin hepsi temizlenecekti şu takımdan. ama selçuk-burak lobisi aysal'ı kandırarak kapı gibi sözleşmeleri yaptırdıktan sonra geniş çaplı operasyona sıcak bakmadı yönetim. kendisi de bana yol verin dedi ve sorunsuz ayrıldı. dediğim gibi ayrılacak adam o kadar beklemez. kaldı ki prandelli'ye kalan raporlarda neşterin bir kısmı görünüyordu. sabri, eboue gibi cıvıkların hepsinin üzeri çizilmişti. maalesef yeniçeri ocağını kapatmaya kararlı olan genç osman gibi harcadık kendisini. ne yapalım, kendisine nasip değilmiş galatasaray'ın kurtuluşu.
  • 3557
    kimileri gibi "gidicem banane" diyip sırf mağdur ayağına yatmak için kendini kovdurana kadar beklememiş, işi yokuşa sürmemiş, görev süresi boyunca "birileri" diyerek kulüpten herhangi birine laf çakmamış, sezonun ortasında ordusunu bırakıp giden imparator olmamış, sonuç alamayacağını görüp insan gibi ceketini alıp çıkmıştır. "aslolan galatasaray" diye taraftarın gazını alsa sonra göt üstü alayınızı ortada bıraksa ondan iyisi olmazdı muhtemelen.

    benim için o dilimizden düşürmeyip içini boşalttığımız galatasaray asaletine yakışır bir adamdı. 'adamdı' yani, bildiğimiz adam. kendi asaletine yakışır şekilde de gitmiştir. kimseye laf sokmamış, kimseyi hedef göstermemiş, bilakis italyan üsulü hellalik alıp sessizce ayrılmıştır.

    diğerlerini bilmem ama ben seni unutmayacağım sinyor. bilhassa tarihe tanıklık etmeme vesile olduğun 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı için ve o anda bana yaşattıkların için seni asla unutmayacağım.
    bir şansı hakediyordun ama hep olaylara realist ve akılcı yaklaştığın için o riski göze almadın. en sevdiğim huyun da buydu zaten. yolun açık olsun...
App Store'dan indirin Google Play'den alın