• 1
    football manager oyununda geçen kavramlardan biri.

    --- alıntı ---

    günümüz futbolunda artık nerdeyse görülmeyen bir oyuncu rolüdür bu. ancak
    ilk görevi gol atmak dediğimizde kulağa cazip geliyor tabii. günümüzde forvetler
    sürekli yer değiştiren, orta sahaya yardım eden, topu alıp arkadaşlarına pozisyon
    yaratan oyuncular. ancak poacher bunları çok az yapar. görevi, penaltı alanından
    kaleye kadar olan bölümdü kendine boş alan yaratıp orta açmak, arapaslar atmak
    veya gol atmaktır. iyi bir poacher sezon başına çok rahat 30 gol atabilir. ama
    bütün takımın ona ayak uydurabilicek yapıda olması gerekmektedir. ayrıca kesinlikle
    tek forvet olarak kullanılmamalıdır, aksi halde sahada tamamen kaybolucaktır.
    ayrıca orta sahanın ona bir sürü pozisyon hazırlaması gerekmektedir. compose
    özelliği 16’dan fazla olmalı, iyi bir bitirici olmalı bunların yanında off the
    ball ve consistent özellikleri fazlasıyla gelişmiş olmalıdır.

    --- alıntı ---

    ukdeyi substance kişisi 12.03.2010 20:42 tarihinde vermiş.
  • 3
    poacher tam manasıyla kale etrafında topla buluşturulursa gol yapması çok yüksek ihtimal olan, bunu yaparken adam eksiltme özelliği de bulunan forvet oyuncularına denir. mario jardel ve tanju kesinlikle bir poacher değildilerr. nistelrooy, kluivert, owen gibi futbolcular ise bu kavramın temsilcileridirler. mario jardel ve tanju ancak target man olarak adlandırılabilirler.

    not: bu yorum hayatında fm/cm oynamamış birinin yorumudur. o oyunlarda nasıl kullanılıyor tam bilmiyorum yani.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Poacher
  • 5
    efendim "tilki forvet" nitelemesinin tam karşılığıdır aslında.

    kurnaz, golü koklayan, defansın boşluklarından çok iyi yararlanan, sinsi planlar yapan forvet oyuncularına poacher deniyor. fiziğinden ziyade beynini kasarak gol yapan tiplere denir, son vuruşu çok iyi olan oyunculardır genel itibariyle.

    bursaspor'un eski golcüsü okan yılmaz, galatasaraylı milan baros, hollanda'nın eski gol makinesi patrick kluivert bu pozisyona verilebilecek en uygun örneklerdir.
  • 8
    beleşçi forvet değildir. pırpır forvet denebilir belki, gerçi o da tam olarak doldurmuyor poacher'ı.

    beleşçilik bir görev değildir, target man de beleşçi olabilir. poacher ise kendi pozisyonunu yaratabilen, top sürebilen ve savunmanın arkasına sızan forvet tipidir.

    owen poacher görevini en iyi dolduran santrforlardan biridir.

    bana göre beleşçi forvet için ayrı bir kategori açılması gerekir. şimdi inzaghi de beleşçi, bana göre morientes de beleşçi. tarzları farklı ama.
  • 11
    poacher'ın kelime anlamı başkasının arazisinde illegal yoldan kuş, balık gibi hayvanları avlayan kişilere verilen ad'dır. futbolda verilen anlamı ise: sadece takım arkadaşlarının ona yarattığı pozisyonları takip edip öldürücü son hamleleri yapan oyuncu tiplemesine verilen isimdir. maç içerisinde top ile çok fazla haşır neşir olmazlar ama bitiricilikleri öldürücü olmalıdır. buna filippo inzaghiyi örnek gösterebilirim. poacher'lerın en yüksek olması gereken özellikleri fm terminolojisini kullanırsak: 1. finishing 2. anticipation 3. composure olmalıdır. buna ek olarak top tekniği yüksek poacher'lar olabilir. misal: tanju çolak müthiş bir vuruş tekniği vardır ve türkiye'de yetişmiş en büyük gol vuruşu ustası olarak adlandırılır. veya top tekniği çok yüksek olmayan ve maç içerisinde topla fazla haşır neşir olmamasına rağmen leblebi gibi gol atma özelliği olan mario gomez buna ek bir örnek olarak chicharito'yu gösterebilirim çünkü poacher dediğin aynı zamanda fırsatçı olur ve bizim son dönemde gördüğümüz en fırsat gollerini atan oyuncu chicharito'dur. burak yılmaz üzerinden örnek vermek gerekirse ona tam olarak bir oyuncu tiplemesi bulamıyorum ama mevcut özellikleriyle ( yüksek bitiricilik ve darbeli vuruş. ayrıca sezgilerini ve defans arkasına koşularını üst düzeye çıkarmış olmasını da eklersek) poacher'a yakın diyebilirim.
  • 12
    (bkz: #1603722)

    göndereceksin diyorsun da kardeş. nasıl ? topuguna mı sıkalım ? kafasına silah mı dayayalım.
    takımında satmak istersen belli bir bonservise satabileceğin 4 adam var. muslera, sneijder, telles, bruma.
    belki tarık'ı bjk falan düşünebilir.
    onun dışında melo dahil hiç kimseyi bedavaya bile gönderemezsin. kimse almaz. hele yekta için 500bin euro demişsin. yekta'ya 500bin euro bonservis verip alan adamın aklından şüphe ederim.
    sen ne kadar biliyorsan rakipler de menajerler de o kadar biliyor. ticaret bu. senin durumundan yararlanmak isteyeceklerdir. kimse bonservisle almaz bu oyuncuları. kiralasan maaşının yuzde 10'unu bile ödemez. aha sercan orada balıkesir'de kirada. maaşını biz ödüyoruz hala.
    eskiden fm'de de böyleydi ama bazı ergenler itiraz etti ama adam satılmıyor ühühüh yaptı adamlar kolaylaştırdı biraz.
    kapı gibi kontratı olup takımda süre bile alamayan oyuncuyu gön-de-re-mez-sin.
    ya kontratı süresince alacağı parayı vereceğini taahhüt edip belirli bir takside bölerek bonservisini eline vereceksin ya da illegal yöntemlerle yapacaksın, bunu da kimsenin destekleyeceğini sanmıyorum.
    yasin öztekin. 1,000,000m euro alıyor değil mi ? kapı gibi 3 senelik kontratı var. sence bu çocuğa dünyada herhangi bir takım yıllık 1 milyonluk kontrat yapar mı ? diyelim ki bonservis bedava yahu para mara istemiyoruz erciyesspor da madem bonservis yok bir görüşelim dedi. bu çocuk gidip de kayseri erciyes'in 200bin euroluk teklifini kabul eder mi ? seve seve geri kalan 800bin lik bakiyeyi 3 sene ödersin.
    o yüzden göndereceksinle olmuyor bu işler yürümüyor. gönderemezsin. yapabileceğin tek şey şu ; yasin'i ele alalım yine.
    cagıracaksın menajerini hacı diyeceksin biz yasin'i takımda istemiyoruz bugun kontratını feshetmek istiyoruz ama durumumuz da malum alacagı olan 3 senelik 3 milyon euro'yu 10 senelik takside bölelim bonservisini de verelim o da gitsin bir yerlerde oynasın. ama eğer kabul etmeyecekseniz kendisini florya'dan içeri almayacağız 3 sene boyunca evde oturacak ama parasını da alacak. seçim sizin. bitti.

    yapabileceğin başka hiçbir şey yok. tamam yönetimdeki adamlar öyle süper futboldan anlayan insanlar değiller ben de biliyorum fakat olaya da biraz gerçekçi bakmak gerekiyor. bu külfeti galatasaray'ın üzerine bırakan geçmiş yönetimdir. bu yönetim bu işi kısa vadede çözemez.

    ünal aysal fesih bedellerini cebinden verirse de olur mesela. bir sponsorluk ayarlasın atıyorum şortun arkasına ünal aysal yazdıralım. diyelim ki oranın normal değeri yıllık 3 milyon euro. sonuçta marka değeri reklamı veren adam ben 10 milyon teklifle götlere isim yazdırmak istiyorum der basar parayı kabul edersen de yaparsın sözleşmeyi göte ünal aysal yazarsın.
    ama bırak milyon euro'yu ünal aysal 1 tl bile vermez bu kulübe.

    aziz'i sevmeyiz ama aziz cebinden, yancılarından ne sponsorlar ayarlayıp ne paralar sokuyor klube. hem aklıyor hem de kulübe kullanıyor.