• 1
    sözlükte okuduğum entrylerin birçoğundaki kafa karışıklığının sebebi. jean michael seri başlığında seri'nin pas oyunu için alındığını söyleyen yazarlar görüp güldüm. seri uzun toplar atmakta çok başarılı, dinamik* koşan çalışan bir oyuncu. pas oyunu nasıl oynanıyorsa tam olarak tersi oyunu oynar. hızlı bir takımda pırpır kanatlarla süper kontraataklar başlatır, beklemediğiniz anda falcao'ya orta sahadan pozisyon yaratır, hücumda boşlukları doldurur.

    ama böyle bir oyuncu alıp oynatıyorsanız çalışan bir sisteminiz olması lazım. kanatlara attığı topları alacak hızlı oyuncular, ayrıca hücumda boşlukları doldurur demiştim; e bunun için de diğer oyuncuların hücumda düzgün yerleşmesi lazım ki kalan ne varsa joker rolünde seri yapsın.

    peki kadro planlamasına bakıyoruz, seri + lemina sezon başından beri beraber oynayacağını düşündüğüm ikili. muazzam bir ikili oluşturup birbirini tamamlıyorlar. seri'nin yanına lemina dinamizmiyle * orta sahadaki çift yönlü oyunuyla hem de azim ve istekliliğiyle çok büyük katkılar yapabilecek bir oyuncu. hücum oynayan, baskıyla kontraatak arayan, savunmayı hareketli pasör stoperlerden kuran (denayer gibi teknik stoperlerden bahsediyorum, ve marcao-luyindama ikilisi direk bu futbol anlayışına uygun stoperler) bir takımın hayalindeki orta saha direk budur heralde. bu ikilinin bir seviye üstü zaten pogba-naby keita ikilisi gibi birşey oluyor sanırım.

    bu iki oyuncuyu alan takıma bir bakıyorsun, yanlarına falcao gibi leblebici ve andone gibi ileride baskı yapıp top kapacak kontraatak şansları yaratacak (bkz: elmander tarzı forvet) alınmış. bu takımın oynayacağı futbol aklınızda çoktan şekillendi.

    e bir bakıyorsun geriye kalan futbolcular anlattığım futbola tam ters futbolcular. n'zonzi bir çapa. kötü anlamda söylemiyorum veya n'zonzi'nin kötü bir oyuncu olduğunu söylemiyorum. ancak bu adam hareketsiz bir çapa, top kapıp anında topu elinden çıkarmaya çalışan, kısa paslar yapan bir adam. bir nevi sadece orta sahadaki stoper. bir diğeri aynı şekilde hareketsiz babel. babel müthiş bir golcü ve kale yakınındaki yeteneği tartışılmaz. ama bu adamın eksiklerine de transfer edilirken bakılmadığı ortada. koşmayan kanat bu adam. adam koşmuyor. pres yok. kontraatağa hızlı çıkan bir takımda iş yapamaz. hızlı değil. yavaş hazırlanan pozisyonda pas oyunu oynayan bir takımda aheste aheste içeri girip pozisyona girip golünü atabilir. çok çok da başarılı olur öyle bir rolde. podolski modeli.

    bakıyoruz ki transferler akılda iki farklı futbol modeliyle yapılmış. sanki transferden iki farklı insan sorumlu ve ikisinin futbol anlayışları tamamen birbirinden farklı. buradan anlıyoruz ki ne hocanın ne de yönetimin kafasında sezon başından beri hiçbir plan yok. bu takımın nasıl bir futbol oynadığı belli değil.

    bizi bitiren şey plansızlık