• 3
    ilhan cavcav tarafından maruz bırakıldığım olay.11-12 yaşlarındayken ankara'nın çeşitli yerlerine bayan taraftarlara maçların ücretsiz olduğunu bildiren afişler astırmıştı.galatasaray-gençler maçına bu sefer babamla değil de annem ve komşu teyzelerle gidilme kararı alındı.ilhan cavcavın da ücretsiz olmasına rağmen bayan taraftarlarn ilgisi yok açıklamalarını dinleyince maç saatine az bir süre kala gittik ve öğrendik ki gençlerbirliği kale arkası ayrılmış bayanlara.tabi galatasaray tarafına bilet de bulamamış maçı o şekilde izlemek zorunda kalmıştık.görevliler atkıları bayrakları saklatmş ancak ordaki bütün bayanlar aynı durumda olduğundan bir süre sonra çıkartılmş ve küçük bir galatasaray tribünü olmuştu.gençlerbirliği 1-0 öndeyken her şey iyiydi.ancak galatsarayın 2. golünden sonra tribünü çevik kuvvet korumasında boşaltabilmiştik.
  • 4
    saçma sapanak kontenjan uygulamaları nedeni ile 12.12.2008 tarihinde ankarada oynanan gençlerbirliği-galatasaray maçında ortaya çıkmış durumdur. galatasaray taraftarına sadece kale arkası ve numaralı tribünün yarısı reva görülmüş, stadın geri kalanı 3000 civarındaki gençlerbirliği taraftarına bırakılmıştır. bu duruma isyan eden yaklaşık 500 kişilik galatasaray taraftarı rakip kale arkasına. 30 taneside maraton tribününe dalmıştır. galatasarayın öne geçmesinin ardından maraton tribününde bulunan ve tamamı çoluğuyla çocuğuyla maça gelmiş olan taraftarlarımıza yapılan saldırı hafızalara kazınmıştır.
  • 12
    2006 senesinde eric geretsyönetimindeki galatasaray'ın sıradaki maçı*diyarbakırdeplasmanı idi. diyarbakırspor'un cezası nedeniyle maçın izmir'de oynanacak olması sebebiyle havalara uçan ben okul * sonrası eve uğramadan bir arkadaşımla stadın yolunu tuttum.

    ve olaylar gelişir.

    1-stadın önüne geldiğimizde sadece bende para olduğunu öğrenmemizle ve o gün bankadaki paramı bir arkadaşa ödünç verdiğimi hatırlamamla ne bok yicez lan biz şimdi dememiz..

    2-rakip takımlar elle kolla kazanırken, takımım parasızlıkla, sakatlıklarla uğraşırken hala şampiyonluk yarışının içindeydi. ve takımım benim şehrime kadar gelmişti. o maça girmek dışında başka bir çare ne yazık ki yoktu.

    başlıktan anlaşılacağı üzere açık tribünde diyarbakırspor tarafından iki bilet almamız (biletler 21 liraydı. ulan plaka numarasından bilet fiyatımı olur o kadar bozuk parayı neremize sokucaz)

    3-girişte 3 polis tarafından arandıktan sonra turnikeleri geçmemiz ve bir arama daha olduğunu görmemizle oha dememiz..

    4-içerdeki aramada polisin bize " olm bi tipine bak bi etrafına galatasaraylı olduğun belli dayak mı yiceksiniz burda sizi gebertirler demesi..
    yok abi biz futbolseveriz diye saçmalamamız..(ulan ibne madem öle geçirsene bizi kapalıya kale arkasına..)

    5-okul çıkışı olduğu için malzemelerimizi önlüklerimizi arkadaşın çantasına atmıştık. içini kurcalayan polis in amirim kesici delici alet var * * diye bağırıp ortalığı ayağa kaldırması akabinde amirin gelip o çantayla biziçeri sokamayacağını söylemesi ..
    bizde üzerine kimlik kartlarını gösterdik o aletlerin ne işe yarayacağını pahalı aletler olduğunu ve burda bırakamayacağımızı söyledik . *

    6-kazasız belasız tribündeki yerimizi almıştık. tek tedirginliğimiz diyarbakırspor tribünleri hakkında daha önce duyduğumuz şehir efsaneleri ve girişte polisin sözleri olmuştu. onun dışında etnik ayırım yapan insanlar değildik ikimizde kaldı ki kimseden de ters bir bakış yada kötü bir söz duymadık gayet sakin maç izleyeceğimizi düşünmeye başlamıştık ki ...

    7-maçın başlamasına 2-3 dk varken tribün amigoları olduğunu tahmin ettiğimiz 9-10 kişilik bir ekibin arkasında epey kalabalık bir ekiple içeri girmesi ..
    -o esnada maçın başlaması..
    -karşı tribünlerden (ne karşısı bildiğin bizim tribünlerden) pkk dışarı diye bağırılması
    -bütün tribünün ayağa kalkıp bağırması ile mecburen bizimde kalkmamız
    -ve maçın hemen başında golu yememiz....

    8-dedim sıçtık. nerden gelmiştik buraya.. gol oldu bağırmak zorunda kaldık üstüne birde pkk lı damgası yedik. üstüne 4-5 polis ellerinde handycam lar ile bizim tribünü çekmeye başlamıştı resmen dikizleniyorduk olay çıkarıp çıkarmadığımıza bakıyorlardı.

    9-hakan şükür ve necati ateş in golleri gelmiş biz içimizden zıplayıp dışımızdan türlü türlü triplere giriyorduk.

    10-en azından bi olay çıkmadan maç biticek heralde diye düşünüyorduk kimse bize bişey dememişti .. ta ki 3. golümüzden sonraya kadar.
    bu andan sonra tam arkamda oturan adamla tahmini şöyle bir dialog oluştu.

    - pişt.. (omzuma vurarak)

    + (bakmıyorum arkama, kesin bana değildir=)

    - birader siz diyarbakırlı değilsiniz di mi ?

    + (iç ses: siki tuttuk) yaa abi işte kem küm.. türksel süper lig hiç bitmesin demi yaa ha ha eki eki ..

    - ya olm söyleyin nolcak değilsiniz işte belli..

    + abi dolar düşmüş diyoolllar baya ..(saçmala babam saçmala) ( olm ne bok yicez)

    - yaa gençler siz fenerlisiniz de mi ? belli yaa ( o sırada gülerek) haha belli işte fenerli çocuklar..

    + (ohaaaaaaa) yok abi değiliz..

    - evet öylesiniz

    + yok abi valla değiliz.

    - olm ne var bunda bende fenerliim valla nolcak söyleyin işte ( o sırada telefonundaki fener resmini gösterir)

    + yok abi değiliz cidden biz öyle futbolu seven eli yüzü düzgün parlak gençleriz. ( adam baya bi iddaalaştı. söyletmek için ama ölürüm fenerliyim demem)

    - yaa gençler ayıp değil böyle şeyler neyse söylemiceksiniz heralde.. haftaya vestel maçı var geliyosunuz di mi ( fenerin 5 yiyip maç sonunda olay çıkan maç )gelin bak kesin yenicez. bık bık bık...

    (bkz: lay lay fenerbahçe olamazsın şampiyon)

    11-(bkz: 7 nisan 2006 diyarbakirspor galatasaray maci)

    12- (bkz: 14 mayıs 2006)
  • 14
    eğer bu olay başınıza ali sami yen'de geliyorsa bir başka koyar adama.mabede ilk bastığın adım da galatasaray tribününde değilde deplasman tribününde oturmak,atılan gole sevinememek,o zaman çocuktum ama bu bünyeye öyle bir koymuştur ki acısı hala içimde.hele bir de deplasman tribününde canından çok sevdiğin takımına küfür edilmesine şahit olup çıtını bile çıkaramamak sormayın gitsin.
  • 16
    2002 yılında papazın çayırında ramazan ayının ilk gününde 11 yaşında bir çocuk olarak bütün günü oruclu geçirip gerçekleştirdiğim olaydır.babamın işi vesilesiyle tek maç izleme fırsatım ezeli rakibin stadıydı ve ben 2.kez bütün sene bu maçı bekledim.okulda arkadaşlarıma babamın bana bu maçı söz verdiğinden bahsedip övündüm.maç öncesi "ayağa kalkmayan cimbomlu olsun" tezahuratında inatla oturdum.o yaşa kadar öğrendiğim küfürleri gözümün aldığı her taraftara içimden olmak şartıyla ettim.tuttuğum takımın taraftarları kendilerine ayrılan bölüme gelince yüzümde bir gülümseme oluştu.ama kafamda hem soğuktan hem de mecburiyetten giymek zorunda olduğum rakip takım beresi beni ele vermiyordu.maç başlamıştı.tıklım tıklım tribünde kısa boyuma rağmen görebileceğim bir yere sıkıştım.içimden dualarımı ettim.ilk yarı 2-0 aleyhimize bitmesine rağmen çok inançlıydım.lakin inanç yetmedi o rezalet sonucu aldık.oradan uzaklaşmak istedim bir yandanda ertesi gün okula nasıl gideceğimi düşünüyordum.babamın hesap kitap işleri anca maçtan 3 saat sonra bitiyordu.ağladım zırladım gitmek istiyorum dedim.taksi parasını kaptım atladım evi tarif ede ede geldim.maç yetmedi bide taksici uzun yoldan götürerek geçirmişti.maçın gerçekten oynandığını televizyondan izledikçe farkettim.
  • 18
    2010-2011 sezonu gençlerbirliği galatasaray maçında, bilet edinemem sonucu karakızıl'dan arkadaşların davetini aldım. üzerimde formam ve atkımla girdim gençler maraton tribününe. kimseden en ufak bir olumsuz tepki almadım. maç boyu dostane tavırlarıyle benimle konuşanlar oldu, tribün amigoları da dahil bunlara. (bkz: kara kızıl)

    öte yandan gol olduğunda falan doğal tepkisini veremiyor insan. gençler taraftarı ne kadar dostane olsa da kendi tribününü arıyor. dolayısıyla hiç önermeyeceğim bir eylemdir.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!